• İnsanlar! Şeytanın süt kardeşi!
    Bazı bazı sizleri de gördüm uzaktan;
    O zaman sövmek geldi içimden
    Ayıptır söylemesi...
  • Sülfür inceldi ve
    en yorgun yerinden kırıldı ayna.
    Tenhaydı düşlerim, geceydi, çıkıp geldim işte
    Su ve ateş bir de gülünç yalnızlığım var sana
    Getirebildiğim, kokularını yitirmişti güller..

    Suyu dinle,ateşi yak özledim demek bu!

    Parasız yatılı hüzünlerden ne kalır geriye
    Biraz Tamil biraz Türküz ayıptır söylemesi
    İntiharsa günahtır külliyen yasak bilirsin
    Pısırık bir ihtilal gibi getirdim sana bunları
    Bir de belleğim, başıma bela,hazin,
    ve komik üstelik
    Hatırla eskiyen meydan saatini, çocukluğundur
    Tayyare pulları getirdim sana,evden kaçışlarımı
    İstersen yok say bunları tespih de yapabilirsin

    Beni vur saatin altında seni seviyorumdur bu

    Şiir yazan bir adamın fotoğrafı var yanımda
    Kendini ölümlü sanıyor onu getirdim,
    ganimettir!
    Büyüdü büyülenerek,
    taşlayarak kovdu kabilesi onu
    Suyun öte yakasında yaşadı,
    Sisyphos dediler adına

    Sülfür inceldi ve en yorgun yerinden kırıldı ayna
    Ayna pusluydu bunca yıl nice sır taşımaktan
    Kırılmanın sesini duydum ve onu getirdim sana
    Unutulmaya geldim işte onarılmaya değil

    Kov beni kabilenden
    ama bekliyorum demek bu..
  • William Shakespeare’in çok bilinmeyen kitaplarındandır. Romalı General Antonius ile Kleopatra’nın aşklarının yanı sıra Sezar ile Pompeius arasındaki savaşı da anlatan tiyatro eseridir.
    Diyaloglarda platonik aşklardan çok tensel aşkın öne çıktığı pasajlar vardır.
    Doğudaki orduların komutanı Antonius, Kleopatra ile aşk yaşarken Sezar ile bozuk olan ilişkilerinin düzeltilmesi için Sezar’ın kızkardeşi Octavia ile diplomatik evlilik yapar. Diğer taraftan gönlü hala Kleopatra’dadır. Tekrar Kleopatra’ya döner. Sezar ile yeniden savaşa tutuşur. Kara savaşında üstün olan Antonius’un ordusu, deniz savaşında kendisine yardım eden Kleopatra’nın donanmasının son anda savaştan kaçması ile deniz savaşını kaybeder.
    Sezar, savaşın peşini bırakmaz. Antonius savaşı kaybedince onurlu bir şekilde intihar eder. Kleopatra ise yaşanılan bu süreçte güvenilmez bir profil çizse de sonunda . Antonius’un acısına dayanamaz ve oda intiharı seçer.
    Basit diyaloglar gibi görünen ancak satır aralarında bolca metaforlar, felsefik derinliklerle bezeli cümlelerle dolu klasik.
    “Sevgide ölçü mü aranır… dilencilerin olsun”
    “İşlenmeyen düşünce tarlasını yaban otları sarar;
    Kötülüklerimizi yüzümüze vurmaksa,
    Düşünce tarlamızı sürmek gibidir.”
    “Bugün en sevdiğimiz şey dönüp dolaşıp, en az sevdiğimiz şey oluyor yarın.”
    “Bizim kaypak halkımız değerli bir adama,
    değerleri yok olup gitmedikçe bağlanmaz.”
    “Hep korku içinde yaşattığımız insan nefret eder sonunda bizden.”
    “En acı şeyleri en tatlı sözlerle anlatın ki sitemler hakarete varmasın.”
    “Dürüst olmadan da güçlü olamam zaten.”
    “Doğrunun dilsiz olması gerektiğini unutacaktım az kalsın.”
    “İnsanın yaptığını söylemesi ayıptır.”
    “Soysuzlaştı bu ellerim benim,
    Benden güçsüz bir insana vurmakla.”
    “Büyük işler ikinci adama çok görünür.”
    “Dürüstlüğüm ve ben çatışmaya başladık.”
    “Çılgınlara bağlandı mı insan,
    Çılgınlığa varıyor düpedüz bağlılık.”
    “Azgın bir acı var içimde çünkü;
    Bu acıyı anlatmaya kalkmak,
    Boynuna ip geçirilmiş bir insanın,
    Celladın ustalığına şükretmesinden farksız olur.”
    Yiğitlik akla kafa tutar oldu mu
    Kendi kullanacağı kılıcı kendi körletir.”
  • Biraz Tamil biraz Türküz ayıptır söylemesi
    İntiharsa günahtır külliyen yasak bilirsin
    Pısırık bir ihtilal gibi getirdim sana bunları
    Bir de belleğim, başıma bela hazin ve komik üstelik
  • Kitapta Osmanlı devlet adamlarının faziletini anlatan birbirinden güzel nükteler, anekdotlar var.Son zamanlarda sosyal medyada sıkça paylaşılan "Müslümana haram gayrimüslime helal olan" çeşmenin hikâyesi başımızı önümüze eğerek düşünmemizi gerektiriyor.Ahmet Vefik Paşa'nın herkese siz nerelisiniz diyerek memleketini sorması üzerine gayrimüslimler göğsünü gere gere cevap verdiği hâlde yaşlı bir dedenin utana sıkıla "Ayıptır söylemesi Türküm Paşa hazretleri" demesi üzerine Ahmet Vefik Paşa celallenip "Türküm demek neden ayıp olacakmış ben de Türk'üm" der.Bunun üzerine dede bocalayıp "Siz de Türk müsünüz Paşa hazretleri,Türk'ten hiç paşa olur mu paşa hazretleri"diye şaşkınlığını ifade eder."Ahmet Vefik Paşa "Paşa ne kelime üç kıtaya hükmeden Osmanlı padişahları da Türk" der ve arkasını dönerek oradakilere sezdirmeden ağlamaya başlar.Bunu okurken tüylerim diken diken oldu.
    En sevdiğim anektod ise adeta beni anlatıyor.Nazır Bey de benim gibi dalgın bir adam.Çok meşgul olduğu zaman kapısına "Nazır Bey bugün meşgul.Girmeyiniz." yazısı asılırmış.Nazır bey bazen sabahları erken saatte gelir.Yazıyı görünce nazır beyin kendisi olduğunu unutarak "Nazır Bey meşgulmuş rahatsız etmeyelim diyerek geri dönermiş.
  • "Âşık olmaktan korkmalı! Ruhu ve bünyeyi altüst eden bir hadise! Kan dolaşımı hızlanır, kalbinin sesini duyar olursun; düşünememeye başlar, aptallaşırsın ayıptır söylemesi. Heyecandan kafan çalışmaz, başkası gibi konuşur, kendini unutursun. Bu da çekilir bir şey değildir. Kim heveslenir bunun için? "
  • Şiirimiz mor külhanidir abiler

    Topağacından aparthanlarda odası bulunamaz
    Yarısı silinmiş bir ejderhanın düzüşüm üzre eylemde Kiralık bir kentin giriş kapılarına kara kireçle
    Şairlerin ümüğüne çökerken işaretlenmesinin şiiridir.

    Ayıptır söylemesi vakitsiz Üsküdarlıyız abiler