A'mak-ı Hayal

8,9/10  (205 Oy) · 
562 okunma  · 
197 beğeni  · 
3.117 gösterim
Filibeli Ahmet Hilmi, başyapıtı Amak-ı Hayal'de hakikatı arayan Raci'nin, Aynalı Baba'nın ikram ettiği kahveyle hayalin derinliklerinde yaptığı yolculuğu masalsı bir anlatımla okuyucuya sunar. Okur kah Raci'yle birlikte Budha'nın sarayna gider kah anka kuşunun sırtında binlerce alemi gezer.Simgelerle donatılmış içeriğiyle varlık yokluk kavramlarını yeniden şekillendirir. Tasavvuf Edebiyatının en önemli örneklerinden biri olan Amak-ı Hayal vahdet-i vücut nazariyesi üzerine kuruludur.
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    188
  • ISBN:
    9789756841372
  • Orijinal Adı:
    Amak-ı Hayal
  • Çeviri:
    Esra Keskinkılıç
  • Yayınevi:
    Pozitif Yayınları
  • Kitabın Türü:
Emre Ö. 
07 May 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitap hakkında birkaç cümle yazmadan önce biraz yazardan bahsetmeliyim. Zamanında çok iyi eğitim almış Filibeli Ahmed Hilmi. Hem batı felsefesini hem doğu felsefesini çok incelemiş umduğunu batıda bulamayınca doğu felsefesinde aramış. Ve araştırmalar sonunda da vahdeti vücud felsefesini benimsemiş. Zaten kitabı okuyunca da anlayacaksınız ki kitapta tek gereksiz cümle yok. Her satırı üzerinde düşünülmüş. Tartılmış. Biçilmiş. Kitap sayfa sayısı olarak az ama hacim olarak ağır bir kitap. Kitabın bazı yerlerinde de herkesin sorduğu o soruya cevap aramaya çalışmış " Neden yaşıyoruz?" ,".Ruh nedir?, Ben nedir? Ben var mıyım?" gibi felsefenin temel sorularına cevap arıyor. Örneğin şöyle bir cümle geçer kitapta: " Nereden geldik? Nereye gidiyoruz? Saf, temiz bir inancın gayet güzel cevap verdiği bu soruya akıl ve fen bilimleri maalesef cevap veremiyordu. Bir kez daha tabiata baktım. "
Kitap masal tadında bir anlatıma sahip. Baş karakter Aynalı dede'nin yanına gidiyor aynalı dede onu farklı rüyalara gönderip cevaplarını aradığı sorularla başbaşa bırakıyor. Her bölümde bir fikiri incelemeye çalışıyor. Okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Zaten sayfa sayısı pek uzun değil.

Kitapta beğendiğim en ince tespit ise şu oldu:
".... Gerçekten garip bir fikir! Bir kısmı ise Ramazan kandillerini gördüğü zaman Müslüman olduğunu hatırlayan Müslümanlardandı. Kandiller yandı mı ellerine tespihlerini alır, dinlememek ve hiçbir şey anlamamak şartı ile camileri dolaşarak Kuran-ı Kerim ve vaaz dinlerlerdi. İkindi vakti kalkmak şartı ile oruç bile tutarlardı. Oruç tuttuğu halde namaz kılmaya lüzum görmeyenleri de vardı. Uzun bir namaz olan teravihe hiçbiri yanaşmazdı. Ramazan bitti mi, bunların din duygusu da “elveda” der, giderdi. Mevsim elbisesi giyme şeklinde olan bu çeşit dindarlığa ben her sene hayret ederdim."

Nurhan Işkın 
 19 May 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

İyi bir tahsil görmüş olan Raci, kendini aramaya ve uyuşmuş vücudunun bu dünyada ki amacının ne olduğunu merak ederken, evlerine yakın olan mezarlıkta Aynalı Dede ile karşılaşıyor...

Aynalı Dede ise onun her gelişinde şekerli kahve hazırlıyor ve Raci'nin rüyalar aleminde varlığın birliğini olan tasavvuf felsefesi ve öğretisini (VAHDET-İ VÜCUT) öğrenmesi için onu ruhani yolculuklara çıkarıyor...

Raci, Aynalı Dede'den, bu öğretide insan ruhunun Yaratıcının ruhundan bir parça olduğunu ve insanda tecelli edişini rüyalar aleminde yaptığı yolculuklar ile öğrenmeye başlıyor...

Aynalı Dede yeri geliyor ney üflüyor yeri geliyor gazeller okuyordu. Raci ise her iki durumda da mest olup artık akıllılık ve delilik arasında gelip gidiyordu...

Rüya aleminde Raci, en büyük sırrı keşfetmeye çalışıyordu. Bu sırrın adı "AŞK" tı...

Felsefi yönü derin ve insanı düşünmeye sevk eden güzel bir eser. Ben özellikle son bölümde Aynalı Dede'nin defterinden olan hatıraları çok beğendim, özellikle "Mutluluk" adlı hatırasını çok anlamlı buldum.Gazellerin Türkçe yazılmasını isterdim hepsini anlamadığım için fakat okurken rahatsız olmadım...

Hatice Köse 
04 Nis 14:49 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Aynalı Baba ile bir yolculuğa hazır mısınız? Ama bu yolculuğa çıkmaya karar verirseniz bildiğiniz, değer verdiğiniz ve hatta taptığınız ne varsa sarsılacak. Şimdi tekrar düşünün ve öyle okuyun bu kitabı derim. Şeriat ile yaşayan bir canlının Tarikat'a girmesi, Hakikat ile sarsılıp Marifette yok olmasıdır bu kitap.

Zehraca 
 11 Ağu 17:01 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

A'mak-ı Hayal... Hayalin Derinlikleri... Adının hakkını verircesine hayal ve gerçek arasında geçen mistik bir yolculuk. Daha önce bir kere niyetlenmeme rağmen okuyamamıştım bu kitabı. İyiki de okuyamamış o zaman. Bu kitabın tadına varmak ve ondan olabildiğince fayda sağlayabilmem için uygun zaman şimdiymiş demek ki.

Kitabın incelemesine geçmeden önce yazarı hakkında bir kaç anekdot aktarmak istiyorum. Şehbenderzâde Filibeli Ahmed Hilmi; batılı tarzda gördüğü eğitimini daha sonra aldığı tasavvuf eğitimi ile iyice derinleştiren ve batının aklını doğunun ruhu ile harmanlayıp böylesine vurucu bir eser ortaya çıkaran, yaşadığı dönemde her devrin muhalifi olmayı başardığı için hayatını sürgünler ve cezalar ile tüketen, açtığı her gazete kapatılan, Cemil Meriç'in deyimiyle tipik bir fikir işçisi. Tipik dediysem asla sıradan olduğu yanılgısına kapılmayın. Aksine günümüzde de örnekleri çevremizi çepeçevre kuşatan, iktidar rüzgarı hangi taraftan eserse o tarafa doğru boyun büküp secde eden, yağmura göre tarlasını taşıyan tiplerden olmayı reddetmiş bir düşünce kahramanı.

Önceki incelemelerimi okuduysanız tasavvuftan zerre miktar anlamadığı halde, tasavvufu pazarlanacak bir metaymış gibi esnaf mantığı ile pazarlayan yazar bozuntularından ne kadar dert yandığımı hatırlıyorsunuzdur. İşte böyle bir vasatlık deryasında A'mak-ı Hayal gibi bir kitabı tanımış ve okuyabilmiş olmak kendi adıma büyük bir talih.

Aslolan yolculuk bu eserde, fenafillaha olan yolculuk. Kitabın ana karakteri Raci'nin yol rehberi Aynalı Baba ile yaptığı; hayal ve gerçeğin içi içe geçtiği, dünyanın, gerçeğin, bilginin, ruhun, kısaca insana dair her şeyin sorgulandığı yer yer bana Matrix'de Neo'nun Morpheus ile yaşadığı aydınlanmayı yaşatan baş döndürücü bir yolculuktu. Öyle bir yolculuk düşünün ki; Belh şehrinin sokaklarında dolaşırken kendinizi bir anda Zerdüşt'ün huzuruna çıkmış ve onunla insanın nereden geldiği üzerine hasbihal ederken bulabilir, ya da bir anda kendinizi Ehrimen ve Hürmüz'ün yani; iyilik ve kötülüğün, karanlık ve nurun bitmeyen kavgasının ortasında bulabilirsiniz. Bir hayalde Zirve-i hiç (hiçlik zirvesi) nam-ı diğer Nirvana 'ya ulaşmak için çıktığınız yolda Buddha'nın sarayında dolaşıp, başka bir hayalde Anka kuşu ile binlerce alem arasında bir yıl süren bir seyahate tanık olabilirsiniz. Velhasılı kelam; Puslu Kıtalar Atlası'nda Uzun İhsan Efendinin yaşadığı kendini bulma ve bilme hikayesine fazlasıyla benzeyen fantastik bir kurgu var karşımızda. En az onun kadar keyif veren zevkli bir yolculuk..

Pareto ilkesini duydunuz mu bilmiyorum. 80/20 kuralı olarak özetlenebilecek bu ilkeyi basitçe örnekleyecek olursak; diyelim ki gardırobunuzda 100 tane elbise olsun. Bu elbiselerin yüzde 20'sini günlük hayatınızın yüzde 80'lik zaman diliminde kullanırken, elbiselerin geriye kalan yüzde 80'lik kısmını hayatınızın ancak yüzde 20'lik kısmında kullanabiliyorsunuz. Bu kural hayatımızın hemen hemen her kısmında geçerli olduğu gibi kitaplarda da geçerli. Kitapların yüzde 20'lik özünü okuyabilmek adına sayfa şişirmek için yazılmış yüzde 80'lik kısmına da katlanmak zorunda kalırız. A'mak-ı Hayal bu kuralın dışında kalan, tamamen yüzde 20'lik özden oluşan, bir kütüphanelik kitap yazılabilecek kadar bol aforizma içeren, her cümlesi, her kelimesi ezberlenesi bir Leylasız Mecnunlar kitabı.



Gelin kendinize bir iyilik yapın. Hayatın koşuşturmacasından, karmaşasından bir süreliğine kendinizi azad edin. Bulabilirseniz Aynalı Babanın muhteviyatı meçhul kahvesi ve Erkan Oğur'dan Zahit Bizi Tan Eyleme: https://www.youtube.com/watch?v=V_7dxixoiyY eşliğinde bu kitabı okuyun.



Çok daha uzun ve detaylı bir incelemeyi hak etmesine rağmen bu aralar pek müsait olmadığımdan şimdilik bu kadarını yazabiliyorum. Ahde vefasızlık olmaması adına kısa da olsa düşüncelerimi yazmak istedim. Gerçi A'mak-ı Hayal tekrar tekrar okunacak kitaplar listemde çok iyi bir yer edindiğinden geniş bir zamanda tekrar okuyup kendisine daha layık bir inceleme yazma planım var. Yol bitmediyse ve nasipte varsa o gün tekrar görüşmek dileğiyle :)

Şimal 
21 Tem 15:11 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bazı kitaplar vardır ki aslında insanın hayat güzeranı içinde yaşayacağı ve hangi duraklardan geçeceğine dair birşeyler fısıldamak için sırada bekler sanki insanı..Amak-ı hayal beni sırası gelmeden daha tabiri caizse ön sıralara kaynak yaparak bulmuş bir kitap.. o yüzden hakkını veremediğimi düşündüğüm bir nevi tamam okudum geç dediğim bir kitaptı..
Sizden üst boyutta olan bir insanın söylediği ama sizin idrak edemediğiniz cümleler sanki başka bir dilden konuşuyor gibi gelir ya insana işte ilk anda bende öyle oldum..kelimelerin ve anlatılanların büyüsünden sıyrılıp bırakamadım da..okudum müthiş bir tad bıraktı ama tam anladım mı o esnada hayır..
Raci ile Aynalı baba.. mezarlıkta bir fincan kahve bazen de ney le gelen o lahuti sesin büyüsüyle Racinin Aynalı Baba yla olan manevi katmanlardaki yolculuğu..soğan gözlü adamlardan tutun hiçlik tepesine yolculuğu ve meydan savaşında Aşk ın ve diğer duyguların kıyasıya dövüşü..alıır götürür insanı..
Ben bu kitabı okuduktan ve anlamadıktan yıllar sonra akraba ortamında eskaza bu muhabbetin açıldığı Aynalı Baba'nın hayali bir şahsiyet olmadığını ve İstanbul'da yaşamış olduğunu öğrendiğimde çok şaşırmıştım..hatta ortaöğretim seviyesinde olup da insan olmanın kaygısını manen çeken akrabalarım ''aa nasıl anlamadın sen o kitabı yahu'' dediklerindeki hissiyatımı ise tarif edemem.. bazı yollar akılla alınmıyor.. kalple devam etmek gerekiyor..bunu anladığım ilk kitap..
o gün bugündür sıradaki kitapları okur ama bi kenardan melül melül bakan Amak-ı hayali tekrar okumaya cesaret edemem.. kimbilir belki de hayalin derinliklerinde bir raci olmayı hala göze alamıyorumdur..

M.Y. 
 04 May 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

A'mak-ı Hayal yani Hayalin Derinlikleri... Gerçekten hayal gibi bir kitaptı. Kitabı okumaya başladığınızda hayatınızın amacı ile ilgili bir arayış içindeyseniz kendinizi Raci’ye yakın hissedebilirsiniz. Raci de bu arayış sayesinde Aynalı Baba ile karşılaşıyor ve 9 gün boyunca hayalin derinliklerinde değişik diyarlara gidiyor. Bu 9 günlük seyahatin her bir günü aslında detaylandırılarak ayrı ayrı kitap olarak bile sunulabilir. Kitabı okurken biraz araştırma yapmanızda fayda var. Çünkü içinde budizme dair ögeler veya vahdet-i vücut gibi tasavvufi konular yer alıyor. Benim yabancı olduğum konular olduğu için kitap beni biraz araştırmaya da itti. Bu konulara çok daha hakim kişiler eminim kitaptan çok daha fazla zevk alacaktır. Kitapta eleştireceğim nokta keşke gazellerin orijinalleri ile birlikte günümüz Türkçesine uyarlanmış halleri bir arada bulunsaydı. Gazel kısımlarını fazla anlayamadığım için Osmanlıcadan bazılarının çevirilerini internetten bulup okudum. Bir de kitabın ikinci kısmını fazla beğenmedim. İkinci kısımda, 9 günlük bu seyahatten sonra Raci’nin bulunduğu durum ve Aynalı Baba’nın birkaç hatırası yer alıyordu. O kısımlar dağınık ve taslak gibi geldi bana. Ama kitapla ilgili şöyle de bir durum varmış; yazar Filibeli Ahmed Hilmi vefat ettikten sonra kitabın ikinci baskısında birçok özensizlikten dolayı kitap çeşitli bozulmalara maruz kalmış. Belki de bu dağınıklığın sebebi bundan dolayıdır. Kitabın birçok baskısı var günümüzde. Hatta çizgi roman haline getirilmiş hali de var. Bir ara filminin yapılması da gündeme gelmiş ama her biri ayrı bir dünya olan 9 günü filmleştirmek kolay olmasa gerek. Kitap benim hoşuma gitti ama şu an ben kitabı tamamen anladım, özümsedim diyemem. Çünkü bence bu kitap bir sefer okumakla özümsenecek bir kitap değil.

Bayan Okur 
08 Haz 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · Puan vermedi

Kitap tam anlamıyla zamansız bir kitapmış. Önyargılarım vardı okumaya başlamadan önce çok önce yazılmış bir kitap olduğu için. Ama okumaya başladıktan yaklaşık 3-4 dakika sonra beni içine aldı ve bana da tadını çıkarmak kaldı.
Tasavvufi anlayışı, bu anlayışın mantığını, özünü hikâyelerle anlatarak okuyucunun dikkatini çekmeyi başarmış.
Bence kitabın konusu da hakikati aramak ve ararken delirmek ve belirmek arasındaki ince çizgiyi insanlara göstermektir.

Fatih 
25 Ağu 14:50 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Aynalı Baba'nın rehberliğinde Raci'nin hakikate ulaşma yolculuğu. Biraz zaman geçtikten sonra sanırım tekrar okuyacağım. Her bir cümlesi için saatlerce konuşulabilir.

Mehmet Y. 
19 Ağu 13:08 · Kitabı okudu · 8 günde · 9/10 puan

A'mak-ı Hayal için döneminin çok üstünde bir kitap oldugunu söylemem lazım. Demek ki, Filibeli Ahmed Hilmi hem çok iyi bir eğitim almış hem de çok kaliteli bir yazarmış.

Sıkı bir roman kurgusu var. Batılı anlamda bir roman ama aynı zamanda anlatım tarzı Doğulu. Fantastik öğeler içeren kıssa ya da binbir gece masalı gibi hikayeleri var. Aynalı Baba ve Raci karakterleri çok canlı. Şark anlatılarında görülen, hikmet hikayeleri ve gizli manalar üzerine kurulmuş bir kitap.

Gelgelelim şunu da itiraf etmeliyim, eminim 'aslında orada şunu anlatmıştı' denilecek, izaha muhtaç pek çok şey de vardı içinde ancak ben sıradan bir okuma yaptığım için çoğunu atlamış, kitabın hakkını verememiş olabilirim.

Birbirinden güzel bölümler var idi ancak en sevdiğim Çifte Hafızlar oldu. Kimin deli kimin veli, kimin dindar kimin din taciri oldugunu anlatan şahane bir kıssa idi.

Salih TURHAL 
18 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 37 günde · Beğendi · 8/10 puan

Sadece okuduğum şu pasaj kitabın bize mistik bir yolculuk tecrübesi yaşatması için yeterli oluyor:
''Ey avare yolcu! Yürü! Bu geçici alemin zevkleri seni ALLAH' a kavuşmaktan alıkoymasın.Bu eşsiz manzaraların,bu güzelliklerin hepsi bir rüya ve hayaldir..
Anlatı biçimiyle de günümüzde sürdürülebilecek bize ait bir çizginin özünü oluşturuyor.

Kitaptan 148 Alıntı

sezen 
23 Ara 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Acaba mutluluk nedir? İşte bunu bilen yok... Belki de yalnızca bu dünyanın gürültü patırtısından uzak olan deliler mutlu sayılabilir.

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 130)A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 130)
Nurhan Işkın 
18 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

EY YARATANIN NURU ZULMEDENLERİ MAHVET.

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 31 - Sis Yayıncılık)A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 31 - Sis Yayıncılık)
Sergen Özen 
25 Ara 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

... Çünkü üzüntü, sevinçten daha bulaşıcıdır.

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 15 - Kaknüs Yayınları)A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 15 - Kaknüs Yayınları)
Sergen Özen 
 25 Ara 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

İnsanlar neyi bilirler? Zevk ve bencilliklerinin arzuladığı sanatsal birtakım şeyleri... Fakat hak ve hakikat hususunda ne bilirler? Bir hiç!

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 20 - Kaknüs Yayınları)A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 20 - Kaknüs Yayınları)
Nurhan Işkın 
18 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Herkes kendi dinince kendi fikrince haklı olur ve ona güvenir.

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 129 - Sis Yayınları)A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 129 - Sis Yayınları)

Ben küfür ile imandan, ikrar ile inkardan, tasdik ile şüpheden ibaret bir şey olmuştum. Kalp ile inkar ettiğimi akıl ile tasdik eder, akıl ile reddettiğimi de kalp ile kabul ederdim. Kısacası, şüphe denilen ejderha bedenimi, benliğimi sarmıştı.

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 11)A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 11)

Şimdiye kadar, kim bilir kaç hayvan yükü kitap okudun?
Ne anladın?
Hiç değil mi?
İnsanların bilgisi nedir?
Bencilliklerimiz ve zevklerimiz ihtiyaç olan sanatlara ait şeylerden ibarettir.

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 17)A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 17)
Nurhan Işkın 
18 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

İnsan zekasının bulduğu geometrik şekillerle eşsiz doğa sanatının tam bir benzerliği ve ilişkisi vardır, işte bu ilişki ki insanın yaratılan alemlerin merkezi olduğuna ve gerçek yaratıcı ile maddi ve manevi bağına en büyük kanıttır.

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 69 - Sis Yayıncılık)A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 69 - Sis Yayıncılık)

Ne ariyorsun ? Ebedi hayati mi ? Zavalli dostum bu gecici hayatta ne buldun ki onun edebisini ariyorsun? Sana soruyorum bu hayatta ne var?

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 128)A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 128)