Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol
Hesaplaşma günü geldi. Şimdiye kadar yalnız din kitaplarında yargılandınız. Biz fakirler, zavallılar, yarım yamalaklar, bu kitapları okuyup teselli olurken içinizden güldünüz. Ve çıkarınıza baktınız. Hatta gene sizlerden, sizin gibilerden, büyük düşünürler çıktı ve bu kitapların bizleri uyuşturmak için yazıldıklarını ileri sürdüler. Biz
Kırık Hava Ezgileri - 3
Şu 'tik tak'ları ne kadar da incitici saatlerin! Zamanı ayakta tutabilmek için mi bunca uğraş? Yoksa zamanın kullandığı bir artık mı, kendi yakasından, bu 'tik tak'lar? Zaman, vakit, saat, dakika... Nereye gidiyor, bunca tik tak? Tik. Bir nefes. Tak. Bir nefes. Kimseye tek kelime etmeden nereye gidiyor? Kendisini fark etmemizi mi istiyor? İyi ama fark edenler sadece ölüler! Onu tanımak için, evet zaman buymuş, demek için ölmek mi gerekiyor? Öldükten sonra tanımanın ne anlamı olabilir ki? Ey zaman sen kimsin?! Sana hizmet eden 'tik tak'lar kim? Sen mi vakte hükmediyorsun, vakit mi sana? Aynı mısınız yoksa? İyi ama hiçbir saat zamanı göstermiyor, hepsinin gösterdiği vakit! Sözlükte, vakit için 'zaman' demek, diyor. Ama zaman için 'vakit' demek, demiyor. Sanki vakit bizi zamana taşıyan bir aracı gibi. Ve asla zamana yetişemeyeceğiz. Onun da zaten bu durumu umursayacağını düşünmüyorum. Vakit nakittir. Ya zaman? Vakit akşamdır, diyebiliyoruz ama, zaman akşamdır, diyemiyoruz. Acaba sırlara vakıf olabilmek için zamana mı yetişmemiz gerekiyor? Yoksa zamanı zamana mı bırakmalı? Vaktin esrikliğini mi yaşamalıyız? Vaktin üzerinden vakit geçiyor da, zaman bir şerit gibi umarsızca devam mı ediyor yoluna? Ey zaman kimsin? Ya da dur, gitme! Biz kimiz onu söyle! Nereye, neden, ya biz? Hep peşin sıra mı geleceğiz? Ey vakit sen söyle, hizmet ettiğin bu meczup kim? Acaba 'tutunamadığımız' şey zaman mı? Zamanı değil ama (zaten sözü söyleyene kadar gitti gittiği kadar) ben kimim, bari onu söyle? Karmaşık bir haldeyim. Ne vakittir ne zaman, diye sormuyorum artık! Ne vakit? Öğretmenden Notlar (@ogretmendennotlar)
Reklam
Nice sevdalılar kavuşamadı biz kimiz ki.!
Gerçek Biz Kim?
Olmak istediğimiz biz ile gerçek biz arasında ne kadar farklılıklar var? Bizler, gerçektende olmak istediğimiz biz için ne kadar çabalıyoruz? Olmak istediğimiz biz olmaya, cesaretimiz var mı ki? Peki ya sistemin yarattığı biz kim? Kimiz biz? Bizler kimiz söyler misiniz? Ben söyleyeyim: -Bizler hayal ettiğimiz biz olmaya çalışırken, kendimizden ödün veriyoruz fakat yine de her zaman sistemin olmak istediği biz oluyoruz. *diyar ışık
Alıntı
"Koskoca Peygamberi (s.a.v) üzmüşler bu dünyada biz kimiz ki ? "
‘Ben kimseye sadaka vermem o kadar fakir değilim’ demişti Zerdüşt. İyilikle yapılmayı amaçlanan bir harekette dahi nasıl anlayamıyoruz tepeden baktığımızı. Biz kimiz ki üstte olanlar, kendilerini üstte zannedenler, sadaka vermek isteyenler... Kurtulun bu fakirlikten, armağan etmenin zarifliğine yönelin!!
Reklam
Biz Kimiz ?
Peki, kimiz biz? Kürt’üz-Türk’üz, kadınız-erkeğiz, Aleviyiz-Sünniyiz ama önce insanız. Birbirimize yoktur üstünlüğümüz. Sadece zulme karşıdır öfkemiz. Serez’in esnaf çarşısında Şeyh Bedrettin’dir adımız. Pir Sultan’dır bir yanımız. İşkence tezgahlarında, Hallac-ı Mansur olduk. İbrahim’dik. Mazlum’duk biz. Dar ağacına yürürken başımız dikti. Deniz’dik. Hüseyin’dik. Yusuf’tuk. Sait’ti adımız, Dağkapı meydanında. Dersim'de Rıza olduk. Bolu Beyi’ne boyun eğseydik, Köroğlu’na çıkmazdı adımız. Mahir olmazdık, cesaret timsali. Kuyuda Yusuf’tuk, Kerbela’da Hüseyin. Sürgünde Ahmet Kaya, zindanda Yılmaz Güney’di namımız. Unutmayın ki; Ekilir ekin geliriz, Ezilir un geliriz, Bir gider bin geliriz, Bizi vurmak kurtuluş mu?
SUÇLU SANDALYESİ/OĞUZ ATAY
Birgün bütün değer yargıları değişecek ve yargılananlar yargıç, eziyet edenler de suçlu sandalyesine oturacaklardır ve onlar o kadar utanacaklar, o kadar utanacaklardır ki utançlarının ve suçlarının ağırlığı yüzünden ayağa kalkamayacaklardır. O zaman, akıllı ya da akılsız bütün ezilenler, yani bizim caddedeki insanların çoğu, yani öcü geliyor
Biz Kimiz ?
Biz Kimiz? Büyük Türk milleti! Asırlara dayanan, asırlara bakan ve asırlarca süreceğine inancımız olan Türk tarihinin yalnızca ufak bir safhasında bulunuyoruz. Bu safha; Türk’ün dünüyle küs, bugünüyle kavgalı ve geleceğinden umutsuz olduğu bir safhadır. Bu safha; gerçeğin, acı gerçeğin üzerinin sis perdesiyle örtüldüğü bir safhadır. Bu safha; çevresinde olan-biten meselelere bakmaya vakit ayırmayan mensuplarının, Türk milletine aidiyetinin yok olduğu bir safhadır. Türk milletinin bu süreci atlatmasına öncü olacak unsur, Türk milliyetçiliğidir. Bir avuç Türk milliyetçisi olarak, Türk milliyetçiliğinin kültürel varlık iddiasını kuvvetlendirmek niyetiyle yola çıkmış bulunuyoruz. Kültür; dünü-bugünü-yarını müteselsil olarak bağlayan en önemli nesnedir. Dünümüzle barışmak, bugün huzurlu ve gelecekte mutlu olmak yalnızca kültüre sarılmakla mümkündür. Gerçek; tarih algımızın, kültürümüzün ve dilimizin korunup-geliştirilmesiyle yerli yerine oturacaktır. Unutulmamalıdır ki; “İnsanoğlu çevresinde olan bitene karşı bilgisiz olma hürriyetine sahip değildir.” Türk milliyetçiliğinin Türkiye’de, Türk milletinin Dünya’da yeniden kültürel iktidarının sağlanacağı inancıyla; zafer yemini (Misak-ı Zafer) ediyoruz. TANRI TÜRK’Ü KORUSUN!
Hüseyin Nihal Atsız
Hüseyin Nihal Atsız
Namık Kemal
Namık Kemal
Ömer Seyfettin
Ömer Seyfettin
Ziya Gökalp
Ziya Gökalp
Yusuf Akçura
Yusuf Akçura
Cengiz Dağcı
Cengiz Dağcı
Cengiz Aytmatov
Cengiz Aytmatov
Mehmet Akif Ersoy
Mehmet Akif Ersoy
Mehmet Emin Yurdakul
Mehmet Emin Yurdakul
Yahya Kemal Beyatlı
Yahya Kemal Beyatlı
Halide Nusret Zorlutuna
Halide Nusret Zorlutuna
Halide Edib Adıvar
Halide Edib Adıvar
Emine Işınsu
Emine Işınsu
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
Abdurrahim Karakoç
Abdurrahim Karakoç
Dilaver Cebeci
Dilaver Cebeci
Arif Nihat Asya
Arif Nihat Asya
Ömer Lütfi Mete
Ömer Lütfi Mete
Yunus Zeyrek
Yunus Zeyrek
M. Ayas İshaki
M. Ayas İshaki
Bahtiyar Vahabzade
Bahtiyar Vahabzade
Anar Rzayev
Anar Rzayev
Hüseyn Cavid
Hüseyn Cavid
Abdullah TUKAY
Abdullah TUKAY
Abay Kunanbayev
Abay Kunanbayev
Mahtumkulu
Mahtumkulu
Zeki Velidi Togan
Zeki Velidi Togan
Halil İnalcık
Halil İnalcık
Musa Carullah
Musa Carullah
Orhan Veli Kanık
Orhan Veli Kanık
Melih Cevdet Anday
Melih Cevdet Anday
Oktay Rifat
Oktay Rifat
Cemal Safi
Cemal Safi
Arif Nihat Asya
Arif Nihat Asya
Mustafa Kemal Atatürk
Mustafa Kemal Atatürk
bu işler öyle olmaz diyenlere inat öfke, nefret, düşmanlık, kin, ... ve la-haset gı-haset
481 öğeden 301 ile 310 arasındakiler gösteriliyor.