Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·208 syf.··
2021 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2021 17:22
Romanda iş bulamadığı ve bir şeyler yazmakta fazlasıyla zorlandığı için kötü zamanlar geçiren bir yazarın hikayesi anlatılmakta. Kitabı okurken fazlasıyla karamsar bir havaya bürünüyorsunuz. Karakterin yaşadığı onca olumsuz olay açlık, çaresizlik, parasızlık ve tüm bunlara rağmen hala hayata tutunma çabası beni fazlasıyla sarstı. Tüm bu boğucu atmosfer dünyaya ve insanlara olan inancımı tekrar ve tekrar sorgulattı. Fakat her şeye rağmen yılmamak, yıkılmamak nedir son derece iyi bir şekilde aktarılmış. Bence herkesin okuması gereken bir yapıt.
Edebiyat
AçlıkKnut Hamsun · Cem Yayınları · 200035,6bin okunma
Puan vermedi·158 syf.··
2022 328. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2022 19:57
Ramazan-İktisad-Şükür risalesini her okuyuşumda özellikle bir paragrafı aynı ruh haliyle okurum. Bana göre açlığı en güzel haliyle anlatmıştır orada. Hadîsin rivayetlerinde vardır ki: Cenab-ı Hak
Edebiyat
AçlıkKnut Hamsun · Cem Yayınları · 200035,6bin okunma
çok iyiydi
10/10
·208 syf.··
2024 30. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2024 10:28
Knut Hamsun bu kitabında yoksul bir arkadaştan bahsetmiş. Bu arkadaş sürekli açlık çekiyor, geçimini türlü türlü yazılar yazarak sağlıyor. Makale yazıyor deneme yazıyor tiyatro yazıyor aklınıza ne gelirse. Fakat eline geçen çok az bir parayı da her seferinde kendisinden daha yoksul birilerine veriyor, borçlarını kapatıyor veya başka işlerde kullanıyor. Kendisini yeniden açlığa mahkum ettiği dönemlerde onurlu bir insan olduğunu kendisine hatırlatıp kimseden para veya yiyecek de isteyemiyor. Böylelikle açlık konusunda bir döngüye giriyor. Açlığından mütevellit yazı dahi yazamaz duruma geliyor, kendisini delirmenin eşiğinde buluyor. Ylajali adını taktığı bir kadın ile arasında geçenler bardağı taşıran son damla oluyor, bunca zoruna giden olay ve açlığı karşısında hala dürüst ve onurlu kalabiliyor karakterimiz... Yazar olayları çok sade ve akıcı biçimde anlatmış. Her okuduğunuzda bir sonraki sayfayı merak ettiğiniz bir kitap olmuş. Ben çok beğendim. Puanım 10. Herkese tavsiye ediyorum.
Edebiyat
AçlıkKnut Hamsun · Cem Yayınları · 200035,6bin okunma
Açlık
7/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2024 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2024 10:57
Açlığa rağmen onurlu bir duruş. Herkesin dayanabileceğini düşünmüyorum. Yoksulluk ve açlığın gerçekçi bir tasvirini okumak istiyorsanız, insan psikolojisinin derinlerinde bir şeyler görmek istiyorsanız tavsiye ediyorum.
Edebiyat
AçlıkKnut Hamsun · Cem Yayınları · 200035,6bin okunma
Açlık-khut hamsun
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2018 15. kitabı
Bu kitabı okuduktan sonra iştahım kapandı göbeğimden utandım açlık insanın doğal bir gereksiminin sonucu olan bir his, knut hamsun kitapda bu hissi o kadar muazzam yansıtmış ki isimsimsiz kahramanımızın haline acıyorsunuz gurur ve açlık öyle bir mücadele veriyor ki yaşamadan yazılamaz dedirtiyor kitap bana nedense suç ve cezanın raskalnikovunu hatırlattı nedense gururu elden bırakmadan yokluğa ve yoksulluğa karşın bir dik duruş koyuyor isimsiz kahramanımız iç serzenişleri muhteşem iç monolokları samimi konu açlık olduğu için kitap iç acıcı değil ama edebiyatın zirvesinde bir kitap ve akıcıda bu kült eseri şiddetle tavsiye ederim
1000Kitap
AçlıkKnut Hamsun · Cem Yayınları · 200035,6bin okunma
Açlık çok kötü bir şey.
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2023 24. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2023 12:48
Açlık ve Gurur bu kitabı tanımlayan iki ana başlık bence.Sayfaları çevirdikçe nasıl kurtulacak acaba diye düşünmeden edemedim.Jack LONDON'un Martin Eden kitabı gibi bir son olacağını düşünmüştüm.Yada Dostoyevskinin Beyaz Geceler kitabındaki gibi.Bu kitabı okurken başka bir çok eser geldi aklıma. Nobel ödülüne layık görülen bu eser, bence ölmeden önce okunması gereken kitaplar arasında yer alıyor. Çekilen onca açlığa ve acıya rağmen gururundan hiç bir taviz vermemesi beni derinden etkiledi. Özellikle günümüzde herşeyi olup gururu olmayan insanların okuyup örnek almasını dilerdim. Beğenerek kısa süre içerisinde okudum.Okurken açlık çekmediğim için de allaha bir kez daha şükrettim.
Gurur ve İnsan
AçlıkKnut Hamsun · Cem Yayınları · 200035,6bin okunma
10/10
·200 syf.··
2024 74. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2024 20:22
l Psikolojik roman türünde yazılmış eserlerin başında gelen Açlık, Knut Hamsun’un hayatından izler taşıdığından biyografik/ otobiyografik bir kitap olarak da değerlendirilir. Roman, açlığı yaşamış
İnceleme
AçlıkKnut Hamsun · Can Yayınları · 202335,6bin okunma
Puan vermedi·158 syf.··
2022 30. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2022 19:03
Spoiler Marcel ProustMarcel Proust 'a göre; 'Kitapları kitaplara bağlı kalarak eleştirmek daha sağlıklı bir yöntemdir.' Lakin bugün yapacağım inceleme biraz daha farklı olacak. Ben Proust'cu
1000Kitap
AçlıkKnut Hamsun · Varlık Yayınları · 201735,6bin okunma
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2018 27. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2018 00:00
Yazacaklarım karnı tok bir insanın yazdıklarıdır. Bunları okuyacak olanlar da toktur. Kitabın verdiği gerçek açlık duygusunu hiçbirimizin gerçekten anlamasına imkân yok. Bu yüzden açlık hakkında
Edebiyat
AçlıkKnut Hamsun · Varlık Yayınları · 201735,6bin okunma
Karada Yaşayamayanların Otobiyografisi
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
Açlık’ı okumak benim için sadece bir "kitap bitirme" eylemi değildi; resmen kendi gizli otobiyografimle yüzleşmek gibiydi. Kitaptaki o isimsiz karakterin sokaklarda açlıktan nefesi
AçlıkKnut Hamsun · Varlık Yayınları · 201735,6bin okunma

Yazar Hakkında

Knut HamsunYazar · 21 kitap
Norveçli yazar ve 1920 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi. Knud Pedersen (sonradan Knut Hamsun adını almıştır), Norveç'in kuzeyinde Gudbrandsdal sınırları içinde Lom kasabasında doğmuştur. Bir terzi olan babası, kalabalık ailesini alarak, daha kuzeye, Hamsund, Hamaröy kasabasına göç etti. Yazarlıkta kullandığı Hamsun adını, babasının 1863’te yerleştiği Hamsund köyünden aldı. Çocukluğu ve genç­liği kır­­sal bölgede geçti. Hemen hemen hiç resmî eğitim gör­medi. Sekiz yaşında iken dayısının isteği üzerine annesiyle babası onu bir rahibin eğitimine verdiler. On dört yaşında, doğduğu kasabaya gidip orada bir tüccar yanında tezgahtarlık yaptı. Bir yıl sonra da Tranöy`de daha büyük bir tüccar yanında kalfalığa başladı. Tüccarın kızına aşık oldu fakat tüccar iflas edince ayrılmak zorunda kaldı. Bu sıralarda "Esrarengiz Adam" adında küçük bir aşk romanı yazdı. Bu roman, gezginlik yıllarında tanıştığı bir kitapçı tarafından bastırıldı. Buradan ayrılınca bir iki arkadaşıyla birlikte ucuz eşyalar satmaya başladılar. Kibrit, mum gibi şeyler satıyorlardı. Daha sonra ayrıldılar. Arkadaşı güneye, Knut kuzeye gitti. İş bulamayınca zanaat öğrenmek amacıyla bir ayakkabıcının yanına gitti. Bir yıl sonra daha büyük, epik bir eser kaleme aldı. Henrik Ibsen'i okumuştu, onun etkisi altında bulunuyordu. "Bir Karşılaşma" adındaki bu kitabını da, Bodö'de bir kitapçı yayımladı. Daha sonra bir aşk hikâyesi daha yazdı. Kitaplarını okuyan ailesi artık bir iş bulmanın zamanı geldi diyerek onu bir bucak müdürünün yanına yardımcı olarak verdi. Bu bucak müdürünün pek çok kitabı vardı. Björnson'un toplu eserlerini okumasına izin verilmişti. Knut bu heyecanla kitaplara sarıldı ve gözlerini bozana kadar okudu. Bu kitapların etkisiyle Knut bir kitap daha yazdı fakat yayıncılar basmaya yanaşmadılar. Knut'un bu kitapları bir yayınevinin desteği olmadan basabilmesi için bir zenginin desteği gerekiyordu. Aradığı kişiyi buldu. Erasmus Zahl adında bir tüccardı bu. Çok gence yardım etmişti. Knut ona yazar olmak istediğini söyledi. Son yazdığım hikâye diye başka bir yazarı verdi. Tüccar kâğıtlara değil yüzüne baktı Knut'un. Genç Hamsun tüccardan çıkarken cebine bin kron indirmişti bile. "Frida" adında bir köy hikâyesi ve şiirler yazmaya başladı. Hikayesini tamamlayınca bir vapur bileti alarak Kopenhaga gitti. Bir kitapçıya, sonra da Norveçli bir şaire eserlerini kabul ettirme çabaları boşa çıkınca Oslo'ya döndü. Sonra göçebe olarak uzun bir yolculuğa çıktı. Parası tükenen Hamsun tekrar aynı tüccarın yolunu tuttu. Tüccar yardımını esirgemedi. Makaleler, hikâyeler yazıyor bunları satmaya çalışıyordu. Parası tekrar tükenince aç kaldı ve bunu romanlaştırdı. Açlık romanı şöhretinin ilk basamağı oldu. Bu sıkıntılar içerisindeyken, yol yapımında iş buldu. Kum ocağında kâtiplik edecek, çekilen kumların hesabını tutacaktı. Zor değildi bu iş. Çalışma ve dinlenme saatlerinde bol bol kitap okuyordu. Müsveddelere şiirler, makaleler karalıyordu. Zamanla bir hatip gibi konuşabildiğini keşfetti işçilerle sohbet ederken. Tanıştığı bir rahip ona konferans vermesini tavsiye etti. Bunun üzerine Gjövik şehrinde bir salon kiralandı. Konferans edebiyat alanında olacaktı. Konferansı dinlemeye sadece altı kişi geldi. Altı kişiden biri olan bir yazı işleri müdürü konferansı beğendi. Çevreye konferansı övdü. Bir sonraki konferansına da sayıları artmıştı. Bu sefer yedi kişiydiler. Anlaşılan bu yörenin edebiyatla ilgilendiği yoktu. Knut evine geri döndü. Yirmi bir yaşındaydı ama çalışmaktan ziyade yazmak istiyordu. Noelde bir arkadaşı onu çiftliğine davet etti. Arkadaşının annesi Knut'u çok sevdi ve ona bir rahip olmasını öğütledi. Ama Knut'un Amerika'ya gitmek istediğini öğrenince bu aile, Knut'a yol parası dört yüz kron ödünç verdi. O da, hemen İngilizce öğrenmeye koyuldu. Ünlü yazar Björnson'a gidip ondan bir tavsiye mektubu aldı. 1882'de Knut Amerika'ya gitmişti. Amerika'da Björson'un mektubu bir işe yaramamıştı. Burada kimse onu tanımıyordu. Henry Johnson adında bir öğretmenle ahbap olup ondan İngilizce dersleri aldı. Onun kütüphanesini taradı. Özellikle Mark Twain onu etkilemişti. Önce Norveççe daha sonra da, İngilizce konferanslar hazırladı. Geceli gündüzlü çalışmalardan sonra Minesota'ya geçti ve orada muhasebe işine başladı. Arkadaşı Johnson karısıyla bir Avrupa gezisine çıkınca işler Knut'a kaldı. 1884 yazı ile güzü bu şekilde geçti. Bir açık arttırmada yüksek sesle konuşurken göğsünde bir sancı duydu. Öksürük nöbetiyle yere yığıldı. Doktor hızlı ilerleyen verem teşhisi koydu ve ona birkaç aylık ömrü kaldığını söyledi. Knut birkaç ay hasta yattı. Ölürsem Norveç'te gömüleyim diyerek Norveç'e doğru yolculuğa çıktı. Ne kendisinin ne de dostlarının anlayamadıkları bir şekilde yol süresince kendiliğinden iyileşti. Deniz havası iyi gelmişti. Norveç'e döndüğünde bir gazete ile anlaştı. Oraya makaleler yollayacak hiç değilse böylece dinlenecekti. Çalışıyor ve yazıyordu. 1885'de Mark Twain ile ilgili bir yazısında imzası Knut Hamsund, bir matbaa hatası yüzünden Knut Hamsun şeklinde basıldı. O da düzeltmeye yanaşmadı. O tarihten itibaren ismi böyle kaldı. Norveç'te işinden ayrılınca tekrar aç kaldı. Bu açlığa bir yıl katlandı. Daha sonra bir zenginin yardımıyla tekrar Amerika'ya döndü. Amerika'da tramvaylarda biletçilik yaptı. Biletçilik işini becerememişti. Çünkü durakları aklında tutamıyordu. Kitap okumaya daldığı için yolculara haber vermiyordu. Bu yüzden işinden ayrılıp Kuzey Dakota'ya gidip tarlalarda çalıştı. 1887 sonbaharını kapsayan bu çalışmalarda cebinde biraz parayla Amerika'ya ilk geldiğinde kaldığı yerlere döndü. Artık yazmaya başlayabilirdi. Bu sürede Danimarka'ya gitti. Yazmaya azimle başladı. "Yumruğunu yemedikçe kimsenin bırakıp gitmediği o garip şehir, Kristiania'da aç gezdiğim günlerdeydi. Tavan arasında uyanık yatıyordum. Alt katta bir saatin altıya vurduğunu duydum. Hafif aydınlanmıştı ortalık; insanlar merdivenleri inip çıkmaya başlamışlardı..." diyordu büyülenmişliğiyle. Kağıtları üst üste yığıyor sürekli yazıyordu. Ne yazdığını iyi biliyordu. Açlık romanıydı bunlar. Yazdığı kısımları Politiken gazetesi yazı işleri müdürlerinden Edvard Brandes'e götürdü. Brandes bu karşılamayı daha sonra şöyle anlatıyordu: "Ondan daha düşkün bir başka insan pek az görmüşümdür. Düşkünlüğü elbisesinin yırtık pırtık olduğundan değildi. Ya o yüzü!. Çok uzundu müsveddeler. Kendisine geri veriyordum ki, birdenbire kelebek gözlüğü gerisinde gözlerindeki ifadeyi gördüm." Behçet Necatigil tarafından dilimize çevrilen "Göçebe" adlı kitabını ise elli yaşlarında tamamlamıştır. Üç bölümlük büyük romana yazarın verdiği genel isimdir. İlk kitap "Sonbahar Yıldızları" altında 1906'da, "Hüzünlü Havalar" 1909'da, "Son Mutluluk" 1912'de Göçebe'de toplanmıştır ve yazarın ağzından anlatılmıştır. Bu defa kitabında evliliğin zor temasını işlemeye yönelir. Hamsun, Göçebe adlı romanıyla 1920’de No­bel Edebiyat Ödülü'nü aldı. 1930’larda ülkesindeki faşist partiye katıldı. İkinci Dünya Sava­­şı’nda Norveç’in işgali sırasında Almanları destek­ledi. Ülkesi Norveç'in işgalinden önce başladığı Nazi taraftarlığını ülkesinin işgali sırasında da devam ettirmesiyle ünü ciddi şekilde lekelenmiştir. 1943 yılında aldığı Nobel ödülünü Goebbels'e göndermiştir. Sa­­­­­­vaştan sonra Nazi taraftarlığı nedeniyle tutuklandı, ancak ileri yaşı do­­layısıyla yalnızca para cezasına çarptırıldı. Hamsun’un yalın ve çocuksu üslubu incelikle örülmüş bir düzyazı şiirini andırır. Ya­pıtlarında Rus yazarlarının, özel­lik­le de Dostoyevski’nin ruh­­sal yaklaşımı ile Amerikan ede­­biyatının etkilerini taşıyan kara mizahı birleştirmiştir. Ro­­­manlarındaki neşeli hava, in­­­­­sanın çevresini saran boşlu­ğu gizlemekten uzaktır. 20. yüz­­­­yıl ba­şında gelişen yeni-romantizmin edebiyattaki öncüsü olmuş ve romanı aşırı bir doğalcılığa kaymaktan kurtarmıştır. Ya­­­­­­­pıtları ancak ölümünden sonra ilgi görmüştür. Göçebe, Vik­­­­­tor­ya, Pan, Hüzünlü Ha­valar, İstanbul’da İki İskandinav Sey­­yah, Son Mutluluk başlıca yapıtlarıdır. 19 Şubat 1952 yılında doksan iki yaşında banyoda ölü bulundu. Cenazesi yakılmıştır.