Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·383 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2021 02:18
Maksim Gorki’nin 1906’da sürgünde yazdığı romanı Ana, toplumcu gerçekçilik akımının başyapıtlarından biri kabul edilir. #alıntı : "O zamana kadar tatmadığı bir duygu yaşıyordu şimdi. İlk defa birisi onu merkeze alıyor ve kendi hayatıyla ilgili bir şeyler öğrenmek istiyordu. Çevresindeki bütün kadınlar gibi acı çekmiş, dövülmüş, aşağılanmış, hor görülmüş olmanın verdiği eziklikle yaşamıştı yıllarca. Şimdi, kendi oğlu, yani öz oğlu karşısına geçmiş, ona kendisini anlatıyor ve çektiği acının kaynağını bulmaya çalışıyordu. " Roman,1917 Ekim Devrimi öncesi Rusya da gelişen kapitalizmin yarattığı sömürü ve sefaleti anlatıyor.Gorki,işçilerin ve köylülerin yaşadığı zorlukları genç bir işçi olan Pavel ve onun annesinin gözünden anlatıyor. Kitapta benim dikkatimi çeken şey ise ; bir Kadının değer gördükçe, önce kendinin farkına varması, sordukça, öğrendikçe, düşünmeye ve sorgulamaya başlaması ile birlikte gelen inancın ve bu inanç uğruna herşeyi göze alabilecek olan gücünün farkına varmasıydı. Hülasa : değişen, dönüşen, güçlenen bir Ana'nın , bir kadının hikayesini muhteşem bir şekilde kaleme almış Gorki. Ben kitabı bu yönüyle inceleyip, yorumlamak istedim. Aklımızı, ruhumuzu, yolumuzu aydınlatacak kitaplara çıksın yollarımız. Sağlıcakla ve kitapla kalın.
Edebiyat
AnaMaksim Gorki · Akvaryum Yayınları · 201234,3bin okunma
9/10
·383 syf.··
2023 33. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2023 20:30
Rus Edebiyatı'nın çarpıcı ve önemli eserlerinden biri olan Ana konusu itibariyle bir politik savunmayı ön plana çıkarıyor. Oğlunun düşünceleri için ona yardım eden ve yaşamı pahasına pek çok zorlukla baş eden bir anneyi ayrıca o dönem Rusya’sının işçi-patron ilişkilerini de gözler önüne seren bu eserin konusu ise şöyle; Pelaka kocası ile birlikte Rusya'da yaşayan bir kadındır. Kocası fabrikada çalışan ve diğer erkekler gibi işten gelip içen ve sonra karısını döven Mihaildir. Bu durum çok yaygındır ve kadınlar sadece kocalarına hizmet için vardırlar. Bir de çocuk bakmak tabii. Paleke ve Mihail in Pavel adında bir oğulları vardır. Pavel babasının davranışlarını gözeten ve onun gibi düşünen bir çocuktur. Babası ölünce de annesine ilk başlarda kötü davranmış fakat fabrikaya gidince değişmeye başlamıştır. Annesi çocuğundaki değişimleri fark etmişti. Pavel her gün değişik kitaplar okuyor ve git gide sessiz bir çocuk haline geliyordu. Annesi ona ne okuduğunu sorduğunda yasaklı kitaplar diyor ve yalnız kalmak istediğini vurguluyordu. Fabrikada patronlar işçilere çok kötü davranırdı. Hep daha fazla çalışırlar fakat karşılığını hiç alamazlardı. Aldıkları ücret çok az çalışma koşulları ise çok ağırdı. Pavel bunların farkındaydı ve onun gibi düşünen bir kaç arkadaşı daha vardı. Bir gün annesi merak etti ve ona düşüncelerini sordu. Pavel ona her şeyi anlattı. İşçilerin şartlarından, özgürlükten ve adaletten bahsetti. Bir kaç gün içinde eve arkadaşlarının geleceğini ve artık burada toplanacaklarını bildirdi. Ana ilk başlarda gelenlere pek ısınamadı ama daha sonra onları dinledikçe hepsine kanı ısındı hatta Andre’yi oğlu gibi sevmeye başladı. Pavel ve arkadaşları fabrikadaki işçilere bildiri yayınlamaya başladılar. Yavaş yavaş herkes konuyu fark ediyordu. İşçiler aralarında
AnaMaksim Gorki · Akvaryum Yayınları · 201234,3bin okunma
Maksim Gorki - Ana İncelemesi
6/10
·383 syf.··
2023 6. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2023 21:07
Öncelikle kısaca kitabı özetleyeyim. Ana, bir başkaldırıyı simgeler ve anlatır. Zaten kitapta kıvılcımlanan sosyalizmin temelinde de başkaldırı yatmaktadır. Kitabın başkarakteri Pelageya Nilovna sıradan, monoton ve tekdüze bir hayatı olan cahil bir ev hanımıdır. Kocası Mihail Vlasov ise güçlü ve kaba bir fabrika işçisidir. Gerçekten kaba biridir ve karısını sürekli döven biridir. Tabi kitaptan bu durumun 20.YY başı Rusya’sında halk genelinde yaygın olduğunu rahatlıkla görebiliyoruz. Bu çiftin Pavel Vlasov adında çocuğu vardır. Mihail Vlasov öldüğünde Pavel de fabrikada işçilik yaparak hayata atılır. Ancak annesinin dikkatini bir şey çeker. Pavel 20.YY. Rusya’sındaki erkeklere göre çok farklıdır. Annesine oldukça kibar davranır, sessizdir, içki içemez ve sürekli kitap okur. Annesi bu durumu biraz irdelediğinde Pavel’in bir davaya gönül verdiğini öğrenir. Bu dava kitabın geçtiği zaman ve ortam olan 20.YY başlarında, Rusya’da geçen sosyalizm hareketlenmesidir. Ben buraya kadar olan kısmı kitabın altyapısı ve başlangıcı olarak değerlendiriyorum. Asıl hikaye bundan sonra başlıyor. Kitapları yorumlarken yazarlarına ve hayatlarına da bakmak gerekiyor diye düşünüyorum. Maksim Gorki çocuk yaşta babasını kaybetmiştir. 11 yaşında ise annesini de kaybederek tamamen öksüz kalmıştır. Gorki 8 yaşında çalışmaya başlamış bir insandır. Eğitim hayatı ise sadece birkaç aydan ibarettir. Görüldüğü üzere Gorki, tabiri caizse “hayatın sillesini” yemiş biri ve hayatın gerçekleriyle çocuk yaştan itibaren tanışmıştır. 8 yaşından itibaren çalışmasıyla birlikte de Rus işçi sınıfını tanımış ve hatta içinden biri olmuştur. Kitabın yazıldığı tarih olan 1906 ise Rus işçi ve köylü sınıfının devrim için hareketlendiği yıllardı. 1905 Devrimi yeni başarısız olmuştu ve sonuç alınamamıştı. 1915 Ekim
Edebiyat
AnaMaksim Gorki · Akvaryum Yayınları · 201234,3bin okunma
Puan vermedi·383 syf.··
2022 80. kitabı
eseriyle geldim. Roman, 1917 Ekim Devrimi öncesi Rusya'da gelişen kapitalizmin, yarattığı açlık ve sefaleti anlatıyor. Gorki bizlere, işçilerin ve halkın yaşadığı zorlukları haksızlıkları; bir köylü gencin serüveniyle anlatıyor. Nilovya sefaletten kocasından yediği dayaklardan bezmiş biri eşi öldükten sonra oğlu Pavel, ilk başlarda babasını taklit eder. Sigara içip arkadaşlarıyla meyhaneye gider anasına kötü davranır bir süre sonralarındaysa: kitap okumaya hayatı anlamaya verir kendini. Ve başlar devrimcilik ruhuna inceden işlemeye.. Gorki'nin ana karakteri çağları aşan bir eser aslında verilen mücadele yaşanılan haksızlıklar ve en önemlisi insanların bir bütün olarak yaşamaları gerektiğini vurgulaması sosyalizmi, anlatım biçimi benim çok hoşuma gitti umarım siz de okuduğunuz da çok seversiniz. Babam, sopa çekerdi sana hep. O, senin üzerinde anlıyorum ki bu sefil yaşamın öfkesini dindirmeye çalışıyordu ama bunun farkında bile değildi. Yeryüzü işçilerindir. Bizim için milletler arası ayrı gayrı yoktur. Tüm işçiler dostumuzdur. Tüm para babaları, ağalar, patronlar ve sömürenler düşmanımız. "Oturup okumayı öğrenmeye çalışıyorum, oysa yakında ölüp gideceğim. Hiç aldırmıyorum buna. Ne tuhaf degilmi," "Yavrum, yaşamda herkesi aydınlatacak bir ışık vardır"
1000Kitap
AnaMaksim Gorki · Akvaryum Yayınları · 201234,3bin okunma
7/10
·383 syf.··
Beğendi
·
2019 3. kitabı
Sıradan bir konu ve tahmin edilebilir bir sonla işlenmiş olmasına rağmen Gorki'nin kullandığı yalın dil ve sürükleyici işleyiş, kitabı bir çırpıda okuyup bitirme isteği uyandırıyor. Karakterleri karıştırmamak adına not tutarak okunmasını tavsiye ederim; Rus isimler dilimize pek aşina olmadığından bu noktada bir miktar zorlanıyor insan.
AnaMaksim Gorki · Akvaryum Yayınları · 201234,3bin okunma
9/10
·383 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2024 08:49
Lise yıllarında okuyup da unuttuğum Kevser ÖzçelikKevser Özçelik sayesinde tekrar okuma fırsatı bulduğum bir kitap oldu . Maksim Gorki'nin klasikleri arasında en önemli eser olarak geçen kitap Ana'dır. Bu kitap bir mücadele kitabı ekmek kavgası ve özgürlüğün mücadelesi. Gorki 1907 de yayımlanan romanında, Pavel adlı bir işçinin annesi olan Pelage'yi anlatırken bir yandan sefalet dolu ve bir yandan da ihtişamlı hayatların hüküm sürdüğü Çarlık Rusya'nın toplumsal panoramasını ustalıkla işlemiş . Bir halk nasıl uyandırılmaya çalışılıyor haksızlığa karşı satır satır anlatıyor. Çok severek okudum ve tavsiye ederim. 1907 deki ile 2024 deki durum yine aynı olsa bile umudumuzu yitirmedik.
AnaMaksim Gorki · Akvaryum Yayınları · 201234,3bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2023 11. kitabı
Ana Maksim Gorgi'nin Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken, Benim Üniversitelerim eserlerinden sonra şimdi gelelim Ana'ya.. Pavel'in babası fabrikada ağır şartlar altında çalışan bir işçidir. Çok çalışır ama emeğinin karşılığını alamaz. Akşam işten eve dönüp geldiğinde patronlarına olan öfkesini karısından çıkarır durmadan, onu döver, hırpalar. Yanlız "Pavel'in babası mı?" bu durumda dersiniz. Tabii ki de hayır. Fabrikada çalışan işçilerin hemen hemen hepsi, akşam eve geldiklerinde içip içip karılarına şiddet uyguluyorlardır. Baba bir gün vefat eder. Artık tüm sorumluluk evin geçimi Pavel'in omuzlarına binmiştir. "Şimdi ne olacak?" dersiniz.. Bu kez babası ölünce, Ana'ya şiddeti Pavel mi uygulayacak? Gel zaman git zaman.. Pavel de babası gibi fabrikada çalışmaya başlar. Eve gelip tüm kazancını annesinin eline sayar. Annesine her gün nazik bir şekilde, hak ettiği gibi davranır. Ana şaşkındır. Benim oğlum, neden diğer gençler gibi değil? Neyse.. Pavel'deki bu değişimin kısa zamanda farkına varır. Oğlu gece geç saatlere kadar okuyor, bilinçleniyordur. Babasının ve çevresindeki işçilerin neden böyle proletaryanın kölesi durumunda izbe bir yaşam sürdüğünü anlıyor ve içerliyordur. Ana'sına der; Ana, babamın durumunu ben anlıyorum. İşten gelince onun neden öfkesini sana kustuğunu, yoğun iş yükü altında neden ezildiğini.. Evet evet hepsini biliyorum. Ana, babamın sana kustuğu öfke.. Hakkını alamadığı için.. Ana, yeni öğrendiklerini kanıksamaya çalışır. Peki şimdi ne olacak? Aklından sis perdesini kaldıran Pavel, "şimdi eli kolu bağlı mı duracak?" dersiniz. Hayır.. İşçi haklarının mücadelesi için kendisi gibi düşünen arkadaşlarını da yanına alarak haklarını kazanmak için büyük bir mücadeleye girişicektir. Bu hususta Pavel'e en büyük destek, oğlunu canı gibi seven Ana'dan
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 201834,3bin okunma
Aklı kanla söndüremezsiniz!!!
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2025 11:04
Ezilen, sömürülen, hakları çiğnenen işçilerin var olan düzene karşı çıkışını, ideolojin her ne olursa olsun zalimin değil mazlumun yanında, ezenin değil ezilenin yanında olup, hak, adalet, eşitlik ve özgürlüğün savunulmasını, en aydınınından en cahiline kadar bilinçlenip tek yürek olması gerektiğini dile getiren müthiş bir kitap. Pavel'in annesi Palegaya, kocası tarafından ezilmiş, dövülmüş ve hep boyun eğmek zorunda kalmış cahil bir kadındır. Kocasının ölümünden sonra da oğlu Pavel babası gibi davranmaya başlamıştır. Ama kısa bir süre sonra davranışları değişmiş. Kitaplara yönelmiş. Babasının ve babası gibi davranışlarda bulunanların ezilip sömürüldüğü için bu kadar sert, öfke dolu olduğunu anlamış ve daha iyi şartlara sahip olsalardı böyle davranmayacaklardı kanaatine varıp, varolan düzene başkaldırış hikâyelerini başlatmışlardır. Yasaklı kitaplar okuyorum ben anacığım. Bizlerin, işçi yaşamımızla ilgili gerçekleri yazdıkları için okumaları yasaklanan kitapları okuyorum. Herşeye boyun eğmeye alışmış olan Ana korkuyor oğluna zarar gelecek diye. Ama oğlu başımıza ne geliyorsa korktuğumuz için geliyor. Bizi yönetenler korkumuzdan yararlanıyorlar, bu daha çok korkutuyor bizi diyor. Ve Ana başlarda her ne kadar korkuyor olsa da sonrasında sadece Pavel'in annesi olmaktan çıkıyor diğer yoldaşların da anası, ablası, kardeşi oluyor. Oğlunu bu dava da yalnız bırakmıyor. Bir de şartlar değişince Ana oğlunun yerine geçip mücadelenin meşalesini devralıyor. Ana Palegaya her ne kadar cahil, herşeye boyun eğmiş biri olsa da verdiği mücadele, bir anne olarak oğlunun yanında yer alması ve cesareti takdire şayan. Pavele hakim soruyor: itiraf ediyor musunuz suçunuzu? Ve cevap veriyor; **Suçum neymiş ki, itiraf edeyim? Kimseyi öldürmedim, kimsenin bir
İnceleme
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 201834,3bin okunma
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 33. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2025 15:01
Selamlar efenim! İnceleme biraz uzun olabilir ama anlatacaklarım önemli :) İşçi haklarını zaten biliyoruz, kitabı da anlatma sürpriz olsun ,başımızı şişirme derseniz . Buyurun, çıkışlar sağda :) Okumak isteyenler, girişler SOLDA efendim!!️️ Maksim Gorki'nin Ana (1906) adlı romanı, Rus edebiyatının ve sosyalist gerçekçiliğin önemli eserlerinden biridir. Kitap, devrim öncesi Rusya’daki işçi sınıfının yaşamını ve devrimci hareketin doğuşunu konu alır. Gorki, bu romanı Önce bir dergide bölüm bölüm yayımlanmış. Sonra yetkililer okumuş, kaşlar çatılmış, “bu ne anlatıyor böyle?” deyip yasaklamışlar. Çünkü bu romanın içinde sadece hikâye değil, fazlasıyla gerçek var. "Ana" - Kapitalizme karşı sessiz ama kararlı bir direniş (Ve anneler, aslında çok şey biliyor). Maksim Gorki’nin Ana adlı romanı, sadece devrimci bir anlatı değil; aynı zamanda kapitalizme ve sisteme karşı bir kadının yükselişi. Pelageya, her ne kadar ilk başta sıradan bir taşra annesi gibi görünse de, oğlunun devrimci faaliyetlerine tanık oldukça birdenbire sistemin çarklarını anlamaya başlar. Hani biz de hep “Annem anlamaz, işleri bilmez” deriz ya, işte Pelageya, “Anladım, o zaman ben de bu işin içinde varım!” diyerek devrime atılıyor. Yani anlayacağınız, bu romanda “Annene söyle devrim yapsın” düzeyindeyiz. Kapitalizmin günlük yaşamımıza hâkim olduğu şu dönemde, Pelageya’nın değişimi bir tür uyanış gibidir. Bir gün oğlunun gizli toplantılarından şüphelenirken, ertesi gün onu desteklemeye karar verir. Kapitalist düzenin baskılarına karşı verdiği savaş, aslında işçi sınıfının sistemin yükünü omuzlarında taşımasına ve buna karşı durmasına dair güçlü bir simgeye dönüşür. Ve evet, oğlunun devrimci mücadelesine katılmak, bir annenin de hayatını değiştirebilir. (Şimdilerde anneler oğullarına TikTok videolarını
AnaMaksim Gorki · Evrensel Basım Yayın · 201634,3bin okunma
"ANA!"
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2022 50. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2022 22:35
Kitabın incelemesini yapmadan önce ana olmanın ne demek olduğunu yazmak istedim. Beceremedim. Hiç bir sözcüğe sığdıramadım anneliği... Belli başlı kavramlarla sınırlanacak türden de değildi... En azından benim sözcük dağarcığımda anneliğin yerini tutacak bir söz yoktu. Yetersizdi hepsi. O yüzden de ben iyisi mi kitaptan ve kitapta ki anneden bahsedeyim sizlere. Kısa da olsa bir fabrika geçmişim olduğu için belki de bu kadar çok beğendim bu kitabı. Herkes bilir emek sömürüsünün en çok olduğu yerlerdir; fabrika, tekstil ve atölye türü yerler. Buralarda işçiler genelde karın tokluğuna çalıştırılır. Enerjilerini ve güçlerini de sonuna kadar sömürürler. Tüm bunlar müdürler ve şefler için geçerli değildir elbette onlar çok daha az çalışarak çok daha fazlasını kazanan kesimlerdir. Ve bir yerde böyle bir eşitsizlik söz konusuysa isyan kaçınılmazdır. Peki bu isyanın başlaması için neler gerekir? Elbette öncelikle kurbanlar gerekir, kendilerini tüm işçiler için kurban edecek kişiler; diğerlerinden daha zeki, daha çok okumuş, tüm gerçekleri görebilen, cesur kurbanlara ihtiyaç vardır. İşte burada Pavel, arkadaşları ve annesi taşın altına eline koyan kişiler oluyor. Pavel'in doğup büyüdüğü yerde insanlar fabrikada çalışarak geçimini sağlayan kişilerdir. Tabi buna geçim denilebilirse. İnsanlar fabrikada gün boyu çalışır, iş çıkışı alkol alırlar. Gençler birbirleriyle kavga ederler, büyükler oğullarını ve eşlerini döverler... Bunun tek bir sebebi vardır aslında. Fabrikada sabahtan akşama kadar yok pahasına ezilmek. Çalışanlar bu kinlerini, öfkelerini dışarıda ki kişilere kusuyorlar. En çok da en yakınındakilere. En kötüsü de bunun sebebini göremeyecek kadar kör olmaları. Fabrikada ezilmelerini de eşlerini ve çocuklarını dövmelerini de gayet normal ve olması gereken olarak
AnaMaksim Gorki · Oscar Yayınları · 201934,3bin okunma

Yazar Hakkında

Maksim GorkiYazar · 96 kitap
Aleksey Maksimoviç Peşkov, en çok bilinen adı ile Maksim Gorki, Sovyet Rus yazar, sosyalist gerçekçi yazımın öncüsü politik eylemcidir. 1892 yılında Tiflis'te, Kafkasya Gazetesi'nde çalışmaya başladı. Yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için Rusça'da acı anlamına gelen Gorki takma adını kullanmaya başladı. 1895'te St. Petersburg'da yayınlanan bir dergide çıkan Çelkaş adlı öyküsü ile ünlendi. Ardından Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız öyküsü yayınlandı. Ünü hızla yayıldı. Bu öyküler kadar başarılı olmayan bir dizi roman ve öykü daha yazdı. Gorki'nin 1898 yılında yayınlanan ilk kitabı Hikâye Denemeleri (Очерки и рассказы) çok beğenilir ve yazarlık kariyerinin başlangıcı sayılır. İlk romanı Foma 1899'da basıldı. Bu dönemde sağlam bir olay örgüsü kuramaması ve yaşamın anlamı üzerine uzun felsefik tartışmalara girmesi romanlarının başarısını düşürür. 1906'da yazdığı ve Rus Devrimi'ne adadığı Ana en başarılı romanıdır. 1899-1906 arasında St. Petersburg'da yaşar. Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır. Çarlık tarafından kontrol ve baskılara maruz kalmıştır. 1901'de Fırtına Kuşunun Türküsü isimli kısa şiiri yüzünden tutuklandı. Kısa sürede serbest kaldı, Kırım'a gitti. Gorki birçok devrimci ile tanıştı. Lenin'le tanıştığı 1902 yılından itibaren aralarında yakın bir arkadaşlık oluşmuştur. 1902 yılında Rusya Edebiyat Akedemisi'ne seçilir. Ancak Çar II. Nikolas buna izin vermez. Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır. Başarısız olan 1905 Rus Devrimi sırasında Peter ve Paul Kalesi'nde kısa bir süre daha hapis kalır. Gorki Güneşin Çocukları adlı oyununu yazar. Oğlunun Mayıs 1935'teki ani ölümünü takiben Gorki de, 1936 yılında Haziran ayında öldü. Her ikisinin de ölümü şüphe altındadır. Zehirlendikleri iddia edilmiş, ama bu iddia hiçbir zaman ispatlanamamıştır. Gorki'nin cenaze töreninde tabutu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer alacaklardır. 1938'de Buharin'in mahkemesinde Gorki'nin NKVD başkanı Yagoda tarafından öldürüldüğü itiraf edilmiştir.