Canan Öztürk

Canan Öztürk
@OkuyanbirCanan
Kelebeğin ömrü
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2026 14:24
Dominik Cumhuriyeti'nin diktatör lideri Trujillo zamanında yaşamış üç kız kardeşin direniş hikayesini anlatan kitap gerçek bir olaydan hareketle kurgulanmış. Mirabal kardeşler olarak tanınan bu kızlar özgürlüğün bedelinin ne denli ağır olduğunu kanıtı. Kitap her bir kızın ağzından anlatılan bölümlerden oluşuyor. En beğendiğim bölüm bir tanesinin tuttuğu günlükler oldu. Yaşanmış bir olay olduğu için araştırdığınızda bu kardeşleri görebilirsiniz, hatta direnişin sembolü olarak heykelleri de dikilmiş."Kelebek" de bu kardeşlerin kod adı. Bu 3 kız kardeşten o kadar korkmuşlar ki onları önce hapse atıyorlar, sonra katlediyorlar. Katledildikleri 25 Kasım (1960) tarihi "Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü" ilan edilmiş. Okumanızı tavsiye ederim.
Kelebekler ZamanıJulia Alvarez · Ayrıntı Yayınları · 2017687 okunma
Reklam
10/10
·227 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2026 12:48
Gospodinov ayağa kalk, büyüğün geldi!Bir yas kitabı olan Bahçıvan ve Ölüm'ün şu sıralar bu kadar popüler olmasının sebebi okurların henüz Kemal Varol'un bu metniyle tanışmamış olmamasıdır diye düşünüyorum. Özellikle baba kaybı yaşamış, yas sürecindeki bir erkeği-bir oğulu çok etkileyecek bir kitap. Konuşulmayanlar, konuşulamayacaklar, yaşanmamışlıklar, kapanması zor kanayan yaralar, derin bir hüzün... içeriyor. Okurken bir ara "yine dert sahibi olduk iyi mi" derken buldum kendimi. Gözümden düşemeyen bir damla, midemin ortasında bir yumruyla tamamladım. Ayrıca unutulmaya yüz tutmuş Âşıklık geleneğini hatırlatıp kültürel değerlerimize sahip çıkması da çok güzeldi. Üçleme olarak okunduğu tavsiyesiyle başladığım bu seride Aşıklar Bayramı bağımsız da okunabilir. Ama sıralama: Ucunda Ölüm Var, Aşıklar Bayramı ve Babamın Bağlaması şeklinde. İlgilisine tavsiye ederim.
Aşıklar BayramıKemal Varol · İletişim Yayınları · 20194,334 okunma
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2025 50. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2025 21:04
Madem başladım bir inceleme de bu kitaba yazayım. Müthiş ürkütücü bir distopya. Epeydir erteliyordum okumayı, dili ağır sanmıştım fakat çok basit okunuyor. Bir de dizisi var: The Handmaid's Tale. Paralel okudum. Hatta dizi izlerken önden gidiyordum, okumayı ona yetiştirdim :) İlk defa bir uyarlamayı kitabından başarılı buldum. Konusu çok orijinal. Bu nasıl bir yaratıcılıktır nasıl bir hayalgücüdür hayran kaldım. Ülkede darbe oluyor ve sapık bir tarikat yönetimi ele geçiriyor. Nufüs artış hızı düştüğü için kadınları damızlık hayvan gibi üremek için kullanıyorlar. Pek çok kadın esir ediliyor, hamile kalıyor, çocuk doğurup başka bir aileye gönderiliyor.Bu döngü böyle devam ediyor.Çocuk sahibi olmak sadece komutan ailelerine mahsus. Düşüncesi bile korkunç. Damızlık kadının önemi yok. Duygular yok. Sadece bunu yaparken kurallar var. Okumanızı öneririm. Neticede dünyada en çok konuşulan konu yüzyıllardır giydiği-giymediğiyle, yaptığı-yapmadığıyla kadın olmuştur sanırım. Herkesin kadınlar üzerinde söz hakkı var. Bu yönüyle kitap toplumsal bir eleştiri. Ülkemizde bile kadın hala bazı yörelerde kendi hayatıyla ilgili söz söyleme hakkına bile sahip değil, soy devam ettirme amacıyla evlendiriliyor. Gerçek yaşamla bu denli benzer olması da üzücü. Kitabın devamı da var: Ahitler. Bu kitabı biraz sindireyim onu da okuyacağım.
Damızlık Kızın ÖyküsüMargaret Atwood · Doğan Kitap · 201914,7bin okunma
8/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2025 51. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2025 17:04
Şermin Yaşar'ı çocuklarının bebeklik döneminden beri takip ediyorum. Oyuncuanne hesabıyla faydalı içerikleri dikkatimi çekmişti. Sonra çocukları büyüdü, blog yazılarıyla devam etti. Kendi de Türk Dili ve Edebiyatı bölümü mezunu olduğu için kelimelerle dans etmesi çok hoşuma gidiyor. Hatta sevenleri bilir dünyanın ilk Kelime Müzesi'ni Ankara'da kurdu. Çabası, yaratıcılığı, enerjisi takdire şayan. İki kere de imza gününe(söyleşi) gitmişliğim var, insan olarak da beğenirim. Biraz da nerdeyse akran olduğumuz için sempati duyuyorum galiba kendisine. 80'lerde doğmak, 90'larda çocuk olmak bence çok özel. Öncelikle yazarlık serüveninin bu kadar yakın tanığı olmuşken romanda hikâyeye göre kendisini daha başarılı buluyorum. Söyleme Bilmesinler ilk romanıydı ve hikaye kitaplarına göre tekniği oturmuştu. Bu kitabında da kalemi yetkinleşmiş, romanla devam etmesi gerektiğini düşünüyorum. Hikayelerde vermek istediği duygu havada kalıyordu, romanda ise kahramanlarının ruh halleri tamamen okuyucuya geçiyor. Hatta bir ara dert sahibi oldum okurken, çok acıklı, duygusal. Edebi uslubü olmayan, kolay okunan kitaplar. Ama yazarken mizah amaçlı mı bilmiyorum bazı söylemleri yavan kalıyor. Espri katmaya çalışmasa daha tok durur yazılanlar.Öylece dümdüz duyguyu yansıtsa... Özellikle kahramanların iç konuşmaları sırasında avam söylemleri gereksiz geliyor, metni basitleştiriyor. Ben mi daha ağır bir dil arıyorum diye kendimi sorgularken buluyorum, belki okuyucunun hoşuna gidiyordur bu dil bilemiyorum. Tek kusuru bu. Konusuna gelecek olursam... Çeşitli sebeplerle yalnız olan iki kadının karşılaşması diyebilirim. Çeşitli sebepleri siz okuyun, daha fazla ipucu vermeyeceğim. Keyifli okumalar :)
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,7bin okunma
10/10
·189 syf.··
Beğendi
·
2025 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2025 13:16
İletişim yayınlarının bu serisini çok beğendim. Bu kitaptan önce de Zor Bir Ailede Büyümek kitabından istifade etmiştim. Her ikisi de ilgilisine faydalı olacak kitaplar. Hayır demek, diyebilmek bazılarımız için o kadar da kolay değil. Özellikle sürekli uyumlu olması öğütlenmiş 90'lar çocukları için. Bana "Hayır diyebilme güncellemesi" 33'ten sonra geldi,şükür ki:) Hala bazı yerlerde ve zamanlarda zorlandığım oluyor ama "yolda olmak" çok keyifli. Bu kitabı hayır diyemediğim için değil 'Bakalım ne kadar doğru yapıyorum?' diye okudum. Keşke hayır diyemediğim dönemlerde okusaymışım. Hayır diyebilmek cesaret işi. Bedelleri var. Fakat gün sonunda 'böyle bir dünya varmış'ı görüp kendini seçmek, seçimlerine güvenmek çok güzel hatta tarifsiz. Bahsedilen hayır "yapıcı bir hayır", sürekli karşı çıkan "hayır" lardan değil yanlış anlaşılmasın. Yazar kitabı bu bağlamda bölümlere de ayırmış : İş hayatında hayır, ailede hayır, dostluk ilişkilerinde hayır, gündelik hayatta hayır gibi. Örnek yaşantılar verip çözüm yolları sunmuş. Okurun eksik olduğunu düşündüğü yerlerde kendine seçebileceği yöntemler var. Ayrıca hayır diyebilmek bir süreç. Ama o ilk "hayır" dan sonraki ferahlamayı hissedince her şey daha kolaylaşıyor emin olun.
Hayır Demeyi BilmekMarie Haddou · İletişim Yayınları · 2021362 okunma
Reklam