Chuck Palahniuk.
Hiç kapıIdın mı o hisse. Gitmek istersin hani, ama aynı zamanda da kaImak geIir içinden.

Abdullah SAFİDEMİR, bir alıntı ekledi.
15 saat önce · Kitabı okuyor

Cüz: Sûre: 4 Nisâ 85
Kim güzel bir şefâatle şefâatte bulunursa (faydalı bir işe aracı olursa), ona bundan bir nasib vardır. Kim de kötü bir himâye ile şefâatte bulunursa, ona da bundan bir hisse vardır. Zîrâ Allah, herşeye gücü yeten (ve herşeyi gören) dir.

Kur-ân’ı Kerîm Muhtasar Meâli (Açıklamalı), Kolektif (Sayfa 90 - Hayrât Neşriyat)Kur-ân’ı Kerîm Muhtasar Meâli (Açıklamalı), Kolektif (Sayfa 90 - Hayrât Neşriyat)
Ebru, bir alıntı ekledi.
 18 saat önce · Kitabı okuyor

Kıssadan hisse: Her şeyi fazla ciddiye almayın; olayların gülünç yanını da görün. Hepimiz kendi cümlelerimizin içinde sıkışmış, kendi dilbigisel yapılarımız içinde hapsolmuş durumdayız.

Öküzün A'sı, Barry Sanders (Sayfa 95 - Ayrıntı Yayınları)Öküzün A'sı, Barry Sanders (Sayfa 95 - Ayrıntı Yayınları)
Melda, bir alıntı ekledi.
20 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Eskiden her insan hakkında, hiçbir esasa dayanmadan, sırf mukavemet edilmez bir hissin, bir peşin hükmün tesiriyle nasıl “Bu beni anlamaz!” demişsem, bu sefer bu kadın için, gene hiçbir esasa dayanmadan, fakat o yanılmaz ilk hisse tabi olarak: “İşte bu beni anlar!” diyordum.

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 87)Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 87)
Azize, bir alıntı ekledi.
Dün 15:32 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kıssadan Hisse:
Insan neyi aramaktaysa onu bulur.

Kabus, Alev Alatlı (Sayfa 705 - Everest)Kabus, Alev Alatlı (Sayfa 705 - Everest)

26 Haziran 2003, Alaeddin Özdenören'in vefatı.
İkiz kardeşler olduğumuz için paylaşmayı bilirdim. Bu yüzden kıskançlık duygusu nedir, bilmedik. Ne birbirimizi ne de bir başkasını kıskandık. Sadece bir kez bu hisse kapıldım ki, o da rahmetlinin cenazesinin kalkacağı gündü. 26 Haziran 2003 günü, naaşını defnetmek üzere toplandığımızda, "Alaeddin orada da ben neden buradayım ?" Diye kıskanmıştım onu.


Rasim Özdenören

KISSADAN HİSSE
Zülkarneyn Aleyhisselâm ordusuyla gece yolda giderken ordusuna:
– Ayağınıza takılan şeyleri toplayın, diye emir verir.
Ordu bu emri duyunca; içlerinden bir grup:

– Çok yürüdük, çok yorgunuz. Gece vakti bir de ayağımızı takılan şeyleri toplayarak boşuna ağırlık mı yapacağız. Hiçbir şey toplamayalım, diyerek hiçbir şey toplamıyorlar.

İkinci grup ise;
– Madem Komutanımız emretti, birazcık toplayalım, emre muhalefet etmeyelim. Zira ordunun komutanına itaat etmek gerekir, diyerek az bir şey topluyorlar.

Üçüncü grup ise;
-Komutanımız bir şeyi boşuna emretmez. Muhakkak bildiği bir şey vardır. Bir hikmet vardır, diyerek bütün abalarını ağzına kadar doldururlar.

Sabah olduğunda bir de bakıyorlar ki, meğer bir altın madeninden geçmişler de, ayaklarına değen şeylerin altın olduğunun farkına varamamışlar.

Bunu anlayınca:
Hiç almayan birinci grup;
-Ah niçin almadık! Nasıl dinlemedik komutanımızın sözünü. Keşke alsaydık! Bir tane bari alsaydık diyerek pişman oluyorlar.

Az alan ikinci grup ise;
-Ah ne olaydı da biraz daha fazla alsaydık. Ceplerimizi, abalarımızı hınca hınç doldursaydık diye sitem ediyorlar kendilerine.

Çok alan üçüncü grup ise:
– Keşke gereksiz, lüzumu olmayan eşyalarımı atsaydım, daha çok toplasaydım. Her şeyimizi doldursaydık, daha fazla alsaydık diyerek, fazla almalarına rağmen üzülüyorlar.

İşte bu misalde olduğu gibi, Ahirette bütün insanlarda bunun gibi ağıtlarda bulunacak.

Kafir olan;
– Keşke iman etseydik, keşke inansaydık da hiç olmasa Cehenneme girdikten sonra iman etmemiz sonucunda Cennete girseydik, ebedi cehennemden kurtulsaydık,

Mümin, fakat az sevabı olan;
-Keşke biraz daha sevap işleseydim de, biraz daha ikrama mazhar olsaydım.

Mümin,çok sevabı olan ise;
-Ah ne olaydı da Makamımı biraz daha yükseltecek bir vakit daha namaz kılsaydım, biraz daha fazla sadaka verseydim,oruç tutsaydım, biraz daha sevap işleyecek ameller yapsaydım… diyeceklerdir. Rabbim bu misallerden ders almak nasip etsin…

Kıssadan Hisse
Adam, bir haftanın yorgunluğundan sonra pazar sabahı kalktığında, bütün haftanın yorgunluğunu çıkarmak için eline gazetesini aldı ve bütün gün miskinlik yapıp evde oturacağını düşündü. Tam bunları düşünürken, çocuğu koşarak geldi ve parka ne zaman gideceklerini sordu. Baba çocuğuna söz vermişti; bu hafta sonu onu parka götürecekti. Ama hiç dışarıya çıkmak istemediğinden bir bahane uydurması gerekiyordu. Sonra gazetenin promosyon olarak dağıttığı dünya haritası gözüne ilişti. Önce dünya haritasını küçük parçalara ayırdı ve çocuğuna; “Eğer bu haritayı düzeltebilirsen seni parka götüreceğim.” dedi ve sonra kendi kendine düşündü:

“Oh be kurtuldum, en iyi coğrafya profesörünü bile getirsen bu haritayı akşama kadar düzeltemez.”

Aradan 10 dakika geçince, çocuk babasının yanına koşarak gelip dedi ki:
– Baba haritayı düzelttim; artık parka gidebiliriz.Adam önce inanamadı ve görmek istedi. Gördüğünde de hayretler içinde kaldı ve bunu nasıl yaptığını sordu. Çocuk şöyle cevap verdi:

Bana verdiğin haritanın arkasında bir insan resmi vardı. İnsanı düzelttiğim zaman, bütün dünya düzeldi…

(Alıntı)

شيماء, bir alıntı ekledi.
18 May 00:59 · Kitabı okudu · 8/10 puan

ne bir vefa umduk ne de armağan
hisse ele düştü ama bizimdi kıssa
ne bir sevgili aradık ne bir sevda
kalbimizi bir "ulu" kapıda bıraktık

Meryem’in Yokluğunda, Ali Emre (Sayfa 59 - temmuz/ekin yayınları)Meryem’in Yokluğunda, Ali Emre (Sayfa 59 - temmuz/ekin yayınları)
Meili Meylis, bir alıntı ekledi.
17 May 23:27 · Kitabı okuyor

İki sevdalı hep aynı hisse kapılmazlar mı, birbirlerine önceden rastladıkları, aralarında esrarlı bağlar olduğu duygusuna kapılmazlar mı?

Kör Baykuş, Sadık Hidayet (Sayfa 20 - Yapı Kredi Yayınları)Kör Baykuş, Sadık Hidayet (Sayfa 20 - Yapı Kredi Yayınları)