Bir kitabı anlatmak için uzun uzun cümleler yazılabilir. Sayfalarca betimlemeler yapılabilir, örnekler verilebilir. Hatta kitaptan alıntılar paylaşılabilir.
Ama öyle bir kitap ki Faust anlatmak ne mümkün. Çoğumuzun anlamakta zorlandığı bir konu üzerinde 60 yıl boyunca düşünülmüş ve 60 yıllık tecrübe , bilgi, araştırma, düşünmenin üzerinde kelime kelime, cümle cümle işlenmiş bir kitap. Ne haddimize böyle emekle yazılmış bir kitap üzerinde eleştiri yapmak..
Güzel bir kitaptı. Bir tiyatro seyrediyormuş gibi hissettim. Bir gün kim bilir belki tiyatro da seyretme imkanım da olur. Şeytan ile yapılan bir anlaşma ve ondan sonra peşin sıra gelen hatalar silsilesi diyebilirim. Elini verip kolunu kaptırmak gibi...
Babası tarafından cezalandırılan bir oğul, ileride kindar olmaz mı? Peki şeytanın cezalandırılması ve insanlara göre göz ardı edilmesi onu nasıl bir varlık hâline getirir? Bu sorulara doğru yanıt verebilmek için, öncelikle inançları bir kenara bırakıp Tanrı ve Şeytan olayını olumlu ve olumsuz yönleriyle sorgulamak gerekir.
Kitabımız, şeytanın insanla olan anlaşmasını konu edinir. Şeytan (Mephisto), insana (Faust) dünyada istediği şeyleri elde etmede yardımcı olur; karşılığında insan da şeytana diğer tarafta destek verir. Bu anlaşma, insanın istekleri ile şeytanın cevapları üzerinden ilerleyen olaylarda, aslında asıl şeytanlıkları bizlerin yarattığını gösterir. İnsanlar zevk ve eğlence peşine düşüp, işlenen suçları şeytana yüklemeyi sever; böylece kendi vicdanlarını rahatlatırlar. Bu durum, Tanrı'nın hangi varlığının daha masum olduğu sorusunu da muğlak bırakır.
Eser, şeytan ve insan arasındaki bu bağlantıyı ustaca bir kurgu ve akıcı bir anlatımla sunar. Okuyucuya kötülük, vicdan ve şeytanlık kavramlarını farklı bir bakış açısıyla düşündürür. “Asıl şeytan kimdir?” sorusunu sorgulatması bakımından, bu kitabı her bireyin okumasını tavsiye ederim.
Ben ömrümü sadece oyunla geçirecek kadar genç ve arzusuz yaşayamayacak kadar da yaşlı değilim. Dünya bana ne veriyor? Hep acılara ve yokluklara katlanmak, benim dünyadan kısmetim bu.
FaustJohann Wolfgang Von Goethe · Sis Yayıncılık · 201416,8bin okunma
Oyun, gökyüzünde İsrafil, Cebrail, Mikail ve Mefistofeles arasında bir diyolog ile başlar. Konuşmalardan Mefistofeles’in şeytan olduğu anlaşılır. Konuşmaya Tanrı da katılmıştır. Mefistofeles,
Faust, yalnızca bir tiyatro metni değil. Goethe bu eserle insanın en temel sorularına bir sahne kuruyor: Bilgi nedir, yetinir miyiz, ne uğruna yaşarız? İçimizdeki boşluğu neyle doldururuz? Tanrıyla
Goethe'nin bu eserini kimi yerlerde 18 yaşında kimi yerlerde ise 21 yaşında yazmaya başladığını okudum. Ölümünden bir yıl önce tamamlanmış. Ortalama 60 yılını yani ömürünün neredeyse tamamını bu
Arkadaşlar incelemeye başlamadan önce kitapla ilgili şunları belirtmek istiyorum : Kitap 1808 senesinde 1.kısmı, 1832 senesinde de 2.kısmı yazılmış olan bir kitap.Bu nedenle de günümüz kafası ile
Goethe’nin Faust ‘u okurken insanın kendisiyle yüzleştiği ağır ama çok güçlü bir metin. Faust’un bunca bilgiye rağmen hayattan tat alamaması, sürekli “daha fazlası”nı istemesi çok tanıdık geliyor. Mefistofeles’le yaptığı anlaşma aslında şeytanla pazarlık değil de insanın kendi zaaflarıyla yaptığı bir hesaplaşma gibi. Özellikle Faust’un iç sıkıntısı, boşluk hissi ve arayışı metni felsefi olduğu kadar insani de kılıyor.
Kitap kolay ilerlemiyor ama durup düşündürüyor. Gretchen’in hikâyesiyle birlikte iş daha da sarsıcı bir hâl alıyor; masumiyet, suçluluk ve pişmanlık çok çarpıcı veriliyor. Faust, bana göre “iyi mi kötü mü” sorusundan çok, insanın neden hiç tam olarak yetinemediğini anlatıyor. Bitirdiğimde aklımda kalan şey şuydu: İnsan hatalarıyla, düşüşleriyle ama aramaktan vazgeçmediği sürece hâlâ umut taşıyor.
FaustJohann Wolfgang Von Goethe · Oda Yayınları · 201216,8bin okunma
Johann Wolfgang von Goethe'nin elmas gibi işlenmiş eseri "Faust", insan varoluşunun karanlık koridorlarında gezinen bir yolcunun, Faust'un, metafizik bir keşif ve varoluşsal bir
Johann Wolfgang von Goethe (28 Ağustos 1749, Frankfurt - 22 Mart 1832, Weimar), Alman edebiyatçı. Aynı zamanda çeşitli doğa bilimleri alanlarında araştırmalar yapmış ve yayınlar çıkarmıştır. 1776 yılından itibaren, Weimar dukalığının bakanı olarak çeşitli idari ve siyasi görevlerde bulunmuştur.
Goethe, şiir, drama, hikâye (düzyazı ve dörtlük şeklinde), otobiyografik, estetik, sanat ve edebiyat teorisi, ayrıca doğa bilimleri olmak üzere birçok esere imza atmıştır. Bununla birlikte, zengin bir içeriğe sahip olan mektup çeşidi, önemli edebi eserlerindendir. Fırtına ve Coşku (Sturm und Drang) döneminin en önemli öncüsü ve temsilcisi olmuştur. 1774 yılında Genç Werther'in Acıları adlı eseri ile bütün Avrupa'da ün yapmıştır. Daha sonra, 1790 yılından itibaren, Friedrich Schiller ile birlikte ortak ve dönüşümlü bir şekilde, içeriksel ve biçimsel olarak, Antik kültür anlayışı üzerinde yoğunlaşarak, Weimar Klasik'in en önemli temsilcisi olmuştur. Goethe, aynı zamanda, yurtdışında da Alman Edebiyatı'nın temsilcisi olarak kabul edilmiştir.
Değeri, ölümünden sonra azalmaya başladığı sıralarda, Goethe, 1871 yılından itibaren, Alman ulusal kimliğiyle, Alman Kraliyet'inde taçlandırılmıştır. Sadece eserlerine yönelik değil, aynı zamanda örnek alınacak yaşantısına yönelik de bir hayranlık oluşmuştur. Goethe, bugüne kadar, en önemli Alman edebiyatçı olarak kabul edilmiş, eserleri ise dünya edebiyatı zirvesinde yerini almıştır.
Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Johann_Wol...