“Kendini üstün görenlerin ve görmeye alışık olanların eşitlik politikalarından hoşlanmaması ve bunlara direnmesi, eşitliğin üstünlüğü sona erdirecek olması nedeniyle, evrensel bir fenomen olarak karşımıza çıkıyor. Sadece eşitlik politikaları değil, eşitliğin fikri dahi üstünlüğü tehdit eder. Eşitlik fikri yaygınlaşır ve meşruiyet kazanırsa, üstün olanlar karşıdakinin aşağı statüsüne vurgu yapma ve karşıdakini kendi istediği gibi adlan-dıma/çağırma gücünü kaybederler ve bu, onlarda büyük bir öfke ve hinç yaratabilir. Örneğin Islahat Fermanı bağlamında söylenegelen "gâvura gâvur diyemeyecek miyiz!" yakınması daha evrensel düzeyde ırksal, etnik, sınıfsal ve cinsel hiyerarşilerde üstünlükleri tehlikeye giren ve bu nedenle alttakileri istedikleri gibi çağıramayan grupların yakınmalarına özlü bir örnektir ("Gâvura gâvur diyememek", Osmanlı-Türkiye İslamcıla-rında hâlâ kapanmayan derin bir duygusal yara açmıştır. Dönemin Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'a 2016 yılında, fermandan yüz altmış yıl sonra, şu sözleri söyleten duygunun bu yarayla ilgili olduğunu düşünüyorum: "Türkiye Müslümanlığı dediğimiz, bugünlere kadar gelmiş olan bu büyük medeniyetin en temel özelliklerinden birisi gâvura gâvur diyerek gâvurun karşısına dikilebilmektir.") Siyaha Zenci deme, kadına bayan deme ve Kürde Doğulu, Doğulu vatandaş veya Kürt kökenli deme ısrarı üstünlüğün ve tanımlama gücünün sürdürülmesi çabasıyla ilgilidir. Alttakilerin kendileri için seçtikleri ve kullandıkları kavramların yaygınlaşması, üsttekiler tarafından büyük bir mevzi kaybı olarak deneyimlenir.”
Ağaç delen kuş
Kiraz yiyen kurt
Üzüm ezen kaplumbağa
Diriliş uygarlığına küçük çile katkıları
Sıcak kentin serabı
Ağdı ufuklardan üstümüze
Mahşerde savrulan palmiyeleri yelpaze
Günahlarımızın som cehennemi çöllerin
Ey gül sen bahar yağmuruna karışan
Diriliş şarabı olursun bize
Ölüp de dirilmiş çocuklar oluruz biz
Seni kana kana bahar bardaklarından içince
Seni içtik yılan ve akrep yaklaşmaz bize
Güneş yakmaz ay büyülemez bizi
Müneccimlerin yıldızları kaynaşsa da üstümüzde
Kara güne gölgemiz düşse bile
Kan kıyamet kopsa da şehirde
Ölmez adam can verse de
Sonsuzluğa ayarlı bir sedirde
Beklenen gül açılacak seherde
Baharla gelen yemyeşil bir seherde
"Çingene gözü, kurt gözü," der son derece isabetli bir gözlemde bulunan bir İspanyol atasözü. Şayet bir kurdun bakışlarını incelemek için Jardin des plantes'a gidecek vaktiniz yoksa bir serçeye pusu kurmuş kedinizi inceleyin.