Kütüphanede zaman durmuş gibi değildi. Sanki zaman burada ele geçirilmiş, burada ve tüm kütüphanelerde toplanmıştı; yalnızca benim zamanım, benim yaşamım da değildi bu, tüm insanlığın zamanıydı korunan. Kütüphanelerde zaman bir baraj görevi görüyor, sadece durmuyor, aynı zamanda birikiyordu. Kütüphane, anlatıların ve onları bulmaya gelen insanların biriktiği bir havuzdur. Ölümsüzlüğe kaçamak bir bakış atabildiğimiz yerdir burası; kütüphanelerde sonsuza dek yaşayabiliriz.
Sayfa 12·Kitabı okudu
Çankaya sırtları, Çiftlik, Baraj yolları, Etlik, Keçiören bağları velhasıl nerden bakarsanız bakınız, cam gibi keskin bir ışık altında bu kaleyi, bütün arazi terkiplerini kendisinde topladığı ufka hep aynı sükûnetle hâkim görürsünüz. Bazen geniş sağrısını rüzgâra vermiş bir harp gemisi gibi zaman ve hadiselerin denizinde çevik ve kudretli yüzer, bazen bir iç kale, bütün ümitlerin kendisinde toplandığı son sığınak olur, bazen bir kartal yuvası gibi erişilmesi imkânsız yükselir.
Acı, anlatımın akıntısına başta karşı duran bir "baraj"dır. Ama "akıntının eğimi yeterince güçlü olduğunda" bu baraj "yıkılır" ve "akıntı yoluna çıkan her şeyi mutlu bir unutmanın denizine taşır"... Ancak acı, anlatımın akıntısına karşı duran bir barajdan ibaret değildir. Akıntının kabararak barajı önüne katıp sürüklemesini sağlayan bizzat odur. Anlatımı başlatan acıdır esas olarak. Ancak böylelikle gerçekten de "[insanın] teknesini yüzdürebileceği, onu denize taşıyacak suyu tükenmez bir nehir" olabilir acı.
Sayfa 34·Kitabı okudu
Irmaklar ve göller uluslararası sınırların da işaretleridir ve en az on ırmak bir düzineden fazla sınırdan geçmektedir; bu nedenle bir ülkenin o suya yönelik herhangi bir hareketi diğer ülkeleri etkilemektedir. Etiyopya, Nil'in sularının yüzde 85'ini kontrol ediyor; Türkiye Fırat üzerindeki barajlarıyla, Suriye'ye su akışını kontrol ediyor. Bangladeş, sel baskınları nedeniyle Hindistan ve Nepal'in Ganj ve Brahmaputra ırmaklarının akışını kontrol etmek için baraj inşa etmelerini istiyor...
Hayata Dair
Hayatımın baraj sorusu: kemik kırığı mı daha çok acı verir, onur kırığı mı?
“ O an içimde bir şeyler çöktü, bir baraj ya da set. Kendimi savrulmuş gibi hissettim, olduğum yerde duramaz halde. Çığlık attım ama çığlıklarım suskundu. Boğuluyordum.”
Sayfa 148·Kitabı okudu