Puan vermedi·314 syf.··
2026 72. kitabı
Denemeler, insanın kendini tanıması, ölüm, dostluk, korku ve yalnızlık gibi evrensel temalar üzerine felsefi ve samimi bir dille kaleme alınmış düşünceler bütünüdür. Michel de Montaigne, Antik Çağ düşünürlerinden beslenerek kurucusu olduğu bu türde, dogmalardan uzak durarak insan doğasını tüm eksiklikleri ve çelişkileriyle masaya yatırır ve okuyucuyu kendi derin iç dünyasıyla yüzleştirir.
DenemelerMontaigne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202065,6bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 32. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 21:00
Ahmet Yaşar Ocak'ın Türk Sufiliğine Bakışlar adlı eseri, Türk tasavvuf tarihini anlamak isteyenler için önemli bir başvuru kaynağı niteliğindedir. Eseri okurken dikkatimi çeken ilk husus, yazarın tasavvufu yalnızca dinî ve mistik bir alan olarak ele almaması, aynı zamanda tarihî ve toplumsal bir olgu olarak incelemesidir. Bu yaklaşım, kitabı geleneksel tasavvuf anlatılarından ayıran en önemli özelliklerden biridir. Kitapta özellikle Türklerin İslamlaşma sürecinde tasavvufun oynadığı rol ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır. Ahmed Yesevî ve Yesevîlik geleneği üzerinden Anadolu'da şekillenen tasavvuf anlayışının kökenleri tartışılırken, menkıbeler ve tarihî belgeler karşılaştırmalı bir şekilde değerlendirilmiştir. Bu durum, okuyucuya yalnızca olayları değil, olayların arka planındaki sosyal ve kültürel dinamikleri de görme imkânı sunmaktadır. Eserde dikkatimi çeken bir diğer nokta, heterodoks olarak tanımlanan derviş çevrelerinin Anadolu'nun dinî yapısındaki etkisinin vurgulanmasıdır. Ahmet Yaşar Ocak, Bektaşîlik, Babaîlik ve benzeri oluşumları ideolojik yaklaşımlardan uzak durarak tarihsel bağlam içerisinde değerlendirmeye çalışmaktadır. Bu tutum, konuların daha nesnel bir şekilde ele alınmasına katkı sağlamaktadır. Yazarın kullandığı dil genel olarak akademik olmakla birlikte anlaşılırdır. Ancak tasavvuf tarihi ve Orta Çağ Anadolu tarihi hakkında ön bilgisi olmayan okuyucular için bazı bölümler yoğun gelebilir. Buna rağmen eser, sunduğu kaynaklar ve yaptığı analizlerle okuyucuyu düşünmeye sevk eden bir niteliğe sahiptir. Sonuç olarak Türk Sufiliğine Bakışlar, Türk tasavvuf tarihine eleştirel ve bilimsel bir perspektiften yaklaşan önemli bir çalışmadır. Kitap, yalnızca tasavvufun dinî boyutunu değil, aynı zamanda toplumsal ve tarihî işlevlerini de ortaya koymaktadır. Bu
1000Kitap
Türk Sufiliğine BakışlarAhmet Yaşar Ocak · İletişim Yayınları · 2018126 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“Zaman değerlidir. Onu yitirme.”
9/10
·304 syf.·
2026 12. kitabı
Momo, bize distopik bir masal anlatısı sunuyor. Ve her masalın bir mesajı vardır günümüze. Momo’nun mesajı ise insanların insanlığını koruyabilmesi zamanının kıymetini bilmesine bağlıdır. ••• Yazar neden masal aracılığıyla modern çağa gönderme yapmayı tercih etmiş? Bunun birçok sebebi olabilir. Benim kanaatime göre masallar ve hikâyeler, hakikati doğrudan söylemekten daha etkili bir yol sunar. İnsanlar kendilerine anlatılan gerçeklere bazen direnç gösterebilir; fakat bir hikâyenin içine gizlenmiş hakikat, kalbe daha kolay ulaşır. Olağanüstü olaylar ve semboller sayesinde okuyucu, kendi hayatını fark etmeden sorgulamaya başlar. Momo da tam olarak bunu başarır. Bir çocuk masalı gibi görünürken aslında modern insanın zamanla, hayatla ve kendi ruhuyla kurduğu ilişkiyi anlatır. Kitabın en önemli mesajı: “İnsan, sevdiklerine, hakikate ve kendi ruhuna ayırdığı zamanı koruyabildiği ölçüde özgürdür.” ••• Kitap adeta çağımızın bir fotoğrafını çekmiş. Kitaptaki her karakterle çağın farklı bir sorununa vurgu yapmış. Beppo, Gigi, Kassiopea, Duman Adamlar ve tabii ki Momo. Her bir karakterin yaşamından derin dersler çıkarıyoruz. Kapitalizm, hızlı yaşam, hedonizm, hayal gücünü kaybetme, tektipleşme, bireyselleşme, bencillik, vs. Sürekli vaktimizin yetmediğine şikayetle geçiyor günlerimiz. Hiçbir şeye yetişemiyoruz, hep zaman az geliyor. Şöyle dönüp baktığımızda “neler yaptık?” diye kendimize sorduğumuzda ise çok da ahım şahım işler yapmadığımızı görüyoruz. ••• Kitaptaki Duman Adamlar bana şeytanın insana verdiği vesveseleri çağrıştırdı. İnsan, hayatı boyunca farklı seslerin çağrısıyla karşı karşıya kalır. Bu sesler bazen hakka, bazen de batıla yönlendirir. Hak ile batıl arasındaki mücadele insanlık tarihi kadar eskidir ve kıyamete kadar da devam edecektir. Kur’an’da şeytanın insanı
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,1bin okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
ANTİK YUNAN KADIN KIYAFETLERİ J. MOYR SMITH .... 1882 yılında J. Moyr Smith tarafından "Antik Yunan Kadın Kıyafeterİ" basit bir dille yazılmış. Antikçağ'a alaka duyan, Yunan kadın kıyafetleri konusunda derli toplu bir kaynak okumak isteyen herkese tavsiyemdir. Biraz uzun bir yazı oldu, enteresan bilgilerdi yazmadan edemedim. Naçizane okumanızı öneririm. Kitaptan alıntılar: ✓ Homeros döneminde Yunan ırkı için genel bir tanımlama yoktur,..... Yunanlıları tanımlamak istediği zaman, ya en önemli kabilenin adını ya da İlyada'nın ilk dizelerinde olduğu gibi Akhalar kelimesini kullanmaktadır. ✓Spartalı kadınlar bütün komşu bölgelerine kıyasla çok daha farklı bir giyim tarzına sahipdiler: burada bakire kızlar yüzleri açık gezerken evli kadınlar bir duvak ile yüzlerini örterlerdi. Bu uygulamadaki temel amaç bakire kızların kendileri için bir eş bulmaları, evli kadınların ise zaten var olan eşlerini ellerinde tutmaları olarak açıklanabilir. ✓ Spartalı kızlar çok kısa kıyafetler giyerek ya da çıplak olarak koşu, güreş, disk fırlatma ve ok atma gibi birçok spor dalında faaliyet gösterme özgürlüğüne sahiplerdi bu da vücutlarını daha dayanıklı ve güçlü bir hale getiriyordu. ✓ Bununla birlikte çıplaklık Spartalı kızları sadeliğe alıştırıyor, güçlü bir bedene sahip olmaları için teşvik ediyor;.... ✓Yunanistan'ın oldukça sıcak bir iklime sahip olması sebebiyle ve aynı zamanda Yunanlıların iyi bir zevke sahip olmaları sayesinde, vücuda yapışan çok dar kıyafetler kadınlarınca tercih edilmezdi.... Hem Yunanistan'da hem de başka yerlerde kadın kıyafetlerindeki sadelik zarafetin simgesiydi. Erken dönemlerde hem erkek hem de kadın kıyafetlerinin etkileyiciliği onların zengin süslemelerine bağlıydı;.... ✓ Yunan kadınlarının giydiği başlıca iki tip kıyafet vardır. Bunlardan ilki çıplak beden
Tarih
Antik Yunan Kadın KıyafetleriJ. Moyr Smith · Töz Yayınları · 202010 okunma
7/10
·104 syf.··
2026 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 13:28
Kitap, Orta Çağ'da yaşandığı söylenen "ölüm dansı" salgınından esinleniyor. İlk başta tuhaf ve hatta biraz ürkütücü geliyor ama sayfalar ilerledikçe insan kendini ölümün gölgesinde geçen bu çılgın hikâyenin içinde buluyor. Ölümün, korkunun ve insanlığın en karanlık yanlarının anlatıldığı bir hikâye olmasına rağmen yer yer güldürmeyi de başarıyor. Bu yüzden herkese hitap etmeyebilir; ancak alışılmışın dışında, biraz karanlık ve sıra dışı romanları sevenler için oldukça etkileyici. Arada Türklere yer vermesi, anlatması güzeldi. "Ölümün bile dans ettiği bu hikâye, hem ürpertiyor hem de düşündürüyor."
Düşünce
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 99. kitabı
Yıldız SilierYıldız Silier Oburluk ÇağıOburluk Çağı adlı kitabında bireyin varoluşuyla kırılma noktalarını Karl MarxKarl Marx, Arthur SchopenhauerArthur Schopenhauer, Friedrich NietzscheFriedrich Nietzsche, Sigmund FreudSigmund Freud, Carl Gustav JungCarl Gustav Jung Zygmunt BaumanZygmunt Bauman, Immanuel KantImmanuel Kant gibi aydınlanma çağının ve SokratesSokrates Platon (Eflatun)Platon (Eflatun), AristotelesAristoteles gibi antik çağın düşünürleri üzerinden anlatım sağlamıştır. Bu anlatımla insanlığn dinamiklerinin değişkenliğini, evren anlayışının, doğayla etkileşimi bağlamında birey, toplum ve kadın incelemesinde bulunmuştur. Kitabın başlıkları ve bölümleri göz önünde tutulduğunda; insan, insan haklarının ve mülkiyet kavramının toplumları, bireyi ve doğayı nasıl dejenere ettiğini, insanın tanımını fransız devrimiyle sanayi devriminin yaşanması ve bunların birbirini ardıllamasından hareketle 'homoeconomicus'a dönüşmesi ve bu dönüşümün bireyin-toplumun özne yıkımı üzerinden okunmasının anlatımını sunmuştur. Bu sunuş okuyucuyu hem modern hem postmodern hem de geçmiş tarihin izlekleri ve izleri hakkında bilgi vermektedir. Kitabın son bölümüne gelindiğinde kadınlığın bir etiket ya da marka gibi kullanılmasını eleştirmekle birlikte Simone de BeauvoirSimone de Beauvoir üzerinden feminizm anlatımı yaparak; kadınlığın geçmiş ile şimdi arasındaki bağlam ve bağıntılarını okuyucuya anletmıştır. Özellikle kadının temel nosyonu veya yetkinliği olan 'annelik' formunu ele alarak batı-doğu arasında annelik bağlamının değişkenliğini ve 'kadın'ın temel formunun 'annelik'tek ziyade kendini gerçekleştirmek hem potansiyel hem de eylemsel noktalarına değinmiştir. Sonuç olarak; Yıldız SilierYıldız Silier Oburluk ÇağıOburluk Çağı kitabında çağımızın tüketim toplumunu eleştirirken; kimlikleri, bireyi, toplumu ve hatta tarihsel ve kültürel mirasın uğradığı dejenerasyonu ve kadın kimliğinin modern çağ ile birlikte evrimleştiği yönü saptamıştır. Böylelikle eser okuyucuya kendi var olduğu anı merkez kabul ederek; o kendilik anını oluşturan algıları, olguları, olumlamaları ve olumsuzlamaları anlatım
Oburluk ÇağıYıldız Silier · Yordam Kitap · 2011337 okunma