Çocukluğum

Lev Tolstoy
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·255 syf.··
2021 57. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2021 23:44
Tolstoy'un çocukluk-ergenlik-yetişkinlik dönemini anlatıyor. Kitap çoğunlukla çocukluğunu ele alıyor. O zaman ki hislerini bize hissetirerek acısını, mutluluğunu, aşklarını yaşıyor hissine kapılıyoruz. Mutlaka okunması gereken bir kitap. Ancak Kitapzamanı yayınevinden aldığım kitap malesef çeviri açısından hiç iç açıcı değil. Okumayı düşünenler kesinlikle bu yayınevinden almasınlar kitabı.
ÇocukluğumLev Tolstoy · Anonim Yayınları · 20169,4bin okunma
7/10
·255 syf.··
2020 24. kitabı
Tolstoy' un yayınlanmış ilk romanı. Daha önce "Savaş ve Barış" "Diriliş" romanlarını ve öykülerinden birkaçını okumuştum. Okuduğum o eserlere gore daha az tad alsam da yine zevkle okuduğumu söyleyebilirim. Internette yari otobiyografik bir eser olduğu söyleniyor. Bu da kitabı okunulası yapan özelliklerinden biri. Soylu sınıfından bir ailenin ortanca çocuğunun dilinden okuyoruz romanı. Kendini bircok yönden eksik hisseden, utangaç ve kendi gözlemiyle mükemmel bulduğu abisini kıskanan bir çocuğun hikayesi. Belki de eksik hissetmesinin sebebi ailesinin özel eğitim dayatması, çocuklarının soylulara yakışır biçimde davranmalarını istemesi olabilir. İlk aşkı, ilk ayrılışı, çocukluktan ergenliğe geçişteki ruhsal dengesizlikleri ve birçok ilki bir çocuğun yaşamından görmek istiyorsanız tavsiye ederim. Eski bir eser ama "Çocukluğum"da çocukluğunuzdan izler bulacağınızı düşünüyorum. Iyi okumalarr
ÇocukluğumLev Tolstoy · Anonim Yayınları · 20169,4bin okunma
Puan vermedi·255 syf.··
2020 141. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2020 22:11
Herkese Merhaba, Tolstoy'un otobiyografik romanı olan Çocukluk, Tolstoy'un çocukluğunda neler yaşadığını kendi ağzından okuma imkanı sunuyor. Kitabın dili her ne kadar sade olsa da anlatımı güçlü ve çarpıcı, Tolstoy hiç çekinmeden hepimizin varlığını bildiği ama bahsetmediği davranışlara-duygulara kitabında yer vermiş. Her nerede olsak da hangi zamanda varlığımızı sürdürsek de, acı aynı acı, çocukluk aynı çocukluk. Hepimiz bir bakıma aynı yollardan geçiyoruz, hepimiz aynı hamurdan insanlarız ve çektiğimiz acılar ortak. Tolstoy'un annesinden ayrı geçirmek zorunda kaldığı yıllar, annesinin ölümü ve diğer olaylara karşı olan tepkilerini okumak, okuru ona yaklaştırıyor ve ister istemez insan duygulanıyor. Tolstoy'un çocukluk yaşamı ile çocukça hareketlerinin harmanlandığı bu kısa kitapta kendinizden mutlaka bir şeyler bulacaksınız. Okumanız bol olsun.
ÇocukluğumLev Tolstoy · Anonim Yayınları · 20169,4bin okunma
Puan vermedi·255 syf.··
2020 57. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2020 17:49
Tolstoy'un çocukluk-ergenlik-yetişkinlik dönemini anlatıyor. Kitap çoğunlukla çocukluğunu ele alıyor. O zaman ki hislerini bize hissetirerek acısını, mutluluğunu, aşklarını yaşıyor hissine kapılıyoruz. Mutlaka okunması gereken bir kitap. Ancak Kitapzamanı yayınevinden aldığım kitap malesef çeviri açısından hiç iç açıcı değil. Okumayı düşünenler kesinlikle bu yayınevinden almasınlar kitabı.
ÇocukluğumLev Tolstoy · Anonim Yayınları · 20169,4bin okunma
7/10
·255 syf.·
2021 7. kitabı
Ara ara duraklamalar olsa genel hatlarıyla iyi bir eser. Malum Tolstoy’dan bahsediyoruz. Hikayelerin bir kısmı sürükleyici ve dramatik. Ama öyle bir çırpıda okuduğum bir kitap dersem doğru olmaz. Ayrıca Tolstoy’a başlangıç kitabı da diyebilirim. Fakat kitap sonunda sizi Tolstoy hakkında hayal kırıklığına uğratmamalı…
ÇocukluğumLev Tolstoy · Anonim Yayınları · 20169,4bin okunma
Puan vermedi·255 syf.··
2024 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2024 23:08
Yazarı tolstoy olunca okumak istedim . Kitabın başlarında bir sürekleyicilik yoktu ama okumaya devam ettikçe ortalarına doğru beklentilerimi karşılamaya başladı . Tolstoyun çocukluğunda ve ergenliğinde karşılaştığı ve gözlemlediği olayları , kişileri çok iyi analiz ediyor ve okuyucuya aktarıyor . Kitabın büyük oranda tolstoyun içinde bir değersizlik duygusu olduğu ve şahit olduğu olayların kişiselleştirdiğini gördüm .duygularını ve düşüncelerini , okuyucuya çok güzel aktatıyor .fakat kitabın içinde bir çok yerde gecen fransızca cümleler bazen akışı yavaşlattığını düşünüyorum.
ÇocukluğumLev Tolstoy · Anonim Yayınları · 20169,4bin okunma
Çocukluğum
Puan vermedi·255 syf.··
2025 108. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2025 08:49
Lev Tolstoy Nikolai Petrovich Irtinyev (Nikolenka), onuncu doğum gününden üç gün sonra, 12 Ağustos 18’de, hayatında yakında gerçekleşecek olaylardan habersiz, Saksonya mürebbiyesi Karl Ivanich Mauer’in sakarlığına uyanır. Ağabeyi Vladimir Petrovich, Volodya ile sadece bir yıl birkaç ay yıkanıp giyindikten sonra, emekli üsteğmen olan babaları Pyotr Aleksandroviç’in yanına gider. Çalışmada Pyotr Alexandrovich, uşak Yakov Mihaylov ile bir bütçe planlıyor. Çocuklar birkaç gün evde yapılan sıra dışı hazırlıkları fark etseler de aynı zamanda nedenini de öğrenirler. Nikolenka ve Volodya, o gece Petrovskoye’den ayrılacak ve sosyete hayatına adım atmak için gerekli eğitim ve terbiyeyi almak üzere babalarıyla Moskova’ya giderler. Karl Ivanic, 12 yıldır yaşadığı evden ayrıldığı için kırgın ve kızgındır. Bu nedenle Almanca dersini öğle yemeğine kadar uzatır. Öğle yemeği vakti geldiğinde, deli bir adam olan Grishka, Pyotr Aleksandroviç, anne Natalya Nikolayevna Ivanovna, kız kardeşi Lyuboçka, Lyuboçka’nın mürebbiyesi Mariya Ivanovna (Mimi) ve kızı Katenka’dan oluşan masaya oturur. Anne ve baba, Grishka’nın kehanetlerinin gerçekliği hakkında konuşurken, Lyubochka ve Katenka, Volodya ve Nikolenka’yı o günkü ava götürülmek için izin almaya teşvik eder. Çocukların önerileri yetişkinler tarafından kabul edilir ve ailece Kalinov Ormanı’na giderler. Çocuklar avdan döndüklerinde yolculuklarının ertesi sabaha ertelendiğini öğrenirler. Nikolenka’nın mutluluğu, Karl Ivanich’in onlarla birlikte Moskova’ya geleceği haberini aldığında ikiye katlanır. Ertesi gün saat on ikide onları alacak araba konağın önünde hazır bekler. Ağlayan anneleri, annelerinin bakıcısı Natalya Savishna (Nataşka) ve evin diğer üyeleriyle vedalaşan çocuklar, babaannelerinin yanına gitmek için Moskova’ya doğru yola çıkarlar.
Edebiyat & Roman
ÇocukluğumLev Tolstoy · Anonim Yayınları · 20169,4bin okunma
En Yakın Arkadaşımla Nasıl Tanıştım? How I Met My Bestfriend? Legendary!
9/10
·168 syf.·
Beğendi
·
2018 60. kitabı
Dünya tarihindeki en önemli Rus yazarları arasında yer alan Tolstoy... Aristokrat bir ailenin ferdi olan yazar, aile konağında meydana geldi. Para durumları iyiydi, Dostoyevski gibi yokluktan gelmiş bir yazar değil kendisi; ancak aile durumları hiç de iç açıcı değil. 2 yaşında(1930) annesini, 9 yaşında(1937) babasını kaybediyor. Çok iç açıcı bir çocukluk değil; ancak ruh tahlillerini ve insan psikolojisini derinlemesine işleyebilen yazarların %99'unun hayatı travmalarla dolu, sevip üzülmüşler; kitapta bu durum şu alıntıyla desteklenmiş: "Ancak çok güçlü sevebilen insanlar, çok güçlü üzüntüler de yaşayabilir." geri kalan %1'lik kesim ise olağanüstü empati gücüne sahipler. Tolstoy'un birçok başarılı romanının kaynağı aslında bu nokta. Kendisi aile sevgisi görememiş ki, sevgi neredeyse aile oradadır diyemedi. Çok yoğun duygular altında kaldı; aileleri, hayatı, ölümü, ilişki mutluluğunu derinlemesine işledi( Anna Karenina, İvan İlyiç'in Ölümü, İtiraflarım, Aşkın Yasası - Şiddetin Yasası). Tabi ülkemizde en ok okunan kitabı "İnsan Neyle Yaşar" oldu. Çünkü kısa ve harika reklamı yapılarak dağıtıldı, ama abartılacak bir öykü kitabı değil. Eh işte. Gelelim benim çocukluğuma... Bugün bu konuda konuşmak istedim, bir anda esti. Tolstoy'un çocukluğu anne babasını kaybettiği noktada çoktan bitmişti. Benimse çocukluğum sürekli kırılma noktalarından geçiyor. Bitiyor, yeniden örüyorum bir süre sonra tekrardan deliniyor; ama bir yolunu bulup yine çocuksulaşıyorum. Benim için altın oran çocuk kalbi ve çocuksu sevgidir, insan olmanın en kutsal boyutunu nasıl geçtiğini anlamadığımız çocukluğumuzda yaşıyoruz. Neyse, gelin bir kırılma noktamdan bahsedeyim size. Babam mühendis, annem hemşire. Yoğun bir iş tempoları varmış. Sağ olsunlar, 21 yaşına geldim ve ne istesek eksik etmediler. Sürekli çalışmak zorunda kaldılar. Küçüklüğümde
ÇocuklukLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20249,4bin okunma
Kabahatlerin en kötüsü nankörlüktür
Puan vermedi·168 syf.··
Beğendi
·
2024 25. kitabı
Çocukluk eserine inceleme yazmadan önce Tolstoyun aile yapısına bakacak olursak. Dönemin Rusya’sına göre epey varlıklı ve zengin bir ailenin çocuğu olarak çok geniş bir ailede ve geniş bir evde doğuyor Tolstoy. Evlerinde hizmetçiler, annesinin ve babasının yardımcıları, aşçılar, hayvan bakıcıları, çocukların eğitimi için gelen özel öğretmenler. Yapmak istediği her şeyi yapabilecek bir varlıkla doğuyor kısacası. Çocukluğundan İlkgençliğine olan dönemde çevresindeki kişilerin ve olayların anlamını bulmaya çalışıyor. Algıları açık, sorgulamaya müsait. Bu kadar mütevazi ve sorgulayan, pek çok şeye karşı nasıl bu kadar hassas olduğuna şaşırıyoruz. Utangaç bir çocuk Tolstoy. Kitap da Nikola'nın ailesini tanıyoruz kitapta İlk aşkını, babasını, annesini, kardeşlerini, büyükannesini, kuzenlerini, arkadaşlarını tanıyoruz. Bence , çocukluk demek masumiyet demektir ya, kitabın genelinde de o masumiyet havası hakim. Nikola'nın oynadığı oyunlar, olsun utangaç olduğu anlar, ilk aşkını tarif edişi. Hepsi çok güzeldi.
ÇocuklukLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20249,4bin okunma
Çocukluk
Puan vermedi·172 syf.·
2025 68. kitabı
Lev Tolstoy ‘un yarı otobiyografik üçlemesinin ilk eseri Çocukluk kitabı yazarın ilk romanı, 1852 yılında Yazarın kendi çocukluk anılarından ve deneyimlerinden izler taşıyan kurgusuyla, samimi diliyle Tolstoy yirmili yaşlarından çocukluğuna fısıltılı ve zamanın sisleri ardından sesleniyor… Eser Roman türüne yakın dursa da, kendi yaşamından esinlenerek kurgusal bir anlatı kaleme alıyor. Soylu bir ailenin çocuğu olan Nikolenka'nın çocukluk yıllarını, iç dünyasını, ailesiyle ve çevresiyle olan ilişkilerini anlatıyor. Tolstoy kendi çocukluk anılarından yola çıkarak,o dönemin duygularını, düşüncelerini, hayal kırıklıklarını ve ilk deneyimlerini samimi bir dille aktarıyor. "Çocukluk" eserinde en etkilendiğim sahne Nikolenka'nın annesini kaybettiği kitabın duygusal dönüm noktasını yansıtıyor. Bu bölüm, Nikolenka'nın çocuk dünyasının sarsıldığı, ilk büyük acısıyla yüzleştiği anı, evdeki hüzünlü ortamı kavramaya çalışan, ancak o bu durumu tam olarak anlamakta zorlanıyor. Cahit Sıtkı Tarancı ‘nın dizeleri mananın özünü yansıtıyor. Annem olmasaydı ben olmazdım, Dünya olmazdı. Varlığım ona bağlı, Her şeyim ona bağlı. Annem gülerse güneş doğar, Annem ağlarsa ben ölürüm. Annem bir gün gül kokladı mı Bütün bahçeler gül olur. Tolstoy ustalığını burada gösteriyor, bir çocuğun gözünden kaybın nasıl deneyimlendiğini, acının yavaş yavaş nasıl idrak edildiğini ve bu durumun bir çocuğun ruhunda yarattığı derin etkiyi evdeki gelişen olaylarla sarsıcı bir biçimde yansıtıyor. Annenin gülümsemesi yitince çocukluk biter, insan büyür. "Çocukluk", masumiyetin, hayal gücünün ve ilk toplumsal intibahların bir yansıması olarak İlk intibaların, intibahlara dönüştüğü çocukluk eseri Tolstoy’u tanımak için ve kalemiyle tanışmak ilk eser olarak okunur...
Düşünce
ÇocuklukLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20249,4bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.