Kulaklığımı taktım. Bir sigara yaktım. This will make you love again, diye bağırıyordu kulaklıktan adamın biri. Bir gün acılarımdan bir ülke inşa edecek olursam, milli marşım yapardım bu şarkıyı kesinlikle.
Irmakta yıkandım
Ölümsüz çamaşırlar giyindim
Çivi yazısıyla yazılmış bir taşa oturdum
Yanımdan tak kuran işçiler ve turistler geçti
Çok eski bir şairin (ben miyim yoksa)
Taktım aklıma şöyle bir dörtlüğünü:
"Giydiklerin öyle ölümsüz büzülmüş ki
Seni bir bardakta kaynayan
Abıhayat sandım
Elim uzandığı yerde kaldı"
Şimdi ayı bekliyorum
Ay doğunca onu yerime gözcü bırakacağım
Aradığım bu ülkede de yok
Taşlar hatıra yazılamayacak kadar
Fazla kararmış
İhlas kemendini taktım eğnime
Marifette bir yol geçti önüme
Hakikatte su bağlandı gölüme
Katre idim bir ummana eriştim
Yolcu oldum canan bulup göz aldım
Ustaz olup gerçeklerden söz aldım
Hey gaziler geç eriştim tez aldım
Canım arz ettiği cana eriştim
Gucani söyledi göferler piri
Dost elinden içtim abı kevseri
Enbiya evliya hakkın mürseli
Söz sürüben şah-ı merdana eriştim