Çevirmen:
Mazlum Beyhan
Tasarımcı:
Devrim Koçlan
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Maksim Gorki - Ana
10/10
·484 syf.··
2020 19. kitabı
Rus edebiyatı dediğimiz zaman aklımıza gelen ilk isimdir #MaksimGorki. #Ana ise tüm dünyada, devletler, toplumlar ve insanlar arasında yaşanan bencilliği, haksızlığı, hor görmeyi ve küçümsemeyi tüm boyutlarıyla bize tanıştıran yegane romanlar arasında ilk sırada! . 1917 Rus Devrimi öncesindeki dönemi, işçi sınıfının yaşamış olduğu dünyayı #Ana romanı ile gözler önüne tüm ayrıntılarıyla seren Maksim Gorki, döneminin en hatırı sayılır sosyalistleri arasında parmakla gösteriliyor. . Gorki’nin bu kült eserinin sayfalarını çevirirken haksızlığın insan hayatına etkilerini, birlik ve beraberlik gücüne tutunanların nelere göğüs gerebildiğini, küçük bir topluluğun nasıl dünyayı etkileyebildiğini, despot bir ‘fikrin’ nasılda ihanetlerle çöktüğünü okurken şimdiki zamandan çok uzaklarda olduğunuzu fark edeceksiniz. . Rusya’nın toplumsal panoramasını ustalıkla yansıtan Ana, aynı zamanda yeni bir düşünce ve toplumsal uyanışın simgesi haline gelmiştir. Bu eser ile henüz tanışmadıysanız, en kısa zamanda okumanızı tavsiye ederiz. Ana Maksim Gorki
1000Kitap
AnaMaksim Gorki · Kor Kitap · 202034,3bin okunma
Puan vermedi·484 syf.··
2020 27. kitabı
kesinlikle müthiş bir kitap ana. Bir yanda 1917 Rus devrimi öncesi yazılan bir kitap, diğer tarafta 2017'de yaşanan gerçekler. İki farklı ülke ve yaşanan ortak insalık sorunları. Anlatacaklarım için eserle ne alakası var demeyin. Kitabı okuduğunuz zaman parmak bastığım yarayı göreceksiniz. Yani ben öyle umut ediyorum. Flaubert, hissederek yazmak için Emma'nın arseniğinden içmişti. Bense Ana'yı hissetmek için tam da Sibirya soğuklarının yaşandığı bir ocak ayında fabrikaya işçi olarak girdim. (tam bir delilikti.)Anlayacağınız kitabı okumakla kalmayıp yaşadım satır satır... Elmek kavgası, yaşam mücadelesi, alın teri, insanca yaşama isteği, özgürlüğe susamış insanlar ve iliklerime kadar hissettiğim soğuk... Pelageya'yı Pavel'i Nataşa'yı ve insanca yaşama mücadelesi verenleri anlamam için birkaç gün yetti de taştı aslında ama bir ay katlandım. Her an Pavel'in hazırladığı bildirilerden biri cebime sokuşturulacakmış ya da yemek dağıtılırken kirli yamalı elbisesiyle Ana, kulağıma yoldaşların toplanacağı yeri fısıldayacakmış gibiydi. Bembeyaz kara sinmiş fabrika dumanını ezerken gözlerim duvarları taradı ufacık bir iz aradım. Boştu. Burada herkes kaderini kabullenmişti
AnaMaksim Gorki · Kor Kitap · 202034,3bin okunma
Puan vermedi·384 syf.·
2019 1. kitabı
Merhabalar kitap dostları=) Öncelikle bu kitabın herkesin kütüphanesinde olması gereken bir klasik olduğunu belirtmek isterim. Yazar bu romanda olay örgüsünü ve kişileri çok akıcı bir kalemle anlatmış fakat zaman zaman betimleyici anlatıma fazla yönelmiş gibi geldi. Onun dışında gerek konu gerekse üslup olarak severek okudum. Aslında siyasi içerikli bir roman olmasının yanı sıra hayata, kadınlara, farkındalığa ve toplum bilincine dair çok güzel mesajlar var kitapta. Rusya'daki çarlık sistemi, sosyalizm, işçi sınıfının yaşadığı mağduriyet, halkın cehaleti ve kapitalizm başlıca işlenen konular. Kitapta beni en çok etkileyen hayattan bir haber yaşayan bir ananın uyanışı ve direnişi. Demek ki insan isterse her şeyi başarabilir. Yeter ki aklını kullanabilsin. Şunu bir kez daha anladım ki kariyer basamaklarını çıkmakla, üniversite okumakla aydın görüşlü ve donanımlı olmuyorsunuz. Asıl mücadele hayat üniversitesinde başlıyor. Her şeyin hepimiz için ve hepimizin her şey için olduğu bu dünyada. Bu cümleyi kitapta bir yerde okumuştum. Burada paylaşmak istedim. Evrende her şey sevgi üzerine esasında. Dinleri, ideolojileri bir kenara bırakın ve yakınlarınızı, çevrenizdeki her insanı kendiniz gibi sevin=) Şimdiden iyi okumalar.. Sevgiyle kalın=)
AnaMaksim Gorki · Kor Kitap · 202034,3bin okunma
10/10
·484 syf.··
2020 33. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2020 00:18
Hayat zorluklarını dibine kadar yaşamış yazarların kalemine sirayet ediyor bu gerçeklik. Gorki 'de o yazarlardan, Ana da o yaşanmışlığın somutlaşmış sirayeti. Roman kahramanımız Ana, kabullendiği çaresizliğiyle, şiddetin ve yokluğun ortasında nefes alan bir kadın: Pelageya Vlasov. Oğlu Pavel' in, her açıdan karşısına çıkan eşitsizliği sorgulaması ile , sosyalist, mücadeleci insanlar giriyor hayatına Pelageya'nın. İşte Ana, hiçbir siyasi argümana dahil olmadan, hiç kimseyi ötekileştirmeden ya da sınıflandırmadan, sadece ezilenlerin haklarını korumaya kendini adamış oğlu ile birlikte bir birey olarak mücadeleye başlıyor. Rusya'nın devrim öncesinde çalışmak, içmek, ölmek ekseninde yaşayan insanlarının değişimine ışık tutuyor aynı zamanda yazar. Zaten amacı da aslında devrimin ayak sesleri yaklaşırken, toplumun nasıl bir yol haritası izleyip, nasıl bir mücadele içine girmesi gerektiğiyle ilgili de bir nevi ipuçları vermek. Toplumsal gerçekçi eserlere başlangıç için çok uygun, akıcı ve en azından sosyalizm adına sizlere fikir verebilecek bir klasikti. Ben severek okudum.
AnaMaksim Gorki · Kor Kitap · 202034,3bin okunma
8/10
·484 syf.··
2024 41. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2024 11:05
Patronlar sınıfı ve onun sözcüleri biz emekçi kadınları yoksulluğun, eşitsizliğin, şiddettin ve aşağılanmanın kaderimiz olduğuna inandırmak istiyorlar. Hayatın her alanında var olan, üreten emekçi kadınların gücünün farkına varıp mücadele etmesini istemiyorlar. Bu yüzden bizi kandırmaya, uyutmaya çalışıyorlar. Önümüze koyduklarıyla yetinmemizi, fazla ses çıkarmamamızı söylüyorlar. Oysa emekçi kadınlar aciz ve güçsüz değildir. Mücadeleci kadınlar bize şu gerçeği haykırıyorlar: Emekçi kadınlar mücadeleyle güçlenir ve güçlendirir. Tarih bize bunu kanıtlayan örneklerle doludur. Maksim Gorki’nin Ana isimli romanı, sınıf mücadelesiyle tanışan genç işçi Pavel ve anası Pelageya Nilovna’nın hayatını anlatır. Pelageya yoksul mahallelerin çamuruna bata çıka yürüyen, yaşamı kambur sırtında bir yük gibi taşıyan kadınlardan biridir. Kocasından sürekli dayak yer, bitkin vücuduyla çalışır, didinir, uyur, uyanır. Aynı günü tekrar yaşarmış gibi günler birbirini takip eder. Ama gün gelir kocası hastalıktan ölür. Babasının ölümünün ardından oğlunun değişmeye başladığını fark eder Ana. Oğlu kitaplar okumaya başlar, anasına karşı davranışları değişir. Evlerine arkadaşları gelip gider, akşamları saatlerce sohbetler ederler. İşçilerin neden yoksulluk içinde yaşadıklarını, patronların işçilerin emeğiyle nasıl zengin olduklarını konuşurlar. Gelecek güzel günleri birlikte düşler, insanların dört bucağında kardeşçe, eşit ve özgür yaşadığı bir dünyanın hayallerini kurarlar. Ana, önceleri oğlu için endişelenir, korkar. “Ellerinden ne gelir, ne yapabilirler ki?” diye düşünür. Fakat konuşulanlara daha fazla kulak kabartmaktan kendini alıkoyamaz, aynı düşleri o da kurmaya başlar. Oğlunu daha iyi anlayabilmek için okumayı öğrenmeye çalışır. Günden güne içinde birikenleri şöyle anlatır: “Baksanıza,
Edebiyat
AnaMaksim Gorki · Kor Kitap · 202034,3bin okunma
9/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
·
705 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2023 00:58
Öncelikle kısa sürede bitirilebilecek bir kitap. Rus klasiklerinin en önemli eserlerinden. Komünizm propagandası yapılsa da kitaptan alınacak çok ders var. İşçi hakları ve hakların savunulması gerektiği gibi. İnanılmaz ve çok hüzünlü sonu var. O acıyı hissediyorsunuz. Kitabın ana karakterinin oğlunun yolundan gitmesi ve görevini devam ettirmesi anlatılıyor. Herkese tavsiye ederim. Maksim Gorki Ana
AnaMaksim Gorki · Kor Kitap · 202034,3bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2023 11. kitabı
Ana Maksim Gorgi'nin Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken, Benim Üniversitelerim eserlerinden sonra şimdi gelelim Ana'ya.. Pavel'in babası fabrikada ağır şartlar altında çalışan bir işçidir. Çok çalışır ama emeğinin karşılığını alamaz. Akşam işten eve dönüp geldiğinde patronlarına olan öfkesini karısından çıkarır durmadan, onu döver, hırpalar. Yanlız "Pavel'in babası mı?" bu durumda dersiniz. Tabii ki de hayır. Fabrikada çalışan işçilerin hemen hemen hepsi, akşam eve geldiklerinde içip içip karılarına şiddet uyguluyorlardır. Baba bir gün vefat eder. Artık tüm sorumluluk evin geçimi Pavel'in omuzlarına binmiştir. "Şimdi ne olacak?" dersiniz.. Bu kez babası ölünce, Ana'ya şiddeti Pavel mi uygulayacak? Gel zaman git zaman.. Pavel de babası gibi fabrikada çalışmaya başlar. Eve gelip tüm kazancını annesinin eline sayar. Annesine her gün nazik bir şekilde, hak ettiği gibi davranır. Ana şaşkındır. Benim oğlum, neden diğer gençler gibi değil? Neyse.. Pavel'deki bu değişimin kısa zamanda farkına varır. Oğlu gece geç saatlere kadar okuyor, bilinçleniyordur. Babasının ve çevresindeki işçilerin neden böyle proletaryanın kölesi durumunda izbe bir yaşam sürdüğünü anlıyor ve içerliyordur. Ana'sına der; Ana, babamın durumunu ben anlıyorum. İşten gelince onun neden öfkesini sana kustuğunu, yoğun iş yükü altında neden ezildiğini.. Evet evet hepsini biliyorum. Ana, babamın sana kustuğu öfke.. Hakkını alamadığı için.. Ana, yeni öğrendiklerini kanıksamaya çalışır. Peki şimdi ne olacak? Aklından sis perdesini kaldıran Pavel, "şimdi eli kolu bağlı mı duracak?" dersiniz. Hayır.. İşçi haklarının mücadelesi için kendisi gibi düşünen arkadaşlarını da yanına alarak haklarını kazanmak için büyük bir mücadeleye girişicektir. Bu hususta Pavel'e en büyük destek, oğlunu canı gibi seven Ana'dan
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 201834,3bin okunma
Aklı kanla söndüremezsiniz!!!
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2025 11:04
Ezilen, sömürülen, hakları çiğnenen işçilerin var olan düzene karşı çıkışını, ideolojin her ne olursa olsun zalimin değil mazlumun yanında, ezenin değil ezilenin yanında olup, hak, adalet, eşitlik ve özgürlüğün savunulmasını, en aydınınından en cahiline kadar bilinçlenip tek yürek olması gerektiğini dile getiren müthiş bir kitap. Pavel'in annesi Palegaya, kocası tarafından ezilmiş, dövülmüş ve hep boyun eğmek zorunda kalmış cahil bir kadındır. Kocasının ölümünden sonra da oğlu Pavel babası gibi davranmaya başlamıştır. Ama kısa bir süre sonra davranışları değişmiş. Kitaplara yönelmiş. Babasının ve babası gibi davranışlarda bulunanların ezilip sömürüldüğü için bu kadar sert, öfke dolu olduğunu anlamış ve daha iyi şartlara sahip olsalardı böyle davranmayacaklardı kanaatine varıp, varolan düzene başkaldırış hikâyelerini başlatmışlardır. Yasaklı kitaplar okuyorum ben anacığım. Bizlerin, işçi yaşamımızla ilgili gerçekleri yazdıkları için okumaları yasaklanan kitapları okuyorum. Herşeye boyun eğmeye alışmış olan Ana korkuyor oğluna zarar gelecek diye. Ama oğlu başımıza ne geliyorsa korktuğumuz için geliyor. Bizi yönetenler korkumuzdan yararlanıyorlar, bu daha çok korkutuyor bizi diyor. Ve Ana başlarda her ne kadar korkuyor olsa da sonrasında sadece Pavel'in annesi olmaktan çıkıyor diğer yoldaşların da anası, ablası, kardeşi oluyor. Oğlunu bu dava da yalnız bırakmıyor. Bir de şartlar değişince Ana oğlunun yerine geçip mücadelenin meşalesini devralıyor. Ana Palegaya her ne kadar cahil, herşeye boyun eğmiş biri olsa da verdiği mücadele, bir anne olarak oğlunun yanında yer alması ve cesareti takdire şayan. Pavele hakim soruyor: itiraf ediyor musunuz suçunuzu? Ve cevap veriyor; **Suçum neymiş ki, itiraf edeyim? Kimseyi öldürmedim, kimsenin bir
İnceleme
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 201834,3bin okunma
8/10
·432 syf.··
2025 18. kitabı
Bir fabrikada işçi olarak çalışan karakterimizin hak ve adalet yolunda arkadaşlarıyla(yoldaşlarıyla) çıktığı yolu anlatıyor eserimiz.Halkın yenilen hakkının , cahilliğin bilgili cahillere karşı bilinçlenmesi mücadelesi.Baş karakterimizin annesi oğlunun bu durumu uğruna herşeyini ortaya koyuşu,mücadelesi ve yılmayan azmi kitaba ismin veren olay oluyor.Hak ve mücadele kişiye göre değişen yollarda aranır.Bu yol kimine göre kendi arzuları yani nefsiyle kimine göre de nefsini verenle olur.Bir savaş ancak ne için mücadele ettiğini bilmekle kazanılır.
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 201834,3bin okunma
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 33. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2025 15:01
Selamlar efenim! İnceleme biraz uzun olabilir ama anlatacaklarım önemli :) İşçi haklarını zaten biliyoruz, kitabı da anlatma sürpriz olsun ,başımızı şişirme derseniz . Buyurun, çıkışlar sağda :) Okumak isteyenler, girişler SOLDA efendim!!️️ Maksim Gorki'nin Ana (1906) adlı romanı, Rus edebiyatının ve sosyalist gerçekçiliğin önemli eserlerinden biridir. Kitap, devrim öncesi Rusya’daki işçi sınıfının yaşamını ve devrimci hareketin doğuşunu konu alır. Gorki, bu romanı Önce bir dergide bölüm bölüm yayımlanmış. Sonra yetkililer okumuş, kaşlar çatılmış, “bu ne anlatıyor böyle?” deyip yasaklamışlar. Çünkü bu romanın içinde sadece hikâye değil, fazlasıyla gerçek var. "Ana" - Kapitalizme karşı sessiz ama kararlı bir direniş (Ve anneler, aslında çok şey biliyor). Maksim Gorki’nin Ana adlı romanı, sadece devrimci bir anlatı değil; aynı zamanda kapitalizme ve sisteme karşı bir kadının yükselişi. Pelageya, her ne kadar ilk başta sıradan bir taşra annesi gibi görünse de, oğlunun devrimci faaliyetlerine tanık oldukça birdenbire sistemin çarklarını anlamaya başlar. Hani biz de hep “Annem anlamaz, işleri bilmez” deriz ya, işte Pelageya, “Anladım, o zaman ben de bu işin içinde varım!” diyerek devrime atılıyor. Yani anlayacağınız, bu romanda “Annene söyle devrim yapsın” düzeyindeyiz. Kapitalizmin günlük yaşamımıza hâkim olduğu şu dönemde, Pelageya’nın değişimi bir tür uyanış gibidir. Bir gün oğlunun gizli toplantılarından şüphelenirken, ertesi gün onu desteklemeye karar verir. Kapitalist düzenin baskılarına karşı verdiği savaş, aslında işçi sınıfının sistemin yükünü omuzlarında taşımasına ve buna karşı durmasına dair güçlü bir simgeye dönüşür. Ve evet, oğlunun devrimci mücadelesine katılmak, bir annenin de hayatını değiştirebilir. (Şimdilerde anneler oğullarına TikTok videolarını
AnaMaksim Gorki · Evrensel Basım Yayın · 201634,3bin okunma

Yazar Hakkında

Maksim GorkiYazar · 96 kitap
Aleksey Maksimoviç Peşkov, en çok bilinen adı ile Maksim Gorki, Sovyet Rus yazar, sosyalist gerçekçi yazımın öncüsü politik eylemcidir. 1892 yılında Tiflis'te, Kafkasya Gazetesi'nde çalışmaya başladı. Yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için Rusça'da acı anlamına gelen Gorki takma adını kullanmaya başladı. 1895'te St. Petersburg'da yayınlanan bir dergide çıkan Çelkaş adlı öyküsü ile ünlendi. Ardından Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız öyküsü yayınlandı. Ünü hızla yayıldı. Bu öyküler kadar başarılı olmayan bir dizi roman ve öykü daha yazdı. Gorki'nin 1898 yılında yayınlanan ilk kitabı Hikâye Denemeleri (Очерки и рассказы) çok beğenilir ve yazarlık kariyerinin başlangıcı sayılır. İlk romanı Foma 1899'da basıldı. Bu dönemde sağlam bir olay örgüsü kuramaması ve yaşamın anlamı üzerine uzun felsefik tartışmalara girmesi romanlarının başarısını düşürür. 1906'da yazdığı ve Rus Devrimi'ne adadığı Ana en başarılı romanıdır. 1899-1906 arasında St. Petersburg'da yaşar. Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır. Çarlık tarafından kontrol ve baskılara maruz kalmıştır. 1901'de Fırtına Kuşunun Türküsü isimli kısa şiiri yüzünden tutuklandı. Kısa sürede serbest kaldı, Kırım'a gitti. Gorki birçok devrimci ile tanıştı. Lenin'le tanıştığı 1902 yılından itibaren aralarında yakın bir arkadaşlık oluşmuştur. 1902 yılında Rusya Edebiyat Akedemisi'ne seçilir. Ancak Çar II. Nikolas buna izin vermez. Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır. Başarısız olan 1905 Rus Devrimi sırasında Peter ve Paul Kalesi'nde kısa bir süre daha hapis kalır. Gorki Güneşin Çocukları adlı oyununu yazar. Oğlunun Mayıs 1935'teki ani ölümünü takiben Gorki de, 1936 yılında Haziran ayında öldü. Her ikisinin de ölümü şüphe altındadır. Zehirlendikleri iddia edilmiş, ama bu iddia hiçbir zaman ispatlanamamıştır. Gorki'nin cenaze töreninde tabutu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer alacaklardır. 1938'de Buharin'in mahkemesinde Gorki'nin NKVD başkanı Yagoda tarafından öldürüldüğü itiraf edilmiştir.