Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·150 syf.··
2019 35. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2019 23:10
Kitap elimdeki yayına göre @karbonkitaplar 3 kısımdan oluşuyor. Birinci kısımda bulunan hikayeler ; Değirmen, Kurtarılamayan Şaheser, Kırlangıçlar, Viyolonsel ve Birdenbire re sönen kandilin hikayesi. İkinci kısım: Bir delikanlının hikayesi, Bir gemici hikayesi, Bir orman hikayesi, Kazlar, Bir Firar, Kanal, Candarma Bekir, Sarhoş. Üçüncü kısım: Bir Cinayetin Sebebi, Bir Siyah Fanila İçin, Komik-i Şehir. Ben bazı hikayeleri beğenerek bazılarını sıkılarak okudum. Hikayelerin sonunda buruk bir trajedi hissettim. Okurken zihnimde canlanan hikayeler Sabahattin Ali'nin sağlam betimlemelerinin olduğunun kanıtıydı.Hikayeler farklı senelerde yazılıp toparlanmış ve Sabahattin Ali birçoğunu çocuk yaştayken yazdığını belirtmiş. Uzatmak istemiyorum bu tarz kısa hikayelerden oluşan kitaplar pek bana göre değilmiş sanırım ben bütüncül şeyleri okumayı seviyorum
DeğirmenSabahattin Ali · Karbon Kitaplar · 201955,7bin okunma
Puan vermedi·150 syf.··
Beğendi
·
2023 67. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2023 00:00
16 küçük hikayeden oluşuyor: 1- Değirmen 2- Kurtarılamayan Şaheser 3- Kırlangıçlar 4- Viyolonsel 5- Birdenbire Sönen Kandilin Hikâyesi 6- Bir Delikanlının Hikâyesi 7- Bir Gemici Hikâyesi 8- Bir Orman Hikâyesi 9- Kazlar 10- Bir Firar 11- Kanal 12- Candarma Bekir 13- Sarhoş 14- Bir Cinayetin Sebebi 15- Bir Siyah Fanila İçin 16- Komik-i Şehir Hikayeleri okurken dikkat edin. Birden karşınıza komşunuz, akrabanız, arkadaşınız hatta bazen de boydan bir ayna ile karşılaşıp hikayenin baş kahramanı olabilirsiniz. Tamamen bizden bir kitap Kesinlikle yatırım tavsiyesidir.
Edebiyat
DeğirmenSabahattin Ali · Karbon Kitaplar · 201955,7bin okunma
10/10
·157 syf.··
2025 28. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2025 19:09
Kitap kısa kısa bir çok öyküden oluşmaktadır. Öykülerin neredeyse hepsi çok güzel. Okurken yoran bir kitap değil. Zaten Sabahattin Ali okumak bence hem kolay hem de eğlenceli. İçerisinde bir çok öyküyü beğensem de en beğendiklerim; -Değirmen -Bir Orman Hikayesi -Kazlar - Bir Cinayetin Sebebi - Komik- Şehir -Viyolonsel Okumak isteyenlere iyi okumalar…
DeğirmenSabahattin Ali · Karbon Kitaplar · 201955,7bin okunma
Değirmen
Puan vermedi·150 syf.··
2023 43. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2023 15:39
kitapta 16 farklı öykü var ancak bu öykülerin hepsi aslında bir yaşam dersi de barındırıyor kendi içinde. Kitap ismini aldığı “Değirmen” adlı öyküsüyle başlıyor. 16 farklı hikâyenin özeti anlatılamasa da aralarından çok beğendiğim Değirmen’in öyküsünü özet şeklinde anlatmaya çalışayım: Bir çingene kafilesinin barınacak yer gezmesi sebebiyle bir değirmenin de bulunduğu alana yerleşmesiyle başlıyor aslında hikayemiz. Kafilede sözü dinlenilen bir dilencinin ağzından duyduğumuz bu hikâyede, bir aşkın ne kadar can yakıcı ve can yakılmadan da sevginin gerçek kudretine, özüne ulaşılamayacağı resmedilmiş. Sözü dinlenilen dilencinin kafilesinde yakışıklı bir dilenci, daha önce gönlünü hiç kimseye kaptırmamış olsa da kamplarını kurdukları yerin yanında bulunan değirmenin sahibinin kızına âşık olur. Kız da her ne kadar gönlünü bu dilenciye kaptırmış olsa da “bir engel” aşklarının ortasına bir hudut çizmektedir. Kızın bir kolu yoktur. Oğlan için her ne kadar bu durum bir sorun teşkil etmese de kız kendisini aciz hisseder ve ileride çıkacak bir kavgada oğlan sessiz kalırsa ona acıdığından ya da kızdığında birlikte olduğuna pişman olduğundan kızacağı düşüncesi ile her ne kadar yüreği yansa da kıza buradan gitmesini söyler. Sözü geçen dilenci bu durumu öğrendiğinde kahramanımıza diyecek pek bir şey bulamaz. Bir gün değirmen de kahraman dilencimiz müzik hünerini gösterirken içli içli çalar ve sonra bir anda kolunu değirmene atar ve işte şimdi eşitlenirler. Aslında Sabahattin Ali bu duygu yüklü hikayeyle aşkın hiç de kolay olmadığını, dilde tütenin gönülde bitmesiyle aşkın var olacağını bizlere hatırlatmaktadır. Aşk böyledir işte…
2023 Okuma Raporları
DeğirmenSabahattin Ali · Karbon Kitaplar · 201955,7bin okunma
Puan vermedi
Değirmen, bir insanın sevdiği uğruna kendinden vazgeçecek kadar ileri gidebileceğini, ama bazen en büyük fedakârlıkların bile mutluluk getirmediğini anlatan sarsıcı bir hikâyedir.
DeğirmenSabahattin Ali · Karbon Kitaplar · 201955,7bin okunma
8/10
·150 syf.··
2023 7. kitabı
İnsanı farklı atmosferlere götüren küçük küçük, düşündürücü, akıcı hikayelerden oluşuyor. Yazarın bu kitabı 20'li yaşlarında yazmış olması hayal, düşünce dünyasının ve gözlem gücünün ne kadar kuvvetli olduğunu gösteriyor. Aşk, geçim, konum gibi konularda sorgulayıp düşündürüyor. Olayları tasvir gücü harika.
DeğirmenSabahattin Ali · Karbon Kitaplar · 201955,7bin okunma
8/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2021 55. kitabı
Sabahattin Ali, birçok eserinde olduğu gibi Değirmen adlı kitabında da toplumun kanayan yaralarını, adeta deşilen bir ciğer misali, adaletsizlikleri, sevgi yoksulluğundan ağzı hasret kokan sevdalıları bir tokat gibi yüreğimize indirip duruyor. Üstelik bunları yaparken üslubundan hiç ödün vermiyor. Ne mahrum ediyor betimlemelerinden ne de kalemini ürkekleştiriyor; mürekkebi olduğu gibi döküyor kağıtlara ve bir ebru gibi milim milim şekillendiriyor kelimeleri. Satırlar, sayfalar bitip son kelimeye kavuştuğumuzda on altı öykünün olan çıplaklığıyla zihnimizde uzanıverdiğini görüyoruz.Hangi konuyu, hangi karakteri ve yeri, zamanı ele alırsa alsın ham maddesinin hep ‘sevgi’ olduğunu görürüz Sabahattin Ali’nin. Hep sevgiyle yoğurulur ve sevgiyle inceltir kalemini; kelimelerini sevgiyle başlara taç eder. Kimi zaman insanların sevdaya olan doyumsuzluğunu kırlangıçlar anlatır kimi zaman da yalnızlığa olan sevgisini kendini kitaplarına teslim ederek belli eder ve ekler. Üç bölümden oluşan bu eseri baştan sona karakterleri, olayları ve kendi içindeki üslubuyla tam anlamıyla irdelemeye çalışırken, aslında yazarın ön sözde iliştirdiği bu sözler anlattıklarının okur için olduğunu zaten kanıtlar nitelikte: ‘Arasında yazmış olmakta utanacağım kadar kötülerin olduğunu biliyorum… İyiyi kötüden ayırmak külfetini okuyucuya bıraktığım için özür dilerim.’ Keyifli okumalar...
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,7bin okunma
7/10
·164 syf.··
2023 68. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2023 23:24
Sabahattin Ali’nin 16 tane öyküden oluşan bu kitabında adının da aldığı ilk öykü olan değirmen haricinde diğerleri bu öyküsünün gölgesinde kaldı. Ya da bende değirmen öyküsü bitince kitap bitti hissi oluştu. Diğer öykülerini okurken aynı duyguyu alamadım maalesef. Tema ile ilgili olarak öykülerinde hayatımızdan kesitler veren Sabahattin Ali kimi öykülerinde hayatımızda karşılaşabileceğimiz olaylara benzer konuları kaleme almıştır. Bu bir dilencinin duyduğu aşk da olabilir ya da politik siyasetin nasıl bir canavar olduğu da olabilir. Sabahattin Ali öykülerinde genel olarak hayatında yaşamış olduğu haksızlıkları, yaşadığı dramı, rahatsızlıkları konu alarak öykülerine yansıtmıştır ki bu olaylar bu dönemde de herkesin başına gelebilecek olaylardır. Bizi kitabı okurken kendisine çeken en güzel yönünden biri de budur. Kitabın en sevdiğim yanı ise içerisinde bilmediğimiz kelimelerle karşılaşma olasılığımız çok olsa da sayfa altlarında açıklamasını okuyarak yeni kelimeleri öğreniyor olmamız. Okumak isteyenlere tavsiyem ilk öyküde takılıp kalmayın diğerleri de okunmaya değer öyküler. Keyifli okumalar dilerim…
Edebiyat
DeğirmenSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202055,7bin okunma
Ve aşk ne kadar kudretlidir!..
7/10
·144 syf.··
2026 9. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 01:19
Sabahattin AliSabahattin Ali, en sevdiğim yazarlardan birisi. DeğirmenDeğirmen, 16 farklı eserden oluşuyor. Hikayelerin hepsi birbirinden güzel. Sabahattin AliSabahattin Ali, öykülerinin her birinde farklı konuları işlemiş. Kimisinde aşk, kimisinde sadakat, kimisinde mücadele, bazıların da haksızlık ve özgürlük... Yazar, hem içinde yaşadığı dönemin olaylarına ışık tutarken hem de işlemek istediği konuyu net olarak aktarmış biz okuyucularına. Sabahattin AliSabahattin Ali, çok güçlü bir yazar. Öykü okumayı seviyorsanız bir solukta okuyup bitirebileceğiniz bir eser. Kitabı okumak isteyen herkese tavsiye ederim. Keyifli okumalar...
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,7bin okunma
7/10
·140 syf.·
2025 13. kitabı
""İçimdeki ateş, herkesin ısınmak için bana sokulmasına kâfiydi.." Sabahattin AliSabahattin Ali Eser iki gözüm Sabahattin AliSabahattin Ali'nin ilk öykü kitabıdır. Eser üç bölüm ve on altı öyküden oluşuyor. Öyküler birbiriyle bağımsız kendi dünyasını anlatan dostlar.. Eserde en çok sevdiğim üç öykü vardı bunlar: Değirmen, Kırlangıçlar ve Viyolonsel... Her bir öykü kendi içinde bir konuya değiniyordu. İçerik itibariyle genel konular; Aşk, sevgi, hüzün, ayrılık, toplumsal sorunlar, yönetim vs. değinmektedir. Sevdiğim öykülerden kısaca bahsetmem gerekirse.. Değirmen öyküsü beni daha çok etkiledi açıkçası... Siz sevdiğiniz kadın için bir kolunuzdan vazgeçer miydiniz? Sırf sevdiğiniz kadın kendini kötü hissetmesin diye kendi nefsinin sesini bastırıp sevdiği kadın için bir kolunu kesen bir genç..(sevdiği kadın tek kollu, diğer kolunu bur kazada kaybetmiş.) İki gözüm sen bu öyküyü yazarken o elin nasıl titremedi, okurken ben kötü oldum.. Tabii kimse kimseyi böyle körü körüne sevmemeli, eğer sevmek buysa çok yanlış. Sevgi aklı başında yapılan bir şeydir. Sıradışı delice şeyler yapmaya lüzum yoktur. İçinden geldiği gibi sev, sarmala ve gözünden sakın kâfi, gerisi birazcık fazlalık bana göre... Viyolonsel öyküsü de bir o kadar beni etkiledi açıkçası.. Siz sevdiğiniz erkek için en sevdiğiniz sanatınızdan vazgeçer miydiniz? Sırf o istemedi diye, çok sevdiğiniz için, sevdiğiniz şeylerden kendinizi esirger miydiniz? Bunu bir düşünelim.. Şahsen benim düşüncem karşımdaki kişi beni bir tercih yapmaya yönlendiriyorsa ondaki değerimi bir sorgularım. O bende ne kadar ben onda ne kadarım? Çünkü sevgi, sevdiğini yolundan alıkoymak değildir. Gerçek sevgi, sevdiğini yürüdüğü yolda desteklemektir. Fikrini söylersin fakat zorlamazsın, zorla olan şeylerin pek bir tadı olmuyor
Edebiyat
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,7bin okunma

Yazar Hakkında

Sabahattin AliYazar · 103 kitap
Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907'de Edirne Vilayeti'nin Gümülcine Sancağı'na bağlı Eğridere kazasında doğmuştur. Babası piyade yüzbaşısı (Cihangirli) Selahattin Ali Bey'in görev yerlerinin sık sık değişmesi dolayısiyla, ilköğrenimini İstanbul, Çanakkale ve Edremit'in çeşitli okullarında tamamlamıştır. Edremit'e göçtüklerinde bölge Yunan işgalinde olduğu için emekli olan babası aylığını alamamış ve aile çok zor günler geçirmiştir. İlkokulu bitirdikten sonra parasız yatılı olarak Balıkesir Öğretmen Okulu'na giren Sabahattin Ali, beş yıl burada okumuş, daha sonra İstanbul Öğretmen Okulu'nda mezun olmuştur (1926). Bir yıl kadar Yozgat'ta ilkokul öğretmenliği yapmış, Millî Eğitim Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazanarak Almanya'ya giderek iki yıl orada okumuştur (1928 - 1930). Yurda döndükten sonra Sabahattin Ali, Orhaneli’nde ilkokul öğretmenliğine atandı. Aydın ve sonra Konya ortaokullarında Almanca öğretmenliği yapmıştır. Konya'da bulunduğu sırada, bir arkadaş toplantısında Atatürk'ü yeren bir şiir okuduğu iddiasıyla tutuklanmış (1932), bir yıla mahkûm olarak Konya ve Sinop cezaevlerinde yatmış, Cumhuriyetin onuncu yıldönümü dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla özgürlüğüne kavuşmuştur (1933). Cezaevinden çıktıktan sonra Ankara'ya giden Sabahattin Ali Millî Eğitim Bakanlığı'na başvurarak yeniden göreve alınmasını istemiştir. Dönemin bakanı Hikmet Bayur'un "eski düşüncelerinden vazgeçtiğini ispat etmesini" istemesi üzerine Varlık dergisinde "Benim Aşkım" adlı şiirini yayımlayarak (15 Ocak 1934) Atatürk'e bağlılığını göstermeye çalışmıştır. Aynı yıl Bakanlık Neşriyat Müdürlüğü'ne alınmış, Ankara II. Ortaokul'da öğretmenlik yapmıştır. 16 Mayıs 1935 günü Aliye Hanım ile evlenmiş, 1936'da askere alınmış, 1937 Eylülünde kızı Filiz Ali dünyaya gelmiştir. Yedek Subay olarak askerliğini Eskişehir'de tamamlamış, 10 Aralık 1938 de Musiki Muallim Mektebi'nde Türkçe öğretmeni olarak göreve başlamıştır. 1940 yılında tekrar askere alınmış, askerliğini yaptıktan sonra Ankara Devlet Konservatuarı'nda Almanca öğretmenliği yapmıştır (1941 - 1945). "İçimizdeki Şeytan" romanı milliyetçi kesimde büyük tepki toplamıştır. Nihal Atsız'ın hakkında yazdığı hakaret dolu bir yazıya karşılık dava açmış, dava sırasında çok sıkıntı çekmiştir. 1944 yılında davayı kazanmasına rağmen tepkilerden kurtulamamıştır. Olaylı duruşmalar sonunda bakanlıkça görevinden alınmış, İstanbul'a giderek gazetecilik yapmaya başlamıştır (1945). Ancak fıkra yazdığı La Turquie ve Yeni Dünya gazeteleri, Tan olayları sırasında tahrip edilince işsiz kalmış, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz'la Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Öküz Paşa gibi siyasal mizah dergilerini çıkarmıştır (1946 - 1947). Ancak, bu gazeteler tek parti iktidarının baskılarıyla karşılaşmış, dergilerin isimlerindeki Paşa ifadesiyle "Milli Şef" İsmet Paşa ile alay edildiği iddiası ile kapatılmış, yazılar ve yazarları hakkında kovuşturmalar açılmıştır. Sabahattin Ali dergilerde çıkan yazılarından dolayı üç ay hapis yatmış, karşılaştığı baskılardan bunalmıştır. Ali Baba dergisinde yayımladığı "Ne Zor Şeymiş" başlıklı yazıda, içinde bulunduğu durumu şöyle anlatmaktadır: "Çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi?" Bir başka dava nedeni ile 1948'de Paşakapısı cezaevinde üç ay yatmıştır. Çıktıktan sonra zor günler geçirmeye başlamış, işsiz kalıp, yazacak yer bulamamıştır. Yurt dışına gidebilmek için pasaport almak istemiş, alamamıştır. Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı da bulamayınca Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş fakat para karşılığı anlaştığı Ali Ertekin adlı kaçakçı tarafından Jandarma karakolunda katledilmiş daha sonra da cesedi 2 Nisan 1948 tarihinde Bulgaristan sınırında şaibeli bir şekilde bulunmuştur. Sabahattin Ali'yi öldürdüğünü itiraf eden ve Milli Emniyet mensubu olduğu iddia edilen Ali Ertekin, dört yıla hüküm giymiş; fakat birkaç hafta sonra çıkartılan aftan yararlanarak serbest kalmıştır. Bulgaristan’ın Eğridere (Ardino) kentinde, Sabahattin Ali’nin 100. doğum yılı kutlandı. 31 Mart 2007 günü gerçekleşen toplantıya, başta Bulgaristan Yazarlar Birliği Başkanı olmak üzere Sofya ve Bulgaristan’ın çeşitli kentlerinden Türk ve Bulgar yazarlar, şairler, okurlar ve Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali katıldı. Bütün eserleri 1950’li yıllardan beri Bulgaristan’daki tüm okullarda okutulduğundan, Sabahattin Ali bu ülkede çok tanınan bir yazardır. Sabahattin Ali yazı yaşamına şiirle başlamış, hece vezniyle yazdığı ve halk şiirinin açık izleri görülen bu ürünlerini Balıkesir'de çıkan ve Orhan Şaik Gökyay tarafından yönetilen Çağlayan dergisinde yayımlamıştır (1926). Servet-i Fünun, Güneş, Hayat, Meşale gibi dergilerde de yazan (1926 - 1928) Sabahattin Ali, bu arada öykü de yazmaya başlamış, ilk öyküsü "Bir Orman Hikayesi" Resimli Ay'da yayımlanmıştır (30 Eylül 1930). Toplumsal eğilimli bu öyküyü Nazım Hikmet, şu sözlerle okurlara sunmuştur: "Bu yazı bizde örneğine az tesadüf edilen cinsten bir eserdir. Köylü ruhiyatının bütün muhafazekâr ve ileri taraflarını, iptidaî sermaye terakümünü yapan sermayedarlığın inkişaf yolunda köylülüğü nasıl dağıttığını ve en nihayet, tabiatın deniz kadar muazzam bir unsuru olan ormanın muğlak, ihtiraslı hayatını, kımıldanışların zeki bir aydınlık içinde görüyoruz". Sabahattin Ali, af yasasından yararlanarak hapisten çıktıktan sonra, özellikle Varlık dergisinde yayımladığı "Kanal", "Kırlangıçlar", "Arap Hayri", "Pazarcı", "Kağnı" (1934 - 1936) gibi öyküleriyle dikkati çekmiştir. Sabahattin Ali Anadolu insanına yaklaşımıyla edebiyata yeni bir boyut kazandırmıştır. Ezilen insanların acılarını, sömürülmelerini dile getirmiş, aydınlar ve kentlilerin Anadolu insanına karşı takındıkları küçümseyici tavrı eleştirmiştir. 1937'de yayınlanan Kuyucaklı Yusuf romanı, gerçekçi Türk romanının en özgün örneklerinden biridir. Sabahattin Ali'nin halk şiirinden esinlenerek yazılmış şiirlerini içeren Dağlar ve Rüzgâr (1934) adlı kitabı yazın çevrelerinde ilgi uyandırmış, örneğin Yaşar Nabi, Hakimiyeti Milliye'de şu övücü satırları yazmıştır: "Bu kitabın mümeyyiz vasfı halk edebiyatı tarzında bir deneme teşkil etmesidir. Sabahattin Ali'nin tecrübeli muvaffak neticeler vermiş. Ve bize, şiirleri doğrudan doğruya bir halk şairi elinden çıkmamış olduklarını hissetirmekle beraber, o tanıdığımız ve sevdiğimiz samimi edayı tattırabiliyor. Komplike imajlardan kaçınılmış olması, bu şiirlere büyük bir sadelik vermiş." Ancak, Sabahattin Ali, bu kitabından sonra şiirle ilgilenmemiş, sadece öykü ve roman yazmıştır. 'Leylim Ley', 'Aldırma Gönül' gibi halk dilinden yararlanarak yazdığı şiirler herkes tarafından bilinir. Sabahattin Ali, Varlık'ta Esirler adlı üç perdelik bir oyun da yazmış (1936), ancak bu türü de bir daha denememiştir.