"Çağdaş Düşüncenin Basamakları..."

Türkçülüğün Esasları

Ziya Gökalp
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·254 syf.··
2021 97. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2021 23:12
Kitaba başlamadan önce daha farklı bir şey bekliyordum aslında. Mehter marşı eşliğinde, pohpohlamalar olur diye düşünmüştüm. Ama öyle değil. Tam tersine, Türk toplumunun eksiklerini sıralıyor anlaşılır bir dille. Muasır medeniyetler seviyesine gelmek için insan, toplum, ülke olarak yapmamız gerekenleri anlatıyor. Hala o seviyeye gelmediğimiz için de güncelliğini koruyan bir eser. Güzel bir eleştiri kitabı. O yüzden herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum.
Türkçülüğün EsaslarıZiya Gökalp · Ötüken Neşriyat · 20227,8bin okunma
Bir Fikirden Bir Millete, Türkçülüğün Felsefesi
10/10
·254 syf.··
2020 80. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2020 16:45
Türk milliyetçiliğinin büyük mürşidi, Türk sosyolojisinin kurucusu, Türk halkbilimi çalışmalarının öncüsü, çağdaş Türkiye'nin fikir ve eğilimlerinin babası Ziya Gökalp, Cumhuriyet dönemi
Siyaset
Türkçülüğün EsaslarıZiya Gökalp · Ötüken Neşriyat · 20227,8bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 5. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2026 10:07
Türkçülüğün öncülülerinden Ziya Gökalp'in 1923 yılında kaleme aldığı fikirlerinin esasta bir arada toplandığı manifesto tarzında bir kitap. İlk kez yazarın bir kitabını okudum. Cumhuriyetle birlikte ulusal devletin getirdikleri, Osmanlıcılığın yerini Türkçülüğün aldığı bir dönemde bu fikir akımının öncülerinden olan yazar, Türkçülüğün mahiyeti ve Türkçülüğün tanımı olarak iki kısıma ayırmış kitabı. İlk kısımda daha ziyade tanımlamalar ve açıklamalar varken, ikinci kısım yol gösterici, didaktik bir tarzda yazılmış.
Türkçülüğün EsaslarıZiya Gökalp · Nilüfer Yayınları · 20167,8bin okunma
Türkçülüğün Esasları ve Modern Türk Kimliğinin İnşası
Puan vermedi·197 syf.··
2026 32. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 03:48
“Türkçülüğün Esasları”, Türk milliyetçiliğini sistematik bir düşünce çerçevesine oturtarak modern ulus inşasına sosyolojik bir temel kazandıran kurucu metinlerden biri olarak değerlendirilebilir.
Türkçülüğün EsaslarıZiya Gökalp · Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları · 19867,8bin okunma
10/10
·242 syf.··
Beğendi
·
2021 41. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2021 11:40
Bu bir inceleme değildir ve sadece, kitaba dair olan görüşümün kısa bir aktarımıdır. İleride içeriği güncelleme ve inceleme ihtimalim yüksektir. - Okuyacağınız bu kitap kesinlikle, kendisini Türk bilen her Türk’ün okuması gereken eserlerden birisidir. Millî Eğitimin bu kitabı müfredata alıp, ders niteliğinde okutması gerekmekte; fakat eser aynı zamanda, bir inceleme olması ve kişisel görüşler kermesi neticesinde grupsal, kişisel ve toplumsal tartışmalara da açık olmalıdır. Eser; akıl, fen ve bilim süzgecinden iyice geçirilerek ele alınmalı, özü daha iyi anlaşılmalı ve büyük hizmet, fedakârlık ve ulusal amaca yönelik hiçbir zorluktan kaçınmadan, ‘Türk Devleti’nin ulusal çizgisi; her bir ‘yurttaş’ tarafından doğru çizmeli. Bir gün vaktim el verirse, o zaman kitabın konusu ve tarihi özüne dair geniş çaplı bir inceleme yaparım. Yine bunu ilk öncelikle kendim için yapmayı daha uygun görüyorum, çünkü bu vesileyle hem kendi birikimimi taze kılıyor hem de kendime yeni katmış olduklarımı daha iyi harmanlayarak, ilgili eserlerin dönemini konu edebiliyorum. Şimdilik birçok okura bunu sadece tarafsızca, geniş perspektiften okumayı önereceğim. Kitaplarla kalmanız dileğiyle.
1000Kitap
Türkçülüğün EsaslarıZiya Gökalp · Bordo Siyah Yayınları · 20067,8bin okunma
Türklük Özümüz, Atatürk Ruhumuz
10/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2025 30. kitabı
Ziya Gökalp
Ziya Gökalp
’in kaleme aldığı bu muazzam eser her Türk’ün başucunda olmalı ve okumalıdır. Zira düşmanlarınıza karşı güçlü olmak istiyorsanız en başta özünüzü korumanız gerekir. Bundan ötürü de Milli bir kimliğin inşasında nelere dikkat edilmeli bunların iyi bir şekilde tespit edilmesi lazım. Eser geçmişten o döneme kadar geçen süre içerisinde elde olan Kaynak eserlerden yola çıkarak, Osmanlı Milleti algısından sıyrılmak için özümüze dönülmesi adına kaleme alınmış. Bunu yaparken nasıl olması gerektiği konusunda bir rota çiziyor. Ayrıca sadece bir yönden değil, bu inşa süresini ilgilendiren tüm yönlere değinerek, açıklayıcı bir şekilde anlatıyor. Dönemine istinaden ve geçmişe göre özellikle Osmanlı’nın hangi konularda yanlış yaptığını önemli örnekler ve kıyaslamalar ile okuyucuya sunuyor. Türklük özümüz, Atatürk ruhumuz diyorsanız okumanız da fayda var.
Alıntı
Türkçülüğün EsaslarıZiya Gökalp · Ötüken Neşriyat · 20227,8bin okunma
Ziya Gökalp Doğru Anlaşılmak Zorunda
9/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2023 14. kitabı
Atatürkçü bir Türk olarak ülkemizin kurucu değerleri ilr birlikte hakim olduğum birçok konuyu bu kitapta da buldum, diyebilirim. Türkçülüğün Esasları,"Türkçülüğün Mahiyeti" ve
Sosyoloji
Türkçülüğün EsaslarıZiya Gökalp · Ötüken Neşriyat · 20227,8bin okunma
10/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2024 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2024 09:53
Türkçülüğün Esasları
Türkçülüğün Esasları
, Yazar, toplum bilimci, şair ve siyasetçi, Meclis-i Mebûsanda ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde milletvekilliği yapmış, "Türk milliyetçiliğinin babası" olarak da anılan, düşünce ve
Edebiyat
Türkçülüğün EsaslarıZiya Gökalp · Ötüken Neşriyat · 20227,8bin okunma
Puan vermedi
Kitap Türkçülüğün Mahiyeti ve Türkçülüğün Programı olmak üzere iki ana kısımdan oluşmuştur. İlk kısım kendi içerisinde on alt bölüme ayrılmış, ikinci kısım ise sekiz alt bölüme ve bu kısımdaki her bir alt bölüm de kendi içersinde alt bölümlere ayrılmıştır. Kitap 2. Meşruiyet ve Cumhuriyet dönemi düşüncesi ve siyaset alanında önemli etkiler yapmıştır. Bence ülke tarihimiz açısından herkesin okuması gereken bir kitap. Cumhuriyet dönemi düşünce yapısını açıklayan, dilde sadeleşme ve Türk dilinin diğer dillerle alışverişi sadeleşmesini açıklayan ve 2. Meşrutiyet ve Cumhuriyet döneminde Türk kültür ve medeniyetini detaylı bir şekilde açıklayan ve bunları sosyoloji bilimi tarafından değerlendiren değerli bir kitap.
Tarih
Türkçülüğün EsaslarıZiya Gökalp · Mavi Çatı Yayınları · 20187,8bin okunma
8/10
·170 syf.··
2000 214. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2000 00:00
Bana Etnik Türkçülükle ilgili yazılan kitaplar hep tuhaf gelmiştir. Bediüzzaman İn bir sözü vardır Türkçüler arasında gerçek bir Türk göremedik. Bana göre Türkçülük eşittir İslamcılık şeklindedir. Seyid Ahmet Arvasi eğer Türkçülük öğrenmek isteniyorsa okunabilecek en önemli yazardır lakin oda Seyid olması hasebiyle Arap asıllı dır. Kitaba gelince Tarih kitabı havasındaydı bol bol tanıtım çok güzel öğrenimler içeriyordu okunabilir lakin Türkçülük için önerirmiyim düşünmeliyim. Benim favorim Seyid Ahmet Arvasi.
Türkçülüğün EsaslarıZiya Gökalp · Mavi Çatı Yayınları · 20187,8bin okunma

Yazar Hakkında

Ziya GökalpYazar · 47 kitap
Mehmet Ziya Gökalp, yapıtları ve görüşleriyle Türkçülüğü ve Türk milliyetçiliğini önemli ölçüde etkileyen Türk toplumbilimci, yazar, şair ve siyasetçidir. Meclis-i Mebusanda ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde milletvekilliği yapmıştır. "Türk millîyetçiliğinin babası" olarak da anılır.rnrnZiya Gökalp 23 Mart 1876da, yerel bir gazetede çalışan memur Çermikli Tevfik Beyin oğlu olarak Diyarbakır Çermikte dünyaya geldi. Annesi Zeliha Hanım’dır. 16. yüzyıla kadar Araplar ve Farslar egemenliğinde olan Diyabakır sonradan Türk, Kürt ve Ermeni toplulukların millî çekişmeleri ile şekillenmiştir. Bu kültürel ortamın onun millî benliğine etki ettiği öne sürülmüştür. Sonraları, siyasi düşmanları onun Kürt kökenli olduğunu öne sürdüğünde, Gökalp, babası tarafından Türk ırkına sahip olduğundan emin olduğunu ama aslında bunun önemsiz olduğunu belirtmiştir. "Sosyolojik çalışmalarımdan öğrendim ki milliyet, eğitime dayalıdır". Bazı tarihçiler buna rağmen onu Kürt asıllı olarak tanımlamışlardır.rnrnEğitimine doğduğu yer olan Diyarbarkır’da başladı. 1886’da Mektebi Rüştiye-i Askeriyye’ye (Askeri Lise) girdi; özgürlük düşüncesini ilk defa bu okuldaki hocası Kolağası (Önyüzbaşı) İsmail Hakkı Bey aşıladı. Askeri rüştiyenin son sınıfında iken babasını kaybetti.1890’da amcası Müderris Hacı Hasip Bey’den geleneksel İslam ilimleri ile ilgili ders almaya başladı. Öğrenimine İstanbul’da devam etmek istediyse de bu imkânı bulamayınca 1891’de Diyarbakır’da İdadi Mülkiye’nin(Sivil Lise) ikinci sınıfına kaydoldu. Son sınıfta öğrenci iken “Padişahım Çok Yaşa” yerine “Milletim Çok Yaşa” diye bağırması, hakkında soruşturma açılmasına yol açtı. O sırada okul süresinin beş yıldan yedi yıla çıkması üzerine 1894’te okuldan ayrıldı.rnrnLiseden ayrıldıktan sonra amcasından Arapça ve Farsça dersleri aldı. Tasavvufla ilgilendi. Fransızca öğrenmeye başladı. Diyarbakır’daki kolera salgını nedeniyle bu şehirde görevlendirilen Doktor Abdullah Cevdet Bey ile tanıştı, fikirlerinden etkilendi. Ekonomik sıkıntılar yüzünden öğrenimine devam etmek için İstanbul’a gidememesi, ailesinin evlenmesi için baskı yapması gibi nedenler 18 yaşındaki Mehmet Ziya’yı intihara sürükledi. İntihar girişiminin sebebi olarak idadideki hocası Dr. Yorgi Efendi’den aldığı felsefe eğitimi ve ailesinin verdiği dini eğitim arasında yaşadığı çatışma da gösterilmektedir. Kafasına sıktığı kurşun, güç koşullar altında yapılan morfinsiz bir ameliyatla çıkarıldı. Ameliyatı gerçekleştiren Dr. Abdullah Cevdet Bey ve Diyarbakır’da bulunan genç bir Rus operatördü. İntihar girişiminden sonra kendisini tekrar okumaya verdi. Özgürlüğe düşman olanlara çatan pek çok şiir yazdı.rnrn1896da , Erzincan Askeri Lisesi’nde öğrenci olan kardeşi Nihat sayesinde Harp Okulu öğrencileri ile birlikte İstanbula giden Gökalp, ücretsiz olduğu için Baytar Mektebine kaydını yaptırdı. Buradaki öğrenimi sırasında ülkedeki özgürlük hareketine katılmış insanlarla tanışmak için gayret gösterdi; İbrahim Temo ve İshak Sükûti ile görüştü. Jön Türkler’den etkilendi. İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne katıldı. “Yasak yayınları okumak ve muhalif derneklere üye olmak” nedeniyle 1898’de tutuklandı. Bir yıl cezaevinde kaldı.rnrnSerbest bırakıldıktan sonra 1900de Diyarbakır’a sürgüne gönderildi. Yüksek öğrenimini tamamlayamayan Mehmet Ziya’nın Diyarbakır’daki amcası ölmüş ve kızı Vecihe ile evlenmesini vasiyet etmişti. Amcasının vasiyetini yerine getirmiş ve Vecihe Hanım ile evliliğinden bir oğlu (Sedat), 3 kızı (Seniha, Hürriyet, Türkan) olmuştur.rnrn1908e kadar Diyarbakırda küçük memuriyetler yaptı. Eşinin mal varlığıyla rahat bir yaşam sürdürürken el altından hürriyet çalışmalarını yürüttü. O dönemde bölgenin güvenliği için kurulan ve başında Kürt asıllı İbrahim Paşanın bulunduğu Hamidiye Alayları hırsızlık ve soygun olaylarına karışınca halkı örgütleyerek eyleme yöneltti. 3 gün boyunca Diyarbakır Telgrafhanesini işgal ederek buradan saraya İbrahim Paşa ve adamlarını cezalandırmaları için telgraflar çekmeye başladı.rnrnDoğu ile Batı arasında ki kilit bağlantı noktalarından olan Diyarbakır Telgrafhanesinin işgali işin içine Batılı devletlerinde karışmasına neden oldu. Onlarında saraya yaptığı baskı neticesinde bölgeye bir araştırma heyeti gönderildi. Fakat bir süre için sinen İbrahim Paşa ve adamları daha sonra aynı kanunsuzluklara yeniden başlayınca Ziya Gökalp ve arkadaşlarının önderliğindeki halk bu sefer 11 gün süre ile telgrafhaneyi yeniden işgal ettiler. Bu direnişin sonunda İbrahim Paşa ve adamları bölgeden uzaklaştırılmıştır.rnrn1904- 1908 arasında Diyarbakır Gazetesi’nde şiir ve yazılarını yayımladı. İbrahim Paşa’nın halka yaptığı zulümleri "Şaki İbrahim Destanı" adlı yapıtında anlattı.rnrnII. Meşrutiyetten sonrarnrnII. Meşrutiyet’ten sonra İttihat ve Terakkinin Diyarbakır şubesini kurdu ve temsilcisi oldu. "Peyman" gazetesini çıkardı.rnrnMehmet Ziya, 1909da Selanikte toplanan İttihat ve Terakki Kongresine Diyarbakır delegesi olarak katıldı ve örgütün Selanik’teki merkez yönetim kuruluna üye seçildi. Selanik’te kalmayı sürdürerek çevresinde bir kültür hareketi yaratmaya çalıştı. Lise programlarına sosyal bilimler dersi koydurtarak bu disiplinin okullarımıza girmesini sağladı. İttihat ve Terakki Selanik Şubesi’ni gençlik işleri ile uğraşan kolunun başına geçen Ziya Bey, çevresindeki gençlere toplumbilim ve felsefe dersleri verdi. Tevfik Sedat, Demirtaş, Gökalp gibi takma adlarla Selanik’te yayımlanan felsefe dergisinde yazılar yazdı. Dünyadaki Türkleri birleştiren, güçlü bir Türk devleti kurulmasını tasarlayan Ziya Bey, bu ülküyü dile getirdiği Altun Destanı’nı 1911’de Genç Kalemler Dergisi’nde yayımladı.rnrn1912de Derneğin merkezi İstanbul’a taşınınca, Ziya Gökalp de İstanbul’a geldi, Cerrahpaşa semtine yerleşti. Mart ayında Ergani/Maden (Diyar-ı Bekir) mebusu olarak Meclis-i Mebusana seçildi. Meclis dört ay sonra kapatılınca Edebiyat Fakültesi’nde öğretim görevlisi oldu. Kurumda onun eğitimle ilgili görüşleri kabul gördü; Darülfünun ve Eğitim Fakültesi’nde ders programları, okutulacak kitaplar onun önerileri doğrultusunda kararlaştırıldı. 1913 ve 1914 yıllarında kendisine önerilen Maarif Nazırlığı (Milli Eğitim Bakanlığı) görevini kabul etmedi, üniversitedeki görevini sürdürdü. 1915’te İstanbul Üniversitesi’nin Felsefe bölümünde İctiamiyyat müderrisi (Sosyoloji Hocası) olarak atandı. İstanbul Üniversitesi’ndeki ilk sosyoloji profesörü idi, üniversitelerimize toplumbilim onun sayesinde girdi.rnrnDüşüncelerini Türkçülük etrafında şekillendiren Mehmet Ziya Bey, İstanbul’a gelir gelmez Türk Ocağının kurucuları arasında yer almıştı. Derneğin yayın organı "Türk Yurdu" başta olmak üzere Halka Doğru, İslam Mecmuası, Milli Tetebbular Mecmuası, İktisadiyat Mecmuası, İçtimaiyat Mecmuası, Yeni Mecmuada yazılar yazdı. Balkan Savaşı öncesinden I. Dünya Savaşı başlarına kadar Türk Yurdu dergisinin yönetim kurulunda kaldı, derginin her sayısın bir şiir bir de yazı verdi. Türkleşmek-İslamlaşmak-Muasırlaşmak başlıklı yazı dizisinde önemli konular yer verdi. Sonraki yıllarda Yeni Mecmua’yı çıkardı.rnrnZiya Gökalp, bir yandan da eser vermeyi sürdürüyordu. 1914’te "Kızıl Elma"; 1918’de ise Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak" adlı eseri ile "Yeni Hayat" isimli şiir kitabını yayımladı.rnSon yıllarırnrnI. Dünya Savaşında Osmanlı Devletinin yenilmesinden sonra tüm görevlerinden alındı. 1919da üniversite içinde İngilizler tarafından tutuklandı; dört ay Bekirağa Bölüğü’nde tutuklu kaldıktan sonra Ermeni soykırımı iddiaları ile ilgili işgal mahkemesi tarafından yargılandı. Mahkeme sürecinde soykırım iddialarını kesinlikle reddetmiş ve Mukatele(karşılıklı öldürme) tezini savunmuştur. Yargılama sonucu diğer İttihatçılarla birlikte Malta’ya sürgüne gönderilen Ziya Gökalp, orada arkadaşlarına toplumbilim ve felsefe dersleri verdi. Malta sürgünlüğü dönemde ailesiyle yaptığı mektuplaşmalar daha sonra Limni ve Malta Mektupları adıyla kitaplaştırılmıştır; sözkonusu kitap Malta sürgünlerinin orada geçirdikleri hayat şartlarıyla ilgili elimizdeki tek eserdir.rnrnZiya Gökalp, 2 yıllık sürgün döneminden sonra İstanbul’a döndüğünde üniversitede ders vermeye devam etmek istediyse de bu isteği kabul edilmedi. Bir ay kadar Ankara’da yaşadıktan sonra ailesiyle Diyarbakıra gitti, Ahmet Ağaoğlu’nun desteğiyle Küçük Mecmuayı çıkardı, yazılarıyla Kurtuluş Savaşı’nı destekledi.rnrn1923te Maarif Vekaleti Telif ve Tercüme Heyeti Başkanlığına atandı, Ankaraya gitti. Aynı yıl Türkçülüğün Esasları isimli ünlü esrini yayımladı. Ağustos’ta İkinci Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisine Atatürk tarafından Diyarbakır mebusu olarak seçildi. Ankara’ya yerleşen Ziya Gökalp, kültürel ve düşünsel çalışmalarına hiç ara vermdi;e dünya klasiklerinin dilimize çevrilip yayımlanması ile uğraştı. 1924te kısa süren bir hastalığın ardından dinlenmek için gittiği İstanbulda 25 Eylül 1924 günü hayatını kaybetti. Sultanahmet’teki II. Mahmut Türbesi haziresine defnedildi.rnGörüşlerirnrnOsmanlı Devletinin parçalanma sürecinde yeni bir ulusal kimlik arayışına girdi. Düşüncesinin temelinde, Türk toplumunun kendine özgü ahlaki ve kültürel değerleriyle, Batıdan aldığı bazı değerleri kaynaştırarak bir senteze ulaşma çabası yatıyordu. "Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak" diye özetlediği bu yaklaşımın kültürel öğesi Türkçülük, ahlaki öğesi de İslamdı. Uluslararası kültürün yapıcı öğesinin ulusal kültürler olduğunu savundu. Saray edebiyatının karşısına halk edebiyatını koydu. Batının teknolojik ve bilimsel gelişmesini sağlayan pozitif bilim anlayışını benimsedi. Dini, toplumsal birliğin sağlanmasında yardımcı bir öğe olarak değerlendirdi.rnrnToplumsal modeli, Emile Durkheimin teorik temellerini kurduğu "dayanışmacılık" temel