salih

Sakin olun! Bu kitap Hainli Döngüsünden!
5/10
·288 syf.··
2026 5. kitabı
·
49 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 14:07
Selamlar bilimkurgu gezgini. Anlatış kitabı ile bir şekilde yolun kesişti; belki yazarı Ursula K. Le Guin diyerek okumaya heves ettin, belki İthaki Bilimkurgu Serisinden çıkan kitapları gelişi güzel ya da sırası ile okuyorsun ve sıra bu kitaba geldi, belki bir yerlerden Hainli Döngüsünü duydun ve bunun bir seri olduğunu düşünerek kitapları okumaya başladın. Ya da bunlardan hiçbiri, sadece bir rastlantı ile kitaba gözü ilişti. Sebebi her ne olursa olsun Anlatış kitabı incelemelerine göz atarken bu satırları okuyor olabilirsin, merhaba. Bu incelemeyi bir uyarı mahiyetinde kitabı okumuş biri olarak sana ulaştırmayı üstüme vazife edindim ve biraz bu kitap ile nasıl karşılaştığımı sana anlatarak konuya giriş yapmak istiyorum. İthaki Bilimkurgu serisinden çıkan kitapları sırası ile okuyup -belki bazen sırayı biraz karıştırıp- vakit geçirmekten ve bilimkurgu eserleri tüketmekten hoşlanan biri olarak bendeniz bu kitaptan yeri geldi nefret ettim, yeri geldi okumayı deneyip yarım bıraktım, yeri geldi inat edip yeniden elime aldım ve uzun süre azar azar sonunda okumayı bitirdim. Sen de ilk eline alıp biraz kitabı okumaya çalıştıysan neler hissettiğimi az bucuk anlamışsındır. Durumun böyle olmasında, çevirinin -bana göre- garipliği, anlatılan hikayenin bodoslama ortadan konuya girmesi gibi etmenlerin yanında belki de en önemli husus bu kitabın Bilimkurgu klasikleri serisi adı altımda yayınlanan kitaplardan yirmi dokuzuncusu olması. Bunun nedenini şöyle anlatmaya çalışayım. Anlatış kitabı Ursula K. Le Guin'nin birçok hikaye ve romanının da geçtiği kurgusal bir evrende geçmekte; Hainli Döngüsü. Bu evreni kurgularken yazar okuyucu için ve hatta belki de kendisi için de birçok boşluk bırakmakta. Hain Döngüsü -adı üstünde seri değil bir döngü- ismini bu kurgusal evrende insanlığın
Bilim-Kurgu
AnlatışUrsula K. Le Guin · İthaki Yayınları · 2017596 okunma
Reklam
Nereye gidersen git arkan hep arkandadır...
8/10
·176 syf.··
2025 16. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2025 23:47
Mevki Uygarlığı , Amerikalı yazar Robert Sheckley ’in 1960 yılında kaleme aldığı kısa bir bilimkurgu metni. Kitabın arka kapağında Otostopçunun Galaksi Rehberi ’nin yazarı Douglas Adams ’ın ‘’Robert Sheckley, önemli mizah yazarlarından biri.’’ alıntısını görünce dayanamayıp okuduğum bir kitap oldu Mevki Uygarlığı. Douglas Amca diyorsa vardır bir bildiği dedik. Ama kitapta mizah namına pek bir şey bulamadım. Onun yerine gayet akıcı ve akılcı bir bilimkurgu metniyle karşılaştım. Bu da oldukça güzel bir deneyimdi. Kitap Will Barent adlı karakterimizin kendini Dünya’dan Omega adlı bir hapishane gezegene suçlu aktarımı yapan bir gemide önceki yaşamına dair, adı dahil neredeyse hiçbir şey hatırlamadığı bir sahne ile başlıyor. Omega Gezegenine vardıklarında karakterimiz diğer suçlularla birlikte onlara yeni bir hayat bahşedildiği öğreniyor. Eski hayatına dair tek bildiği şey ise ona söylenen ismi ve bir katil olduğu. Omega gezegeni İnsanlığın rahmi olan Dünya’da bir şekilde suça bulaşmış herkesin tutuklanıp sürgün edildiği bir hapishane gezegen. Gezegenin kontrolü tamamen suçlulara ait. Suçluların kontrol ettiği bir gezegende de var olan kanunlara uymamak bir erdem ve ibadet edilen Tanrı tabiî ki kötülük olacaktır tahmin edeceğiniz üzere. Anlayacağınız bu gezegende orman kanunları geçerli ve bolca kast sistemi. Ha bir de Omega'da yeni gelen bir mahkum için tahmin edilen bir yaşam süresi var; üç yıl. Yeni hayatına alışmaya çalışan ve bir şekilde hayatta kalmak isteyen Barent’in yıldızı Omega’da erken bir şekilde parlamaya başlıyor. İstemese de işlediği cinayetler, karıştığı bize göre suç olmayan suçlar, panzehircilik mesleği, zorunlu uyuşturucu bağımlılığı, gizli örgütler, insan avları ve yeni nesil gladyatör oyunları vs. Peki Dünya’da durumlar nasıl? Tüm suçlularını içinden cımbızla ayıklayıp sürgün bir
Bilim-Kurgu
Mevki UygarlığıRobert Sheckley · İthaki Yayınları · 2021827 okunma
31 Hikaye Ama 13 Tanesi Bilimkurgu?
5/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2025 15. kitabı
·
131 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2025 14:44
Ey Romalılar, Ey Arz sakinleri, Ey Uzaycılar. Bu inceleme bir isyan bildirgesidir. Liyakatsiz insanlara ve onlara işverenlere, tüketiciyi salak yerine koyan sözde üreticiye, Şark kurnazı esnafa, zamanımızı emeğimizi elimizdeki parayı bir çırpıda bizden alıp karşılığında kalitesiz hizmet veren her bir yurttaş ferde yönelik bir manifestodur. YETER ARTIK. 2020 yılından bu yana kendi çapında bilimkurgu eserler okuyan biriyim. İthaki Bilimkurgu Klasikleri dizinine borçluyum belki de bu güzel zevki ve hobiyi. 2015 yılından itibaren İthaki Yayınları’ndan çıkan zamanının kült bilimkurgu eserlerinden oluşan İthaki Bilimkurgu Klasiklerinin ilk kitabı olan Dune ile birlikte başladı bu maceram. O kitaptan sonra bilimkurguya büyük bir sevgi beslemeye başladım aynı zamanda da İthaki Yayınlarına karşı da bir vefa borcu hissetmekteydim. Ama artık yeter. Serinin 101. Kitabı olan Melankolinin İlacı ’nın, adı Bilimkurgu Klasikleri olan bir seri için derlendiğine hala inanamıyorum. Melankolinin İlacı kitabı bir bilimkurgu devi olan Ray Bradbury ’nin birbirinden bağımsız otuz bir hikayesinin bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş bir kitap. Hikayelere bir sözüm yok. Kimisi yavaş tempoda olsa da kimisi bir çırpıda da okunsa hemen hemen hepsi birbirinden tatlı hikayelerdi. Benim bu incelemede derdim bu hikayeleri derleyen ve bir araya getiren insanlarla. Çünkü bu kitabı oluşturan otuz bir hikayenin sadece on üç (RAKAM İLE: 13) tanesi bilimkurgu hikayesi kategorisine girmekte. Geriye kalan on yedi hikaye her ne kadar güzel olsalar da birer bilimkurgu hikayesi asla değiller. Ben editörün ve çevirmenin ,yeniden vurgulayarak söylemek istiyorum, ADI: BİLİMKURGU KLASİKLERİ olan bir dizinde hangi mantıkla bu hikayeleri bir bilimkurgu kitabı olduklarını iddia ettikleri kitaba koyduklarını gerçekten
Bilim-Kurgu
Melankolinin İlacıRay Bradbury · İthaki Yayınları · 202554 okunma
9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2024 6. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2024 17:47
Yarım yamalak izlediğim filmleri sebebiyle hakkında bir fikir sahibi olduğum için Maymunlar Gezegeni epeydir kütüphanemde duran fakat okumayı hep ertelediğim, gözümde sadece çok klasikleşmiş bir bilim kurgu kitabıydı. Bir şekilde bir adam bir dünyaya düşer ve bu dünyada maymunlar bilinç kazanmışlardır, adam bu zıtlıklar içerisinde kendi geldiği dünyadaki ırklar üzerine düşünür falan filan. Önyargılıymışım… Maymunlar Gezegeni filmlerinin aksine çok daha derin düşünceler vaat eden bir kitap. Zaten sinemayı oldum olası kitapların vaat ettiği okyanuslar yanında birer su birikintileri olarak görmüşümdür… Gelelim bu güzel kurgulanmış fakat hızlıca sonlandırılmış kitaba. Evet yazar Pierre Boulle 1963 yılına göre epey ilginç fikirler barındıran bu kitabı yazarken dünya kültüründe bu kadar yer edecek bir eser de ortaya koyduğunu farkında mıydı acaba? Büyük olasıklıkla değildi, öyle olsa kitabı bu kadar acele bitirip ucunu da bir paradoks halinde açık bırakır mıydı emin değilim. Kitapta genel olarak ana karakterimiz ve kendisinden başka iki karakterin daha uzayda bir keşif sırasında indikleri gezegende karşılaştıkları maymun ırkı ile mücadelesi anlatılıyor. İndikleri bu gezegende insanlık geri plana itilmiş, vahşi hayvanlar halinde yaşayan ve maymunlar tarafından bilimsel araştırmalarda kullanılmak üzere yakalanan bazen de sırf eğlence amaçlı avlanan bir tür. Aynı bir dönem medeni (!) ırkımızın ormanlarda yaşayan maymunlara yaşattıklarını bu gezegende roller değişmiş bir şekilde maymun topluluğu insan ırkına yapıyor. Bu yönüyle kitap, tam bir ters perspektiften anlatı sunan bir kitap. Bu yönüyle kitap sizi, ister istemez kendinizi hep televizyonda veya hayvanat bahçesinde görmeye alışık olduğunuz maymunların yerine koyarken bulduruyor. Ana karakterimiz Ulysse Mérou (isim seçimi bir
Bilim-Kurgu
Maymunlar GezegeniPierre Boulle · İthaki Yayınları · 20186,7bin okunma
Robot Serisinin Sonu ya da Vakfın Temelleri
9/10
·376 syf.··
2023 17. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2023 22:29
Sevgili Dünyacılar, Uzaycılar, Göçmenler, Robotlar; bir serinin dördüncü ve son kitabı olan Robotlar ve İmparatorluk ya da tarih öncesi çevirisi ile dilimize Kurtarıcı (?) olarak geçmiş kitabın incelemesine hoş geldiniz. Aslında bu inceleme kitaptan çok daha genel anlamıyla Robot Serisi’ne dair deneyimlerimi içerecek. Tabii kitabı da mümkün olduğu kadarıyla inceleyeceğiz. İtiraf etmek gerekirse biraz üşengeçlikten, biraz da yeryüzü hallerinden ötürü Isaac Asimov ’un Robot Serisini okumak bu sıralar hiç aklımda yoktu. Fakat yarım bıraktığım Vakıf serisine devam ederken birkaç araştırmanın sonucunda Vakıf evreninden mümkün olan en fazla verimi almak adına bazı okurların yapmış oldukları ‘’Asimov kitapları okuma sırası’’ listelerine denk geldim. Bu kitap okuma sıralamasında Vakıf kitaplarının arasına Robot Serisi kitaplarının da girdiğini görmemle birlikte bu seriyi de okumam gerektiğine ikna olmam uzun sürmedi. Sağ olsun Asimov’un akıcı dilinin de yardımıyla dört kitaptan oluşan Robot Serisini büyük bir hızla ve zevkle okuyup bitirdim. Ve şunu belirtmeliyim ki eğer bir kez Vakıf evrenine daldıysanız ve bu evrende gerçekleşen olaylar biraz olsun ilginizi çektiyse Robot Serisini de -Vakıf serisinin ilk dört kitabından sonra- mutlaka okumalısınız. Çünkü fark edeceğiniz üzere Vakıf serisinin ana temelini oluşturan ‘’Psikotarih’’ kavramının temelleri Robot Serisinde karşımıza çıkıyor. Bununla birlikte Vakıf serisinde bilinen tüm evrendeki yaşanabilir gezegenlere yayılan insan nüfusunun bunu nasıl başardığı, Vakıf evreninde neden insanlığın artık robot kullanmaktan vazgeçtiği, İmparatorluğun temellerinin nasıl atıldığı gibi birçok sorunun cevabına da Robot Serisi’nde ulaşacaksınız. Gelelim serinin son kitabına; Vakıf ve İmparatorluk. Bundan önceki kitapları okuduğunuzu varsayarak bu
Bilim-Kurgu
KurtarıcıIsaac Asimov · Altın Kitaplar · 1986744 okunma
Reklam