A'mak-ı Hayal

8,7/10  (116 Oy) · 
330 okunma  · 
99 beğeni  · 
1.989 gösterim
Filibeli Ahmet Hilmi, başyapıtı Amak-ı Hayal'de hakikatı arayan Raci'nin, Aynalı Baba'nın ikram ettiği kahveyle hayalin derinliklerinde yaptığı yolculuğu masalsı bir anlatımla okuyucuya sunar. Okur kah Raci'yle birlikte Budha'nın sarayna gider kah anka kuşunun sırtında binlerce alemi gezer.Simgelerle donatılmış içeriğiyle varlık yokluk kavramlarını yeniden şekillendirir. Tasavvuf Edebiyatının en önemli örneklerinden biri olan Amak-ı Hayal vahdet-i vücut nazariyesi üzerine kuruludur.
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    188
  • ISBN:
    9789756841372
  • Orijinal Adı:
    Amak-ı Hayal
  • Çeviri:
    Esra Keskinkılıç
  • Yayınevi:
    Pozitif Yayınları
  • Kitabın Türü:
Nurhan Işkın 
 19 May 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

İyi bir tahsil görmüş olan Raci, kendini aramaya ve uyuşmuş vücudunun bu dünyada ki amacının ne olduğunu merak ederken, evlerine yakın olan mezarlıkta Aynalı Dede ile karşılaşıyor...

Aynalı Dede ise onun her gelişinde şekerli kahve hazırlıyor ve Raci'nin rüyalar aleminde varlığın birliğini olan tasavvuf felsefesi ve öğretisini (VAHDET-İ VÜCUT) öğrenmesi için onu ruhani yolculuklara çıkarıyor...

Raci, Aynalı Dede'den, bu öğretide insan ruhunun Yaratıcının ruhundan bir parça olduğunu ve insanda tecelli edişini rüyalar aleminde yaptığı yolculuklar ile öğrenmeye başlıyor...

Aynalı Dede yeri geliyor ney üflüyor yeri geliyor gazeller okuyordu. Raci ise her iki durumda da mest olup artık akıllılık ve delilik arasında gelip gidiyordu...

Rüya aleminde Raci, en büyük sırrı keşfetmeye çalışıyordu. Bu sırrın adı "AŞK" tı...

Felsefi yönü derin ve insanı düşünmeye sevk eden güzel bir eser. Ben özellikle son bölümde Aynalı Dede'nin defterinden olan hatıraları çok beğendim, özellikle "Mutluluk" adlı hatırasını çok anlamlı buldum.Gazellerin Türkçe yazılmasını isterdim hepsini anlamadığım için fakat okurken rahatsız olmadım...

Bayan Okur 
08 Haz 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · Puan vermedi

Kitap tam anlamıyla zamansız bir kitapmış. Önyargılarım vardı okumaya başlamadan önce çok önce yazılmış bir kitap olduğu için. Ama okumaya başladıktan yaklaşık 3-4 dakika sonra beni içine aldı ve bana da tadını çıkarmak kaldı.
Tasavvufi anlayışı, bu anlayışın mantığını, özünü hikâyelerle anlatarak okuyucunun dikkatini çekmeyi başarmış.
Bence kitabın konusu da hakikati aramak ve ararken delirmek ve belirmek arasındaki ince çizgiyi insanlara göstermektir.

Emre Ö. 
07 May 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitap hakkında birkaç cümle yazmadan önce biraz yazardan bahsetmeliyim. Zamanında çok iyi eğitim almış Filibeli Ahmed Hilmi. Hem batı felsefesini hem doğu felsefesini çok incelemiş umduğunu batıda bulamayınca doğu felsefesinde aramış. Ve araştırmalar sonunda da vahdeti vücud felsefesini benimsemiş. Zaten kitabı okuyunca da anlayacaksınız ki kitapta tek gereksiz cümle yok. Her satırı üzerinde düşünülmüş. Tartılmış. Biçilmiş. Kitap sayfa sayısı olarak az ama hacim olarak ağır bir kitap. Kitabın bazı yerlerinde de herkesin sorduğu o soruya cevap aramaya çalışmış " Neden yaşıyoruz?" ,".Ruh nedir?, Ben nedir? Ben var mıyım?" gibi felsefenin temel sorularına cevap arıyor. Örneğin şöyle bir cümle geçer kitapta: " Nereden geldik? Nereye gidiyoruz? Saf, temiz bir inancın gayet güzel cevap verdiği bu soruya akıl ve fen bilimleri maalesef cevap veremiyordu. Bir kez daha tabiata baktım. "
Kitap masal tadında bir anlatıma sahip. Baş karakter Aynalı dede'nin yanına gidiyor aynalı dede onu farklı rüyalara gönderip cevaplarını aradığı sorularla başbaşa bırakıyor. Her bölümde bir fikiri incelemeye çalışıyor. Okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Zaten sayfa sayısı pek uzun değil.

Kitapta beğendiğim en ince tespit ise şu oldu:
".... Gerçekten garip bir fikir! Bir kısmı ise Ramazan kandillerini gördüğü zaman Müslüman olduğunu hatırlayan Müslümanlardandı. Kandiller yandı mı ellerine tespihlerini alır, dinlememek ve hiçbir şey anlamamak şartı ile camileri dolaşarak Kuran-ı Kerim ve vaaz dinlerlerdi. İkindi vakti kalkmak şartı ile oruç bile tutarlardı. Oruç tuttuğu halde namaz kılmaya lüzum görmeyenleri de vardı. Uzun bir namaz olan teravihe hiçbiri yanaşmazdı. Ramazan bitti mi, bunların din duygusu da “elveda” der, giderdi. Mevsim elbisesi giyme şeklinde olan bu çeşit dindarlığa ben her sene hayret ederdim."

M.Y. 
 04 May 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

A'mak-ı Hayal yani Hayalin Derinlikleri... Gerçekten hayal gibi bir kitaptı. Kitabı okumaya başladığınızda hayatınızın amacı ile ilgili bir arayış içindeyseniz kendinizi Raci’ye yakın hissedebilirsiniz. Raci de bu arayış sayesinde Aynalı Baba ile karşılaşıyor ve 9 gün boyunca hayalin derinliklerinde değişik diyarlara gidiyor. Bu 9 günlük seyahatin her bir günü aslında detaylandırılarak ayrı ayrı kitap olarak bile sunulabilir. Kitabı okurken biraz araştırma yapmanızda fayda var. Çünkü içinde budizme dair ögeler veya vahdet-i vücut gibi tasavvufi konular yer alıyor. Benim yabancı olduğum konular olduğu için kitap beni biraz araştırmaya da itti. Bu konulara çok daha hakim kişiler eminim kitaptan çok daha fazla zevk alacaktır. Kitapta eleştireceğim nokta keşke gazellerin orijinalleri ile birlikte günümüz Türkçesine uyarlanmış halleri bir arada bulunsaydı. Gazel kısımlarını fazla anlayamadığım için Osmanlıcadan bazılarının çevirilerini internetten bulup okudum. Bir de kitabın ikinci kısmını fazla beğenmedim. İkinci kısımda, 9 günlük bu seyahatten sonra Raci’nin bulunduğu durum ve Aynalı Baba’nın birkaç hatırası yer alıyordu. O kısımlar dağınık ve taslak gibi geldi bana. Ama kitapla ilgili şöyle de bir durum varmış; yazar Filibeli Ahmed Hilmi vefat ettikten sonra kitabın ikinci baskısında birçok özensizlikten dolayı kitap çeşitli bozulmalara maruz kalmış. Belki de bu dağınıklığın sebebi bundan dolayıdır. Kitabın birçok baskısı var günümüzde. Hatta çizgi roman haline getirilmiş hali de var. Bir ara filminin yapılması da gündeme gelmiş ama her biri ayrı bir dünya olan 9 günü filmleştirmek kolay olmasa gerek. Kitap benim hoşuma gitti ama şu an ben kitabı tamamen anladım, özümsedim diyemem. Çünkü bence bu kitap bir sefer okumakla özümsenecek bir kitap değil.

Kısa sürede okunacak, uzun sürede öğütülecek bir kitap. Kişiye varlık amacını sorgulatan kitaplardandır. Yer yer duygusallaşıp kendinizi gözyaşları içinde bulmanız olasıdır.

Alaattin ceylan 
02 Oca 21:19 · Kitabı okudu · 13 günde · 10/10 puan

Hayaller alemini yaşayacaksınız bu eserde ruh dünyanızın ve düşünce dünyanızın maddeyi aştıği göreceksiniz. Güzel renkli bir kitap okunur akıcıdır.

Dilara Adar 
16 Haz 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

sadece kitaba yoğunlaşılmalı. Aksi halde anlamakta zorluk çekebilirsiniz. Fakat tek solukta okunmak en doğrusu olacaktır ki bunu hakeden bir kitap.

sezen 
23 Ara 2015 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · Puan vermedi

Amak-ı Hayal," Hayalin derinlikleri" anlamına geliyormuş. Gerçekten de kitap, bir kaç kısım dışında tamamen hayal dünyasında geçiyor diyebiliriz. Raci zengin ve dindar bir ailenin, iyi tahsil görmüş çocuğudur. Fakat kafası oldukça karışıktır. Kendi deyimiyle şüphe denen ejderha tüm benliğini kemirmektedir. Yaşamın anlamı, amacı, nereden gelip nereye gideceği konularında beyni ve kalbi bulanık bir su gibidir. Sonra evinin yakınındaki mezarlıkta Aynalı Baba denilen, biraz meczup görünümlü bilge bir şahısla tanışır. Raci ve Aynalı baba kahve içerler, Aynalı Baba ona ney üfler. Ve bu buluşmalar boyunca Raci hayallerin derinliklerinde yolculuklar yapar. Bazen Kaf dağına gider, bazen Zerdüştle tanışır. Platon'u Pisagor'u görür, Buda ile sohbetler eder. Hani dünya sahnesinden geçmiş bilge kişiler vardır ya, işte onlarla hayalin derinliklerinde sohbet eder. Bana göre kitapta eksik olan kısım, bu sohbetlerin çok kısa tutulmuş olması...

Eserde Hürmüz ile Ehrimen'in savaştığı kısım oldukça etkileyici olmuş. İyilerin ve kötülerin savaşı...

En iyi tasavvufi eserlerden biri sayılıyormuş. Keşke edebiyat derslerinde bu kitabın daha derin analizleri yapılsa. Eminim okurken kaçırmış olduğum pek çok nokta vardır. Kıssadan hisse bazı hikayeler düşündürüyor. Güzel bir eserdi ama eminim inançlı insanlara benden daha fazla şey ifade edecektir.

İyi okumalar dilerim...

esra karakoyun 
29 Kas 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Kitap gerçekten çok sürükleyici, yalnız üzerinde oldukça fazla düşünülmesi gereken bir kitap.. Okurken, sanki evrenin tüm sırrı bu kitaptaymış ama siz o dili tam olarak bilmiyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz.. Kendi planlarım arasına olgunlaştıktan sonra bir kez daha okumayı eklediğim gibi, sizlere de bu güzel kitabı es geçmemenizi tavsiye ederim..

Rıfat ÇELEBİ 
08 Ara 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

İçinde zıtlıkların yoğrulmasıyla meydana gelmiş birisi Raci, imanıyla ve şüphesiyle bir insan... Neye üflediği nefesiyle alemler ötesine perde aralayan;dışıyla deli, içiyle hikmet sahibi bir mezarlık sakini Aynalı Baba...Hayali ziyafet sofralarından, saraylardan hiçlik makamına uzanan seyr-i sülük yolu...Musiki ve beyitler eşliğinde rüya ve gerçek arası bir cezbe hali...Varlık ve yokluk arası geçişler...Ezel ve ebed arasında zaman yolculuğu...İyiyle kötünün, aydınlıkla karanlığın, hikmetle nefsin savaşı ve tüm herşeyin aşk karşısında diz çöküşü... Şeytan ve melek, isyan ve itaat tüm zıtlıkların bir vücudda toplanması, yaradılış... Seyyareler  arasında gezmeler ve sonsuz evren... Kah dev bir kuş sırtında seyredilen kah bir karınca gözüyle bakılan kainat...Ve tüm bu hayali yolculuklardan çıkan sonuç:Yarattığı herşeye kendinden bir parça üfleyen eşsiz sanatkar... Herşeyde aşikar olan ama görünmeyen eşsiz sır... Herşeyi kendine doğru çeken büyük kudret...Tüm kainat bir araya gelse bir zerresi bile doldurulamayacak büyüklükteki azamet... Koskoca bir şelaleyi fındık kabuğuna sığdırıp,nice  büyüklük deryalarını ululuk girdabında kaybedecek güçte olan... Tüm çoklukların kendinde birleştiği teklik... O (c. c)... Ey Allah'ım, nelere Kadir'sin,ne kadar yücesin.
  Herşeyi idrak edemeyen kıt aklımıza, derin gerçekler karşısında birer arpacık soğanı hükmünde gözlerimize, O'nun azameti ve yüceliğini izaha çalışan derin bir kitap, öyle ki her bölümde O'nun esmalarından tecelliler var. Tasvirler, karşılaştırmalar ve benzetmeler ustaca, öyle ki anlatılanlar soyut olmasına rağmen zihinde canlandırılabiliyor. Felsefe ve tasavvuf bu kitapta iç içe geçmiş, öyle ki bazı yerleri okuru ifritten  suallere ve derin düşüncelere gark ediyor. Bu kitap sonsuzluk, ezel, ebed, evren, yaratılış gibi kavramlara merakı olanlar için bir başyapıt mahiyetinde. Anka kuşu, Kaf dağı ve ejderhalar ile;altından ve gümüşten şehirler, ormanlar ile; periler, yaratıklar ile;girilen türlü kılıklar ile adeta büyülü masallar dizisi. Çin'e Hindistan'a uzanan ve Manisa Tımarhanesi'nde devam eden hayaller dizisi, Bu hayal maceralarının her biri Amak-ı Hayal, her biri hayalin dibi ve doruğu... Kimler geçmiyor ki bu hayal alemlerinde;Pisagor, Eflatun, Aristo, Sokrat, Buda, Zerdüşt, sayamadığım daha niceleri...
İkinci bölüm düzenlenmemiş notlar şeklinde, neden böyledir diye düşünmeden edemedim sonra kendimi yazarın yerine koyup dedim ki: "Bırak dağınık kalsın, hangi deli düzenli zırvalar ki? " Bu bölümde Raci'nin ve tımarhaneden kader arkadaşlarının Albay Cırtlak Efe'nin, Çifte Hafız'ların, Doktor Kuru Sıkı ve Aynalı Baba'nın düşündüren maceralarını okuyorsunuz ve kendinizden şüpheye düşüyorsunuz : "Acaba asıl deliler biz miyiz?" Evet hepimiz biraz deliyiz, deliliğinin farkında olmayan mutluymuş gibi hisseden delileriz biz. Bu dünyada koskoca bir tımarhane...Belki de gerçek mutluluk tam delirmekte,kim bilir... Akıllı herkesin herşeyi bildiği bu koca tımarhanede akılsız olup hiçbir şeyi bilmemek en güzeli galiba...
Deli dolu okumalar... Allah'ım sana geliyorum...

4 /

Kitaptan 96 Alıntı

sezen 
23 Ara 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Acaba mutluluk nedir? İşte bunu bilen yok... Belki de yalnızca bu dünyanın gürültü patırtısından uzak olan deliler mutlu sayılabilir.

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 130)A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 130)
Nurhan Işkın 
18 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

EY YARATANIN NURU ZULMEDENLERİ MAHVET.

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 31 - Sis Yayıncılık)A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 31 - Sis Yayıncılık)
Sergen Özen 
25 Ara 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

... Çünkü üzüntü, sevinçten daha bulaşıcıdır.

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 15 - Kaknüs Yayınları)A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 15 - Kaknüs Yayınları)
Sergen Özen 
 25 Ara 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

İnsanlar neyi bilirler? Zevk ve bencilliklerinin arzuladığı sanatsal birtakım şeyleri... Fakat hak ve hakikat hususunda ne bilirler? Bir hiç!

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 20 - Kaknüs Yayınları)A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 20 - Kaknüs Yayınları)
Nurhan Işkın 
18 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Herkes kendi dinince kendi fikrince haklı olur ve ona güvenir.

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 129 - Sis Yayınları)A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 129 - Sis Yayınları)
Nurhan Işkın 
18 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

İnsan zekasının bulduğu geometrik şekillerle eşsiz doğa sanatının tam bir benzerliği ve ilişkisi vardır, işte bu ilişki ki insanın yaratılan alemlerin merkezi olduğuna ve gerçek yaratıcı ile maddi ve manevi bağına en büyük kanıttır.

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 69 - Sis Yayıncılık)A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 69 - Sis Yayıncılık)

Ben küfür ile imandan, ikrar ile inkardan, tasdik ile şüpheden ibaret bir şey olmuştum. Kalp ile inkar ettiğimi akıl ile tasdik eder, akıl ile reddettiğimi de kalp ile kabul ederdim. Kısacası, şüphe denilen ejderha bedenimi, benliğimi sarmıştı.

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 11)A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 11)

Günümüzde pek çok şey açıklığa kavuşmuşken, insan hâlâ çözülemeyen bir bilmecedir.

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 203)A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 203)

Ne ariyorsun ? Ebedi hayati mi ? Zavalli dostum bu gecici hayatta ne buldun ki onun edebisini ariyorsun? Sana soruyorum bu hayatta ne var?

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 128)A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 128)