Anne dedi ki "Nihayet! Nihayet hasmımı buldum! Tazeliğimi mahveden sen, kendi hayatını benim harabelerim üzerinden yükselttin! Canını alabilmeyi oyle çok istiyorum ki!" Kendi hayatını istediği gibi şekillendirememiş, kızını belki kıskanan bir anne modeli var bence. Aslında ebeveyen olmanın ne kadar büyük ve zor yorucu zamanını emeğini alan bir şey olduğunu sonradan idrak etmiş. Aslında her birey kendi içine yolculuğa cıkmalı önce, yaşamalı, özgür olmalı, korkmamalı. Kendi içsel deneyimini tamamlamadan çocuk sahibi olmak sonucu hüsranla bitirir. Içimizdeki çocuk konuşmaya, anlaşılmaya, duyulmaya ihtiyaç duyuyor ve bunu kendi kendimize verebilmeliyiz. Kendi içimizdeki meraklı çocuğun o bitmez tükenmez bilmeyen sorularına cevap verememişken, susturmuşken ve tüm o kendini bize duyurmaya cabalayan minikleri gozardı etmişken bir başka meraklı küçük çocuğa sahip olmak istemek saçma olur. Içimizde hepimizin birer çocuk yatıyor; meraklı, urkek, yalnız hisseden, öğrenmeye ve konuşmaya ihtiyaç duyan,sorularının tamamına bu belirsizliklerle zorluklarla dolu dünyada yanıt veremeyecek olsak da soruların önemini ve meselenin cevaplar değil sorular oldugunu anlamamızı isteyen,sevgiye ve onaya aç... tüm bunlarla yüzleşmek zor olacak, sancılı. Kaçmak isteyeceğiz, çoğu zaman yalnız hissedecegiz, düşeceğiz, bazen maymun iştahıyla tüm kitapları okumak isteyecegiz belki, tüm videoları izlemek, podcastler dinlemek. Önceliğimiz her zaman kendimiz olmalı. Kendinleyken ne zaman yalnız hissetmez, sıkılmaz, sevgisel bir buyuk boslukta hissetmezsen o zaman kendinle tanışmaya o ve sen degil ben olmaya başlarsın, başlarım.