Nietzsche’nin Zamana Aykırı Bakışlar adlı eseri dört kitaptan oluşuyor. Bu dört deneme, Nietzsche’nin erken dönem düşüncesini yansıtır ve dönemin kültürel ortamına karşı eleştirel bir tutum içerir. Özellikle “zamana aykırı” olmaları, Nietzsche’nin çağının değerlerine ve yönelimlerine karşı çıkan bir perspektifle yazılmış olmalarından kaynaklanır.
Serinin ilk kitabı olan bu kitap Nietzsche’nin öncelikle kültür filisterlerini, daha sonra David Strauss’u tam anlamıyla yerin dibine soktuğu eseridir :)
Filister; üniversiteli gençlerin, kendilerini anlamayan sıradan insanları küçümseyerek adlandırdığı bir terimdir. Sanata, düşünceye, hakiki kültüre uzak, ama buna rağmen kendini kültürlü sanan insan tipidir.
Kültür filisteri ise; kendini bir kültür insanı zanneder, ama aslında kültürün tam karşıtıdır. Gerçek sanatçıya, düşünce insanına, yaratıcı bireylere karşıdır. Kültürü bir şekil, gösteriş, bilgi yığını gibi görür ama özünü kavrayamaz. Kendisini “Alman kültürünün temsilcisi” olarak görür ama bu büyük bir yanılgıdır.
Nietzsche bu kişiyi tehlikeli olarak addeder. Çünkü kendisini gerçek kültürün temsilcisi sanır ve bu nedenle etkili olur. Okullar, kamu kurumları, sanat kurumları onun düşüncesine göre düzenlenmiştir. Herkesin kendisine benzemesini bekler. Farklı düşünceleri ya da sanatsal ifadeleri tehdit olarak görür. Gerçek kültürü anlamadığı için onu bastırır. Yasaklar, dışlar, sansürler. Sonuç olarak kültür gibi görünen ama aslında kültür olmayan, bir “üslubu olan barbarlık” doğar.
Filisterler, topluma nüfuz etmiş etkili kişilerdir. Sayıca çoklar ve sistemi ellerine geçirmişler. Gerçek kültür insanlarının (örneğin filozofların, sanatçıların) tek tek, yalnız halde mücadele ettiği yerde, onlar organize olmuşlardır. Sorgulamazlar, aramazlar, bulduklarını sanırlar. Oysa