İkinci Murad, 1448'de II. Kosova Savaşı'nı kazanarak Balkanlar'da Osmanlı hakimiyetini pekiştirmişti. Sultan bir gün Edirne'de bugünkü Sarayiçi'nde dolaşmaya çıkmıştı. Dolaştıktan sonra saraya dönerken köprü başında oturan Hacı İsa Dede isimli bir derviş "Hey Sultan Murad Han, günahlarına tövbe eyle. Zira, vaden yakındır" dedi. Sultan Murad dervişin bu sözlerini duyunca yanında olan Sarıca Paşa'ya dönerek, "Sen şahit ol. Ben günahlarıma tövbe ettim" dedi ve sonra yine İshak Paşa'ya "Şu derviş kimdir, bilir misin?" diye sordu. Paşa, "Sultanım, bu derviş Bursa'da Emir Sultan müridlerindendir" diye cevap verdi. İkinci Murad, sarayına girdikten sonra baş ağrısına tutuldu. Üç gün yattıktan sonra dördüncü gün 2 Şubat 1451'de kulağına "Rabbine dön!" sesi erişti ve Hakk'ın rahmetine kavuştu.
Tarih
Aydın ellerinde ceren gezerdi Analar al yeşil tuğra bezerdi Bacılar tuğraya sedef düzerdi Sedefin üstüne ayet yazardı İriş pirim iriş, gör ki olanı Kurtar muhannetten elde kalanı Başparmak üstünden bir bulut ağdı Bulut değil de bir koca ağdı Alazlanıp gelen billâh çerağdı İrahmet çekildi, ok, cıda yağdı İriş koç yiğidim uğrular geldi Uğrunun soluğu bağrımı deldi Kılıç üşürürdü, beyi sultanı, Atını koşturdu veziri hanı Biz de helal ettik bu kuşça canı And verdik yoluna, dökeriz kanı İriş Dede Sultan kavgaya iriş İndi can günüdür gazaya iriş I Aydında Ortaklar, Karaburun’da Kılıç ceren oldu oynuyor kında Bir elim harmanda bir elim kanda Kanara kurarız biz de yakında İriş pirim iriş gör ki olanı Kurtar muhannetten elde kalanı Sultanoğlu leşkerine buyurdu Buyruğunu dört bir yana duyurdu Kılıç çaldı ana, bebe savurdu Yalım esti her yanları kavurdu Vur yoldaş vuralım, kavga günüdür Ahırı evveli, gine ölümdür Sultana paşadan muştu salındı Leşker ortasında ziller çalındı Dedemin başına ferman kılındı Bir seher vaktiydi kaddi alındı Sesimi banlasam varabilemez Gayri benim yüzüm gülebilemez
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Halk Ozanı Gibi
"Eşrefoğlu al haberi Bahçe bizde gül bizdedir Biz de Mevla'nın kuluyuz Yetmiş iki dil bizdedir"* Behramoğlu ver haberi Çıkmış düzenin çivisi Senin taka su alıyor Yüzer kötünün gemisi Ören yeri viran olmuş Gerçek dünya yalan olmuş Gelip mülke sultan olmuş Dünkü çulsuzun birisi Kul Hasan Dede, 17. yy.
Sayfa 15 - Tekin Yayınevi·Kitabı okudu
17. asırda Osman Dede isminde bir meczup, Aksaray'da yeni-çeri kulluğunun önündeki kaldırımda tam elli yıl, yaz ve kış anadan doğma çıplak oturmuştu. Yerinden yalnız geceleri, zaruri ihtiyaçlarla kısa bir zaman için ayrılırdı. Bir gün, tebdil gez gezen müstebit hüküm-dar IV. Murad'a: "Murad!.. Murad!.. Dul ananı bana nikâhla verir misin?" diye laf atmış, bu amansız padişahtan anası Kösem Sultan'ı istemişti. Herkes Osman Dede'nin derhal idam olunacağını tahmin etmişti. Fakat Sultan Murad saraya döner dönmez bir kriz geçirdi; bu kendisinin ölümüne sebep olacak olan siroz kriziydi. Nitekim hemen yatağa yattı. Osman Dede bir müddet sonra, mahut kaldırım üstünde eceliyle öldü..
Sayfa 89 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
Tarih
“Yemenden öte bir yerde Düldül hala savaştadır. Ali daha savaştadır. Kafdağının arkasında Köroğlunun Kıratı, dostluk için,yiğitlik,doğruluk için,zulme karşı,bilcümle kötülüklere karşı savaştadır. Alagözlü Dedem Pir Sultan,yedi Derya ötesinde zulme karşı savaştadır. Cümle Kırklar,pirler,iyi kimseler zulme karşı savaştadır,diyordu. Dünya kurulduğundan bu yana güzel dünya savaştadır,kötü dünyaya karşı,çirkin dünyaya karşı. Her gün başka bir gün doğuyor,her gün yeni yıldızlar döşeniyor gökyüzüne,diyordu Dursun Dede. Her doğan gün,her gece gökyüzüne yeniden döşenen yıldızlar savaştadır. Her sabah yeni çiçekler açıyor,dünkünden daha güzel,diyordu Dursun Dede,yeni bebeler doğuyor,her gün her gün yeniden,eskisinden daha sağlıklı. Dünya her gün,her gün,her gün güneş doğarken deri değiştiriyor,yepyeni terütaze oluyor. İnsan, her insan, eğer insansa,her gün, her gün tanyerleri ışırken yeniden doğuyor. Toprağa düşen her tohum,toprağı yaran her filiz yenidir. Gökyüzü her ışıyışında yeniden kuruluyor,dünya yeniden kuruluyor her tan atışında, tohum yepyeni uçuyor,su yepyeni akıyor,ışık yepyeni akıyor. İnsan yüreği yepyeni atıyor. Çiçek sevgiye duruyor,yürek sevgiye duruyor,şırlayıp gelen ışık sevgiye duruyor. Ölüm yok,diyordu Dursun Dede… insan ölüm yok. İnsan sevgiye doğmuyorsa insan olamazsın,o zaman ölürdü işte… İnsan insana doğuyor.”
Ölüden medet ummak.
Anadolu’da sayısız türbe vardır insanların gidip dua edip dilekte bulundukları. Somuncu Baba, Yahya Efendi, Hallâc-ı Mansûr, Eyüp Sultan, Oruç Baba, Tezveren Dede, Telli Baba, Yuşa Hazretleri, Aziz Mahmut Hüdayı, Merkez Efendi, Sümbül Efendi Türbesi, Helvacı Baba Türbesi, Selami Dede, Gözcü Baba, Çifte Gelinler Türbesi, Tuzcu Baba, Zuhurat Baba, Laleli Baba ilk aklıma gelenler. Bunların çoğunda kimin yattığı dahi bilinmez ama yine de insanlar orada yatanların onların dileklerini gerçekleştireceğine inanıp dua eder, adak adarlar