Selamlar bilimkurgu gezgini. Anlatış kitabı ile bir şekilde yolun kesişti; belki yazarı Ursula K. Le Guin diyerek okumaya heves ettin, belki İthaki Bilimkurgu Serisinden çıkan kitapları gelişi güzel ya da sırası ile okuyorsun ve sıra bu kitaba geldi, belki bir yerlerden Hainli Döngüsünü duydun ve bunun bir seri olduğunu düşünerek kitapları okumaya başladın. Ya da bunlardan hiçbiri, sadece bir rastlantı ile kitaba gözü ilişti. Sebebi her ne olursa olsun Anlatış kitabı incelemelerine göz atarken bu satırları okuyor olabilirsin, merhaba. Bu incelemeyi bir uyarı mahiyetinde kitabı okumuş biri olarak sana ulaştırmayı üstüme vazife edindim ve biraz bu kitap ile nasıl karşılaştığımı sana anlatarak konuya giriş yapmak istiyorum.
İthaki Bilimkurgu serisinden çıkan kitapları sırası ile okuyup -belki bazen sırayı biraz karıştırıp- vakit geçirmekten ve bilimkurgu eserleri tüketmekten hoşlanan biri olarak bendeniz bu kitaptan yeri geldi nefret ettim, yeri geldi okumayı deneyip yarım bıraktım, yeri geldi inat edip yeniden elime aldım ve uzun süre azar azar sonunda okumayı bitirdim. Sen de ilk eline alıp biraz kitabı okumaya çalıştıysan neler hissettiğimi az bucuk anlamışsındır. Durumun böyle olmasında, çevirinin -bana göre- garipliği, anlatılan hikayenin bodoslama ortadan konuya girmesi gibi etmenlerin yanında belki de en önemli husus bu kitabın Bilimkurgu klasikleri serisi adı altımda yayınlanan kitaplardan yirmi dokuzuncusu olması. Bunun nedenini şöyle anlatmaya çalışayım. Anlatış kitabı Ursula K. Le Guin'nin birçok hikaye ve romanının da geçtiği kurgusal bir evrende geçmekte; Hainli Döngüsü. Bu evreni kurgularken yazar okuyucu için ve hatta belki de kendisi için de birçok boşluk bırakmakta. Hain Döngüsü -adı üstünde seri değil bir döngü- ismini bu kurgusal evrende insanlığın