Dönüşüm

Franz Kafka
Çevirmen:
Ahmet Cemal
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·112 syf.··
2020 12. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2020 22:51
Hayatın bize bahşettikleri ne kadar kültürel, çevre bazlı ve aile yapısının dönem boyutunda etkisi altında kalsa da bu yıllarca gösterdiği soyutlamayı ve baskıcılığı kendi başına birey olmuş herkes için üst düzey bir tavırla korumaya devam edecektir. Kitapta sözü geçilen ve tarifi bariz olan aile yapısı toplumumuzda varlığını sürdürmeye devam eden, çoğumuzun şikayetçi olduğu bir profildir. Biz destek görmeyi ve fedakarlığı yalnızca kendimizden somut götürüsü olan ama bir o kadar da rahatımızdan hiçbir şey kaybetmediğimiz ölçüde sağladığımıza inanıyoruz. Öte yandan bunu yapmakla gurur duymamız bizi büyük bir paradoksa sürüklüyor. Etkimiz; çabamızın düşündürdüğü ve aksi halde hissettirdikleri dozda olumsuz yansıyor. Kitap hayatın yaşanabilirliğini çok güzel anlatan ve geleceğe dair bireysel görüş elde etmeyi sağlayan bi eser. Bunu da öylesine gerçeklikle yapıyor ki türümüzün farklılığını diğer özellikleri düşündürmeden doğrudan ortak psikolojiye etki ederek insanın her daim gerçek yaşantısına geçirebileceği potansiyelde izler bırakıyor...
DönüşümFranz Kafka · Can Yayınları · 2019267,5bin okunma
8/10
·112 syf.··
2021 4. kitabı
Kitabın bitişinin bu şekilde değilde tekrar insana dönüş olabileceğini düşünmüştüm. Oldukça hüzünlendirdi beni, bir insanın dönüşümünden sonra reddedilip bu şekilde acı çekmesi çok üzdü. Ölümün her şekli vardır ama bu şekli çok hüzünlü
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Can Yayınları · 2019267,5bin okunma
9/10
·112 syf.··
2020 11. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2020 14:33
Kafka’nın Gustav Janouch’la yaptığı konuşmalarında “ Herkes, beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor. Şimdi hayvanlarla ilgili bunca şey yazılmasının nedeni de bu. Özgür ve doğal bir yaşama duyulan özlemin ifadesi. Oysa insanlar için doğal yaşam, insanca yaşamdır. Ama bunu anlamıyorlar. Anlamak istemiyorlar. İnsan gibi yaşamak çok güç, o nedenle hiç olmazsa kurgusal düzeyde bundan kurtulma isteği var.Hayvana geri dönülüyor. Böylesi, insanca yaşamaktan çok daha kolay. “ ne güzel özetliyor. Okuyun ve okutturun ...
DönüşümFranz Kafka · Can Yayınları · 2019267,5bin okunma
Keşke böcek olabilsek!
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2020 28. kitabı
"Adam böceğe dönüşüyormuş" sadece bu kadarını biliyordum, bu kadarını duymuştum. Ama konu sadece bu kadarsa nasıl oluyor da Kafka'nın en popüler, en çok satan kitabı olmuştu? Kitabı okurken en çok düşündüğüm "Bir insan nasıl bu kadar profesyonelce böcekmiş gibi yazabilir?" Ince detaylar çok güzeldi. Normalde özellikle hamam böcekleri en çok iğrendiğim hayvandır -ki sanırım Kafka'da o yüzden tatlı bir hayvan seçmek yerine en iğrenileni seçmiştir.- Betimlemeleri o kadar kusursuz ki okuduğunuz her şey gözünüzün önünde canlanıyor. O böcek gözümün önünden hiç gitmedi okurken. Velhasıl, bu kitapta sizin ne anladığınız önemli. Insanların "kölesi" olmayı kabul etmeyen, özgür bir varlığa "böceğe" dönüşen bir insanın en sevdikleri tarafından dışlandığı, "farklı insanlara aramızda yer yok" diye düşünen tüm dünyaya yazılmış bir kitaptır. Harika bir klasik. Bir kaç sene sonra mutlaka tekrar okuyacağım, eminim o zaman çok daha şeylerin farkına varacağım...
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Can Yayınları · 2019267,5bin okunma
10/10
·102 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2021 04:05
Merhabalar Orijinal adı “die Verwandlung” olan ve dilimize “Dönüşüm” olarak çevrilen bu eser Franz Kafka’nın en çok bilinen ve en çok okunan eseridir. “Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu” cümlesiyle başlayan, böcek metaforu ve sembolizmi ile Gregor Samsa karakteri üzerinden bizlere toplumda yaşanan hoşgörüsüzlüğü ve dışlanmışlığı anlatır. Ailesinin geçimini zor şartlarda pazarlamacılık yaparak sağlayan Samsa, böceğe dönüştükten sonra ailesinin desteğini arkasında hissedeceğini düşünürken işler sandığı gibi gitmez ve en büyük dışlanmışlık duygusunu ve yalnızlık hissini kendisine ailesi gösterir.   Bu da bizlere “insanlar artık sizi kullanamadıklarında onlar için bir hiçsinizdir” mesajını açık ve net bir şekilde verir.   Herkesin okuması, kütüphanesinde bulundurması ve önermesi gereken bir klasik olduğunu düşünüyor, bütün kitap severlere tavsiye ediyorum.  
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Can Yayınları · 2019267,5bin okunma
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2020 25. kitabı
İnsanın dünya ve toplumdaki yerini acımasız bir metaforla önümüze seren şahane bir eser... Ailenin insanı boyunduruk altında bıraktığı zamanları , iş verenin işçiyi köleleştirmesi ve aslında benliğini kaybetmenin karşılığında özgürlüğüne kavusmanin öyküsünü okuyacaksınız. Bazen iğrenecek, bazen kız kardeşe hak verecek bazense kendinizi Gregor'un yerinde çaresizce kivranirken bulacaksınız. Kafka... İyi okumalar...
DönüşümFranz Kafka · Can Yayınları · 2019267,5bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2020 2. kitabı
Bir şeylerin artık farkına varılması gerektiğinin mesajını Kafka 1915 yılında tokat gibi bir kitap ile bize vurguluyor aslında. Hayvanlara dönülmesinin sebebini ise özgür ve doğal yaşama duyulan özlem olarak nitelendiriyor. Gregor Samsa'nın bir sabah uykusundan bir böcek olarak uyanmasını ve bu olayı daha sorgulayamadan işine geç kalmasının müdürünün kafasındaki milyonlarca seneryoyu düşünmesi insanların artık belli kalıplara biçilmiş düşüncelere sahip olması ve bunların analizini hâlâ bir böcekken yapıyor olmasıydı bu kitapta dikkatimi çeken. Çünkü 80 küsur sayfalık kitabın artık Gregorun durumunu ailesi (özellikle annesi) kavrayana kadar düşündüğüm şey buydu. Çünkü empati yaptığımda ben içinde bulunduğum ailede (veya yılda) öncelikle durumumun sorgulamasını yapar hatta ilk kolumu cimciklerdim rüyadamıyım diye. Ve gelgelelim kitabın adının yıllarca yazarlar ve eleştirmenler tarafından çoğu kez tartışılmış ve bu kitaptan çıkarılan derslere ve değinilen konuların içeriğine göre yıllarca "degişim" "dönüşüm" veya "başkalaşım" oluşunun çoğu kez tartışma konusu olması kitabın cazibesini arttırıyor olmasına. Ayrıca bu tartışmaların bir çoğunun okunduğunda aslında tüm başlıklarda Kafka'nın neyi vurgulamak istediğini de düşündürüyor.
DönüşümFranz Kafka · Can Yayınları · 2019267,5bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2020 22. kitabı
Kitabı okuyup bitirince bir süre düşünüyorsunuz, ne anlattı bu kitap diyorsunuz. Sanki hiç mesaj vermiyor da gelişigüzel anlatmış sanıyorsunuz. İşte; "bir sabah bir böcek olarak uyanan Gregore, bir kaç ay sonra bir gece böcek olarak ölüyor" gibi bitiyor olsa da, aslında içinde derin anlamlar içeriyor.
DönüşümFranz Kafka · Can Yayınları · 2019267,5bin okunma
7/10
·118 syf.·
2020 13. kitabı
Yazar bence kitapta dışlanmışlıktan çok farklı olmanın insanları nasıl rahatsız ettiğini vurgulamış. Zihnimde benim için ancak fantastik bir hikaye olarak kalacaktır... Ama yinede kitabın son sayfaları benim için etkileyiciydi. Yazar insanin nankörlüğünü bir hayli gözler önüne sermiş son bölümde
1000Kitap
DönüşümFranz Kafka · Can Yayınları · 2019267,5bin okunma
Böceğe dönüşmek değil, bir böcek kadar değersiz hissetmenin hikayesi
6/10
·112 syf.··
2023 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2023 16:10
Kafka’nın kalemi bana pek hitap etmese de samimiyetle içini döken yazarları seviyorum. Kafka da gerçekten nahif ve samimi bir üslupla Dönüşüm’ü kaleme almış. Kitabın son yirmi sayfasına kadar acayip sıkılsam da son yirmi sayfada çok duygulandım. Kafka bana en büyük korkularımdan birini hatırlattı. Güçsüz düşme ve muhtaç olma korkumu. Yaşlandığımda veya sakatlandığımda güçsüz düşerek aileye bakamayacak hale gelmek özellikle de Türk toplumu gibi toplumlarda korkunç bir senaryo sayılır. Bireysellikten ziyade toplumsallığa değer veriyoruz hatta aileyi kendimizden daha fazla önemseyip bireyselliğimize aykırı düşecek biçimde “aşırı” değerli görüyoruz. İşte kafka tam olarak bu noktada Türk okuyucu kitlesini kendisine bağlıyor… Çünkü aynı korkuya sahibiz. Topluma yabancılaşmak, toplumsallığı bireyselliğin önüne koyan Türkler için pek bir değerli… Kafka’nın ebeveynleriyle ilgili sorunları bu kitaba da çokça yansımış. Bana gayet gerçekçi geldi. Örneğin boşanmış bir kadının aile evine geri döndüğünde ezildiğini, oraya ait hissedemediğini, öz anne ve babasına karşı yabancılaştığını defalarca kez gördüm. Kafka bu fobiyi tetikliyor. Aileye karşı yabancılaşma korkusu… İmkansız değil. Yaşanabilir. Sık sık sakatlandığım için hep aileme karşı yükmüşüm gibi hissettim. O yüzden kendime ekstra dikkat ederim. Kafka’nın sürekli ailesini düşündüğü gibi ben de sakatlanmamak ve aileme muhtaç kalmamak için kendi sağlığımdan önce ailemin keyfini düşünürüm. Tekrardan kaleminin bana hitap etmediğini ama aynı fobileri paylaştığımız için kitabı beğendiğimi belirtmek istiyorum. Okunur mu? Bence okunmalı. Yine de Kafka abartıldığı kadar muhteşem mi? O konuda emin değilim…
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Can Yayınları · 2019267,5bin okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.