Demir Ökçe

Jack London
Çevirmen:
Göksu Birol
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Demir Ökçe
9/10
·262 syf.··
2021 33. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2021 12:38
Çok akıcı ve sürükleyici bir kitap kısa sürede bitirilir tarzda.Sınıf farkının getirdiği sorunları anlattığı bu kitabında kendi gibi düşünen kişilerle verdiği mücadeleyi anlatan bu kitap ses getiren cinsten.Çok güzeldi severek okudum.
1000Kitap Gerçek Okurlar
Demir ÖkçeJack London · Dorlion Yayınları · 201919,4bin okunma
10/10
·262 syf.·
2020 49. kitabı
Her eserinde bir kahraman yaratma çabası londonun eserlerinin ilk özelliklerinden biridir. Sosyalizm devrimini konu aldığı bu eserinde, sadece olay örgüsünden bahsetmesi kitabı akıcı ve rahat okunur yapmış. Eser George Orwellin 1984 adlı eserine ilham olmuşsa da eser daha çok kominizm ve sosyalizmin toplumlar üzerindeki etkisini apaçık gösterir nitelikte. Oligarşinin ve kapitalizmin yoksul halkla olan savaşında meydana çıkan vahşeti çok iyi betimlemiş yazar. Eserde bir kehanetler zinciri olsa da yaşananlar bu kehanetlerin yanında bir hiç kalıyor. Eserde yazar, büyük burjuvanın ezilen işçi sınıfıyla olan çatışmasında hala güncelliğini koruyan mücadelenin püf noktalarını veriyor. Eser kominist manifestonun ders niteliğindeki bir başka kısmını oluşturabilecek güçte.
Demir ÖkçeJack London · Dorlion Yayınları · 201919,4bin okunma
8/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2019 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2019 16:05
Bir Jack London eseri daha bitirmiş olmanın mutluluğunu yaşıyorken bu mutlulugumu cok gec buldugum :) ama artık hayatımın sonuna kadar kalmasını dilediğim ve  yeni  katıldığım  1000K platformu ile paylasmak istedim .Evet Martin Eden  adlı romanından sonra Jack London sevdiğim yazarlar arasında yer almış ve diğer kitaplarını da okumaya karar vermiştim. Demir Ökçe ise yazarın merak ettiğim adını sık duydugum kitaplarından biriydi, Kitabın konusu ve içeriği ile ilgili bilgim olmayarak okudum. Kitaba ilk başladığımda baş karakter Ernest Everhard'in   gerçek biri olduğunu düşündüm ve  araştırıp onun kurgu bir karakter olduğunu öğrendim.   Demir Ökçe, kapitalizmin toplum üzerindeki etkisini ve sosyalizmle olan savaşını sosyalist devrimciler gözüyle biz okuyuculara anlatiyor. Yazarın gerçek dünyaya oldukça paralel olarak kurguladığı birlesik devletler  işçi sınıfını, toplumun alt tabakasını ve alt ve üst tabaka arasındaki büyük uçurumu usta bir anlatimla ortaya koyuyor.Kitap anlatilanlarla, adeta 1900 lu yillarin baslarina dogrubir yolculuk yaptiginiz hissi uyandirmakla birlikte, bazi bolumlerinin günümüz icinde gecerliligini korudugu gerçeğiyle ne yazik ki yüzleştiriyor. "Demir Ökçe" seni sevdim, seninle aramdaki tek sorun sonun oldu ,sanirim bazi sonlar beni tatmin etmiyor. Ve evet Jack London'in   Martin Eden adlı kitabını daha çok seviyor olsam da Demir Ökçe'nin de yeri bende ayrı artık. Okuyun ve okutturun.
Demir ÖkçeJack London · Dorlion Yayınları · 201919,4bin okunma
5/10
·262 syf.··
2020 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2020 00:00
Jack London okumaya bu kitapla başlamış ve uzun yıllar yazarın kitaplarından uzak durmuştum. Neyseki bu sene tekrar Jack London okumaya başladım. Kitabın ilk yüz sayfası nispeten daha akıcı, merak uyandırıcı ve çarpıcı ama sonrasını okurken, sanırım ekonomi literatürüne hakim olmamamdan dolayı biraz zorlandım. “Önsöz okunmaz.” söyleminin istisnalarından biri olması gereken kitap. Çünkü Demir Ökçe'nin 4-5 sayfalık önsözünü okumazsanız kitap boyunca sık sık rastlayacağınız dipnotlar oldukça anlamsız gelecektir. Üslup genel olarak sade ve didaktik, kimi zaman bir manifestoya dönebilen pek çok diyalog barındırıyor ama kitap genel olarak akıcı. Fazlasıyla Sosyalist ve Anti-kapitalist aynı zamanda. Kitap sosyalist devrimcilerin ağzından yazıldığı için kapitalistleri yalnızca kan emici vampirler olarak görüyorsunuz. Sosyalizmin ideolojisi sürekli yüzünüze çarpılırken kapitalizmin ideolojisini yalnızca Ernest Everhard’ın yani yine bir sosyalistin ağzından duyuyorsunuz. Kapitalizmi kendi anlatan en azından 1-2 kapitalist karakter olsa çok daha iyi olabilirmiş. Jack London
Edebiyat
Demir ÖkçeJack London · Dorlion Yayınları · 201919,4bin okunma
Demir Ökçe
7/10
·262 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2020 15:35
Amerika'da saygın bir Fizik profesörünün kızı olan Avis 'in penceresinden ,önce kahramanı sonra da eşi olacak Ernest'in hikâyesi ...Avis'in bir işçinin kolunun fabrikalardaki makinelerde patronları için çalışırken kopması ve sonrasında işçiye yapılan zulüm ile başlayan değişimle, hayatın ipek kumaşlardan,saten boyalardan ibaret olmadığını anlaması , ''madalyonun diğer yüzünü de'' görmesi ve bu fikir değişikliği uğrunda yaşadıkları anlatılıyor.Kitabın asıl kahramanı Ernest etrafındaki herkesi fikirleri ile etkilemeyi başaran,kurtuluş Sosyalizm mottosundan yana ve hatta bunu fikirden öte eyleme,işi ihtilale kadar götüren bir karakter. Toplumu yıkan ve egemenlere , tröstlere , kartellere ,şirketlere köle kılan yegane unsurun ,bireylerin bencilliği olduğunu, ''Kara Yüz''lerin de ekonomi aracı ile insanların bu bireycilik zaaflarını kullanarak er ya da geç bu bencil bireyleri bir ''Demir Ökçe'' gibi ezmesi,himayesine alması çok acı ama bir su gibi berrak bir gerçek maalesef. ''Bana bir şey olmaz'' diyen tarla sahiplerinin,tarladaki işçiye; market sahiplerinin kasiyere evrilmesi,büyük balık küçük balığı yutar'ın sonucu ve yazarın bu çarpıklığı yüz yıl önce ön görmüş olması takdire şayan. Kitabı sevdim ama sonları bana biraz uzun ve zor geldi nedense. 1984 kitabına benzer distopik unsurlar yer aldığını da düşündüm kitabı okurken.Ama okuyun yine de ,ufuk açan bir kitap.
Edebiyat
Demir ÖkçeJack London · Dorlion Yayınları · 201919,4bin okunma
8/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2024 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2024 10:03
Jack London / Demir Ökçe Distopya Edebiyatının ilk örneği olarak kabul edilen bir eser #DemirÖkçe. Emekçi sınıfı ve onların yanında olmak isteyenlerin yaşadıklarını çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. İki karşıt düşüncenin savaşı, başka bir deyişle ezen ve ezilenin mücadelesini okuyoruz. Demir Ökçe, burada ezen sınıfa verilen isimdir. Sınıf farkını, ekonomiyi, insanların çıkar çatışmalarını ve bencilliklerini çok güzel ifade etmiş. O yıllarda öngörülüp yazılan bu distopyanın aslında gerçekleri yansıttığını görüyor ve o zamanlardan bu zamanlara pek bir şeyin değişmemiş olduğunu fark ediyorsunuz. Farklı görüşlerde olan iki kişinin tanışması ve zamanla aynı yolda aynı amaçlar uğruna birlikte hareket etmeleri. Hayatını devrime adayan ve bu uğurda savaş veren bir adam Ernest Everhard. 1912-1932 yılları arasında yaşanılanları eşi Avis Everhard tarafından kaleme alınmış. Yıllar sonra bu değerli el yazması bulunuyor ve sonunun getirilemediğini, eşinin infazı ile ilgili gerçekleri yazacak kadar yaşayamadığını anlıyoruz. Gerçekler öğrenilmesin diye alınan önlemler, çarpıtılan sözler ve pes ettirme çabaları tam bir güç gösterisi oluştururken bunlara karşı mücadele eden ve sesini duyurmak için her fırsatı değerlendiren grubun verdiği mücadele okunulması gereken bir farkındalık içeriyor. Kitabın çoğu sayfasında yer alan dipnotlar ilk başlarda biraz kafa karışıklığına ve gerçek mi kurgu mu diye şaşkınlığa sebep olsa da, sonradan anlıyorsunuz ki hikayeyi besleyen detayları oluşturuyor. Yazarın hiçbir ayrıntıyı atlamadan gerçeklere dayanabilecek şekilde hikayenin altını desteklemesi olayları gerçekten yaşanmış gibi hissettirmiş. Fikirlerin sürekli tartışılması, sanki sendikaların toplantısına katılmış ve saatlerce onlarla fikir alışverişi yapmışsınız gibi yorucu bir
Demir ÖkçeJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202519,4bin okunma
Baskıcı Bir Rejime Karşı Devrim Mücadelesi: Demir Ökçe
9/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2021 47. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2021 16:06
“Geleceğin resmini görmek istiyorsan, bir insan yüzüne basmış bir postal getir gözlerinin önüne, sonsuza dek.” – George Orwell Amerikalı yazar Jack London, 1876’da San Francisco’da doğdu. Gerçek ismi John Griffith Chaney olan yazarın hayat öyküsü oldukça trajik. Anne baba sevgisinden uzak kalan London, 14 yaşında okulu bırakarak maceralarla dolu bir hayata “yelken” açtı. Teknesiyle açıldığı denizlerde kaçak olarak istiridye topladı, Japonya’da fok avlayan çeşitli gemilerde tayfalık yaptı, altın aramak için Kanada’ya gitti, vahşi doğayla tanıştı, California Üniversitesi’ndeki eğitimini de yarıda bıraktı, çiftçilik ve savaş muhabirliği yaptı ve sosyalizmi savundu. 40 yıllık yaşamına sayısız iş ve anı sıkıştıran London, 1916’da hayata gözlerini yumdu. İntihar ettiği de söylentiler arasındadır. Kanada’ya gittiği yıllarda anılarını kaleme almaya başlayan London, okumaya tutkun biriydi. Kısa bir süre sonra yazarlığa olan yeteneğinin farkına vardı ve kısa öyküler yazmaya başladı. Kendisini tüm dünyada meşhur eden kitap ise “Vahşetin Çağrısı” oldu. Ardından gelen “Beyaz Diş“te de yine benzer bir tema çerçevesinde yazan London, kurtların doğasını zengin bir edebi üslupla anlattı. Bu eserleriyle satır aralarında insanın doğasını da resmetmeyi başardı. “Sınıf ve kast sistemi üzerine kurulmuş bütün düzenler, kendi çöküşlerinin tohumlarını da içlerinde taşır.” “Martin Eden” gibi bir başyapıta (incelemesi için bakınız: #143097882) imza atan London, öldüğünde arkasında daha birçok başarılı roman, öykü ve novella bıraktı. “Demir Ökçe” isimli bu romanında siyasi bir pencereden bakan yazar, bu kez sarsıcı bir distopya armağan etti dünya edebiyatına ve aradan yüz yıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen eserin gücünü aynı şekilde koruduğunu söylemek mümkün. Günümüzde “Kara
Distopya
Demir ÖkçeJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202519,4bin okunma
Konu eşitlik olduğunda değişen pek bir şey yok...
Puan vermedi·320 syf.··
2023 29. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2023 18:36
Sevgili Jack, ne güzel yazmışsın. Her kitabında karakterinin ayrı bir yönünü öne çıkarıyor, diğer yönlerini susturmayi nasıl başarıyorsun, anlayamıyorum. Bu kitabın tüm dünyanın etkilendiği, yoğun bedellerin ödendiği bir dönemi anlattığı için elbette öğretici, elbette çok kıymetli. Haksızlık karşısında ses çıkarmayan insana tavrın, hatta bundan nemalananlara karşı bile bu kadar yoğun öfkelenmiyor oluşun şaşırtıcı. Bu ihtiyar güneş altında emin ol ki değişen fazla birşey yok. Sizin zamanınızda ki kadar çok olmuyor olması, kimsenin adaletsizliğe uğramadığı ya da insanların hak ettikleri şekilde yaşadıklarını zannetmeni istemem. Evet sektörel olarak Karteller hâlâ var ve bir sonraki öğün ne yiyeceğinin belirsizliğinde yaşayan insanlar hâlâ mevcut. İşçi sınıfı açısından bakınca sanki daha modern köleler olduklarını söylesem eksik söylemiş olmam. Seninde işlediğin gibi iş kazası olduğunda, o Kodaman Avukat'lar hâlâ işçilerin kabahatli olduğu kararının alınmasını evet bu doğru şaşırmamalısın, kanunlar ne yazık ki hâlâ sermaye sahibinden yana. Diyeceğim o ki, pekte birşey değişmedi. Üzgünüm. Okuyacaklara notum: Bu kitap ile Jack London sizin zeka seviyenizi ölçüyor ve bunu yaparken kimsenin ama kimsenin aklına gelmeyecek bir yollla yapıyor. Eğer ki okur da, hiç birşey anlamazsaniz üzülmeyin bu sizin gerizekalı olduğunuzu değil, okumak için daha fazlasını yapacak cesarete sahip olmadığınızı gösterir. Çok zevkliydi, çok...
1000Kitap
Demir ÖkçeJack London · Can Yayınları · 201219,4bin okunma
Sessizliğin Kırıldığı An
7/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2025 65. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2025 09:48
Jack London’un Demir Ökçe kitabını elime aldığımda sadece bir roman okuyacağımı sanıyordum. Ama sayfalar ilerledikçe, Avis Everhard’ın gözünden aktarılan bu hikâyenin düşündüğümden çok daha derin ve sarsıcı olduğunu fark ettim. Burası sadece bir aşk ya da mücadele hikayesi değil; sistemin acımasız yüzüyle yüzleşmek, kendi içimizdeki korkularla hesaplaşmak üzerine kurulu bir yolculuk. Kitap boyunca, yaşadığımız dünyaya dair birçok soruyla baş başa kaldım. Sessiz kalmanın bedeli nedir? Gerçek cesaret ne zaman ortaya çıkar? Ernest Everhard ve Avis’in hikayesi bana, bazen en güçlü direnişin içten geldiğini, bir kelimeyle, bir inançla başlayabileceğini gösterdi. Okurken kendi hayatımdaki sessizlikleri sorguladım. Eğer bir kitap sana kendini sorgulatıyorsa, o kitap yaşamaya değer demektir. Demir Ökçe tam da böyle bir eser. Okudukça merak ediyorsun, düşünüyorsun ve en önemlisi harekete geçmek istiyorsun. Bu kitabı okuduktan sonra dünyaya bakışınız biraz daha farklı olabilir; en azından benim öyle oldu.
Demir ÖkçeJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202519,4bin okunma
Puan vermedi·320 syf.·
2024 98. kitabı
Ölenler dövüşerek öldüler; güneşe gömüldüler. Vaktimiz yok onların matemini tutmaya! Akın var güneşe akın! Güneşi zaptedeceğiz güneşin zaptı yakın! Nazım Hikmet Ran John Griffith London (1876 - 1916) Edebiyat dünyasındaki mahlasıyla Jack London Amerikalı yazar ve gazeteci Distopyanın ilk eserlerinden birisi olan Demir Ökçe ile kapitalizm ve sosyalizmin çatışmasını tasvir ediyor. Eserde distopyanın amorf yapısını politik kurgusuna, didaktik bir uslüple iç içe geçiriyor. Yazar Demir Ökçe ‘de dipnotlarıyla, distopya evreninin temellerini atıyor. Sınıfsal olarak devrimciler, oligarklar, kapitalistler ve uçurum insanları gibi yapıların öncülük ettiği evreninde, bu sınıfsal yapının altında bir çok kimliği tanımlıyor. Bol dipnotları olan ve politik kurgusu eşliğinde yükselmesiyle diptopik evren yükselerek ilerliyor. Kitabın baş kahramanı Ernest Everhard’ın sosyalizm ideolojisinden oluşan el yazmalarını dillendiren eşi Avis Everhard tarafından anlatılır. Eserde Ernest ve avisin tanışmasıyla olaylar gelişmeye başlar. Faşist bir oligarşinin hüküm sürdüğü bir ülkede Demir Ökçe isimli Tiran tarafından emekçilerin nasıl sömürüldüğünü anlatıyor. Mezalim kapilatizmin siyaseti, hukuku, dini, sosyal hayata olan etkilerini üslubuyla didaktik kürsüden okuyucuya sunuyor. Güneşi zaptetmeye insanlığa adaletle dağıtma çabasında olduğuna inandığı Sosyalizm ideolojisini devrime dönüştürme çabasında Olan ernest dönüştürdüğü hayatları, din adamlarını ve fikir çatışmalarını çiftçiler, küçük esnaf ve orta sınıfın içine harmanlandığı ploteryanın hayat hikayeleriyle şekillendiriyor. Martin eden’de olduğu gibi
Düşünce
Demir ÖkçeJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202519,4bin okunma

Yazar Hakkında

Jack LondonYazar · 120 kitap
12 Ocak 1876’da San Francisco’da doğdu. Gerçek adı John Griffith Chaney’dir. Evlilik dışı bir çocuk olarak dünyaya gelen Jack London, soyadını, henüz sekiz aylıkken annesinin evlendiği John London adlı savaş gazisinden aldı. Maddi sıkıntılar nedeniyle küçük yaşta okulu bırakıp gazete satıcılığı, tayfalık, balıkçılık, istiridye korsanlığı, gazetecilik, sahil koruma devriyeliği gibi çeşitli işlerde çalıştı ve Amerikan işçi sınıfını tanıdı. 1894’te serserilik suçlamasıyla otuz gün hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra hayatını değiştirmek arzusuyla liseye kayıt yaptırdı. Lise öğrenimini bir senede tamamlayarak 1896 yılında Kaliforniya Üniversitesi’ne girdi. Bir dönem okuyabildiği üniversiteden maddi zorluklar sebebiyle ayrıldı. 1897’de Klondike bölgesinde altın arayanlara katıldı ama bir yıl sonra yine yoksul ve işsiz olarak geri döndü. Yoğun bir çalışma programı hazırlayarak şansını yazarlıkta denemeye karar verdi. Soneler, baladlar, nükteli fıkralar, anekdotlar, korku ve serüven öyküleri yazmaya başladı. 1909’da yazdığı Martin Eden bu dönemi yansıtması bakımından otobiyografik izler taşır. İlk kitabı Kurt Dölü (1900) büyük ilgiyle karşılandı. Aynı yıl Elisabeth Maddern ile evlendi ve bu evlilikten iki kızı oldu. Ancak bu beraberlik uzun ömürlü olmadı ve 1904’te sona erdi. Charmian Kittredge ile ikinci evliliğin ardından 1916’da Kaliforniaya’daki çiftliğinde hayatını kaybetti. London yazarlık kariyeri boyunca elliye yakın kitap yazdı ve döneminin en çok okunan yazarlarından biri oldu. Yazdıkları, yaşadıkları etrafında şekillenmiş, sosyalizmin de etkisiyle toplumcu bir dünya görüşüne ulaşmıştır. Başlıca eserleri arasında Beyaz Diş, Martin Eden, Uçurum İnsanları, Vahşetin Çağrısı yer alır.