Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·216 syf.·
Beğendi
·
2022 33. kitabı
F. Kafka'yla yeni tanıştım. Gayet başarılı bir yazar. En sevdiğim iki konu baza alarak yazılmış. (Hukuk+Psikoloji) ölümünden sonra 1925 yılında arkadaşı tarafından okurlara yayınlamış. Peki
Hukuk ve Toplum
DavaFranz Kafka · Öteki Yayınevi · 201663,8bin okunma
8/10
·216 syf.··
2019 11. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2019 14:26
Zincire vurulmuş olmak çoğu kez özgür olmaktan daha iyidir.. İşte bu cümle kafamdaki soru işaretlerini belirginleştirip Franz Kafka ya ve onun Dava sına çekti.Okudukça daha önceden böyle muazzam bir eseri okumadığım için kızdım kendime içten içe. Çünkü bazı yerlerde gerçekten de ustaca gizlenmiş dizeler mevcuttu. Yazarın bir hukukçu olması adalet kavramını sorgulaması beni çok etkiledi. Adalet dingin olmalı aksi takdirde terazi sallanır ve adil bir karar verilmez., ve bir çeşit gönderme niteliğinde olan bu eser*masum insanlar adil bir şekilde yargılanmak yerine kalabalıkların önünde küçük düşürülebiliyorlar,gibi bir sürü düşünceyi barındıran bir hazine niteliğinde. ..En kötü anda bile umudunu korumak : ışık koyuluğunu belirtmek için karanlıkta parıldar. Umut da insana verilmişse, umutsuzluğun dipsizligini görmesi, algılaması içindir. Gibi bu sözler karanlık Dünya nin farklı bir pencereden seyredilmesi gibi. Yılmadan ayakta durabilme cesareti,tüm adaletsizliklere bir başkaldırı.. Ve Nietzsche der ki; Özgür mü diyorsun kendine? Sana hükmeden düşünceni bilmek isterim. Bir boyundurluktan kaçıp kurtulduğunu değil. Böylelikle anladım zincire vurulmuş olmak, çoğu kez özgür olmaktan daha iyidir, sözünün anlamını.
DavaFranz Kafka · Öteki Yayınevi · 201663,8bin okunma
İnsan en çok kendinde hapis
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2017 29. kitabı
Franz Kafka kendi döneminde ve yaşadığı hayat şartları itibari ile hayatı , sistemi ve kendisini sorgulamış bir yazar.Dava kitabında ise distopya dediğimiz yazarın/senaristin genellikle gelecek olsa
1000Kitap
DavaFranz Kafka · Öteki Yayınevi · 201663,8bin okunma
8/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
Nerden başlasam nasıl anlatsam bilemiyorum.. Kitap çok hızlı başlayıp ortasından itibaren biraz daha ağır ve karmaşık hale geliyor... Olayın kahramanı Joseph K. Bir gün uyanır ve hiç işlemediği bir suçtan kendisine dava açıldığını ve tutuklu olduğunu öğrenir.. Kitabın sonuna kadar da bunun neden olduğunu öğrenemeyeceksiniz Kitapta anlatılan kısaca bu dava süreci ve bu süreçte Joseph K. nın kendini aklamak için çabalaması.. Bu kitabı okuyanlar iki şekilde yorumluyor kitabın arka sayfası da da yazdığı gibi ya Kafka o zaman ki (20.yüzyıl) adalet sistemini ve düzeni eleştiriyor.. (kitabın sonuna kadar bende öyle düşünmüştüm) ya da soyut mana da kendi distopyasında insanın varoluşunu ve amacını irdeliyor.. Yorumu herkesin kendi düşüncesine bırakıyorum.. Ama benim fikrim her ikisi de Özellikle varoluşu sorgulamayı kitabın sonuna doğru girdiği Katedral de rahiple olan konuşması ve rahibin ona anlattığı hikayeden çıkarabiliriz.. Ayrıca hikaye de çok etkileyiciydi! Kafa yorduran, distopik bir kitap.. Böyle kitapları sevenlere tavsiye olunur.. Ayrıca küçük bir anekdot; bu kitap yazarın ölümünden 1 yıl sonra 1925'te yayınlanmış..Filmi de çevrilmiş 1962 de ama henüz izlemedim..
DavaFranz Kafka · Öteki Yayınevi · 201663,8bin okunma
7/10
·216 syf.··
2020 17. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2020 15:37
* Gerçekten absürt kelimesini karşılıyor olayları. Milenaya mektuplar ı okurken bezmiştim. Fakat bu kitap farklı bir şekilde sürüklüyor, durağan yapısının içinde farklı bir şekilde "şu sayfayı da okuyayım, şurayı da okuyayım" yapmayı beceriyor. Son sayfalarına doğru birkaç yerde yazım yanlışı vardı. Onun haricinde bir sıkıntı yok. 10 yıl sonra yine okumayı isteyeceğim bir kitap.. Sonu üzdü.. Tüm olayların K. nın rüyası olmasını bekliyordum son sayfaya kadar, ama gerçek başkaymış
DavaFranz Kafka · Öteki Yayınevi · 201663,8bin okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2018 111. kitabı
Tamamlanmamış bölümleri var ve Max Brod tarafından düzenlenmiş çünkü Kafka ölmeden iki yıl önce yazılmış bir kitap. Beni etkileyen tarafı, kitapla ilgili düşüncesinde şunları söylemiş olması; bu dava hiç bitmeyecek ve asla üst mahkemeye gitmeyecek çözümlenmeden kitap bitecek. Dahası davanın ne olduğunu asla öğrenemiyoruz belkide ortada bir dava yok.. Veya kimin hiç bitmeyen ve sonuçlanmayan bir davası yokki sonucu çıkıyor eş zamanlı..
DavaFranz Kafka · Öteki Yayınevi · 201663,8bin okunma
"Ah Franz kafka! Benim hüzünlü kekim.."
9/10
·224 syf.··
2021 30. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2021 01:17
1883 senesi yazında, sıcağın kasıp kavurduğu bir yaz gününde buz gibi biri olarak doğuyorsunuz. Prag'da Almanca konuşan bir Yahudi ailenin, 6 çocuğundan en büyüğüsünüz. İki küçük kardeşiniz bebeklik
1000Kitap
DavaFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202163,8bin okunma
FRANZ KAFKA-DAVA
Puan vermedi·224 syf.··
2021 34. kitabı
Distopik bir eser olan Dava, Kafka'nın ölümünden sonra 1925 yılında yakın arkadaşı tarafından yayımlanmıştır. Kitap genel bir olay çerçevesinde dönmemiş, fazla sürükleyici de değil; okurken
Edebiyat
DavaFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202163,8bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2025 38. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2025 19:53
“Bi sabah uyanıyosun, kapıda abuk sabuk iki adam. Hayırlı işler, sen tutuklusun.” Ama niye?
DavaFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202163,8bin okunma
“Hukuk Her Zaman Güçlüden Yanadır”
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2018 33. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mart 2018 00:00
YAŞAMAK “DAVA”SI Lise yıllarında dershaneye gidiyordum,çoğumuz gibi.Bir gün önüme bir test sorusu gelmişti, bin yıl önce yaşamış bir filozofun sözü vardı soruda, “Hukuk her zaman güçlüden yanadır”.
DavaFranz Kafka · Oda Yayınları · 200463,8bin okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.