Savaşın getirdiği kayıplar,mübadele,göç ve büyük umutlarla tekrar ayağa kalkan bir ada.Sarıkamıştan sağ kurtulup Arabistan çölünde türlü maceralara giren Abbas,ölümden kaçmak için adını değiştirerek Rum mübadillerin boşalttığı Karınca adasına gider.Adı artık Poyraz Musa’dır.
Yaşar Kemal’in kendine has dili ve eşsiz dağarcığından çıkan kelimeleriyle yarattığı dörtlemeyi ayrı ayrı incelemeyi tercih ediyorum.
1- Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana Dörtlemenin ilki o kadar geniş coğrafyalarda geziniyor ki savaşın olduğu her yeri geziyormuşuz hissiyatı veriyor.Poyraz Musa ve sonradan can yoldaşı olacak Vasili ile adada birbirlerini yoklarken yaşadıkları gerilimin sonucunu uzun süre merak ediyoruz.Sarıkamış,Çanakkale,Sakarya,Urfa,Antep,Arabistan özellikle de Sarıkamış o kadar sıklıkla ve vurucu cümlelerle tekrarlanıyor ki insan insanlığından utanıyor.Bence dörtlemenin en iyisi değil ama ikinci iyisi denebilir.
2- Karıncanın Su İçtiği Artık Poyraz Musa ve Vasili’nin hikayelerini dinlemiş bulunuyoruz ve şimdi de Karınca adasının geleceğini merak ediyoruz.Önceleri Adaya gelen mübadiller ve Anadolu’dan göçenler adayı beğenmeyip geri gidiyorlar ama Poyraz ve Vasili adayı yaşanılabilir hale getirmeye kararlı.Bir zaman sonra perişan haldeki insanlar adaya gelmeye başlıyor ve Poyraz İstiklal madalyalı kahraman kimliğiyle onlar için kasabadan ne gerekiyorsa temin ediyor.Bana göre dörtlemenin üçüncü iyi kitabı.
3- Tanyeri Horozları Dörtlemenin en iyi kitabı.Savaş tasvirlerinin Anadolu efsaneleriyle birleştiği,adanın dolmaya başladığı,düşmanlarının Poyraz Musa’nın izini bulup adaya geldiği,yan karakterlerin hikayelerinin olgunlaştığı ve Yaşar Kemal’in hayalgücümüzü zorladığı kitap.Artık savaş nedir,mübadele nedir,yeniden doğuş nedir,umut nedir,aşk nedir,ölüm korkusu nedir,iliklerimize kadar hissediyoruz bu bölümde.
4- Çıplak Deniz Çıplak Ada Hacmi en
Serinin 2. Kitabıdır. İnce Memed den sonra en beğendiğim seri olabilir.
Kitaba gelecek olursak; bize savaş sonrası nufüs mübadelesi kapsamında evini bırakıp gelen ya da giden insanların iisizlik, yoksulluk ve gurbet acılarını anlatıyor. İlk kitapta yazar, Vasili ile Poyraz Musa nın başından geçenleri anlatmıştı. Burda da daha çok mübadele sonuncunda adaya gelen insanların; dil, din, ırk ayrımı yapmadan birlikte yaşadıklarını anlatıyor. Adaya uyum sağlamaya çalışıyorlar. Onlarla birlikte ada neşe, hüzün, keder, sevinç hepsi artıyor. Her gelem beraberinde bambaşka hikayeler getiriyor. Her karakterin hikayesinde bir acı , bir hüzün var. Diğer kitapta 2 karakter varken burda ; Karadenizli Nişancı Veli, Girit göçmeni Musa Kazım Ağaefendi, Vanlı asker Baytar Cemil, Uso, Doktor Salman Sami, Halil Rıfat ve ailesi var.
Kitabın adıda çok ilginç geldi bana. Adını Karadeniz li balıkçıların deyiminden almış. Deniz o kadar durgundu ki karıncalar su içerdi. İnsanlar artık o kadar yorulmuş ki, kayıplar vermiş ki, kalplerindeki acı o ladar yük olmuş ki adanın muhteşem doğası onşara durgun bir deniz gibi geliyor. Birbirlerinin yaralarını sarmaya çalışıyorlar. Savaşa gidenleri, kaybettiklerini sabırla umutla bekliyorlar. Belki de gerçekten karıncanın su içtiği kitabı beklemenim ve sabrın kitabıdır.
Yazar, farklı kültürlerdeki insanları derinden etkileyen göçü çok iyi yansıtmış. Birbirinden farklı kültürlerden gelen insanların kardeşçesine birlikte yaşamalarını gösteriyor bize. Yeniden var olmanın umudunu veriyor bize.
Her şeyiyle muhteşem kitaptı. Dili çok akıcıydı. Sonuyla 3. Kitabı okjmak in teşvik ediyor. Kesinlikle tavsiye edeceğim bir seri.
Herkese iyi okumalar ve bol kitaplı günler dilerim. Karıncanın Su İçtiğiYaşar Kemal
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana,
Karıncanın Su İçtiğiTanyeri Horozları
Ve bu kitap serisinin son durağı: Çıplak Deniz Çıplak Ada . Serinin tümünü burada ele alarak bahsetmek istiyorum. Mübadele konusunu hepimiz az çok biliyorum ama ya arka planda yaşanmış acılar ve zorluklar? Onları biliyor muyuz? Hayır. Belki çoğumuz tarih okurken oh bee gittiler dedik, oh ve geldiler dedik ama hiç bunun sonucunu nasıl olduğunu ve insanları nasıl etkilediğini düşünmedik. O yüzden belki romanlar bize düşünmeyi öğretiyor. Bu serinin bazı yerleri okunmak için mücadele istese de okunmaya değer olan çok değerli bir seri bence. Mübadele sonrasında, Türkiye'de bir adanın boşalmasından sonra adaya yerleşecek herkesin hikayesini tek tek okuyoruz. Karakteri anlamak için onların hikayelerini de bilmek gerekiyor o yüzden her bir karakterin hikayelerine şahit olmak bambaşka bir yere taşıyor romanı. Boşalan bu adadan gitmeyen biri vardır, Vasili( İstanbul'a bağlı olduğu için mubadeleye dahil olmuyor). Vasili adada yalnız değildir bir şekilde Poyrazla( Abbas) sessiz savaşı biter ve kardeş gibi olurlar. Ve adaya 3. Gelenlerden biri Lena olur. Sonra Melek Hatun ve oğlu Kadri kaptan derken ada yavaş yavaş her seride daha da dolmaya başlar. Bu sadece bir ada değil, bu bir aile evi haline gelir. Dostluk, arkadaşlık annelik babalık , kardeşlik... Hepsi için çok uzun zaman geçirip kan bağları olmasa da birbirlerine bağlı olurlar. Ve adeta insanlığa örnek olacak bir örnek olurlar. Berbart barış içinde nasıl yaşanılabilecegini göstermelerini yanında acıların bir şekilde ne kadar ortak olduğunu da gösterirler.
Tarihin kara lekesi gibi olan bu mübadele, çok can yakar çok insanı mağdur eder. Yunanistan'da çok zengin olan işini iyi yerlere getiren Türkiye'de böyle olmayabilir, ya da Türkiye'de iyi bir yere gelmiş bir Rum da Yunanistan'da aynı kosullati kendine
Bir ada hikâyesi dortlemesinin üçüncü kitabı #k:1092.
Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana, Karıncanın Su İçtiği'ne göre bir karşılaştırma yapacaksam bu kitaba çok büyük sabır gerekiyor bence. Okumak için çok uğraştım, kötü demek değil bu sadece çok durağan sıradan günlük gibi ilerliyordu bazı yerleri. Hayatın bu kadar içinden olması bu bakımdan güzel olabilir fakat benim için birazcık sıkıcı ilerledi. Bunca sıkıcı ilerlemesine rağmen güzeldi, toplumsal anlamda bir çok mesaj barındırıyor gene. Benim için Yaşar Kemal bu bağlamda çok farklı bir yerde daha önceki incelemelerde de yazdım bazı görüşlerimi aşındırıp daha farklı açıdan bakmamı sağladı. Bu seride de tarihten hep okudugumuz, hâlâ bazen konuştuğumuz bir sorun olan 1930'larda yapılmış mübadele konunun merkezinde. Bu üçünde de mübadele esnasında yaşanan zorluklar, sonrasinda yaşananlari konu alıyor. Bu yüzden bakış açınızı her iki taraf için değiştirebilecek bir seri. Yaşar Kemal zaten bu tarz konuları çok iyi anlatıyor. Sadece mübadele değil, cumhuriyetin kurulması, kurtuluş savaşında sarıkamış Çanakkale cephesinde yaşananlara da kısaca değinilmiş. Roman zaten birinci ikinci kitaptan bağımsız ilerlemiyor aynı olaylar farklı gelişmelerle ve aralarına katılan yeni insanlarla devam ediyor. Değişen tek şey zaman.
KEYİFLİ OKUMALAR
“Oradaki her insan büyük acılardan geliyordu. Kimin yoksulluklardan, açlıklardan, kimi savaşlardan, kimi kan seli içinden, kimi ovalarca serilmiş yatan ölülerin üstünden geçerek, kimi asker ölüsü kokularından burunlarının direği kırılarak, kokulara dayanamayarak ölenleri görerek, yaşayarak, kokulardan bayılarak, ölümlerden ölüm beğenlerden buraya gelmişlerdi.”
Bir Ada Hikâyesi dörtlemesinin birinci kitabi Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana'dan sonra serinin ikinci kitabı Karıncanın Su İçtiği'in de sonuna geldim.
Romanda hepimizin tarihte bildiği bir konunun arka yüzünde yaşananlar anlatılıyor. Yunanistan ile yaşanan mübadelenin arka yüzünde nasıl acılar nasıl zorluklar yaşandığını okuyacaksınız. Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana kitabında Türkiye'den gönderilen Rumlardan sonra ada iki kişiye kalmıştı biri savaştan çıkmış ve düşmanlarından kaçan Poyraz Musa diğeri ise Yunanistan'a gitmek istemeyen, kütüğü İstanbul'da olduğu söylenen (mübadelede Batı Trakya ve istanbul hariçti) ve adada gizlice yaşamaya başlayan Vasili'ydi. Kitabın sonlarında Rum olan Lena da bir şekilde adaya gelir ve bu iki kişinin gizli savaşına son verip yeni bir ortam yaratır. Fırat Suyu Kan Akıyor kitabı tam olarak orada biterken Karıncanın Su İçtiği oradan söz alıp devam ediyor ve Karıncanın Su İçtiği kitabında ada gittikçe dolar. Herkesin ayrı acıklı hikayesi vardır, herkesin arkasinda bıraktığı biri ya da bir mazisi vardı. Savaş ve mübadele bu insanların hayatlarında birçok şeyi değiştir.
Yaşar Kemal'in hangi kitabını okusam içim çok acıyor. Savaşta olağanüstü bir kahramanlık gösterenler savaştan sonra hep itilip kakiliyor, zulme maruz kalıyor ama hainlik edip düşmanla işbirliği yapıp sonra savaşın kazanilacagini anladığında aniden taraf değiştiren ya da savaştan kaçan birileri de el üstünde tutuluyor. Bunu okuduğum birçok Yaşar Kemal kitabında çok gördüm. İnce Memed Seti (4 Kitap) serisinde