1000Kitap Logosu
Necib Mahfuz
Necib Mahfuz
Necib Mahfuz

Necib Mahfuz

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.0
1.580 Kişi
4.870
Okunma
423
Beğeni
15bin
Gösterim
Unvan
1988 Nobel Edebiyat Ödülü Sahibi Mısırlı Yazar
Doğum
Kahire, Mısır, 11 Aralık 1911
Ölüm
Kahire, Mısır, 30 Ağustos 2006
Yaşamı
Necib Mahfuz (Mısır telaffuz: [næˈɡiːb mɑħˈfuːzˤ]), 1988 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Mısırlı yazardır (11 Aralık 1911 - 30 Ağustos 2006). Nobel ödülü kazanan ilk müslüman ve tek Arap yazardır. "Ortadoğu'nun Balzac'ı" olarak tanınır. Hayatı Mahfuz, Kahire'nin Cemaliye bölgesinde 6 çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olarak dünyaya geldi. Bir tüccarın oğlu olan Mahfuz, adını kendisini doğurtan Profesör Necib Paşa Mahfuz'dan aldı. 70 yıllık kariyeri boyunca 34 roman, 350 küsur kısa hikâye yayımladı. Kitaplarının çoğunda, hayatının tamamını geçirdiği ve Nobel ödülünü almak için bile ayrılmadığı Kahire'nin tarihi mahallelerindeki yaşamı; modern ve geleneksel yaşam arasında denge kurmaya çalışan sıradan insaları anlattı; pek çok kitabı Arap fimlerine konu oldu. Edebiyata olan ilgisi, 1920'lerde Mustafa Lutfi el-Manfuluti'nin makale ve şiirlerini okumasıyla başlanıştı. Abbas Mahmud el-Akkad, Taha Hüseyin, İbrahim el-Mazinî, M. Hüseyin Heykel, ilk dönemde kendilerinden en çok etkilendiği yazarlar arasındadır. Yazı hayatına, 1928'de Selame Musa'nın çıkardığı el-Mecelle el-Cedide dergisinde yayımladığı değini yazıları ve öykülerle başladı. Kahire Üniversitesi'nde felsefe öğremi gören Mahfuz'un ilk romanı Abes el-Akdar 1939'da yayımlandı. 1957'de yazdığı Kahire Üçlemesi ile Arap edebiyatının tanınmış bir ismi oldu. Bu üçlemede Kahire'de yaşayan bir ailenin üç kuşağının 1. Dünya Savaşı ve 1952'deki Nasır darbesine kadar olan dönemde yaşadıklarını ve Mısır toplumununu değişimini anlattı. Değişik kurumlarda çalışan Mahfuz, en son Kültür Bakanlığında müsteşar olarak görev yaptı. 1971'de söz konusu görevinden emekli olmasından sonra, el-Ahram gazetesinde yazar olarak çalışmıştır. Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat'a İsrail ile yaptığı barış antlaşmasında verdiği açık destekten ötürü birçok Arap ülkesinde kitapları yasaklandı. 1988 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldıktan sonra bu yasaklar kalktı. 1989 yılında Mısırlı köktendinci Ömer Abdülrahman tarafından hakkında ölüm fetvası çıkartılan Mahfuz, 1994 yılında Kahire'deki evinin önünde bıçaklı saldırıya uğradı. Saldırıdan yaralı kurtulan Mahfuz, sağ kolundaki sinirler zedelendiği için yazmakta büyük güçlük çekmeye başladıysa da ilerleyen yaşına rağmen edebiyattan kopmadı ve kısa hikâyeler yazmaya devam etti. 2006 Temmuz'unda düşerek kafasından yaralandı. 30 Ağustos 2006 günü Kahire'de 95 yaşında vefat etti. Mahfuz ülser, böbrek ve kalp rahatsızlıklarından mustaripti. 31 Ağustos 2006 günü Kahire'de devlet töreniyle uğurlandı.
n@lkan
Karnak Kafe'yi inceledi.
96 syf.
·
3 günde
Ben kendim olmak istiyorum!
İnsan ömrü kısa, dünyada gezilecek yerler, görülecek şehirler, izlenecek filmler ve okunacak kitaplar çokmuş. Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Necib Mahfuz'un "Kardak Kafe" isimli romanını okurken bir kez daha bu duyguyu yaşadım. • • • Mahfuz, eserinde, Mısır'da 1952-1967 yılları öncesi ve sonrasında yaşananları Kahire'nin merkezinde çok da dikkati çekmeyen bir kafede bir araya gelen toplumun farklı kesimlerinden; farklı ekonomik, sosyal, kültürel yapılara sahip; çeşitli yaş gruplarından kişilerin hikayeleri üzerinden anlatıyor. • • • Mahfuz, modern Mısır tarihinin ekonomik, sosyal ve siyasî tarihine ışık tutan bu etkileyici eserinde kahramanlarının ağızından dile getirdiği dehşet verici hikayeleri kendi edebi ve felsefi derinliğiyle çok iyi kurgulayarak okura aktarıyor. Öyle ki küçük bir araştırma yaptığınızda kullandığı metafor, sembol, teşbih ve tarihi isimler üzerinden yalnızca kendi toplumuna değil, benzer sorunlar yaşayan diğer toplumlara da önemli mesajlar verdiğini görüyorsunuz. • • • Sevgi, aşk, kıskançlık, sadakat, ihanet gibi duyguların işlendiği bu kısa romanda, geleceğe büyük umutlarla bakan gençlerin başına gelenler insanı çok derinden etkiliyor. Özellikle de onların kırılan hayalleri, yıkılan umutları, sarsılan güvenleri, söndürülen coşkuları, tüketilen enerjileri insanın yüreğinde derin izler bırakıyor. Haliyle Mısır örneğinde olduğu gibi bu tür toplumların "geri kalmışlığın sürekliliği"ni neden yaşadığını daha iyi kavrıyorsunuz. • • • Necib Mahfuz'un ilk defa bir eserini okudum. Tatlı ve yalın bir anlatıma sahip bu eseri okurken yalnızca batıda değil, doğuda da parlayan yıldızların olduğuna bir kez daha şahit oldum. O nedenle alıcılarımızı yalnızca batının değil doğunun kültür havzalarına da açık tutmamız gerektiğini düşünüyorum. • • • Bir dönem romanı olan "Kardak Kafe"yi hem taşıdığı evrensel özellikleri, hem küçük hacmine rağmen barındırdığı derin mesajları, hem de insanı yormayan akıcı dili ve üslûbu nedeniyle tüm okurlara mutlaka okumalarını tavsiye ederim. "Ben kendim olmak istiyorum, ne fazlası, ne eksiği..."* sözünü merak eden okurlara... Keyifli okumalar dilerim! .......................................... *#131500303
Karnak Kafe
8.2/10
· 176 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
83
Ayşe...
Ezilenler'i inceledi.
408 syf.
·
4 günde
·
Beğendi
~~~Benimİçin1001Kitaptır~~~
Nobelli ödüllü yazar Necip Mahfuz dan okuduğum çok katmalı kitaplar arasında sayılabilecek, fazlaca karakterli sistem ve düzen üzerine 1 kitap olan Ezilenler tanıdık Mahfuz konularının hepsini içinde barındıriyor ki nasıl 1001kitap arasına girmemiş şaşkınım tam da ölmeden önce okunması gereken 1001kitap arasında olmalıydı bence... Bildik Mahfuz konularının en başında gelir her daim, halkın sürekli kolay unutulmayacaği 1ibret olduğunu düşünse de unutan bellekleri ve derin uykuda olmaları hep değindiği konudur ki böylece ezilmişliklerinin her iktidar başa geldiğinde sanki ilk defa yaşanmış gibi hareket etmeleri, para ve iktidar en önemli iki zaaf olurken ve Latin Edebiyati nin da üzerinde durduğu 1konudur tam biz gibi herşeyi hemen unutur yeni gelen iktadara ayak uydurup sil baştan ayni rezil durumları ilk defa yaşıyormuşuz gibi her daim yaşarız, vakit hızla geçer, 1turlu geçmemesi daha az acı vericiyken... İktidar şak şaklığı her gelene ayak uydurma durumuyla hiç itiraz etmeden karşı çıkmadan, insanların başındaki zorbaya ses çıkarmadan, adalet ertelenmez diyip sıradanlaşan insanlığımızla, yoksulluk, zenginlikle üzeri örtülen kusurları ortaya çıkarırken, ölülerle yaşamanın daha huzurlu olduğu zamanlarda, itibar kaybedilse de varacağımız yer her daim yine sokağımız der Mahfuz, dostlarımızı, paramızı herşeyimizi yitirsek de, sonu gelmeyen dertler silsilesiyle, yanlış varsa doğru da olmalıydı para her kilidi açarken ama yine de hayat hep beklenenden daha zor oluyordu... Barbarlar hayattayken değişim zordur, kimse kimsenin eline bakmasa da bugüne kadar, halk da görülen tek şey beraberlik eksikliği ve acizliktir der Mahfuz halka duyduğu sevgi zengin kesime duyduğu nefretle, kavgasız gürültüsüz 1egemenlik kurmak isterken kendinden feragat etmenin neresindedir adalet diye sorgularken, nadir anlardan 1idir beden, akıl, zaman ve mekan ahenk içindeyken!!! 1gun kapı hayata çocukların masumiyeti ve meleklerin tutkusuyla cesurca tutunanları selamlamak için açılabilir, ...Geçen gece beni tüm dertlerimden kurtardılar Karanlıkta hayat suyundan içirdiler bana... Yoksul 1mahalledeki derviş tekkesinin duvar dibinde bulunan 1bebekle soluksuz başlar Ezilenler'in hikayesi en etkileyici tarafıyla, Aşur adı verilen bu bebek büyüdükçe insanlar için büyük ve örnek 1lider olurken yeri ve zamanı belli olmayan bu mahallede Aşur El-Naci'nin çocukları ve torunları iyi ile kötü, dürüstlük ile düzenbazlık, sevap ile günah, haraç kesmek ile ticaret yapmak arasında gidip gelen çokça karakterin olduğu Ezilenler in destanında, hayatın zorlu sınavında yürütülen akıllar ve verilen kararlar kimi zaman çokça zenginlikleri ve güzellikleri getirirken, kimi zaman da utanç verici yalanları ve haksızlıkları ortaya çıkartarak tam da hayatın ta kendisini sunacaktır Mahfuz bize... Çok severek okudum bu bol karakterli, ve bol katmanlı kitabı hayatı bize sunarken kesinlikle tavsiyemdir, diğer Mahfuz kitaplarından 1az daha zorlayıcı olsa da karakter sayısından dolayı başlangıç için önermem ama ben kesinlikle yine Mahfuz ve gerçeklerini çok sevdim, çok etkileyiciydi sokak üzerinden verdiği msjlarla, herkese sağlıklı keyifli huzurlu okumalar...
Ezilenler
7.6/10
· 118 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
41
Korhan Arslan
Cebelavi Sokağı'nın Çocukları'ı inceledi.
456 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Mısırlı yazar Necip Mahfuz'un başyapıtı. Eser Dinler tarihinin allegorik bir şekilde romanlaştırılmış hali. Çok sade bir üslüp ve zekice bir kurgulamayla örülü bu romanda yazar çöl kıyısında kurulu bir sokağın tarihi üzerinden insanlığın inanç gelişimini yansıtıyor. Eserdeki karakterlerin karşılıkları şöyle: Cebelavi: Allah Edhem: Hz.Adem Umayma: Havva İdris: Şeytan --Cebelavi mülklerinin yönetimini bir köleden olma küçük oğlu Edhem'e vereceğini söyleyince soylu bir kadından olma en büyük oğlu İdris babasına isyan eder. Tıpkı şeytanın, insanı değersiz görüp Allah'a isyan etmesi gibi. Hatta Cebelavi, Edhem için o sizden farklı olarak okuma yazma biliyor der. Adem'e isimlerin öğretilmesine atıf yapılarak. İdris'in konaktan kovulması şeytanın cennetten kovulmasına karşılık gelir. Zaten konağın bahçesinin tasviri cennete benzer. İdris, Edhem'i yasaklı kitaba bakmak için kandırmaya çalışır. Edhem kararsız kaldığı esnada Umayma'da kitaba bakması konusunda onu kışkırtır. Tıpkı Havva'nın yasak meyveyi yeme konusunda Adem'i kışkırtması gibi. Sonunda yakalandıklarında da Cennetten yani konaktan kovulurlar. Bu noktada ilginç bir gönderme de Edhem'in sürekli konağı özlemesine yapılır. Edhem sürekli babası tarafından affedilmeyi ve konağa geri dönmeyi ister. Hep oranın hayalini kurar. Orası bir bakıma ruhlar alemidir ve her ruhun dönmek istediği yerdir. Eserin Allah-Adem-Şeytan ile ilintili bu ilk bölümü ile "Arif" adındaki son bölümü bence en iyi kısımları. Diğer bölümlerin kötü olduğunu söylemiyorum ama hikaye tanıdık olunca bildiğiniz sonu bekliyorsunuz biraz. Kadri: Kabil Hümam: Habil Cebel: Hz.Musa (Musa nasıl Firavun'un sarayında büyümüşse Cebel de vekilharcın konağında büyümüştür.) Rıfat: Hz.İsa Yasemin: Yahuda Kasım: Hz. Muhammed Kamer: Hz.Hatice Sadık: Hz.Ebubekir (İsim seçiminde Ebubekir'in sadakatine gönderme yapılmış) Hasan: Hz.Ali Arif: Bilim Vekilharçlar-Çete liderleri: Devletler, dini önderler, yöneticiler, firavunlar vs.
Cebelavi Sokağı'nın Çocukları
OKUYACAKLARIMA EKLE
11
80
Kevser Akyol
Midak Sokağı'nı inceledi.
304 syf.
·
4 günde
·
Beğendi
·
7/10 puan
Necib Mahfuz ile tanışma kitabım olan Midak Sokağı, Kahire'nin arka sokaklarından biri. Kitabın konusunu da bu sokakta yaşayan sakinlerin hayatları oluşturuyor. Çok fazla karakter var ancak olay örgüsü bir kaç tanesinin özellikle Hamide karakterinin etrafında şekilleniyor. Bu karakterlere eşlik eden duygular ön plandaydı. Kimisinin aşk, kimisinin hırs, kimisinin para, kimisinin kıskançlık... Arka planda da günlük yaşam, aile ilişkileri ve toplumsal hayata ilişkin bilgiler vardı. Dili oldukça sade ve anlaşılır kolay okunabilir bir eserdi. Keyifli okumalar...
Midak Sokağı
8.2/10
· 958 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
11