Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol
BEYAZ LÂLE Hudutta bozulan ordu iki günden beri Serez’den geçiyordu. Hava serin ve güzeldi. Ilık bir sonbahar güneşi, boş, çimensiz tarlaları, üzerinde henüz taze ve korkak izler duran geniş yolları parlatıyordu. Bu gelenler, gidenlere hiç benzemiyorlardı. Bunlar adeta ürkütülmüş bir hayvan sürüsüydü. Hepsinin tıraşları uzamış, yüzleri pis ve
Yahyâ Bey'in Muhibbî'nin Gazeline Ta'şîr'i..
Hasta olmak gûş-mâl-i Hazret-i İzzet gibi Her kişinin yalımın alçak ider gurbet gibi Değme bir kimse göre gelmez refâhiyyet gibi Nâleler gûya derây-ı rıhlet-i râhat gibi Dâr-ı dünya cây-ı firkat menzil-i mihnet gibi Devleti bir âlet-i hengâme-i zahmet gibi Sağlıgın bünyâdı yok âyînede sûret gibi Matla'ı şâh-ı cihânun maşrık-ı hikmet gibi
Sayfa 156
Reklam
İmam İbn-i Kayyım (rahimehullah) şöyle der: "Akıl ikidir. Birincisi içgüdüsel, tabii akıldır. Bu, ilmin babası ve onu yetiştirendir ve ikincisi müktesep, kazanılmış akıldır. Bu, ilmin oğlu, semeresi ve neticesidir. Bu iki aklın bir kulda birleşmesi Allah'ın fazlıdır. O, fazlını dilediğine verir. Bu durumda olan kişi istikamet üzere olur ve saadet onu her yönden bulur. Ama ikisinden birini kaybedenin hali hayvanların halinden daha beter olur. İkisinden birinde nok-san olan kişi için de noksanın hasebinde kusur mevcut olur."
Ey benî-Âdem, şu sisli asırda dalaleti ref' ve selbedip necat ve saadet bahşedecek ve dimağınızdaki semli kokuları, verd-i Muhammedîye tebdil edecek ve en kestirme ve son derece muhkem ve müstakim bir tarîk-i selâmet ve necata sevkedecek, pek çok keramat ve i'cazını gösteren, bizim bulunduğumuz derya-yı nuranîdir. Ve âtiyen daha nice âsâr-ı hafiye tezahür edecektir, diye nida ediyor. Barla - 68
Saadet refah ve servette, sıhhat ve iştiharda değildir. Saadeti bulmak isterseniz nefsinizde arayınız. Saadet “Bizim ruhumuzun umkunda, bizim en samimi benliğimizdedir.” (Dubois) Arzularımızı, hevesatımızı, maksatlarımızın gayesini hayra, hasene, hakikate sevk etmekle kâbil-i istihsaldir. Temayülat ve hissiyatımızla ef‟âlimiz arasında tam bir mutabakat mevcut olmasına vabestedir. Ve bunun içindir ki mes'adetin birinci şartı, hissiyatımızı müstahsen bir tarik üzerinde tesvik kudretine yalnız başına malik olan ahlaki terbiyedir.
Sayfa 39
Ben hayatta fazla bahtiyar olmadım. Velâkin sen hiç saadet yüzü görmedin. Cihandan ve insanlardan nefret edip bir târik-i dünya hayatı yaşamaktasın. Ne yapalım, senin de nasibin bu imiş.
Reklam
ONİKİNCİ NOTA: Ey bu Notaları dinleyen dostlarım! Biliniz ki; ben hilaf-ı âdet olarak, gizlemesi lâzım gelen Rabbime karşı kalbimin tazarru' ve niyaz ve münacatını bazan yazdığımın sebebi; ölüm, dilimi susturduğu zamanlarda, dilime bedel kitabımın söylemesinin kabulünü rahmet-i İlahiyeden rica etmektir. Evet kısa bir ömürde, hadsiz
Türkiyenin bolşevik ve emperyalist engeller dışında gerçekleştirdiği hamlelerin herhalde bir değeri ve anlamı vardır. Tarih içinde bir açıklanması vardır. Ve bunlar, kemalizmin ya da Atatürkçülüğün yapısına bağlı şeylerdir. Milli kurtuluş hareketiyle varılan amaç, batılı sistem de bir demokrasiydi ama, mutlak surette sosyal niteliklere de sahipti. Girişilen milli, kollektif hürriyet yada bağımsızlık savaşı ile, Türklerin sırf siyasal değil, ekonomik ve sosyal bağımsızlığıda elde edilmek istenmiştir. 1921 Teşkilat-ı Esasi Kanunu'nun hazırlık çalılmaları sırasında yayımlanan "Halkçılık Beyannamesi" aynı zamanda bir programdı. Beyanname "Türkiye Halkını Emperyalizm ve kapitalizm tahakküm ve zülmünden" kurtarmak amacını ilan etmişti, 18 Kasım 1920 de.. Ama bunu be Pavloviç'in ne de Radek' in teorilerine bağlamamıştır. Tbmm'nin "halkın öteden beri maruz bukunduğu sefalet sebeğlerini yeni vesait ve teşkilatla kaldırarak yerini refah ve saadet ikame etmeyi başlıca hedef sayması da bu açıdan görülmelidir.
Sayfa 109Kitabı okudu
‘- Artık bu bâr-ı hayatı taşıyamayacağımı hissediyorum. Ben hayatta fazla bahtiyar olmadım. Velâkin sen hiç saadet yüzü görmedin. Cihandan ve insanlardan nefret edip bir târik-i dünya hayatı yaşamaktasın
Nurdan damlalar
Münazarat -mektubat 2- Sayfa 396 * Her Saadet i Dünyeviyenin esası asayişi muhafazadır. *Bir dert görünürse devası âsandır. *Güzel gören güzel düşünür Güzel düşünen güzel rüya görür güzel rüya gören hayatından lezzet alır. * Maişet için tarik i tabi'i ve meşru ve zi'hayat , sanattır, ziraattir, ticarettir. Gayri tabiii ise memuriyet ve her nev'i ile imarettir(reislik). *** *Şeyhülislamlık kaldırıldığı zaman sorulan soru üzerine üstadın cevabı şimdi hakim şahıs değil efkâr-ı amme olduğu için onun nevinden şahs-ı manevi bir (fetva emini ) ister. Zira şahs i Vahit şahs-ı manevi'yi kandıramaz ve tenvir edemez...
Sayfa 396 - Altınbaşak neşriyatKitabı okudu
Reklam
Önce kültür çorbası
SAFFET: Yahu bu kitapların hepsini aynı matbaa mı neşrediyor? COŞKUN (İçini çeker): Cemiyete faydalı kitapları neşredebilmek için 'en mükemmel satan' kitapları da basmaya mecbur kalıyor. (Coşkun ve Saffet birbirlerine yaklaşırlar ve kitap adlarını okurken seslerini gittikçe yükseltirler.) SAFFET: Cemiyeti Yükselten Eserler. COŞKUN:
Sayfa 61 - İletişim, 31. Basım 2019, İkinci Perde
Az daha gidilince, bazı yalıların, ayrı birer cennet, gençlik ve ihtiyarlık dışı ezeli bir lezzet, mantığın almadığı tabii bir saadet diyarı halinde bir korusu bulunurdu. Burası, büyük asil ağaçlarıyla, bir başka tabiatın muhteşem musikîsini dile getirir, bu ağaçlar adeta zikreder veya vecde gelirlerdi. Bu büyük ağaçlar, eski mânâlarına göre, birer üstada, ermişlere veya şairlere benzerlerdi. Burada bir kısas-ı enbiya zamanları yaşanır, vakt-i saadet insanlarına rastlanırdı. En hakir bir bahçıvan veya koru cu kulübesi "târik-i dünya" bir filozofun hücresi gibi görünürdü. Bu korularda zaman öyle bir azametle duyulurdu ki, bazılarında ancak birer ikişer saat kalmışken şimdi onları hâlâ kuytuluklarında birer ikişer senem geçmişçesine hatırlıyorum. O geçmiş saatleri şimdi geçmiş senelerle karıştırıyorum.
Ey benî-Âdem, şu sisli asırda dalaleti ref' u selbedip necat ve saadet bahşedecek ve dimağınızdaki semli kokuları, verd-i Muhammedîye tebdil edecek ve en kestirme ve son derece muhkem ve müstakim bir tarîk-i selâmet ve necata sevkedecek, pek çok keramat ve i'cazını gösteren, bizim bulunduğumuz derya-yı nuranîdir. Ve âtiyen daha nice âsâr-ı hafiye tezahür edecektir, diye nida ediyor. (Barla Lâhikası 68.sh - Risale-i Nur)
46 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.