Çocukluk

Lev Tolstoy
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2025 44. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2025 18:26
Tolstoy'un yayımlanan ilk romanı ve yarı otobiyografik üçlemesinin birinci bölümü Çocukluk, onun Yasnaya Polyana'daki evde geçirdiği hayatının erken dönemlerine götürür bizi. 1800'lerin ortalarında zengin bir Rus toprak sahibinin on yaşındaki oğlu Nikolay'ın yaşamı, hayal gücü ve korkuları bütün duygu değişimlerinin olağan karmaşası içinde betimlenirken, çevresinde olup biten her şeyi merak ederek büyüyen bu içli çocuğun dünyayla tanışmasına ortak oluruz. Henüz yirmili yaşlardaki genç Tolstoy, Kafkas Dağları'ndaki ücra bir ordu karakolunda görev yaptığı sırada yazdığı bu romanıyla, sonraki büyük eserlerinde sunacağı felsefi argümanlara da sağlam bir temel oluşturur. Savaş ve Barış, Diriliş, Anna Karenina gibi dev yapıtların onu Rus edebiyatının zirvelerine taşımasından yıllar önce yazılan Çocukluk, yayımlandığı zaman da çok sevildi ve övgüler aldı. Çocukluk Lev Tolstoy
Alıntı
ÇocuklukLev Tolstoy · Kapra Yayıncılık · 20209,4bin okunma
8/10
·128 syf.·
2025 97. kitabı
Ben bu eserde sevgi, merhamet ve inancın bir çocuğun yüreğine ektiği 'insanlık' tohumunu gördüm. Tolstoy'un çocukluğunu anlattığı bu eserde, dikkatimi en çok çeken ve etkileyen şey; annesinin şefkatinin, merhametinin kendi varlığı üzerinde, hayatının sonuna kadar nasıl önemli ve kalıcı etkileri olduğunu; bir ömür boyunca onu nasıl beslediği, içsel anlamda zenginlik kattığıdır. Diğer şey ise, özellikle annesinin vefatından sonra gösterdiği sevgisiyle, merhametiyle ve teselli etmek için yüreğinden gelen inançla söylemiş olduğu sözlerle ve yapmış olduğu dualarla, Tolstoy'un yüreğine inanç tohumları eken; ömrü boyunca etkisi altında kalacağı Natalya Savişna (hizmetkâr) olmuştur. Tolstoy'un, "Acaba alınyazım, onlara ebediyen üzülmem için mi beni bu iki varlıkla birleştirmişti?" diye sorması, onların hayatındaki yerini göstermesi açısından oldukça değerlidir.
Hayata Dair
ÇocuklukLev Tolstoy · Kapra Yayıncılık · 20209,4bin okunma
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2024 48. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2024 22:36
Usta Yazar Tolstoy 'un otobiyografisini yazdığı ilk kitabı..kitap yazarın erken dönemini yani çocukluk dönemini ele alıyor.kitapta yazarın yaşamını,hayal gücünü ve duygu değişimlerini , çevresinde olan bitenleri okuyor ,yazarın dünyayla tanışmasına ortak oluyoruz , büyük yazar Tolstoy'u tanımak isteyenler için okunması gereken bir kitap
Alıntı
ÇocuklukLev Tolstoy · Kapra Yayıncılık · 20209,4bin okunma
Ölüm
Puan vermedi·128 syf.··
2024 22. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2024 08:19
Ölümü en sade ve en hissedilerek anlatan kitap Sade, yalın, çarpıcı. Çocuğun gözünden hayatın akışı çarpıcı bir şekilde verilmiş. Hüzün hep bi yanıbaşımızdaydı.
ÇocuklukLev Tolstoy · Kapra Yayıncılık · 20209,4bin okunma
7/10
·128 syf.··
2023 53. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2023 00:00
Merhaba, Tolstoy’un yarı otobiyografik kurgu üçlemesinin ilki Çocukluk, aynı zamanda yazarın ilk kitabı olarak biliniyor. Kitapta karakterimizin çocukluk dönemini okuyoruz diğer yardımcı karakterler dahil çok kolay bağ kurabileceğiniz bir eser. İlk sayfaları biraz sıkıcı gelebilir ama sonrasında okuduğunuza pişman olmazsınız.
ÇocuklukLev Tolstoy · Kapra Yayıncılık · 20209,4bin okunma
Masumiyetin İlk ve Son Durağı
Puan vermedi·75 syf.··
2026 15. kitabı
"Çocukluk", Tolstoy’un henüz yolun başındayken bile insan ruhunun derinliklerine inme konusundaki dehasını kanıtlayan, naif ama bir o kadar da sarsıcı bir eserdir. Kitap, küçük bir çocuğun gözünden dünyayı, ailesini ve sosyal çevresini keşfetme sürecini anlatırken; çocukluğun o pembe bulutlarının, gerçek hayatın ve kaybın gri tonlarıyla nasıl karıştığını gösterir. Romanın en güçlü yanı, karakterin iç sesindeki dürüstlüktür. Tolstoy, bir çocuğun sadece oyunlarını değil; kıskançlıklarını, utançlarını ve bazen sergilediği küçük bencillikleri de saklamadan anlatır. Bu şeffaflık, okuyucunun kendi geçmişiyle bağ kurmasını sağlar ve eseri basit bir anı kitabı olmaktan çıkarıp evrensel bir büyüme sancısı anlatısına dönüştürür. Sonuç olarak bu kitap, Rus edebiyatının o ağır ve derin atmosferine girmek için harika bir kapıdır. Bir çocuğun annesine duyduğu saf sevgiden, yetişkinlerin karmaşık dünyasına geçişin o hüzünlü eşiğini başarıyla tasvir eder. Eğer karakter analizlerini ve nostaljik bir atmosferi seviyorsanız, bu eser kütüphanenizin en kıymetli parçalarından biri olacaktır.
ÇocuklukLev Tolstoy · Kapra Yayıncılık · 20209,4bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2025 79. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2025 07:58
Tolstoy’un Çocukluk adlı eseri, aslında yazarın kendi hayatından izler taşıyan, masumiyetle hüzün arasında gidip gelen çok temiz bir anlatı. Kitabı okurken bir çocuğun gözünden dünyaya bakmanın ne kadar hem basit hem de derin olduğunu hatırlıyorsun. Tolstoy, küçük şeyleri büyüterek anlatıyor: bir bakış, bir öğretmenin sözü, bir annenin elinin sıcaklığı… Bunları öyle sade ama dokunan bir üslupla veriyor ki, kendi çocukluğuna dönüyorsun ister istemez.
ÇocuklukLev Tolstoy · Kapra Yayıncılık · 20209,4bin okunma
En Yakın Arkadaşımla Nasıl Tanıştım? How I Met My Bestfriend? Legendary!
9/10
·168 syf.·
Beğendi
·
2018 60. kitabı
Dünya tarihindeki en önemli Rus yazarları arasında yer alan Tolstoy... Aristokrat bir ailenin ferdi olan yazar, aile konağında meydana geldi. Para durumları iyiydi, Dostoyevski gibi yokluktan gelmiş bir yazar değil kendisi; ancak aile durumları hiç de iç açıcı değil. 2 yaşında(1930) annesini, 9 yaşında(1937) babasını kaybediyor. Çok iç açıcı bir çocukluk değil; ancak ruh tahlillerini ve insan psikolojisini derinlemesine işleyebilen yazarların %99'unun hayatı travmalarla dolu, sevip üzülmüşler; kitapta bu durum şu alıntıyla desteklenmiş: "Ancak çok güçlü sevebilen insanlar, çok güçlü üzüntüler de yaşayabilir." geri kalan %1'lik kesim ise olağanüstü empati gücüne sahipler. Tolstoy'un birçok başarılı romanının kaynağı aslında bu nokta. Kendisi aile sevgisi görememiş ki, sevgi neredeyse aile oradadır diyemedi. Çok yoğun duygular altında kaldı; aileleri, hayatı, ölümü, ilişki mutluluğunu derinlemesine işledi( Anna Karenina, İvan İlyiç'in Ölümü, İtiraflarım, Aşkın Yasası - Şiddetin Yasası). Tabi ülkemizde en ok okunan kitabı "İnsan Neyle Yaşar" oldu. Çünkü kısa ve harika reklamı yapılarak dağıtıldı, ama abartılacak bir öykü kitabı değil. Eh işte. Gelelim benim çocukluğuma... Bugün bu konuda konuşmak istedim, bir anda esti. Tolstoy'un çocukluğu anne babasını kaybettiği noktada çoktan bitmişti. Benimse çocukluğum sürekli kırılma noktalarından geçiyor. Bitiyor, yeniden örüyorum bir süre sonra tekrardan deliniyor; ama bir yolunu bulup yine çocuksulaşıyorum. Benim için altın oran çocuk kalbi ve çocuksu sevgidir, insan olmanın en kutsal boyutunu nasıl geçtiğini anlamadığımız çocukluğumuzda yaşıyoruz. Neyse, gelin bir kırılma noktamdan bahsedeyim size. Babam mühendis, annem hemşire. Yoğun bir iş tempoları varmış. Sağ olsunlar, 21 yaşına geldim ve ne istesek eksik etmediler. Sürekli çalışmak zorunda kaldılar. Küçüklüğümde
ÇocuklukLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20249,4bin okunma
Kabahatlerin en kötüsü nankörlüktür
Puan vermedi·168 syf.··
Beğendi
·
2024 25. kitabı
Çocukluk eserine inceleme yazmadan önce Tolstoyun aile yapısına bakacak olursak. Dönemin Rusya’sına göre epey varlıklı ve zengin bir ailenin çocuğu olarak çok geniş bir ailede ve geniş bir evde doğuyor Tolstoy. Evlerinde hizmetçiler, annesinin ve babasının yardımcıları, aşçılar, hayvan bakıcıları, çocukların eğitimi için gelen özel öğretmenler. Yapmak istediği her şeyi yapabilecek bir varlıkla doğuyor kısacası. Çocukluğundan İlkgençliğine olan dönemde çevresindeki kişilerin ve olayların anlamını bulmaya çalışıyor. Algıları açık, sorgulamaya müsait. Bu kadar mütevazi ve sorgulayan, pek çok şeye karşı nasıl bu kadar hassas olduğuna şaşırıyoruz. Utangaç bir çocuk Tolstoy. Kitap da Nikola'nın ailesini tanıyoruz kitapta İlk aşkını, babasını, annesini, kardeşlerini, büyükannesini, kuzenlerini, arkadaşlarını tanıyoruz. Bence , çocukluk demek masumiyet demektir ya, kitabın genelinde de o masumiyet havası hakim. Nikola'nın oynadığı oyunlar, olsun utangaç olduğu anlar, ilk aşkını tarif edişi. Hepsi çok güzeldi.
ÇocuklukLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20249,4bin okunma
Çocukluk
Puan vermedi·172 syf.·
2025 68. kitabı
Lev Tolstoy ‘un yarı otobiyografik üçlemesinin ilk eseri Çocukluk kitabı yazarın ilk romanı, 1852 yılında Yazarın kendi çocukluk anılarından ve deneyimlerinden izler taşıyan kurgusuyla, samimi diliyle Tolstoy yirmili yaşlarından çocukluğuna fısıltılı ve zamanın sisleri ardından sesleniyor… Eser Roman türüne yakın dursa da, kendi yaşamından esinlenerek kurgusal bir anlatı kaleme alıyor. Soylu bir ailenin çocuğu olan Nikolenka'nın çocukluk yıllarını, iç dünyasını, ailesiyle ve çevresiyle olan ilişkilerini anlatıyor. Tolstoy kendi çocukluk anılarından yola çıkarak,o dönemin duygularını, düşüncelerini, hayal kırıklıklarını ve ilk deneyimlerini samimi bir dille aktarıyor. "Çocukluk" eserinde en etkilendiğim sahne Nikolenka'nın annesini kaybettiği kitabın duygusal dönüm noktasını yansıtıyor. Bu bölüm, Nikolenka'nın çocuk dünyasının sarsıldığı, ilk büyük acısıyla yüzleştiği anı, evdeki hüzünlü ortamı kavramaya çalışan, ancak o bu durumu tam olarak anlamakta zorlanıyor. Cahit Sıtkı Tarancı ‘nın dizeleri mananın özünü yansıtıyor. Annem olmasaydı ben olmazdım, Dünya olmazdı. Varlığım ona bağlı, Her şeyim ona bağlı. Annem gülerse güneş doğar, Annem ağlarsa ben ölürüm. Annem bir gün gül kokladı mı Bütün bahçeler gül olur. Tolstoy ustalığını burada gösteriyor, bir çocuğun gözünden kaybın nasıl deneyimlendiğini, acının yavaş yavaş nasıl idrak edildiğini ve bu durumun bir çocuğun ruhunda yarattığı derin etkiyi evdeki gelişen olaylarla sarsıcı bir biçimde yansıtıyor. Annenin gülümsemesi yitince çocukluk biter, insan büyür. "Çocukluk", masumiyetin, hayal gücünün ve ilk toplumsal intibahların bir yansıması olarak İlk intibaların, intibahlara dönüştüğü çocukluk eseri Tolstoy’u tanımak için ve kalemiyle tanışmak ilk eser olarak okunur...
Düşünce
ÇocuklukLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20249,4bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.