Devamlı uygulama yapılarak elde edilen gerçek erdem öyle bir yaşam duruşudur ki, ahlaki açıdan iyi olan eylemi ne tesadüfe ne de sosyal baskıya bırakır.
Şu anda dünya aptallara, huzursuzlara, yüreksizlere ait. Yaşama ve başarma hakkına sahip olmak için, bir akıl hastanesine kapatılmak için gereken şartları yerine getirmek zorundasınız: düşünememe, ahlaka aykırı davranma ve aşırı coşku.
Nefret ettiğim bir şey varsa, o da reformculardır. Reformcular üşenmeden dünyadaki yüzeysel kötülükleri tek tek tespit eder, sonra da bunları gidermek üzere kendini ortaya atar, ama böyle yapmakla temeldeki kötülükleri derinleştirmiş olurlar. Doğru, hekimler de hasta bedeni sağlıklı bedene benzetmeye çalışır; ama toplumsal hayatta neyin sağlıklı, neyin hastalıklı olduğunu bilemeyiz.
Canlı varlıklarda içgüdünün zekâ görüntüsü altında varlığını sürdürmesi, bence seyredilmeye değer en özel, en değişmez olaylardan biridir. Bilincin gerçekdışı bir şekilde başka bir kılığa bürünmesi, benim gözümde, hiçbir şeyin üzerini örtemeyen o bilinçsizliği iyice ortaya sermekten başka işe yaramaz.