Anayurt Oteli

Yusuf Atılgan
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Çok tehlikeli şeyler yazıyorum...
Puan vermedi
Spoiler içermektedir: Kitapta işlenen temel konulardan biri olan 'bastırılmış cinsellikle', kitabın müstehcen içerik nedeniyle 100 temel eser arasından çıkartılmış olması durumu sebep-sonuç ilişkisi bakımından çok anlamlı.. Yusuf Atılgan bu kitabı için 'çok tehlikeli şeyler yazıyorum, göreceksiniz' demesine rağmen kendisini ciddiye alan tek kişinin eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik olması bir başka anlamlı durum... Sebeplerimiz farklı olmakla birlikte MEB'in bu kararını yerinde buluyorum. Kitap o kadar çok psikolojik ve felsefik bir derinliğe sahip ki günümüz ortalama bir lise öğrencisinin kitabı bütünüyle anlayabileceğinden emin olamıyorum. Günümüz üniversite mezunu ve belirli bir okuma background'ına sahip okurların bile (kendimi ayrı tutmuyorum) kitabı anlamakta güçlük yaşadığını buradaki incelemelerden görebiliriz. Kitabı dümdüz okursak, okuma deneyimimiz Zebercet isimli anti kahramanın yaptığı iğrençliklerden gelen mide bulantısından ibaret kalacaktır. Ayrıca eski konaktaki karakter bolluğundan başınız dönebilir. Kim kimin dayısı, yengesi, annesi, kahyası, abisi... olayı çözmek için ALES sözel mantık sorularındaki gibi şekil şema çizmeniz gerekir. Yusuf Atılgan 'kitabımı herkes okuyamasın, her okuyan anlayamasın diyerek elit bir okur kitlesine ulaşmayı amaçlamış sanırım. Bu karakter ve kuram bolluğunun başka bir açıklaması olamaz. Zebercet'in dünyası ölü tanıdıklar ve yaşayan yabancılarla dolu. Annesi, babası ailesi hayatının erken bir döneminde yaşamlarını yitirmişlerdir. Konaktan dönüştürülen otelde, hayatının öncesinde olmayan sonrasında da olmayacak yabancılarla yaşamaktadır. Zebercet'in bir dünyası bile yok aslında. Sesine yankı bulmaya çalışan 52 Hertz balinası gibi yaşamaktadır. Sürekli farkedilmek istiyor, bıyığı için "sabah var mıydı?"
1000Kitap
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202337bin okunma
İnsanın kilidini açabilecek bir anahtar var mı?
10/10
·108 syf.··
Beğendi
·
2019 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2019 00:50
Son 10 gündür bu kitapla yatıp kalkıyorum desem yalan olmaz... Okuma serüvenimde bu kitap bir kilometre taşı oldu benim için. Nedenlerini dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım. Çünkü anlatacak gerçekten çok şey var bu kitapla ilgili. Hepsini bir incelemeye sığdırmak mümkün olamayacağı için kendimce önemli gördüğüm bazı konuları masaya yatıracağım... Hazırsanız başlayalım o halde:) ---------------------- Ara sıra fırsat buldukça tekrar okumalar yapmaya çalışıyorum. Öyle ki, 15-20 yıl önce okuduğumuz bazı kitaplar zaman aşımına uğrayarak bugün hiç okumadığımız kitaplarla eşit seviyeye gelebiliyor. O yüzden kendinizce özel olduğunu düşündüğünüz bazı kitapları yıllar sonra tekrar elinize almanızda fayda var! Nereden nereye geldiğinizi ölçmek için de güzel bir test oluyor bu tekrar okumalar... Ben açıkçası kendi adıma çok katkısını görüyorum... Uzun zamandır yeniden okumayı düşündüğüm iki kitap vardı kafamda; Albert Camus'nün Yabancı 'sı ve Yusuf Atılgan'ın Anayurt Oteli ... İki kitabın da ilk okunmaları üzerinden en az 15-20 yıl geçti... Çok bilinçli bir tercih değildi benimki ama iki eseri de okuduktan sonra anladım ki, ard arda okumak için bundan daha güzel bir ikili az bulunurmuş gerçekten de :) Zaten akademik çevrelerde ve benzeri araştırma gruplarında, özellikle 'karşılaştırmalı edebiyat' denildiğinde en çok okunan ve incelenen kitapların başında geliyormuş bu ikili... Gerek yazarlarının hayata bakış açısı, gerek karakterlerin orijinalliği, farklı bir iç dünyaya sahip olmaları ve yaşamlarında kesişen pek çok benzerlik, karşılaştırmalı okumalar için harika malzemeler sunuyor size... Meursault ve Zebercet için evrensel edebiyatın iki kardeşi veya iki sırdaşı tabirini kullanabiliriz:) Diğer
Edebiyat
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Yapı Kredi Yayınları · 201737bin okunma
Anayurt Oteli - Zebercet
Puan vermedi·128 syf.··
2021 13. kitabı
(Spoiler içerir) Zebercet’i anlayabilmek için geçmişini üçe ayırabiliriz. Otelin geçmişi, annesinin geçmişi ve bu ikisini bünyesinde taşıyan kendi geçmişi. Otelin Geçmişi: -          Zengin Rumların oturduğu bir semtte yanmadan kalan yapılardan birisidir. (Yangın felaketinden kurtulmuş bir yapı olup başka bir milletin, kültürün izleri taşır. İsminin de Anayurt Oteli olması kendi içinde bir tezatlık oluşturur.) -          Bir eşraf konağı iken otele çevrilmiştir. (Bir evken herkesin gelip kalabildiği bir yapıya çevrilmiştir. Bu yüzden Zebercet için sıcak bir yuva olmaktan yoksundur. İyi bir aile ilişkisi kurulmasına ket vurmuştur. Zebercet’te yurtsuzluk, evsizlik, kimsesizlik duygularını doğurmuştur.) -          Otel yazısının bir ucunun toprağı göstermesi. (Otelde ölenlerle, öldürülenlerle ve sonunda Zebercet’in intiharıyla birlikte daha anlamlı hale gelir.) -          Babasının otelde ölmesi ve otelin bahçesinde yıkanması. (Ölüm ve otelin birbiri ile sürekli ilişki içinde olması.) Annesinin Geçmişi: -          Babasının bilinmeyişi. (Zebercet’in soyunun nereye dayandığını bilmemesi, bu belirsizlik çevresine yabancılaşmasına ve yalnızlaşmasına neden olmuştur. Çünkü nereden geldiğini bilmek, o kişi ölü olsa dahi, yeryüzünde bir yerinin bir bağının olduğunu hissettirir. Bu yüzden Zebercet sürekli kendi içinde varoluş savaşı verir. Onun da burada olduğunun fark edilmesini ister. Bıyığını kestirdiğinde “Sabah var mıydı bıyığım?” (Atılgan, 2019, s.29) diye sorması bu yüzdendi.) -          Annenin Zebercet’in çocukluğunda geçmişiyle ilgili şeyler anlatması. (Annenin kardeşinin gayrimeşru bir ilişkisinin olduğu iması ve ardından 19 yaşında intihar etmesi, oğlunun intiharına dayanamayan annenin ölümü, Nurettin Bey’in Mevlevihaneden erken çıkmasının ardından ölmesi, konağın
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202337bin okunma
8/10
·128 syf.··
2025 24. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2025 17:31
Yusuf Atılgan’ın “Anayurt Oteli” sade görünen ama içinde derin yalnızlıklar ve varoluş sancıları taşıyan bir roman. Her şeyden önce bu kitap bir karakterin iç dünyasında geçen, sanki bir oda gibi kapalı, dar ama yankı dolu bir yolculuk. Zebercet karakteriyle tanıştığın ilk anda, onun sıradanlığına biraz mesafe koyuyorsun belki; ama sonra o sıradanlık içinden öyle ince bir yalnızlık, öyle sessiz bir çığlık yükseliyor ki, istemeden onunla empati kurmaya başlıyorsun. Zebercet’in yaşadığı otel, aslında onun ruhunun ta kendisi gibi. Sessiz, loş, tozlu ve zamanın durmuş gibi aktığı bir yer. Otelin içindeki düzen ve tekrar, onun yaşamına da sirayet etmiş. Aynı saatlerde çay içen, aynı yatakta yatan, aynı bakışlarla pencereden dışarı bakan bir adam… Bu rutinin bozulmasıyla, özellikle “bir gece kalan kadın”ın gelişiyle beraber iç dünyasında başlayan o kıpırtı, bastırdığı arzuların ve özlemlerin bir dışavurumu haline geliyor. Zebercet’in kadınla yaşadığı şey bir ilişkiden çok, bir hayalin, bir arzunun ete kemiğe bürünmesi gibi. Yusuf Atılgan burada öyle dikkatli yazmış ki, karakterin en küçük iç geçirmesi bile bize bir hayat felsefesi sunuyor. Örneğin Zebercet’in aynaya bakışı, kendi yüzünde kayboluşu, zaman zaman kendi varlığına bile yabancılaşması… Bunlar sadece bir adamın yalnızlığı değil, aynı zamanda toplumun dışına itilmiş, sevilmemiş, istenmemiş bir insanın “ben de varım” çığlığı gibi. Dil konusunda da Atılgan çok cömert değil ama bu bilinçli. Kısa cümlelerle, durağan ama vurucu anlatımıyla Zebercet’in içsel sıkışmışlığını daha da yoğun hissettiriyor. Roman boyunca bir aksiyon beklentisi doğuyor ama bu aksiyon duygusal ve zihinsel düzlemde gerçekleşiyor. Son sayfalara doğru Zebercet’in karanlık yönleri daha çok belirginleşse de, bu bir “kötülük” değil de adeta
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202337bin okunma
Anavatan oteli
8/10
·128 syf.··
2024 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2024 18:37
Artık canım inceleme yorum falan yazmak istemiyor zebercet karakteri gibi ruhum daralıyor ama yine de yazayım. 6.8 puanı var daha önce Aylak Adam eserinde söylediğim gibi Oğuz Atay'ın fazlasıyla etkilendiği kalem bu kalem. Yusuf Atılgan ve Oğuz Atay bunlar aynı yazım kalemi tarikatına üye oldukları halde Oğuz Atay popüler olduğu için insanlar anlamasa da yüksek puanlar veriyorlar. Bu eseri de yerin dibine gömüyorlar. Sıfır okursunuz. Sadece oguz atay okumadım dememek için okuyorsunuz hepsi o. Nasıl sevmezsin demesinler diye de yüksek puan veriyorsun. Neyse Yusuf Atılgan vikipedi aracılığıyla araştırdığıma göre gerçek kişiler ve gerçek mekanları sadece isimlerini değiştirerek romanlarını yazıyor. Romanda şehir ismi geçmese de buranın Manisa olduğu anavatan otelinin gerçek varlığı bu otelin sahibinin adı zebercet oğlunun adı Ahmet olduğu sadece isimler yer değiştirmiş otelin adı da anayurt oteli olarak değiştirilmiş. Yazar bu otelde defalarca kalmış şimdi otel yerinde anavatan adında bir apartman bulunuyor. Bunları bilince roman başka bir anlam kazanıyor. Zebercet 7 aylıkken doğmuş ve bu bile çocukluğundan beri başına kakılan psikolojik baskı altında kalmış bir karakter. Her şey normalken otele kimliksiz bir kadın gelir ve baskılanan duygular açığa çıkar beklenen olmayıp gelmeyince karakterimizi bir ruhsal krize sürükler. İnsanın nedensiz de suç işleyebileceğini bize gösterir kendi mahkemesini kafasında kurar kendini yargılar. Cinayet işleyip takındığı tavır kan dondurucudur çünkü Suç ve Ceza'nın Raskolnikov'u gibi yataklara düşüp bunun azabını çekmek yerine sokaklardadır. Raskolnikov bir amaç uğrunda aklı başında cinayet işlerken Zebercet aklını kaybetmiş bir psikolojik cinnet geçirdiği bellidir. Eser çarpıcı bir son sahne ile son bulur. İntihar ederken oteli ateşe verip kaçıp gitmeyi de düşünür
Edebiyat
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202337bin okunma
6/10
·111 syf.··
2024 43. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2024 23:39
Zebercet, Anayurt otelinin hem katibi hem de tek sahibi. Kitaptaki bütün kurgu Zebercet üzerine yazılmış. Kitapta Zebercet'in iç dünyasına değinen yazar, kahramanın iç dünyasında kendisini bulma çabasını, çevresi ile yaşadığı iletişim problemlerini ve otel yaşamını konu alıyor. Zebercet karakteri içe dönük, aklında tehlikeli fikirleri zaman zamam eyleme döken, yalnız yaşayan bir karakterdir. Kitabı okurken karakterin psikolojik sorunları olduğunu anlayacaksınız. Bunun temelinde de sevgisizlik, yalnızlık yatar. Obsesif Kompülsif bozukluğuna sahip insanlar, takıntıları olan, sürekli aynı düşüncelerini tekrarlayan ve bu düşüncelerine inanan kişilerdir. Zebercet'in de durumu tam olarak budur. Romandaki diğer önemli karakterler ise; Emekli Albay, ortalıkçı kadın ve gecikmeli Ankara treni ile gelen kadın. Yazar, dışarıdan normal bir insan gibi gözüken Zebercet'in bilinç altında yaşadığı cinsel sorunlar ve akıl sağlığının yerinde olmamasını Freud'un yöntemlerini kullanarak bizlere aktarıyor. Kitabı okuması sizi biraz zorlayabilir, depresif duygular sizi sıkabilir. Fakat çevremize baktığımızda Zebercet'e benzeyen insanların çoğaldığını görüyoruz. Ve bu tip insanların temelinde yatan en büyük sorunun sevgisizlik olduğunu çok iyi anlıyoruz. Keyifli okumalar dilerim...
Edebiyat
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Yapı Kredi Yayınları · 201737bin okunma
Bu neydi şimdi böyle, ne okudum ben ya?
3/10
·111 syf.··
2022 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2022 14:26
Kitabın ilk yarısı mide bulantısı, ikinci yarısı da beyin bulantısı ile geçti. Ne anladım, ne kazandırdı bu kitap bana? Büyük bir hiç. Kitabın yalnız kahramanı olan, libidosu tavan yapmış Zebercet bıkkınlık ve tiksinti verici iğrenç bir karakterdi. Bu kitabın yorumunda psikolojik yabancılaşma ve yalnızlık temasını işlediğini yazmışlar ama ben katılmıyorum. Bu yalnızlık değil, bu yokluk. Yalnızlık sadece bedensel bir şey değildir. Ruhsal yalnızlık üzerinde fazla durulmayıp fiziksel yalnızlığa odaklanılıyorsa buna yalnızlık demek durumu yeterli olarak ifade etmeyecektir. Dolayısıyla bu karakter yokluk içinde. Kitabın ilk yarısı Zebercet'in dağa taşa hallenişinden dolayı mide bulantısı ile ikinci yarısı da kimin ne olduğunu bir türlü anlamadığım akrabalardan dolayı beyin bulantısı ile geçti. Kitaptaki yarım sayfalık bir sayfalık cümlelerin de bu beyin bulantısında etkisi büyük. Okurken; noktalar kara borsaya mı girdi diye içimden sordum yazara. Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam romanını okuyup beğenmiştim, bu kitabını da epeydir merak edip okumak istiyordum. Ama okumaya başlamadan önce kitapla ilgili araştırma yapmadım, okumaya başladığımda ise buna çok pişman oldum. Kitaba başladıktan sonra konu iğrenç geldi ve bu kitap nasıl 100 Temel Eser arasında olur diyerek araştırdım. 100 Temel Eser arasında olarak bildiğim Anayurt Oteli' nin aslında 2008 yılında müstehcen içerik nedeniyle çıkarılmış olduğunu öğrendim. Bu da bana bir ders oldu, bir yazarın bir kitabını beğendim diye başka bir kitabını araştırmadan okumaya başlamayacağım artık. Bu kitap, okuduğum en iğrenç kitaplar arasında yerini aldı malesef. Üç puanı da, alıntısını yaptığım cümlelerin hatrına verdim. Güzel kitapların güzel satırlarında buluşma ümidiyle, kitapla kalın kitap dostları.
Edebiyat
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Yapı Kredi Yayınları · 201737bin okunma
Yeryüzünde her şey olağandı
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2019 62. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2019 22:00
Kitabın ilk olarak filmi izlemiştim. Filmi bile listelerde izlenmesi gereken filmlerin içerisinde yer alırken, kitabı neden okunmasın? Ki filmleri yapılmış kitaplar her zaman filmin önündeyken? "Sevgi çoğu şeyi değiştirebilir." Anayurt Oteli; Daha önceleri konak olan, önce babasının, vefat ettikten sonra da "ilkokuldan sonra sırf bu otel için okutmadığı oğlu" Zebercet'in mecburiyetten yönettiği otel. Zebercet’in tüm yaşamı, tüm dünyası olan "Anayurt Oteli." Zebercet’ten başka ortalıkçı kadın var bir de. #46543941 Zebercet de her insan gibi cinsel arzuları olan biri. Kitabın başlarında arzularını gündelikçi kadın ile gideriyor. Sonra o meşhur gecikmeli Ankara treniyle gelen ve ertesi gün hemen otelden ayrılan gizemli kadın Zebercet’in yaşamını değiştiriyor. Kadının gittiği günden beri döneceğini umut ederek beklemeye başlıyor. Sürekli aklında olan o kadını, saplantı haline getirdiği o kadını... Maalesef kadın gelmiyor, sevmek ve sevilmek ihtiyacı olan Zebercet kadından umudu kesince çığırından çıkmaya başlıyor... Anahtar deliklerinden başkalarının hayatını gözetliyor ve konuşulanları duymaya çalışıyor... Çaresizlik içinde. Önce oteli kapatıyor, dışarıya çıkmaya, dış dünyayı keşfetmeye çalışıyor ama başaramıyor… Geçmişte yaşadığı şeyleri, duygu ve düşüncelerini, yaşadığı andaki olaylarla ortaya çıkarıyor. Karmakarışık anlar... Kadın, erkek, hayvan onun için pek fark etmiyor artık. Yalnızlık bazen buna gerektiği kadar dayanamayanları hastalık derecesine kadar getirir, yavaş yavaş delirtir. Zebercet bir örnek. Sevgisizlikten, yalnızlıktan, yabancılık çekmekten kurtulamıyor. Zebercet “ne sağ ne ölü” Zebercet #46578904 dedi, #46568724 diye düşündü... Kendi olanaklarının sonuncusuna
Edebiyat
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202337bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2023 53. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2023 21:46
"İntihar, insanın kendi varoluşu üzerine söyleyebildiği son sözüdür." K. Marx Yusuf Atılgan okurken zorlanırım, Aylak Adam gibi bu eseri de beni çok zorladı ancak değinilen konular ve bireyin topluma karşı yaşadığı uyumsuzluk, ana karakterin derin yalnızlığı beni kitaba devam etmeye ikna etti. Yusuf Atılgan, eseri bilinç akışı tekniğiyle yazmış, ana karakter Zebercet’i daha iyi anlamamız için de iç monologlara yer vermiş, bu sayede kahramanın soyut sancıları, somutlaştırılmış. Virginia Woolf da okuduğum için aşırı zorlanmadım ancak daha fazla bilinç akışıyla yazılmış birkaç kitap okunduktan sonra bu kitabı okumak daha iyi olabilir. Romana ismini veren Anayurt Oteli, Manisa’da bulunan Anavatan Oteli’dir. Bu otel romanda da belirtildiği üzere, Tanzimat Fermanı ile aynı yıl, 1839’da konak olarak inşa edilmiş, Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte de otele dönüştürülmüştür. Hacırahmanlı Köyü’nde yaşayan Atılgan, çiftçilik yapan babasının işinin sürekli Manisa’ya düşmesinden dolayı, birçok kez bu otelde konaklamıştır. Oteli işleten baba ve oğul, babasının eski iş arkadaşlarındandır. Kendisi bu konu hakkında şu ifadeleri kullanmıştır: “Bir gün bu oteli yazma isteği doğdu içime. O sıralar arkadaşlarla Ödemiş/Birgi’ye gideceğiz. Gece Aydın’da bir otelde kaldık. Bir otel işte. Kapıdan giriliyor. Karşıda yukarıya çıkan bir merdiven var. Kâtibin yeri de bu merdivenin altında. Önünde bir küçük masa. Gece arkadaşımla konuşurken ‘Yahu,’ dedim, ‘bu adamın buradaki hayatı ne olabilir?’ ‘Merdiven altında oturan bir adam. Nasıl bir adamdır bu?’ Üstelik benim bunaldığım zamanlar. Anavatan Oteli ile bu durumu birleştirdim, kendi ruh durumumu da yansıtmaya çalıştım. Bu roman çıktı.” Anayurt Oteli'nde baş karakterimiz Zebercet ve işletmeciliğini yaptığı Anayurt Oteli'nde yaşanan olaylar, kalan
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202337bin okunma
7/10
·108 syf.··
2017 50. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2017 21:37
Yusuf Atılgan: Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam ve Anayurt Oteli’ni yazdıktan sonra kendini insanlardan soyutladığı söylenir, tıpkı Bay C. ve Zebercet gibi. Bunun ne kadarı doğru ne kadarı yanlış bilmiyorum. Eğer doğruysa bu türden kitap yazan yazarın kendi iç dünyasında da yarattığı karakterlerin iz bırakması, onlar gibi olmaya çalışması ya da kendinden bir şeyler alarak bu karakterleri oluşturmasını doğal buluyorum. Yusuf Atılgan’ın harika bir gözlem gücü var. Kitabın başındaki tasvirler, içinde kasırgalar olan Zebercet’in değişimlerini sanki sıradan bir olaymış gibi aktarması bunun en büyük kanıtıdır bana göre. Zebercet: Tıpkı Bay C. gibi Türk Edebiyatının unutulmaz karakterleri arasında yerini almış, hayata kendi gözüyle bakan, takıntıları olan, ne sağ ne ölü bir karakter karşımızda: Zebercet. Babasından kalma otelde doğmuş büyümüş, otelden fazla dışarı çıkmayan, babası gibi olmak isteyen ama bunu her fırsatta aslında istemiyormuş gibi algılayan, toplumda kendini silik bir bireymiş gibi görüp insanlardan kaçan, kimine göre zavallı kimine göre fuzuli kimine göre sapkın bir karakter Zebercet. Zebercet gibi kişileri bir nevi davranışlarımızla biz yaratıyoruz. Bazen yaptığımız eylemler, bazen de kayıtsızlığımız yüzünden yalnızlaşan insanları yine biz görmezden geliyoruz. Bu da içine kainat sığan ama kainata sığamayan insanın büyük tezatlarından sadece birisi. Kitap: Kitap detaylı tasvirlerle başlıyor. Kitapta önemli yer edinmiş her şeyin tasviri var; kasaba, Zebercet, otel, ortalıkçı kadın, iki havlu, gecikmeli Ankara treniyle gelen kadın vs. Kitapta gecikmeli Ankara treniyle kasabaya gelen kadın tuttuğu odada bir gece kalıp tekrar geleceğim diye çıkıyor otelden. Zebercet kadının kaldığı odayı kimselere vermiyor ve her gün içinde kadının geleceği umuduyla yaşamaya
Siyaset
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202337bin okunma

Yazar Hakkında

Yusuf AtılganYazar · 9 kitap
Yusuf Atılgan (d. 27 Haziran 1921, Manisa - ö. 9 Ekim 1989, İstanbul) Türk roman ve öykü yazarı. 1936 yılında Manisa Ortaokulu'nu, 1939 yılında ise Balıkesir Lisesi'ni ve ikinci sınıftan sonra askeri öğrenci olarak devam ettiği İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Nihat Tarlan'ın yönetiminde hazırladığı bitirme tezinin konusu Tokatlı Kani: Sanat, şahsiyet ve psikoloji idi. Aynı dönemde Akşehir'de Maltepe Askeri Lisesi'nde bir yıl edebiyat öğretmenliği yaptı. Üniversite öğrenciliği sırasında Türkiye Komünist Partisi'ne katılarak faaliyette bulunduğu iddiasıyla sıkıyönetim mahkemesince tutuklanarak ceza kanunu'nun 141. maddesi uyarınca hapse mahkûm edildi. altı ay Sansaryan Han'da, dört ay da Tophane Cezaevi'nde olmak üzere on ay hapis yattı. 26 Ocak 1946'da serbest kalmış, öğretmenliği elinden alınmıştır. 1946 yılında Manisa'nın Hacırahmanlı Köyü'ne yerleşerek çiftçilik yaptı. 1976'da İstanbul'a döndü danışmanlık, çevirmenlik ve redaktörlük yaptı. Yazımı devam eden "Canistan" adlı romanını tamamlayamadan 9 Ekim 1989'de kalp krizi nedeni ile İstanbul, Moda'da öldü. Aylak Adam ve Anayurt Oteli adlı romanlarında psikolojik yabancılaşma ve yalnızlık temasını başarıyla işleyen bir yazar olarak tanındı ve modern Türk edebiyatının önde gelen ustaları arasında yer aldı. 1987'de Anayurt Oteli romanı, Ömer Kavur tarafından aynı adlı sinema filmi olarak çekildi.