Kollara bir zincir gibi yapışan
Ayakları ateşin gıcırtısıyla yakan
Kalb Yakup ve Yusuf öyküsünden boş
Kafa bütün karıncalarla sarhoş
Dudağı kesen bir şarap gibi
Felç inmiş ağzımıza yakan bir kireç gibi
Ağız mermerle örülmüş
Kapatılmış yedi uyuyanlar mağarası
Develer çöle dağılmış
Ateş sönmüş kervan batmış
Kervana yol gösteren yıldız yanmış
Saksılarda kömürü soluya soluya can vermiş çiçek
Sevgiliye uzatılmış ama sevgili ölmüş
Baba demiş hasta çocuk ama baba gitmiş
Kapı çalınmış ama kimse yok önünde
Belki bir yabancılık belki bir rüzgar çalmış
Dağ çingenelerine ısmarlanan fallardan
Bir daha bir haber alınamamış
Bu yıl baharda menekşeler bile açmamış
Anneler kirazları beklerken
Bir bardak suda ölüm kaynamış
Ölen şehirlerdir Taha değil
Taşlarını fırlatan minareler
Veriyor son felç hıncından bir haber
Felç öfkesinden bir sayfadır önümüze açılan
Oku okuyabildiğin kadar ölüm dersinden
Taha birkaç kelime kaldı söylenmedik
Felçten önce birkaç kelime söyle
Son birkaç kelimeyi de söyle
Öleceksen bari öyle öl öyle
Uğursuzluk akşamı çökmeden
"Bazen çok şaşırıyorum. Hangi dünyada yaşıyoruz! İki insanın birbirilerine yakınlık göstermelerinden hareketle onları hemen yatağa sokuveriyoruz. Yakışıyor mu bize? Kaldı ki öyle olsa kime ne! İnsanların kişisel tercihleri üzerine vaziyet etmeye ne hakkımız var? Bana kalırsa, konuşuyor olmamız bile ayıp?"
Bizde de bir vakit gelmiş olan ana babalar çocuklarına dönüp nasıl mutlu oluyorsan öyle yap demişler çocuğun mutsuzluğunun da kendilerinin olmasını böylelikle kenara itelemişler böyle eskiden başkasına sebep mutsuz olan şimdi kendi eliyle mutsuz olmuş
İslam öyle bir din ki; yaşanacak hayat ,hesap verilecek ahiret, izzet bulacak nefis, zinde kalacak vücut, yararı dokunacak fiil ,iyiliği görülecek söz ,düşünecek akıl ,muhasebe edecek vicdan için gelmiştir.
Herkes her istediğine istediği gibi sahiptir,
Biri kalkıp çalışmaktan bahsetse,
Asarlardı onu, Cennete gidemesin diye ...
Bu yerde köylüler, ameleler yoktur.
Herkes zengindir, herkesin gönlü ne çekerse vardır.
Çünkü sofralar tıka basa doludur ...
Ne tarlalar ne de toprak bölünmüştür.
Herkes için her şey öyle bereketli ki,
Bu yer tamamıyla özgür.