Tembellik Hakkı

Paul Lafargue
Çevirmen:
Aysel Bora
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·64 syf.··
Beğendi
·
2022 158. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2022 22:50
Eskiçağ filozofları özgür insanın bozulması demek olan çalışmaya karşı nefret duymayı öğretiyorlardı; şairler Tanrıların bir armağanı olan tembelliğe şarkılar düzüyorlardı. “Ey Melibe, bu aylaklığı bize bir Tanrı bahşetti.” #vergilius Bucolica’lar” Kurtuluşun fazla çalışmada olduğunu iddia edenlerin aksine çalışmanın insan ahlakını bozduğunu ve pastoral cennetten çıkararak sefaletin prangasını kişinin kendi isteğiyle taktığını iddia ediyordu Karl Marx’ın damadı Paul Lafargue. 19. yüzyılda Lafargue tarafından dile getirilmiş Tembellik Hakkı, 21. yüzyılda daha da elzem bir mesele haline geldi. Aşırı çalışma, üretim ve tüketim sadece insanların ömürlerini fazlasıyla yıpranarak heba etmesine yol açmıyor, dünyayı da kaynakların tükenmesi ve küresel ısınma gibi felaket koşullarının eşiğine getiriyor. Daha iyi bir yaşam için “Tembellik Hakkı’na” kulak vermeli. Tembellik Hakkı
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Sia Kitap · 202013,3bin okunma
TEMBELLİK ÜZERİNE
6/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2023 11. kitabı
Yazarın çok ilginç bir hayat hikayesi var öncelikle beni vuran Karl Marx ın damadı evet yanlış okumadınız Karl Marx ın kızı Laura ile evli 68 yaşında intihar ediyorlar eşiyle beraber. Ve Poul söz verdiği gibi 70 yaşından önce ölüyor. (68) Yazar fazla çalışmanın insanları yıprattı gibi dünya kaynaklarının da tükenmesine neden olduğunu söylüyor. Küresel ısınma gibi sorunları da beraberinde getirdiğini savunuyor. Aşırı üretimin,aşırı tüketim getirdiğini savunuyor ve ona göre aklı başında olanlar tembellik hakkı talep etmeli, ayrıca onun bir sözü ile bitirmeliyim çok hoşuma gitti. Tembellik sağlıktır :))
Felsefe-Düşünce
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Sia Kitap · 202013,3bin okunma
Saygı
Puan vermedi·64 syf.·
2023 73. kitabı
Evet Tembellik Hakkı Eğer yaratılanların fikirlerine saygı duyarsak ve o düşüncelerin oluşum aşamalarını idrak edersek dünya daha güzel olabilir. Çünkü fikirler çiçek tarlalarına benzer.
Düşünce
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Sia Kitap · 202013,3bin okunma
10/10
·64 syf.·
2022 70. kitabı
Eserin ana konusu proleterlerin kapitalistler gibi fazla çalışmayı merkeze almalarının eleştirisidir. Yazar eserinde bir tartışma havasında ve sivri diliyle muhteşem bir brifing tarzında dönemin yaşanan çelişkilerini yerden yere vuruyor. Tembellik Hakkı demekle aslında işçilerin makul düzeyde dinlenmeleri değil makul düzeyde çalışmalarıdır. Fazla çalışmanın olumsuzluklarını sıralayan yazar, toplumun ve sosyal yaşamın nasıl çürüdüğünü bu minvalde ele almış. Günlük 3 saat çalışmayla insanlar hem geçimlerini sağlayabilir hem de düşünsel ve sanatsal faaliyetlere zaman ayırabilir. Bu şekilde hem birey hem toplum hem de ekonomi kalkınır. Karl Marxın Damadı olan yazar, daha Rus Devrimi yaşanmadan önce yazdığı bu güzel eser, malesef devrimden sonrası Rusyada uygulanmamıştır. Aksine işçiler daha fazla çalışmış ve daha fazla ezilmişlerdir. Lafaurge ütopyasına inanarak geçmiş tarihteki filozofların sözleriyle ve devlet yöneticilerinin uygulamalarıyla güçlendirmeye çalışmıştır. Aşırı sivri bir dille eleştiriler yapılsa da haklılık payı çok fazla. Fikirlerini öne sürerken dönemin acımasız kapitalistlerinden de bahsedip örnekler vermesi de yazarın savlarını güçlendirmiş.
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Sia Kitap · 202013,3bin okunma
Güzel kitap
Puan vermedi·64 syf.··
2022 25. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2022 15:45
Kısacık kitap zaten üzerine yazıcak uzun şeyler yok. Özetle; herkes yatsını değil de herkesin dinlenmeye hakkı varı savunuyor. Günde 10 12 saat iş yapmak insani değil. Mesai günlük en fazla 6 olmalı falan diyor. Eş zamanlı ütopyayı okuduğum için bu fikri yorumlayışım daha derin oldu bu da güzel bir tesadüf oldu
1000Kitap Gerçek Okurlar
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Sia Kitap · 202013,3bin okunma
Kahrol kapitalizm al sana bombe
Puan vermedi·64 syf.··
2025 98. kitabı
Bir işçinin sabahın köründe yola çıkıp akşam karanlığında yorgun bir bedenle evine dönmesi sistemin gözünde bir başarı hikâyesidir. Ne ironiktir ki çalıştıkça yoksullaşırız… “Çalışmak erdemdir” sloganı kapitalizmin en büyük yalanıdır. Fakirlerin alın teriyle zenginlerin saraylarını ayakta tutan en ustaca kurulmuş sömürü düzenidir. Biz de satrançtaki piyonlarız işte…Bu sistemde emek, kutsal bir değer olarak görülmesi gerekirken ucuz bir metadır, satılabilir bir maldır. İşçisin sen işçi kal music.apple.com/tr/album/tamirc... Tüketmek için üretmek, üretmek için daha çok tüketmek zorundayız. Reklamlar, markalar, statü savaşları hepsi birer zincir halkası. Modern kölelik maaş bordrolarıyla ölçülüyor. Biz hâlâ “daha çok çalış, başarırsın” masalıyla avutuluyoruz. Masala inanmaya devam mı? Oysa gerçek şu: Ne kadar çalışırsak çalışalım, sistem bizden hep bir şey eksiltir bazen uykumuzu, bazen sağlığımızı… “Kapitalist ahlak; emekçinin bedenini aforoz ediyor, üreticiyi en asgari ihtiyaçlarına indirgemeyi sevinç ve tutkularını yok etmeyi, dur durak bilmeden çalışan bir makine rolüne mahkum etmeyi ideal olarak benimsiyor.” (s.3) yıldızlı alıntı ve kitabın anafikri diyebileceğim alıntısı. “Tembellik Hakkı”, aslında yaşama hakkıdır. Günün üçte ikisini çalışarak, kalanını yorgunlukla geçirerek yaşamak, yaşamak değildir dostlar. :( İspanyollar için çalışmak kölelikten beterdir. (s.4) Türkler için ise “hayatta kalma mücadelesidir.” Sömürü, sadece biçim değiştirir. Bir zamanlar ağalar vardı, şimdi şirketler var. Emek, hâlâ aynı değersizlikle el değiştiriyor. İncil’de Matta’da geçen “kır zambakları” ile ilgili bir ayet var. Soren Kierkegaard’ın Kırdaki Zambak ve Gökteki Kuş kitabında da geçiyor. İnsan durgunluk içinde yaşamayı kuşlara ve çiçeklere
İnceleme
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202513,3bin okunma
Kapitalizm nasıl sona erer?
Puan vermedi·64 syf.··
2022 21. kitabı
Paul Lafargue, Fransız kökenli Marksist, iktisatçı ve yazardır. Tıp öğrenimi görmüştür; ama 3 çocuğunu da arka arkaya kaybettiği için tıptan soğumuş kendini sosyalist düşünceye adamıştır. Karl Marx'ın kızı ile evlenmiştir. Fransız Sosyalist Partisinin kurucuları arasında yer almış, işçinin hakkını savunmuş, işçilerin örgütlenmesine yazılarıyla katkıda bulunmuştur. Yaşlılığın bedenini ve zihnini körelttiğini görmek istemeyen yazar, 70 yaşını aşmayacağını belirtmiş ve 69 yaşında karısıyla beraber intihar etmiştir. Kitaba geçecek olursak, tembellik hakkının tarih boyunca soylulara, burjuvazi kesimine verildiğini belirtmiştir. Gelişen makineleşme sürecinin işçi kesimine de bu hakkı tanıması gerektiğini düşünmüş ve sert bir şekilde kapitalist düzeni eleştirmiştir. Eleştirileri kapitalist sisteme olduğu kadar Fransa da metalaştırılan her şeye karşı sert bir şekilde karşılık vermiştir. Çalışma dogmasıyla sürekli ezilen proleteryayı da yeren Lafargue zorunlu çalışmanın toplumun bozulmasının sebebi olarak görmüştür(Tüm bireysel ve toplumsal sefaletler proletaryanın çalışma tutkusundan doğdu). Bir çok veriye ve söyleme dayanarak yazdığı kitapta insanların daha az çalışması gerektiğini ve bu çalışma şeklinin de gündelik hayatta bir sorun oluşturmayacağını belirtmiştir. Kitap 1883 yılında yazılmıştır. ''Kör, ahlaksız ve canice çalışma tutkusu, özgürleştirici makineleri özgür insanları köleleştirme aracına dönüştürüyor; makinelerin üretkenliği insanları yoksullaştırıyor''. Yazar o kadar haklı çıkmıştır ki, bugün sanayi devrimi ve teknolojik devrim büyük bir yol almıştır. Buharlı makinelerden, 6.0 devrimi ile insan zekasının kodlanması yani yapay zekalar ortaya çıkmıştır. Peki tüm bunlar, bu gelişmeler insanlığa hizmet etmesi gerektiği noktada neden yaşam koşullarını daha
1000Kitap
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202513,3bin okunma
Peki sizce ileride yok olacak meslekler neler?
10/10
·64 syf.·
2021 29. kitabı
Fark ettiniz mi bazı kadınlar, bilhassa ömrünü ev hanımlığına adamış olanlar, makinelerden ve makineleşmekten hoşlanmazlar. Mutfağa aldığınız en küçük bir alete bile karşı çıkarlar. Çünkü onların hayatları boyunca öğrendikleri tek şey ev işleridir. Gelişen teknoloji ve icat edilen makineler, bu kadınların yaptıkları işleri daha kısa sürede, daha az hatalı ve daha az emek harcayarak yapmaya başlayınca, bu kadınlar hayatlarını bir hiç uğruna harcamış gibi hissediyorlar ve makineleri hayatlarına dahil etmekte zorlanıyorlar. Örneğin hamur yoğurmak, hamur açmak, sarma sarmak vs. öğrenmesi zor ve meşakkatli işlerken ve ev hanımlarınca bir üstünlük göstergesiyken birkaç liraya alınan bir makinenin de aynı işi yapabileceği fikri hoşlarına gitmiyor ve kabul etmeyi reddediyorlar. Makineleşmek, ev hanımlığı gibi (bunu bir meslek olarak adlandırmak doğru mu bilmiyorum) çoğu meslek kolunun işini kolaylaştırırken çoğu meslek kolunu da ortadan kaldırdı ve kaldırmaya da devam ediyor. Gelişen teknolojiyle birlikte son bulan mesleklere dair bir araştırma yaparken “Gerçekten mi, böyle bir meslek mi varmış?” derken buldum kendimi sürekli. Ama sanırım o kadar eskilere gitmeye gerek yok çünkü günümüzde de birçok meslek kaybolmaya yüz tuttu. Örneğin bankacılık. Bütün işlerimizi telefon bankacılığı ve ATM’lerden halledebiliyorken banka çalışanlarının ömrünün çok da uzun olmadığını kestirmek zor değil. Ya da esnaflık. Artık tüm dünyanın daha çok tercih ettiği bir alışveriş türü var ki o da online alışveriş. Market malzemeleri, kıyafetler, çantalar, ayakkabılar ve kitaplar… Bunları satan insanlar da ileride işsiz kalacaklar arasında başı çekiyorlar. Hele ki büfeler… Bir otomat da pekala bir büfecinin yerini tutabilecekken bu mesleğin daha ne kadar devam edeceği meçhul… Kitabın bir bölümünde
İnsan ve Toplum
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202513,3bin okunma
9/10
·64 syf.··
2025 158. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2025 15:01
Tembellik Hakkı – Paul Lafargue Bu kitap gerçekten bana çalışma ve üretkenlik üzerine öğretilen her şeyi sorgulattı. Lafargue, adeta “çalışmak için yaşamak zorunda değilsiniz” diye haykırıyor. İlk başta biraz kışkırtıcı geliyor çünkü hepimize küçüklükten beri çalışmanın kutsal olduğu öğretildi. Ama kitabı okudukça onun derdinin insanları tembelliğe özendirmek değil, insanın kendine ve hayatına daha fazla zaman ayırabilmesi gerektiğini anlatmak olduğunu fark ettim. En çok hoşuma giden şey, yazarın mizahi dili oldu. Yer yer çok sert eleştiriler yapsa da gülümseyerek okudum. Fabrika sisteminin insanı nasıl köleleştirdiğini, “çalışma ahlakı”nın aslında kapitalizmin bir dayatması olduğunu o kadar net anlatıyor ki, günümüz dünyasında bile geçerliliğini koruyor. Beni en çok düşündüren kısım, insanların aslında keyif aldıkları şeylere zaman ayırabilmek için çalıştıkları halde bütün zamanlarını işte harcadıkları gerçeği oldu. Lafargue, daha kısa çalışıp daha çok dinlenmenin insanı daha mutlu ve yaratıcı yapacağını savunuyor. Buna çok katıldım. Genel olarak kitap bana, “çalışmak zorundayım” düşüncesini sorgulatıp “nasıl yaşamak istiyorum?” sorusunu sordurdu. Küçük ama etkili bir manifesto gibi.
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202513,3bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
Daha önce bilmediğim Paul Lafargue'i bu kitapla tanımak güzel oldu. Fransız kökenli Marksist, iktisatçı ve yazardır. Tıp öğrenimi görmüştür; ama 3 çocuğunu da sağlık problemlerinden kaybettiği için tıptan soğumuş kendini sosyalist düşünceye adamıştır. Karl Marx'ın kızı ile evlenmiştir. Fransız Sosyalist Partisinin kurucuları arasında yer almış, işçinin hakkını savunmuş, işçilerin örgütlenmesine yazılarıyla katkıda bulunmuştur. Yaşlılığın bedenini ve zihnini körelttiğini görmek istemeyen yazar, 70 yaşını aşmayacağını belirtmiş ve 69 yaşında karısıyla beraber intihar etmiştir. Kitapta sanayi devrimi ile ortaya çıkan işçi sınıfının ve işçi sınıfının üstünden keyif çatan soylu sınıfın birbirleri üzerindeki etkisinden bahsediliyor. Günde 12-14 saat çalışmanın insanı insanlıktan çıkardığı, burjuvazinin “çalışmadan” daha çok zenginleşirken yoksulun açlıkla kırbaçlandığı modern kölelik konusunu ele alıyor. Kısaca toplumun her kesimi tembellik yapma hakkına sahip olmalı diyor. Bu hakka sadece üst kesim, din adamları ve yöneticilerin sahip olmasını haksız bulur. Üstelik bu düzeni savunan herkesi suçlu bulur... Tembellik hakkını sadece burjuvaziye değil, gelişen makineleşme sürecinin işçi kesimine de bu hakkı tanıması gerektiğini düşünmüş ve sert bir şekilde kapitalist düzeni eleştirmiştir. Makineleşmenin insana kolaylık sağlaması, insanın kendine ayıracağı zamanı arttırması gerekirken insanı makinayla yarıştırmanın korkunç olduğu, aşırı üretimin aşırı tüketim doğurduğu ve bir çok kötülüğün burdan başlayarak devam ettiğini anlatıyor. Çok sade bir dille yazılmış, herkesin anlayabileceği ve herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. Kapitalist düzene, tükenmez alışveriş arzusuna, emeğin sömürüsüne, çalışmaya evet paranın insanları köleleştirdiğini düşündüğü bu sisteme
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Ayrıntı Yayınları · 201513,3bin okunma

Yazar Hakkında

Paul LafargueYazar · 7 kitap
Paul Lafargue (15 Ocak 1842-26 Kasım 1911); Fransız uyruklu düşünür ve eylem adamı. Küba'nın Santiago kentinde doğdu. Dokuz yaşındayken ailesiyle birlikte göçtüğü Fransa'da Tıp Akademisi'ne yazıldı. Üniversitede, kralcı hükümete karşı giderek genişleyen gençlik devinimine katıldı. Yine aynı dönemde yoğun bir okuma uğraşına daldı. Hegel'den Feuerbach'a, Fourier'den Comte'a kadar pek çok düşünürün yapıtlarını okumasına karşın, özellikle Proudhon'dan etkilendi. 1865'te Marx'la tanışmasının, üzerindeki Proudhon etkisinin kırılmasında büyük rolü oldu. Marx "yakışıklı, zeki, enerjik ve sportif" bulduğu bu gencin, kızı Laura'yla evlenerek aileye katılmasına da izin verdi. Siyasal etkinlikleri nedeniyle Akademi'den uzaklaştırılınca, öğrenimini Londra'da tamamladı ve karısı Laura'yla birlikte yeniden Paris'e döndü. Art arda üç çocuğunu da yitirmesi üzerine tıptan soğudu; kendini tümüyle sosyalist düşünce ve eyleme adamaya karar verdi. Fransız Sosyalist Partisi'nin kurucuları arasında yer aldı, işçi devinimlerinin örgütlenmesine yazılarıyla katkıda bulundu. 1911 yılında karısıyla birlikte kendini öldürdü. Yaşlılığın, beden ve zihin güçlerini azar azar kemirdiğini görmek istemeyen Lafargue, yetmiş yaşını aşmamak üzere kendine verdiği sözü tutmuş oluyordu.