Demir Ökçe

Jack London
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Toplatılan kitap Demir Ökçe
10/10
·320 syf.·
2021 29. kitabı
1922'de faşistler İtalya'da yönetimi ele geçirdiler. 1929'da rejim, Demir Ökçe'nin, işçi sınıfının alabileceği ucuz bütün baskılarını toplayıp yasakladı ancak el değmez pahalılıktaki birkaç kitabı serbest bıraktı." Jack London doğumu 1876 ölümü 1916 .Kitabı 1908 yılında kaleme almış. Tarihlere özellikle baktım. Yazdıkları şahit olduklarının ne kadarı olabilir diye merak ettim. Jack London, sanayi devriminin değişiminin hissedildiği ve 1.Dünya savaşının sebeplerinin oluştuğu bir dönemde yaşayan bir yazar. Kitaplarında kısmen kendi deneyimlerinin olduğu hatta bir romanında kendi hayat hikayesini yazdığı söyleniyor.Fazlasıyla şahit olduğu bir dönemi yazmış olduğunu düşünüyorum. Günümüz dünyasında yaşanan sorunlara öngörüsü oldukça isabetli. Sanayi devrimi sonrasında olacakları distopik yaklaşımla anlatırken aslında öngörülerine bakınca bugün tam yerine oturuyor. Mesela tekelleşmeden yani üretim sektörünün bir iki şirketin elinde olması ve üretim alanlarını kontrol etmelerini ele alıyor.Bugün birçok sosyal medya ve iletişim programlarını satın alıp elinde toplamaya ve tüketiciye ulaşmaya çalışan patronları biliyoruz.Diğer üretim sektörlerinden hiç söz etmiyorum bile . Distopya totaliter sistemleri anlatıyorsa evet distopik bir roman ,yalnız öngörüler günümüzle eşleşiyorsa gerçekçi distopya mı demeliyiz bilmiyorum. Ernest ,Ernest, Ernest Ernest Everhart ....O işte ,kitabın süper kahramanı , Che gibi bir ideoloji uğruna kendini adayan biraz da efsanevi bir kişilik. Ernest Everhard genç bir adam.Avis evlendiği kadın , Kartalım dediği Ernesti anlatan kadın. "Beni güzel seviyor"diyen bir söz hatırladım nişanlısı için demişti bir arkadaşım."Güzel sevmek" bu iki kişinin sevgisi için söylenebilecek bir söz bence . "-Kartalım'ı- düşünüyorum; yorulmak nedir bilmeyen
1000Kitap
Demir ÖkçeJack London · Bordo Siyah Yayınevi · 200419,4bin okunma
8/10
·376 syf.··
2021 52. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2021 07:32
90’lar çocuğu olduğum için büyüklerin hep darbe, devrim hikayeleri ile büyüdüm. Herkesin kendine göre bir yorumu vardı tabi. Bu kitabı okuduktan sonra bazı şeyler hakkında en azından kendi yorumumu yapacağımı düşünüyorum. Dünya kurulalı beri bir sistem yıkılıp, yerine yenisi kurulmuş. Düzen hep böyle ilerlemiş gitmiş. Ne çok kan dökülmüş ne çok kentler yok olup gitmiş. Benim ise anlamadığım ve sanırım asla anlamayacağım şey ise şu: Ne için? Sanırım bu duygusallığım beni siyasetvari konulardan hep alıkoyacak. Anlamak veya anlamaya çalışmak istemeyeceğim.
1000Kitap
Demir ÖkçeJack London · Bordo Siyah Yayınevi · 200419,4bin okunma
9/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2021 20. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2021 01:14
Jack London...Başarılı yazarın okuduğum ikinci kitabı ve yine aşırı beğendim.Çağını ustalıkla analiz eden London , kitabın yazımı ve kendi hayatını kaybettiği yıllardan çok ta uzak olmayan bir zaman diliminde gerçekleşen hemen hemen tüm olayları gerçekleşmeden böylece yazabilmiş...Kitap tam bir distopya fakat yine gerçeleşmesi çok mümkün olmayan bir distopya değil malesef ...benzer olaylar tarih boyunca gerçekleşmiş ve gerçekleşmeye devam edegelmiş..Distopyaların ilki ve en etileyicisi olan kitabın ayrıca didaktik bir tarafı da var..Sosyalizmi baş karakterin ağzından anlata anlata biterememesi en ince ayrıntısına kadar örnekleyerek betimlemesi biraz Martin Eden' i anımsatmadı desem abartı olmaz...Başarılı yazarımız bu kitabında ana karakter Ernest ve onunun fikirlerini yine onun en yakını olan pek sevgili eşi Avis ' in günlüğünden flash backler aracılığıyla anlatıyor fakat işin ilginç yanı Avis 'in hatıratı 2700 ler de yine başka bir anlatıcının dipnotlarıyla bizlere aktrılıyor..İşte bu kadar çarpıcı bir anlatım tekniği uygulamış sevgili yazarımız..okuyun okutturun...
Demir ÖkçeJack London · Bordo Siyah Yayınevi · 200419,4bin okunma
10/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
Okuduğum zamanlarda kitaptaki duyguyu tam olarak hissetmiştim. Heyecanlı, sürükleyici. Genel olarak da Jack London'un bir kitabını daha okumuşumtum. Başarılı bulduğum bir yazar.
Demir ÖkçeJack London · Bordo Siyah Yayınevi · 200419,4bin okunma
9/10
·376 syf.··
2022 59. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2022 20:15
Ernest kapitalist düzene karşı çıkan sosyal bir liderdir. Davet edildiği bir toplantıda konuşmalarıyla para babalarının tepkisini çeker. Toplantıyı düzenleyen adamın kızı Avis Everhard ile aralarında bir yakınlık doğar ve evlenirler. Ernest karısına toplumsal gerçekleri göstererek onun gözünü açar. Avis, kolunu makinaya kaptıran ama tazminatını alamayan tekstil işçisi Jackson olayını araştırınca işçi sınıfının ezilişi karşısında şaşkına döner. Sonunda kocasıyla birlikte işçi hakları için savaşmaya başlarlar. Jack Landon'ın en sert, en tepkili kitaplarından birini okudum. Yıllar sonra bile hala devam eden bir kapitalist düzenin içinde yoğrulan insanoğlunun bir çıkış yolu var mıdır? Bu soruyu cevaplamak gerçekten çok zor. Kitabın bir yerinde Ernest karısına "Amerika bizim için yaşanılmaz hale gelirse, böylece Türk vatandaşı olmak hakkına kolayca sahip olmuş sayılırım, " diyor. Burası çok ilginçti. Kitap, olaylar ve gelişimden ziyade kapitalist düzene karşı yapılan toplantılarda çok uzun konuşmalar geçtiği için biraz tekdüze ilerliyor. İtiraf etmem gerekirse heyecanla okuduğum bir kitap olmadı. Ama bir haftada kapitalizmin tarihi, işçilerin nasıl ezildiği, ABD'deki kanlı grevler hakkında epey bir bilgi edinmiş oldum. Bu da iyi bir şey. *Şu yeryüzüne sonsuz bir barış ve mutluluk getirmek amacımıza ulaşmak için katliama ve yıkıma zorunlu olan biz zavallı insanlar! *"Böylesine gururlandığınız uygarlığımız öylesine kan emmiş ki, bu lekeden ne siz, ne ben, ne de bir başkası kaçamaz." *Hayatının sonuna kadar hep insanlık sevgisinin şarkısını söyledi.
Demir ÖkçeJack London · Bordo Siyah Yayınevi · 200419,4bin okunma
8/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2024 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2024 10:03
Jack London / Demir Ökçe Distopya Edebiyatının ilk örneği olarak kabul edilen bir eser #DemirÖkçe. Emekçi sınıfı ve onların yanında olmak isteyenlerin yaşadıklarını çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. İki karşıt düşüncenin savaşı, başka bir deyişle ezen ve ezilenin mücadelesini okuyoruz. Demir Ökçe, burada ezen sınıfa verilen isimdir. Sınıf farkını, ekonomiyi, insanların çıkar çatışmalarını ve bencilliklerini çok güzel ifade etmiş. O yıllarda öngörülüp yazılan bu distopyanın aslında gerçekleri yansıttığını görüyor ve o zamanlardan bu zamanlara pek bir şeyin değişmemiş olduğunu fark ediyorsunuz. Farklı görüşlerde olan iki kişinin tanışması ve zamanla aynı yolda aynı amaçlar uğruna birlikte hareket etmeleri. Hayatını devrime adayan ve bu uğurda savaş veren bir adam Ernest Everhard. 1912-1932 yılları arasında yaşanılanları eşi Avis Everhard tarafından kaleme alınmış. Yıllar sonra bu değerli el yazması bulunuyor ve sonunun getirilemediğini, eşinin infazı ile ilgili gerçekleri yazacak kadar yaşayamadığını anlıyoruz. Gerçekler öğrenilmesin diye alınan önlemler, çarpıtılan sözler ve pes ettirme çabaları tam bir güç gösterisi oluştururken bunlara karşı mücadele eden ve sesini duyurmak için her fırsatı değerlendiren grubun verdiği mücadele okunulması gereken bir farkındalık içeriyor. Kitabın çoğu sayfasında yer alan dipnotlar ilk başlarda biraz kafa karışıklığına ve gerçek mi kurgu mu diye şaşkınlığa sebep olsa da, sonradan anlıyorsunuz ki hikayeyi besleyen detayları oluşturuyor. Yazarın hiçbir ayrıntıyı atlamadan gerçeklere dayanabilecek şekilde hikayenin altını desteklemesi olayları gerçekten yaşanmış gibi hissettirmiş. Fikirlerin sürekli tartışılması, sanki sendikaların toplantısına katılmış ve saatlerce onlarla fikir alışverişi yapmışsınız gibi yorucu bir
Demir ÖkçeJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202519,4bin okunma
Baskıcı Bir Rejime Karşı Devrim Mücadelesi: Demir Ökçe
9/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2021 47. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2021 16:06
“Geleceğin resmini görmek istiyorsan, bir insan yüzüne basmış bir postal getir gözlerinin önüne, sonsuza dek.” – George Orwell Amerikalı yazar Jack London, 1876’da San Francisco’da doğdu. Gerçek ismi John Griffith Chaney olan yazarın hayat öyküsü oldukça trajik. Anne baba sevgisinden uzak kalan London, 14 yaşında okulu bırakarak maceralarla dolu bir hayata “yelken” açtı. Teknesiyle açıldığı denizlerde kaçak olarak istiridye topladı, Japonya’da fok avlayan çeşitli gemilerde tayfalık yaptı, altın aramak için Kanada’ya gitti, vahşi doğayla tanıştı, California Üniversitesi’ndeki eğitimini de yarıda bıraktı, çiftçilik ve savaş muhabirliği yaptı ve sosyalizmi savundu. 40 yıllık yaşamına sayısız iş ve anı sıkıştıran London, 1916’da hayata gözlerini yumdu. İntihar ettiği de söylentiler arasındadır. Kanada’ya gittiği yıllarda anılarını kaleme almaya başlayan London, okumaya tutkun biriydi. Kısa bir süre sonra yazarlığa olan yeteneğinin farkına vardı ve kısa öyküler yazmaya başladı. Kendisini tüm dünyada meşhur eden kitap ise “Vahşetin Çağrısı” oldu. Ardından gelen “Beyaz Diş“te de yine benzer bir tema çerçevesinde yazan London, kurtların doğasını zengin bir edebi üslupla anlattı. Bu eserleriyle satır aralarında insanın doğasını da resmetmeyi başardı. “Sınıf ve kast sistemi üzerine kurulmuş bütün düzenler, kendi çöküşlerinin tohumlarını da içlerinde taşır.” “Martin Eden” gibi bir başyapıta (incelemesi için bakınız: #143097882) imza atan London, öldüğünde arkasında daha birçok başarılı roman, öykü ve novella bıraktı. “Demir Ökçe” isimli bu romanında siyasi bir pencereden bakan yazar, bu kez sarsıcı bir distopya armağan etti dünya edebiyatına ve aradan yüz yıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen eserin gücünü aynı şekilde koruduğunu söylemek mümkün. Günümüzde “Kara
Distopya
Demir ÖkçeJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202519,4bin okunma
Konu eşitlik olduğunda değişen pek bir şey yok...
Puan vermedi·320 syf.··
2023 29. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2023 18:36
Sevgili Jack, ne güzel yazmışsın. Her kitabında karakterinin ayrı bir yönünü öne çıkarıyor, diğer yönlerini susturmayi nasıl başarıyorsun, anlayamıyorum. Bu kitabın tüm dünyanın etkilendiği, yoğun bedellerin ödendiği bir dönemi anlattığı için elbette öğretici, elbette çok kıymetli. Haksızlık karşısında ses çıkarmayan insana tavrın, hatta bundan nemalananlara karşı bile bu kadar yoğun öfkelenmiyor oluşun şaşırtıcı. Bu ihtiyar güneş altında emin ol ki değişen fazla birşey yok. Sizin zamanınızda ki kadar çok olmuyor olması, kimsenin adaletsizliğe uğramadığı ya da insanların hak ettikleri şekilde yaşadıklarını zannetmeni istemem. Evet sektörel olarak Karteller hâlâ var ve bir sonraki öğün ne yiyeceğinin belirsizliğinde yaşayan insanlar hâlâ mevcut. İşçi sınıfı açısından bakınca sanki daha modern köleler olduklarını söylesem eksik söylemiş olmam. Seninde işlediğin gibi iş kazası olduğunda, o Kodaman Avukat'lar hâlâ işçilerin kabahatli olduğu kararının alınmasını evet bu doğru şaşırmamalısın, kanunlar ne yazık ki hâlâ sermaye sahibinden yana. Diyeceğim o ki, pekte birşey değişmedi. Üzgünüm. Okuyacaklara notum: Bu kitap ile Jack London sizin zeka seviyenizi ölçüyor ve bunu yaparken kimsenin ama kimsenin aklına gelmeyecek bir yollla yapıyor. Eğer ki okur da, hiç birşey anlamazsaniz üzülmeyin bu sizin gerizekalı olduğunuzu değil, okumak için daha fazlasını yapacak cesarete sahip olmadığınızı gösterir. Çok zevkliydi, çok...
1000Kitap
Demir ÖkçeJack London · Can Yayınları · 201219,4bin okunma
Sessizliğin Kırıldığı An
7/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2025 65. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2025 09:48
Jack London’un Demir Ökçe kitabını elime aldığımda sadece bir roman okuyacağımı sanıyordum. Ama sayfalar ilerledikçe, Avis Everhard’ın gözünden aktarılan bu hikâyenin düşündüğümden çok daha derin ve sarsıcı olduğunu fark ettim. Burası sadece bir aşk ya da mücadele hikayesi değil; sistemin acımasız yüzüyle yüzleşmek, kendi içimizdeki korkularla hesaplaşmak üzerine kurulu bir yolculuk. Kitap boyunca, yaşadığımız dünyaya dair birçok soruyla baş başa kaldım. Sessiz kalmanın bedeli nedir? Gerçek cesaret ne zaman ortaya çıkar? Ernest Everhard ve Avis’in hikayesi bana, bazen en güçlü direnişin içten geldiğini, bir kelimeyle, bir inançla başlayabileceğini gösterdi. Okurken kendi hayatımdaki sessizlikleri sorguladım. Eğer bir kitap sana kendini sorgulatıyorsa, o kitap yaşamaya değer demektir. Demir Ökçe tam da böyle bir eser. Okudukça merak ediyorsun, düşünüyorsun ve en önemlisi harekete geçmek istiyorsun. Bu kitabı okuduktan sonra dünyaya bakışınız biraz daha farklı olabilir; en azından benim öyle oldu.
Demir ÖkçeJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202519,4bin okunma
Puan vermedi·320 syf.·
2024 98. kitabı
Ölenler dövüşerek öldüler; güneşe gömüldüler. Vaktimiz yok onların matemini tutmaya! Akın var güneşe akın! Güneşi zaptedeceğiz güneşin zaptı yakın! Nazım Hikmet Ran John Griffith London (1876 - 1916) Edebiyat dünyasındaki mahlasıyla Jack London Amerikalı yazar ve gazeteci Distopyanın ilk eserlerinden birisi olan Demir Ökçe ile kapitalizm ve sosyalizmin çatışmasını tasvir ediyor. Eserde distopyanın amorf yapısını politik kurgusuna, didaktik bir uslüple iç içe geçiriyor. Yazar Demir Ökçe ‘de dipnotlarıyla, distopya evreninin temellerini atıyor. Sınıfsal olarak devrimciler, oligarklar, kapitalistler ve uçurum insanları gibi yapıların öncülük ettiği evreninde, bu sınıfsal yapının altında bir çok kimliği tanımlıyor. Bol dipnotları olan ve politik kurgusu eşliğinde yükselmesiyle diptopik evren yükselerek ilerliyor. Kitabın baş kahramanı Ernest Everhard’ın sosyalizm ideolojisinden oluşan el yazmalarını dillendiren eşi Avis Everhard tarafından anlatılır. Eserde Ernest ve avisin tanışmasıyla olaylar gelişmeye başlar. Faşist bir oligarşinin hüküm sürdüğü bir ülkede Demir Ökçe isimli Tiran tarafından emekçilerin nasıl sömürüldüğünü anlatıyor. Mezalim kapilatizmin siyaseti, hukuku, dini, sosyal hayata olan etkilerini üslubuyla didaktik kürsüden okuyucuya sunuyor. Güneşi zaptetmeye insanlığa adaletle dağıtma çabasında olduğuna inandığı Sosyalizm ideolojisini devrime dönüştürme çabasında Olan ernest dönüştürdüğü hayatları, din adamlarını ve fikir çatışmalarını çiftçiler, küçük esnaf ve orta sınıfın içine harmanlandığı ploteryanın hayat hikayeleriyle şekillendiriyor. Martin eden’de olduğu gibi
Düşünce
Demir ÖkçeJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202519,4bin okunma

Yazar Hakkında

Jack LondonYazar · 120 kitap
12 Ocak 1876’da San Francisco’da doğdu. Gerçek adı John Griffith Chaney’dir. Evlilik dışı bir çocuk olarak dünyaya gelen Jack London, soyadını, henüz sekiz aylıkken annesinin evlendiği John London adlı savaş gazisinden aldı. Maddi sıkıntılar nedeniyle küçük yaşta okulu bırakıp gazete satıcılığı, tayfalık, balıkçılık, istiridye korsanlığı, gazetecilik, sahil koruma devriyeliği gibi çeşitli işlerde çalıştı ve Amerikan işçi sınıfını tanıdı. 1894’te serserilik suçlamasıyla otuz gün hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra hayatını değiştirmek arzusuyla liseye kayıt yaptırdı. Lise öğrenimini bir senede tamamlayarak 1896 yılında Kaliforniya Üniversitesi’ne girdi. Bir dönem okuyabildiği üniversiteden maddi zorluklar sebebiyle ayrıldı. 1897’de Klondike bölgesinde altın arayanlara katıldı ama bir yıl sonra yine yoksul ve işsiz olarak geri döndü. Yoğun bir çalışma programı hazırlayarak şansını yazarlıkta denemeye karar verdi. Soneler, baladlar, nükteli fıkralar, anekdotlar, korku ve serüven öyküleri yazmaya başladı. 1909’da yazdığı Martin Eden bu dönemi yansıtması bakımından otobiyografik izler taşır. İlk kitabı Kurt Dölü (1900) büyük ilgiyle karşılandı. Aynı yıl Elisabeth Maddern ile evlendi ve bu evlilikten iki kızı oldu. Ancak bu beraberlik uzun ömürlü olmadı ve 1904’te sona erdi. Charmian Kittredge ile ikinci evliliğin ardından 1916’da Kaliforniaya’daki çiftliğinde hayatını kaybetti. London yazarlık kariyeri boyunca elliye yakın kitap yazdı ve döneminin en çok okunan yazarlarından biri oldu. Yazdıkları, yaşadıkları etrafında şekillenmiş, sosyalizmin de etkisiyle toplumcu bir dünya görüşüne ulaşmıştır. Başlıca eserleri arasında Beyaz Diş, Martin Eden, Uçurum İnsanları, Vahşetin Çağrısı yer alır.