A'mak-ı Hayal

8,7/10  (156 Oy) · 
420 okunma  · 
137 beğeni  · 
2.215 gösterim
Filibeli Ahmet Hilmi, başyapıtı Amak-ı Hayal'de hakikatı arayan Raci'nin, Aynalı Baba'nın ikram ettiği kahveyle hayalin derinliklerinde yaptığı yolculuğu masalsı bir anlatımla okuyucuya sunar. Okur kah Raci'yle birlikte Budha'nın sarayna gider kah anka kuşunun sırtında binlerce alemi gezer.Simgelerle donatılmış içeriğiyle varlık yokluk kavramlarını yeniden şekillendirir. Tasavvuf Edebiyatının en önemli örneklerinden biri olan Amak-ı Hayal vahdet-i vücut nazariyesi üzerine kuruludur.
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    188
  • ISBN:
    9789756841372
  • Orijinal Adı:
    Amak-ı Hayal
  • Çeviri:
    Esra Keskinkılıç
  • Yayınevi:
    Pozitif Yayınları
  • Kitabın Türü:
Nurhan Işkın 
 19 May 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

İyi bir tahsil görmüş olan Raci, kendini aramaya ve uyuşmuş vücudunun bu dünyada ki amacının ne olduğunu merak ederken, evlerine yakın olan mezarlıkta Aynalı Dede ile karşılaşıyor...

Aynalı Dede ise onun her gelişinde şekerli kahve hazırlıyor ve Raci'nin rüyalar aleminde varlığın birliğini olan tasavvuf felsefesi ve öğretisini (VAHDET-İ VÜCUT) öğrenmesi için onu ruhani yolculuklara çıkarıyor...

Raci, Aynalı Dede'den, bu öğretide insan ruhunun Yaratıcının ruhundan bir parça olduğunu ve insanda tecelli edişini rüyalar aleminde yaptığı yolculuklar ile öğrenmeye başlıyor...

Aynalı Dede yeri geliyor ney üflüyor yeri geliyor gazeller okuyordu. Raci ise her iki durumda da mest olup artık akıllılık ve delilik arasında gelip gidiyordu...

Rüya aleminde Raci, en büyük sırrı keşfetmeye çalışıyordu. Bu sırrın adı "AŞK" tı...

Felsefi yönü derin ve insanı düşünmeye sevk eden güzel bir eser. Ben özellikle son bölümde Aynalı Dede'nin defterinden olan hatıraları çok beğendim, özellikle "Mutluluk" adlı hatırasını çok anlamlı buldum.Gazellerin Türkçe yazılmasını isterdim hepsini anlamadığım için fakat okurken rahatsız olmadım...

Emre Ö. 
07 May 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitap hakkında birkaç cümle yazmadan önce biraz yazardan bahsetmeliyim. Zamanında çok iyi eğitim almış Filibeli Ahmed Hilmi. Hem batı felsefesini hem doğu felsefesini çok incelemiş umduğunu batıda bulamayınca doğu felsefesinde aramış. Ve araştırmalar sonunda da vahdeti vücud felsefesini benimsemiş. Zaten kitabı okuyunca da anlayacaksınız ki kitapta tek gereksiz cümle yok. Her satırı üzerinde düşünülmüş. Tartılmış. Biçilmiş. Kitap sayfa sayısı olarak az ama hacim olarak ağır bir kitap. Kitabın bazı yerlerinde de herkesin sorduğu o soruya cevap aramaya çalışmış " Neden yaşıyoruz?" ,".Ruh nedir?, Ben nedir? Ben var mıyım?" gibi felsefenin temel sorularına cevap arıyor. Örneğin şöyle bir cümle geçer kitapta: " Nereden geldik? Nereye gidiyoruz? Saf, temiz bir inancın gayet güzel cevap verdiği bu soruya akıl ve fen bilimleri maalesef cevap veremiyordu. Bir kez daha tabiata baktım. "
Kitap masal tadında bir anlatıma sahip. Baş karakter Aynalı dede'nin yanına gidiyor aynalı dede onu farklı rüyalara gönderip cevaplarını aradığı sorularla başbaşa bırakıyor. Her bölümde bir fikiri incelemeye çalışıyor. Okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Zaten sayfa sayısı pek uzun değil.

Kitapta beğendiğim en ince tespit ise şu oldu:
".... Gerçekten garip bir fikir! Bir kısmı ise Ramazan kandillerini gördüğü zaman Müslüman olduğunu hatırlayan Müslümanlardandı. Kandiller yandı mı ellerine tespihlerini alır, dinlememek ve hiçbir şey anlamamak şartı ile camileri dolaşarak Kuran-ı Kerim ve vaaz dinlerlerdi. İkindi vakti kalkmak şartı ile oruç bile tutarlardı. Oruç tuttuğu halde namaz kılmaya lüzum görmeyenleri de vardı. Uzun bir namaz olan teravihe hiçbiri yanaşmazdı. Ramazan bitti mi, bunların din duygusu da “elveda” der, giderdi. Mevsim elbisesi giyme şeklinde olan bu çeşit dindarlığa ben her sene hayret ederdim."

Bayan Okur 
08 Haz 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · Puan vermedi

Kitap tam anlamıyla zamansız bir kitapmış. Önyargılarım vardı okumaya başlamadan önce çok önce yazılmış bir kitap olduğu için. Ama okumaya başladıktan yaklaşık 3-4 dakika sonra beni içine aldı ve bana da tadını çıkarmak kaldı.
Tasavvufi anlayışı, bu anlayışın mantığını, özünü hikâyelerle anlatarak okuyucunun dikkatini çekmeyi başarmış.
Bence kitabın konusu da hakikati aramak ve ararken delirmek ve belirmek arasındaki ince çizgiyi insanlara göstermektir.

Hatice Köse 
04 Nis 14:49 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Aynalı Baba ile bir yolculuğa hazır mısınız? Ama bu yolculuğa çıkmaya karar verirseniz bildiğiniz, değer verdiğiniz ve hatta taptığınız ne varsa sarsılacak. Şimdi tekrar düşünün ve öyle okuyun bu kitabı derim. Şeriat ile yaşayan bir canlının Tarikat'a girmesi, Hakikat ile sarsılıp Marifette yok olmasıdır bu kitap.

M.Y. 
 04 May 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

A'mak-ı Hayal yani Hayalin Derinlikleri... Gerçekten hayal gibi bir kitaptı. Kitabı okumaya başladığınızda hayatınızın amacı ile ilgili bir arayış içindeyseniz kendinizi Raci’ye yakın hissedebilirsiniz. Raci de bu arayış sayesinde Aynalı Baba ile karşılaşıyor ve 9 gün boyunca hayalin derinliklerinde değişik diyarlara gidiyor. Bu 9 günlük seyahatin her bir günü aslında detaylandırılarak ayrı ayrı kitap olarak bile sunulabilir. Kitabı okurken biraz araştırma yapmanızda fayda var. Çünkü içinde budizme dair ögeler veya vahdet-i vücut gibi tasavvufi konular yer alıyor. Benim yabancı olduğum konular olduğu için kitap beni biraz araştırmaya da itti. Bu konulara çok daha hakim kişiler eminim kitaptan çok daha fazla zevk alacaktır. Kitapta eleştireceğim nokta keşke gazellerin orijinalleri ile birlikte günümüz Türkçesine uyarlanmış halleri bir arada bulunsaydı. Gazel kısımlarını fazla anlayamadığım için Osmanlıcadan bazılarının çevirilerini internetten bulup okudum. Bir de kitabın ikinci kısmını fazla beğenmedim. İkinci kısımda, 9 günlük bu seyahatten sonra Raci’nin bulunduğu durum ve Aynalı Baba’nın birkaç hatırası yer alıyordu. O kısımlar dağınık ve taslak gibi geldi bana. Ama kitapla ilgili şöyle de bir durum varmış; yazar Filibeli Ahmed Hilmi vefat ettikten sonra kitabın ikinci baskısında birçok özensizlikten dolayı kitap çeşitli bozulmalara maruz kalmış. Belki de bu dağınıklığın sebebi bundan dolayıdır. Kitabın birçok baskısı var günümüzde. Hatta çizgi roman haline getirilmiş hali de var. Bir ara filminin yapılması da gündeme gelmiş ama her biri ayrı bir dünya olan 9 günü filmleştirmek kolay olmasa gerek. Kitap benim hoşuma gitti ama şu an ben kitabı tamamen anladım, özümsedim diyemem. Çünkü bence bu kitap bir sefer okumakla özümsenecek bir kitap değil.

Düşüngeç 
 28 Şub 12:49 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ah şu ''hakikat''
Raci hakiati arıyormuş ya, bende kandım Raci'ye takıldım peşine. Raci'nin her sözüne de inandım. Çünkü adam oturmuş, ''var mıyım? Yok muyum? diye soruyor kendine. Bunu bilmeyen için LAF gibi gelebilir. Ama bende bir dönem YOK olduğuma tüm hormonlarımın bana verdiği hissiyata dayanarak inandım. Ben var mıydım? Ben yok muydum?

Dedim ki, tamam! Bu işi Aynalı Baba biliyor herhalde. Baksana Raci tam benlik. Aynı yolu geçmişiz. Sonunda Aynalı Baba'yı bulduk. Hakikate yaklaştık. Ama nerdeeee! Raci hayal alemine daldı, bir kahve içiyor, bir büyük rakı devirmiş gibi rüyalara dalıyor. Ulen; bu kitabın orjinalinde rakı yazıyorda, bunlar kahve diye mi meal diyor diye bile düşündüm. Ne zaman rüyaya dalsa Raci aradığını, sorduğunu unutuyor. Kaç rüyaya daldı ve döndü, hiççç hakikati sormadı. Ben mi salaktım da kaçırdım diye düşündüm ama o kadar uzun aradım ki hakikati, kaçıracağımı hiç sanmam. Ki, zaten ben ''hakikatleri hakikat yapan TEK hakikati buldum'' Vel hasılı kelam, kitabın yorumunu bitireyim, sonra kendi sözümü edeyim. Raci'nin rüyalarından hakikat umudumu kestim, ama gayet keyifle rüyaların tadını çıkardım. Harika bir hayal gücü ve çok eğlenceliydi. Hiç sıkılmadan okudum. Ama bu kitapta hakikat falan yok. Bir arayış var ama bir sunuş yok. Ama anlamlı ve ve düşünceye etki edici bazı anlatımlar var.

Gelelim kendi gözümden hakikate. Az önce çaktırmadan hakikati söylediğim için tekrar edip söylemeyeceğim. Hakikat bu dünyanın içinde görülemez, bu kainatta görülemez. Çünkü ''hakikat aranılan bişey değil, kaçılan bişeydir.'' İşte bu kainat içinde o kaçış görülebilir. Ve o görünen ''AŞK'' dedikleri sihirli kelimedir. Ama ''AŞK'' denen kelimeninde anlamı bilinmez. Vel hasılı kelam, AŞK denen hakikat sanılan şey, hakikat değildir. Hakikatten kaçıştır AŞK. Hakikatin arzusudur. Hakikat öyle bişeydir ki, onu bilmediğinde en büyük gerçekler yalandır. Bildiğinde ise en büyük yalanlar gerçek olur. Hakikatin BİR damlası kainat dolusu yalanı gerçek eder. Öyle bişeydir hakikat. Ki ben bu hakikati tam iki kere söyledim şu satırlarda. Ama kimse bilmediğini göremez ki. Öyle işte, bu kitap hoş kitap ama hakikat bu kitapta kesin olarak yok. Bunu aramayı bırakarak okuyunca Harry Potter tadında bal gibi kitap. Ama hakikati bu kitapta arayan ve bulduğunu sanan bilsin ki o koca bir şaşkındır.

Fidan Büyükdeniz 
06 May 14:26 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Başımın üstünde yeri olan bir yapıttır.Giriş kısmında Cemil Meriç'in cümleleri bulunmaktadır '' AMAKI HAYAL İ karıştıran kaç Türk aydını var?. ''
Yeni basımını bu yıl okuyabildim.Gazelerin ağırlığı geç bitirmeme sebep oldu ama gözümü kapatınca beliren ışık bambaşkaydı. Ufuk açıcı uyandırıcı bir etkisi oldu benim için. Yanında sıra başka başka hayallere yolculuk yapmamı sağlayan aynalı dedenin dünyası hayalin derinliklerine gitmenizi sağlıyor. Tasavvufun ne derece yol gösterici olduğunu farkedeceksiniz.

Kısa sürede okunacak, uzun sürede öğütülecek bir kitap. Kişiye varlık amacını sorgulatan kitaplardandır. Yer yer duygusallaşıp kendinizi gözyaşları içinde bulmanız olasıdır.

Alaattin ceylan 
02 Oca 21:19 · Kitabı okudu · 13 günde · 10/10 puan

Hayaller alemini yaşayacaksınız bu eserde ruh dünyanızın ve düşünce dünyanızın maddeyi aştıği göreceksiniz. Güzel renkli bir kitap okunur akıcıdır.

Dilara Adar 
16 Haz 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

sadece kitaba yoğunlaşılmalı. Aksi halde anlamakta zorluk çekebilirsiniz. Fakat tek solukta okunmak en doğrusu olacaktır ki bunu hakeden bir kitap.

5 /

Kitaptan 111 Alıntı

sezen 
23 Ara 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Acaba mutluluk nedir? İşte bunu bilen yok... Belki de yalnızca bu dünyanın gürültü patırtısından uzak olan deliler mutlu sayılabilir.

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 130)A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 130)
Nurhan Işkın 
18 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

EY YARATANIN NURU ZULMEDENLERİ MAHVET.

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 31 - Sis Yayıncılık)A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 31 - Sis Yayıncılık)
Sergen Özen 
25 Ara 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

... Çünkü üzüntü, sevinçten daha bulaşıcıdır.

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 15 - Kaknüs Yayınları)A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 15 - Kaknüs Yayınları)
Sergen Özen 
 25 Ara 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

İnsanlar neyi bilirler? Zevk ve bencilliklerinin arzuladığı sanatsal birtakım şeyleri... Fakat hak ve hakikat hususunda ne bilirler? Bir hiç!

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 20 - Kaknüs Yayınları)A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 20 - Kaknüs Yayınları)
Nurhan Işkın 
18 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Herkes kendi dinince kendi fikrince haklı olur ve ona güvenir.

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 129 - Sis Yayınları)A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 129 - Sis Yayınları)

Ben küfür ile imandan, ikrar ile inkardan, tasdik ile şüpheden ibaret bir şey olmuştum. Kalp ile inkar ettiğimi akıl ile tasdik eder, akıl ile reddettiğimi de kalp ile kabul ederdim. Kısacası, şüphe denilen ejderha bedenimi, benliğimi sarmıştı.

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 11)A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 11)
Nurhan Işkın 
18 May 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

İnsan zekasının bulduğu geometrik şekillerle eşsiz doğa sanatının tam bir benzerliği ve ilişkisi vardır, işte bu ilişki ki insanın yaratılan alemlerin merkezi olduğuna ve gerçek yaratıcı ile maddi ve manevi bağına en büyük kanıttır.

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 69 - Sis Yayıncılık)A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 69 - Sis Yayıncılık)

Şimdiye kadar, kim bilir kaç hayvan yükü kitap okudun?
Ne anladın?
Hiç değil mi?
İnsanların bilgisi nedir?
Bencilliklerimiz ve zevklerimiz ihtiyaç olan sanatlara ait şeylerden ibarettir.

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 17)A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 17)

Ne ariyorsun ? Ebedi hayati mi ? Zavalli dostum bu gecici hayatta ne buldun ki onun edebisini ariyorsun? Sana soruyorum bu hayatta ne var?

A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 128)A'mak-ı Hayal, Filibeli Ahmed Hilmi (Sayfa 128)