Mehmed Birgivî'yi izleyen Kadızâde Mehmed, IV. Murad döneminde vâizlerin en ünlüsü oldu. Vâizlerin ayrıcalığı, halk kitlelerine doğrudan hitap etme imkânına sahip olmalarıdır. Kadızâde Mehmed'in halk arasındaki şöhreti Sultan Murad'ın kulağına erişti. Kadı Mehmed kendisine ikbal yolunun açıldığına inandı. Sultanın tütün yasağını kesin bir dille destekledi, pâdişahın men etmesiyle tütünün, "terki lâzım vacibdir, memnû' olmayanlar sultan-i zamana muhalefet sebebiyile vâcibü'l-katillerdir [idamları gerekir]" diyordu -pâdişah, gizlice tütün içen bir yeniçeriyi yakalayıp idam etmiştir. Halkın desteğine muhtaç olan pâdişah, Kadızâdeli'yi himayesi altına aldı. 1631'de onu İstanbul'un câmi'-i kebîri Ayasofya'nın vâizliğine getirdi. Kadızâdeli bu siyasî destekle fikirlerini yaymaya başladı. O zaman Mevlevî Sâkib Dede, Kadızâdeli'nin "Müslümanlar arasında taassub fitnesini uyandırdığını" işaret eder. 1632'de vâlidesi Kösem'in vesâyetinden kurtulmuş olan Sultan Murad, yeniçeri ve sipahi zorbalarına karşı halkın desteğine muhtaçtı, Kadızâdeli de tam bu işi görüyordu. Dinî taassub bir yana, 1651'de Kadızâdeliler halkı, ayaklanıp zalim yeniçeri cuntasını bertaraf eden esnafı temsil etmekte idiler. Esnaf Ayaklanması'nda, dolaylı olarak Kadızâdeli vaazlarının etkisini görmekte abartma yoktur. Câmilerde kalabalık halk kitleleri, sarayın ve zorbaların sorumsuz sömürü ve istibdadına karşı Kadızâdelilerin vaazlarında güç ve cesaret kazanıyordu. Halk Kadızâdelileri kendisine yakın hissediyor, işret meclislerinde zevk u safaya dalan, servet ve lükse düşkün saray etrafındaki kullar sınıfına ve yeniçeri cuntasına kin ve gayzla bakıyordu. Saray bir ara zorbalara karşı halkı peygamberin Sancak-i Şerîf'i etrafında toplamayı denemiştir. Kadızâdeliler hareketinin halkçı karakteri inceleme