Çevirmen:
Kısmet Er
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Son değil, başlangıç
10/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2025 61. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2025 01:04
Kitabın duru bir ilerleyişi var gibi görünüyor. Belki bunun sebebi yalın bir dilinin olmasıdır, bilemem. Fakat bir sessizliğin çığlıkları tam olarak bu kitap. Grevler, yürüyüşler ile değil; insanları bilgilendirerek, okutarak, gerçeği göstererek yönetime baş kaldırmayı amaçlıyorlar. "Önce kafamızı donatmamız gerekiyor, daha sonra da ellerimizi..." "İnsanlar hükümetlerinden korkmamalı, hükümetler insanlardan korkmalı." diyor V. Pavel'in, Ana'nın, Andrey'in ve daha nice cesur insanın yaptığı da bu. "Adamı özgürlükten yoksun bırakmışlar, bir şey bilmesin diye." ve bu cümleden 1 sayfa sonra da "Ağlama, oğlunu salacaklar! Tümünü de salacaklar... Yer dar gelmeye başladı." diyor görevli. Ama bilmiyor ki tutuklanan gençler hapisten çıkma peşinde değil, davalarının peşinde. Bir diğer hapishane sahnesinde bir kadın oğlunun on aydır içerde olduğunu söylüyor gururlu bir sesle. Çünkü hapishane artık akıllı, düzeni sorgulayan gençlerle dolmuş. Şimdi Ana karakterini anlatmak istiyorum. Ana maalesef bizim sıkça gördüğümüz insanlar gibi başlarda. Hayatı acılarla dolu, hor görülen biri. Ama onun dönüşümü aslında eşsiz biri olduğunu bizlere gösteriyor. Artık korkmaması en çok vurgulanan özelliği. Verdiği analık duygusunu derin bir şekilde hissediyorsunuz. Fakat şunu merak ediyorum. Çoğu kişi ona 'Ana' diye hitap ediyor. Bunun nedeni ona saygıdan mı yoksa Rus kültüründen dolayı mı anlayamadım. Son değil, başlangıç dememin sebebi de bana çok şey kattığındandır. Mesela gerçeğin peşinden gitmek gibi, mesela okumak gibi. Kitapta vurgulanan şeyler de bunlar. Gece gizlice yasaklı kitaplar okumak, sanki biri kapıyı ansızın açacak... Şimdi okuduğum çeviriden dolayı bazı şikayetlerim var. Bu çeviriden okumanızı tavsiye etmem. İsimler değişmiş, noktalama yanlışları fazla. Bazı diyaloglarda
AnaMaksim Gorki · Yılmaz Kitabevi Basım · 201634,3bin okunma
9/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2019 23:10
Bi keresinde biri "Yeni bir güneş yaratacağız ve güneş parlayacak." Demişti. Ana'nın tek bir bedende yaşattığı ve Vlassov dan Nilovnaya evirdiği o kadın bize bilginin gücünü cesaretin bilgiyle gelen bi duygu olduğunu ve öyle ki insana verilen yaşamın bir tesadüf olmadığını gösterdi.
AnaMaksim Gorki · Yılmaz Kitabevi Basım · 201634,3bin okunma
8/10
·336 syf.··
2019 102. kitabı
"ANA" Ne midir Ana? Bizi dünyaya getiren,besleyip, büyüten ve ölene dek varlığıyla güç veren bir melek.. Gorki'nin "Ana" si ise: Dönemin işçi sınıfının yaşadığı  zor şartlar nedeniyle,  devrim yanlisi belli bir kesiminin nasil adım adım hakli devrimlerine  yürüdükleri daha doğrusu  çabalarının anlatıldığı,fakat sadece roman olamayacak kadar hayatin içinden çıkmış gerçek bir hayat dersi. Neden mi haklı devrim ve hayat dersi? Bir devlette devletin bütün kurumları mevcut  sistemi korumak için varsa ,çıkarılan bütün  kanunlar ve  kolluk kuvveti , yargısı aklınıza gelebilecek bilimum kurumlarını   kısaca  bütün olanaklarını  tek bir dusunceyi korumak için  orantisizca bütün acimasizligiyla   kullanirsa birileri dayanamaz sesini yükseltir ve halkın bilinçlenmesi için de mücadeleyi başlatır. Bulabildikleri her fırsatta ezilen halka haklarını anlatırlar.Bitmek tükenmek bilmeyen bir kararlılıkla hemde...Iste o zaman adı haklı devrim olur.Bizlere de ders... Çarlık Rusyasi'nda geçen  bu hikayeye gelince ise, karakterlerin mücadelesinde ki  kararlılığı okurken ,Deniz Geçmişi ,Yusuf'u,Hüseyin'i ve yoldaşlarının    hikayesini okuyormuş hissi verdi  zaman zaman. Genel itibariyle sade ve akıcı anlatimiyla okurken hiç zorlanmadigim bu eserin    yaklasik yarisina dek baş  karakterlerin ic dunyasini anlattigi bazi bolumleri zaman zaman hikayeyi  sıradanlastirmis   gibi hissettirse de , yaridan sonra isimsiz olayların bir bütünlük kazanıp kimliğe kavuşması sonucunun yarattığı anı duygu değişimleri ve ne sekilde sonuçlanacağı merakıyla  nefesimi tuttum diyebilirim.Sonuna geldiğimde ise "devrimcinin kaderleri bir midir ,hep kaybeden onlarsa kazanan kimdir "düşüncesiyle kendimi sorguladigim  ve tüm bunlara rağmen   içinde  umuda dair bir seyler bulmak istedigim bir
AnaMaksim Gorki · Yılmaz Kitabevi Basım · 201634,3bin okunma
Ne demişler ana gibi yar olmaz
9/10
·440 syf.·
2019 19. kitabı
Lenin’in isteği üzerine yazmış olduğunu öğrenince şaşırdım-Lenin kim bilmiyorsanız araştırın cahiller ama kısaca sosyalist- hadi bi kıyak daha yapayım yazarın gerçek adı Aleksey Maksimoviç Peşkov. Hayır böyle afili bi ismin varken niye değiştirirsin be adam. On dokuz yaşında Gorki adını almış. Gorki acı demek. Bu Ruslar’da pek seviyor melankoliği, duygu sömrüsünü. Kitaba gelecek olursak kitapta sosyalist düşünce hakim doğal olarak işçi sınıfının yaşadığı bi yerde geçiyor. Genç adamımızın annesi, eğitim almamış kısaca cahil olduğu halde oğlunun düşünceleriyle ve ona destek oluşuyla benim saygımı fazlasıyla kazandı. Oğlu sosyalist bi devrimci- sosyalistler seksi değil mi? Bence öyleler- oğluna olabildiği kadarıyla elinden gelenin fazlasıyla yardımcı oluyor. Elimde gorki’nin çocukluğum adlı kitabı da var. İlerde de onu okurum bakalım bu ismi niye almış belki orada yazıyordur. Kısaca beğendim zaten klasiklerde beğenmediğim Vadideki zambak var o da kusura bakma kadının omzunu yirmi sayfada anlatmış yani.
Edebiyat
AnaMaksim Gorki · Yılmaz Kitabevi Basım · 201634,3bin okunma
6/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
Kısaca: Romanın baş karakteri Nilovna sürekli sarhoş olup onu dövmekten başka işi olmayan, kocasının ölümüyle oğlu Pavel ve onun arkadaşlarıyla yaşamaya başlar. Pavel alkolden hoşlanmayan, bol bol kitap okuyan, arkadaşları ile toplantılar yapan devrimci bir gençtir. Pavel çalıştığı fabrikadaki eylemlere önayak olduğu için hapse girer......Uzun bir süre hapisten sonra yargılanıp sürülür. Nilovna oğlunun sürgünde hapisten kaçabileceğini düşündüğü için buna sevinir. Nilovna da basılan yasak bildirileri dağıtarak buna dahil olur ve hakkını aramaya başlar.
AnaMaksim Gorki · Yılmaz Kitabevi Basım · 201634,3bin okunma
9/10
·440 syf.·
2019 5. kitabı
Bu kitabı okumaya başladığımda bu denli zihnimde yer edineceğini düşünmüyordum açıkçası. Ana, okuyanda iz bırakan kitaplardan. Kitap kısaca köylünün yaşam mücadelesini ve çarlık yönetimi altında yaşanan insanlık zulmünü bir annenin yaşamı etrafında anlatıyor. Ama kesinlikle spesifik bir acıyı okumuyorsunuz. Hatta okurken sık sık ülkemizi düşündüm diyebilirim. Başlar çoğu klasikte olduğu gibi durağandı. Ilerledikçe çok değerli bir eser okuduğumu anladım. Altını çizip düşündüğüm satırlar epeyce fazlaydı. Ki bu benim için çok önemlidir. Bu eseri lisede okumadığıma hayıflanıyorum. Bazı eserleri, sindirebilmek ve üzerindeki etkisini test edebilmek için hayatta birkaç defa okumalı. Önerim kitaptaki isimleri bir kağıda not alarak okumanız. Çünkü ilerledikçe isimler birbirine girebiliyor. Özellikle de benim gibi zamana yayarak okuyacaksanız. Fikrimce bu kitapta başrol yok. Eser, 'ana' etrafında dönse de her bir karakterin hikayesi var. Eserin tek eksik yanı olay örgüsündeki sürükleyicilikti. Bu da kitabı kapatıp biraz düşünmek için fırsat tanıyor tabii. Sonu dank diye bitti. Devam edecek hissi veriyordu. Sonunu tarihten az çok tahmin edip tamamlayabilirsiniz. Yılmaz kitabevi kitabı iyi niyetle çevirmiş. Ancak oldukça dizgi hatasına rastladım. Birkaç kitap daha okumuştum bu yayından içlerinden en özensizi buydu diyebilirim. İleride en iyi çeviren yayını araştırıp tekrar okumak istiyorum. Kitabı rafa kaldırıp hemen başka birine geçmek haksızlık olur. O kadar çizili söz var ki tekrar okuyup üzerinden geçmekte fayda var. Kütüphanelik bir eser daha. Herkese keyifli okumalar.
Edebiyat
AnaMaksim Gorki · Yılmaz Kitabevi Basım · 201634,3bin okunma
Puan vermedi·440 syf.·
2020 23. kitabı
"İnsanlar kötü olmaktan çok, budaladır. Yalnızca yakın olan, ulaşabildileri şeyleri görürler... Oysa yakın olan sıradandır; ancak, uzaktaki değerlidir. Gerçekte, yaşamın tedirginlikten daha uzak ve insanların daha anlayışlı olmasında, herkesin çıkarı vardır. Ama buna ulaşabilmek için şimdiki rahatlarını feda etmeleri gerekebilir." Bu paragrafı okurken, "işte eserin anlatmak istediği" şeklinde yorumladım. Tüm kitabın özeti şeklinde.
Edebiyat
AnaMaksim Gorki · Yılmaz Kitabevi Basım · 201634,3bin okunma
Ana
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2020 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2020 19:27
Rus edebiyatına vurulduğum kitap.. Her annenin ama özellikle de her insanın okuması gereken bir başyapıttır kanımca, defalarca okunabilir. Bir de Rusça öğrenip kendi dilinden okumak gibi bir hayale sürüklemişti beni zamanında.
Roman
AnaMaksim Gorki · Yılmaz Kitabevi Basım · 201634,3bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2023 11. kitabı
Ana Maksim Gorgi'nin Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken, Benim Üniversitelerim eserlerinden sonra şimdi gelelim Ana'ya.. Pavel'in babası fabrikada ağır şartlar altında çalışan bir işçidir. Çok çalışır ama emeğinin karşılığını alamaz. Akşam işten eve dönüp geldiğinde patronlarına olan öfkesini karısından çıkarır durmadan, onu döver, hırpalar. Yanlız "Pavel'in babası mı?" bu durumda dersiniz. Tabii ki de hayır. Fabrikada çalışan işçilerin hemen hemen hepsi, akşam eve geldiklerinde içip içip karılarına şiddet uyguluyorlardır. Baba bir gün vefat eder. Artık tüm sorumluluk evin geçimi Pavel'in omuzlarına binmiştir. "Şimdi ne olacak?" dersiniz.. Bu kez babası ölünce, Ana'ya şiddeti Pavel mi uygulayacak? Gel zaman git zaman.. Pavel de babası gibi fabrikada çalışmaya başlar. Eve gelip tüm kazancını annesinin eline sayar. Annesine her gün nazik bir şekilde, hak ettiği gibi davranır. Ana şaşkındır. Benim oğlum, neden diğer gençler gibi değil? Neyse.. Pavel'deki bu değişimin kısa zamanda farkına varır. Oğlu gece geç saatlere kadar okuyor, bilinçleniyordur. Babasının ve çevresindeki işçilerin neden böyle proletaryanın kölesi durumunda izbe bir yaşam sürdüğünü anlıyor ve içerliyordur. Ana'sına der; Ana, babamın durumunu ben anlıyorum. İşten gelince onun neden öfkesini sana kustuğunu, yoğun iş yükü altında neden ezildiğini.. Evet evet hepsini biliyorum. Ana, babamın sana kustuğu öfke.. Hakkını alamadığı için.. Ana, yeni öğrendiklerini kanıksamaya çalışır. Peki şimdi ne olacak? Aklından sis perdesini kaldıran Pavel, "şimdi eli kolu bağlı mı duracak?" dersiniz. Hayır.. İşçi haklarının mücadelesi için kendisi gibi düşünen arkadaşlarını da yanına alarak haklarını kazanmak için büyük bir mücadeleye girişicektir. Bu hususta Pavel'e en büyük destek, oğlunu canı gibi seven Ana'dan
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 201834,3bin okunma
Aklı kanla söndüremezsiniz!!!
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2025 11:04
Ezilen, sömürülen, hakları çiğnenen işçilerin var olan düzene karşı çıkışını, ideolojin her ne olursa olsun zalimin değil mazlumun yanında, ezenin değil ezilenin yanında olup, hak, adalet, eşitlik ve özgürlüğün savunulmasını, en aydınınından en cahiline kadar bilinçlenip tek yürek olması gerektiğini dile getiren müthiş bir kitap. Pavel'in annesi Palegaya, kocası tarafından ezilmiş, dövülmüş ve hep boyun eğmek zorunda kalmış cahil bir kadındır. Kocasının ölümünden sonra da oğlu Pavel babası gibi davranmaya başlamıştır. Ama kısa bir süre sonra davranışları değişmiş. Kitaplara yönelmiş. Babasının ve babası gibi davranışlarda bulunanların ezilip sömürüldüğü için bu kadar sert, öfke dolu olduğunu anlamış ve daha iyi şartlara sahip olsalardı böyle davranmayacaklardı kanaatine varıp, varolan düzene başkaldırış hikâyelerini başlatmışlardır. Yasaklı kitaplar okuyorum ben anacığım. Bizlerin, işçi yaşamımızla ilgili gerçekleri yazdıkları için okumaları yasaklanan kitapları okuyorum. Herşeye boyun eğmeye alışmış olan Ana korkuyor oğluna zarar gelecek diye. Ama oğlu başımıza ne geliyorsa korktuğumuz için geliyor. Bizi yönetenler korkumuzdan yararlanıyorlar, bu daha çok korkutuyor bizi diyor. Ve Ana başlarda her ne kadar korkuyor olsa da sonrasında sadece Pavel'in annesi olmaktan çıkıyor diğer yoldaşların da anası, ablası, kardeşi oluyor. Oğlunu bu dava da yalnız bırakmıyor. Bir de şartlar değişince Ana oğlunun yerine geçip mücadelenin meşalesini devralıyor. Ana Palegaya her ne kadar cahil, herşeye boyun eğmiş biri olsa da verdiği mücadele, bir anne olarak oğlunun yanında yer alması ve cesareti takdire şayan. Pavele hakim soruyor: itiraf ediyor musunuz suçunuzu? Ve cevap veriyor; **Suçum neymiş ki, itiraf edeyim? Kimseyi öldürmedim, kimsenin bir
İnceleme
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 201834,3bin okunma

Yazar Hakkında

Maksim GorkiYazar · 96 kitap
Aleksey Maksimoviç Peşkov, en çok bilinen adı ile Maksim Gorki, Sovyet Rus yazar, sosyalist gerçekçi yazımın öncüsü politik eylemcidir. 1892 yılında Tiflis'te, Kafkasya Gazetesi'nde çalışmaya başladı. Yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için Rusça'da acı anlamına gelen Gorki takma adını kullanmaya başladı. 1895'te St. Petersburg'da yayınlanan bir dergide çıkan Çelkaş adlı öyküsü ile ünlendi. Ardından Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız öyküsü yayınlandı. Ünü hızla yayıldı. Bu öyküler kadar başarılı olmayan bir dizi roman ve öykü daha yazdı. Gorki'nin 1898 yılında yayınlanan ilk kitabı Hikâye Denemeleri (Очерки и рассказы) çok beğenilir ve yazarlık kariyerinin başlangıcı sayılır. İlk romanı Foma 1899'da basıldı. Bu dönemde sağlam bir olay örgüsü kuramaması ve yaşamın anlamı üzerine uzun felsefik tartışmalara girmesi romanlarının başarısını düşürür. 1906'da yazdığı ve Rus Devrimi'ne adadığı Ana en başarılı romanıdır. 1899-1906 arasında St. Petersburg'da yaşar. Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır. Çarlık tarafından kontrol ve baskılara maruz kalmıştır. 1901'de Fırtına Kuşunun Türküsü isimli kısa şiiri yüzünden tutuklandı. Kısa sürede serbest kaldı, Kırım'a gitti. Gorki birçok devrimci ile tanıştı. Lenin'le tanıştığı 1902 yılından itibaren aralarında yakın bir arkadaşlık oluşmuştur. 1902 yılında Rusya Edebiyat Akedemisi'ne seçilir. Ancak Çar II. Nikolas buna izin vermez. Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır. Başarısız olan 1905 Rus Devrimi sırasında Peter ve Paul Kalesi'nde kısa bir süre daha hapis kalır. Gorki Güneşin Çocukları adlı oyununu yazar. Oğlunun Mayıs 1935'teki ani ölümünü takiben Gorki de, 1936 yılında Haziran ayında öldü. Her ikisinin de ölümü şüphe altındadır. Zehirlendikleri iddia edilmiş, ama bu iddia hiçbir zaman ispatlanamamıştır. Gorki'nin cenaze töreninde tabutu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer alacaklardır. 1938'de Buharin'in mahkemesinde Gorki'nin NKVD başkanı Yagoda tarafından öldürüldüğü itiraf edilmiştir.