John Barleycorn

Jack London
Çevirmen:
Mete Ergin
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

John Barleycorn Must Die!
10/10
·240 syf.··
2021 96. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2021 20:53
Jack London'ın kendi kaleminden, kendi yaşadıklarını okumak isteyenler için yapmak istedim bu incelemeyi. Başlarken bir de Jethro Tull'den John Barleycorn bırakıyorum buraya. İncelemenin yanında usul usul çalsın bence. youtu.be/QyDluDeVItw Aslında alkolü de temsil eden bir halk şarkısı ve Amerika'da sert içkilerin genel adı olarak kullanılan bir tabirdir John Barleycorn. London ölmeden 3 yıl önce yazıyor kitabı. Eşi Charmian'ın da bu kitabı yazması için onu desteklediğini anlatıyor. Küçüklüğünden beri alkolle olan arkadaşlığına değiniyor. Tadını sevmediği alkolün yine de onu nasıl etkilediğini ve yaşamı boyunca bu alışkanlık ile nasıl mücadele etmeye çalıştığını anlatıyor London. Girdiği her ortamda alkolün büyük rol oynadığını ve buna karşı koymanın zorluğunu gösteriyor okuyucuya. Bir erkek için, özellikle genç ve çevre edinmeye çalışan denizci bir erkek için içkinin anlamından bahsediyor. Tüm insanlığı gözlemleyişinin yanında çok zor olan şeyi yapıyor muhteşem yazar; kendini gözlemliyor! İnsanın kendine dışardan bakmasının ne denli zor olduğunu bilen bizler, onun bu haliyle de gururlanıyoruz okurken. Alkolü sevmediğini söylediği her bölümü, nasıl alkole giden yola sürüklendiğini anlatarak bitiriyor. Jack'in aklındadır, kafasının içindedir John Barleycorn. Benliğini ele geçiren ama aslında direnmeyi de bildiği bir düşmandır John Barleycorn. Sessizdir, bazen aylarca ortalarda görünmez. Deniz yolculuklarında London ile inzivaya çekilir John Barleycorn. Sahte dostlar, çıkarcı insanlar tanıtır ona John Barleycorn. Bir bağımlılık değildir ama ortam yapması için Jack'e gereken tek şeydir John Barleycorn! Yaşadığı hayatı tam olarak kabullenememiş olan London'ın, kendini tanıma ve tanıtma çabasının ürünüdür bu eser. Yazarın diğer kitaplarının yanında gerilerde
Edebiyat
John BarleycornJack London · Yordam Edebiyat · 20191,833 okunma
7/10
·240 syf.·
Beğendi
·
2022 108. kitabı
Herkese merhaba,Jack London’un John Barleycorn isimli eserinden bahsetmek istiyorum.London tarafından otobiyografi olarak sunulmasına rağmen tam olarak otobiyografi olmayan roman.Yazar bu kitapta yaşadığı değil yaşamış olmak istediği hayatı anlatmıştır.Fabrikada sömürülüşünü anlattığı bölüm ile depresif son bölümlerin dışındaki kısımların çoğu kurgudur ve gıpta edilebilecek maceralardan oluşmaktadır.Alkolü, alkolizmi ve insanda ilerleme şeklini en güzel anlatan kitaplardan biri.Meseleye dışarıdan bakan bir insanın tarafından kolaylıkla aşağılanabilecek bir durumu, o kadar güzel anlatmış ki alkoliklere hak vermeden edemiyor okuyucu.Okuyan kişinin düşünce tarzına göre içkiyi bıraktırıp, içmeyeni de başlatabilir.Odenli güzel anlatmıştır meselenin her iki tarafını da.Güzelliğini de, çekiciliğini de göstermiştir, zararlarını da.London hayatının önemli evrelerini içkiyle olan münasebetini kullanarak biraz trajikomik biçimde anlatıyor olsa da aslında, benim okurken belki de en çok sırıttığım romanıdır.Çünkü otuz kadar bölümden oluşan bu hikayesinin hemen her bölümünde kendini neredeyse aynı argümanlarla kandırır. yok efendim içkiyi aslında hiç sevmem ama şu şu sebeplerle bir oturuşta şu kadar şişeyi de deviririm. yok benim bünyem şöyle kuvvetlidir, asla sarhoş olmam.Denize sarhoş olduğum için değil, elbiselerimi kolay yoldan yıkamak için atladım falan.Aslında o da farkındadır basbayağı bir alkolik olduğunun, aksırıncaya, tıksırıncaya kadar içtiğinin ama belki de bu eserinden alkolün, alkolik olmanın zamanla sıradan bir insanın ünlü bir yazara dönüşmesine engel olmayacağı anlamının çıkmaması için çabalar böyle. Keyifle okudum tavsiye ederim
Hayat ve İnsan
John BarleycornJack London · Yordam Edebiyat · 20191,833 okunma
9/10
·240 syf.·
2025 276. kitabı
Jack London'un otobiyografik eseri. Zaten London'ın romanları genellikle fazla miktarda otobiyografik özellik gösteriyor, yani London yaşadıklarını yazıyor diyebiliriz bir bakıma. Kitabın adı John Barleycorn. Bu isim bir Amerikan viski markası ve London, kitap boyunca, içki (alkol) sözü yerine John Barleycorn ismini kullanıyor. Yazar, alkolü sevmediği halde sosyal zorunluluk ve kolay ulaşılır olması nedeniyle gençlik döneminde tanışıyor John Barleycornla. İçki içmenin erkeklik, karşılıklı içki ısmarlamanın ise bir nezaket olarak görüldüğü bir çevrede ister istemez içkiyle içli dışlı oluyor. Kuvvetli bir bünyeye sahip olan London çoğunlukla sarhoş olmasa da birkaç kez içki nedeniyle kontrolunu kaybediyor. Bu durum yazarı çok öfkelendiriyor, çünkü o hiçbir şeye karşı yenilmemek, hiçbir şeye karşı kontrolunu kaybetmemek isteyen güçlü bir karakter. Sonrasında yine içki almaya devam etse de artık John Barleycornu kontrol altına almış olduğunu belirtiyor. Jack London, kitabın sonunda, kendisinin güçlü bünyesi ve iradesiyle alkole yenilmediğini ama pek çok kişinin hayatını mahvettiğini ve kötü bir şekilde öldüğünü gördüğünü vurgulayarak, içkinin yasaklanmasını, hiç olmazsa gençlerin içkiye ulaşmasının engellenmesini istiyor. Alkolle güçlü bir şekilde savaşan ve sonunda galip gelen London'ın alkol hikayesini mutlaka okumalısınız. Hatta kitaptan bazı bölümler, okul ders kitaplarına konu olsa yeridir diye düşünüyorum.
John BarleycornJack London · Yordam Edebiyat · 20191,833 okunma
John Barleycorn
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2020 47. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2020 21:04
Ben Jack London ın bir kitabını okumuştum. Beğenince diğer kitaplarına hazırlık olması açısından bir nevi otobiyografisi olan bu kitapla diğer kitaplarına bir hazırlık yapmak istedim. İstediğimi de buldum açıkçası. Yazarın küçük yaşlarından itibaren içki ile nasıl tanıştığı nasıl bir hayat yolculuğu yaşadığını yazarlık serüveni başlayana kadar ayrıntılı şekilde yer alıyor. Yazarlık serüveni sonrasını daha az aktarmış. Genel olarak içki içtiği dönemleri ile içmediği dönemlerle kıyaslayarak aktaran yazar alkol ile nasıl aşık atmaya çalıştığını anlatıyor. Kitabın genel teması gayet güzel. Son 40 sayfayı acele etmeden sakin sakin okumak gerek özellikle.
1000Kitap
John BarleycornJack London · Yordam Edebiyat · 20191,833 okunma
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2020 65. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2020 19:49
Jack London'ın eserlerini seven ve hayatını daha iyi öğrenmek isteyen herkesin bu eseri okuması gerektiğini düşünüyorum. Ölmeden önce yazdığı, kendi anılarını ve hayatını anlattığı, son eserlerinden biridir Jack London'ın John Barleycorn'u. John Barleycorn aslında viski ve alkol manasına geliyor yaşadığı dönemde. Her şey bir seçim günü kadınların oy kullanmasına karşı lehte oy vermesiyle başlar London'ın, aslen demokrasi yanlısı olsada kadınların oy kullanmasını istemez fakat içki yasağının gelmesi için oy verir. Alkolik değildir çünkü bu zevki adeta zorla kazanır ve sırf içerken ki yaşadığı heyecan hissi için içer. O dönem California'da çiftlik hayatı yaşıyordur ve ikinci eşi Chermian ile beraber geçiriyordur günlerini, eşinin verdiği fikir sayesinde başlar yazmaya. Alkolün kolay elde edilmesi ve yaşam şartlarının onu alkole itmesi kendince sebepleridir fakat bu sebeplerin altında yatanlar nelerdir? Yaşamın asıl gerçeklerinin yaşamsal yalanlar olduğunu ve yaşamın bu yaşamsal yalanlarını John Barleycorn sayesinde gördüğünü söyler. Alkolizmin kuşak tarafından etkilerinin yaşattığı sorunların yasak sayesinde gelecek kucaklarda olmayacağını düşünür. İki tip içkici olduğunu söyler birinin kendini uyuşturmak ve yerlere serilmek için içtiğini, diğerinin ise bedenini değil beynini sarhoş etmek isteyenler olduğunu, bu durumda bu kişilerin "yaşamın en sağlam yalanlarını örten kabukları sıyırıp atar ve ruhunun boynuna vurulmuş zorunluğun demir tasmasını üzerinde derin derin düşünür." olduğunu düşünür fakat gerçek nedir kim bilebilir?
1000Kitap
John BarleycornJack London · Yordam Edebiyat · 20191,833 okunma
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2021 41. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2021 00:16
Yani bazı kitaplar gerçekten çok etkileyici oluyor... İçindeki dramın gücünden mi kaynaklı, yazarın anlatımından mı kaynaklı diye düşünüyorum ve sanırım her ikisi de bu etkileyicilikte yer ediniyor. En sevdiğiniz kitap nedir sorusuna herkesin ilk aklına gelen bir kitabı vardır kanımca, benim için "John Barleycorn" otobiyografik eser alanında ilk akla gelen kitap olacak en azından şimdilik :) Otobiyografik okumalara çok alışkın değilim, bu nedenle alana vakıf biriyle değerlendirmem bence bir tutulmamalı, ancak naçizane bir değerlendirme ile yazarın kitapta kendini alkol ile ilişkisi açısından objektif bir şekilde yerdiğini gördüm ve bundan çok etkilendim. Çocukluğundan itibaren alkol ile neden içli dışlı olduğunu, dayanıklı bir bünyeye sahip olmanın verdiği güven ve gerçek arkadaşlık özlemiyle nasıl içki ile devamlı etkileşim halinde olduğunu, en önemlisi de alkolle yıllarca süren mücadelesini kaybetmeye başladığı anda kendini en çıplak haliyle ortaya dökmeyi nasıl başarabildiğini bir okuyucu olarak hem takdir ettim hem de şaşırdım. Bu tarz okumalara alışkın olmadığım için sıkılır mıyım gibi bir kaygım vardı kitaba başlarken, ancak kitabın her bir sayfası çok akıcı ve yazarın alkollü anıları, aslında şimdiye dek kitaplarında okuduğum karakterlerin birer özeti diyebilirim. Hemen her hikayesini yaşanmış öykülere ve kendi deneyimlerine dayandırdığını, kendi kaleminde görmek ayrı bir mutluluk oldu benim için. Martin Eden'i yeni okuyacağım ama zaten London, onun kendisi olduğunu alkollü anılarından birinde belirtiyor. Diğer yandan İstiridye Korsanları, Haytalarla Colpalar, Yanan Gün, Oyun gibi eserlerindeki karakterlerin de kendi hayatından izler taşıyan karakterler olduğunu yine buradaki anılardan anlıyoruz. Tüm bunların birleşimi de kitabı oldukça sürükleyici hale
Otobiyografi
John BarleycornJack London · Yordam Edebiyat · 20191,833 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2020 189. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2020 01:45
Martin Eden romanında da rastlarız Jack Londan'ın hayatından izlere. Ama bu kitapta yaşamının nasıl şekillendiği, verdiği hayat kavgası ve alkol ile uzun ahbaplığını çok samimi bir dille anlatıyor. Kimi zaman kendine karşı son derece dürüst, kimi zaman bir bağımlının çocukça saflığıyla kandırıyor kendini...
Edebiyat
John BarleycornJack London · Yordam Edebiyat · 20191,833 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2020 63. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Ağustos 2020 18:29
Bu kitabı yazarken bazı bölümlerde kafasının güzel olduğuna yemin edebilirim ama maalesef ispatlayamam. Amerikan argosunda özel olarak Viski, genel olarak da içki anlamına gelen John Barleycorn, yazarımıza hayatı boyunca arkadaşlık ediyor. Otobiyografi tarzında yazdığı bu kitapta yazarın hayatına dair en sağlam kaynak olduğunu söyleyebiliriz. Alkolle arası olmayanların yada içkiyi sevmeyenlerin pek zevk alacağını sanmıyorum kitaptan. Fakat farklı bir bakış açısıyla incelendiğinde, yazar alkollüyken hayatından aldığı zevki çok iyi kaleme almış. alkolün ertesi günkü pişmanlığını ise aklı başında bir insanın yaptığı hatanın farkına varıp kendiyle ilgili aldığı kararları vurgulamış. Kısacası en baştada yazdığım gibi. Kitabı yazarken kesin içmiş. Sarhoşken yazdığı bölümlerde John Barleycorn’un hayatına nasıl etki ettiğinden bahsetmiş. Ertesi gün ayıldıktan sonra ise yine John Barleycorn’un hayatına nasıl zarar verdiğinden bahsetmiş. Martin Eden kitabının konusuyla neredeyse birebir bir kitap olmuş. Zaten bi sayfada “daha önce yazdığım Martin Eden kitabındaki Martin benim işte” diyede belirtmiş. Ama maalesef Martin Eden kitabından aldığım hazzı ve sürükleyiciliği bu kitaptan alamadım. Yinede yazarı tanımak için okunabilecek bir kitap. Aklı başında bir insanın alkolden nefret etmesini sağlayıp, aklı havada bir gence ise alkolü daha çok sevdirecek yada alkole merak uyandıracak bir kitap.
1000Kitap
John BarleycornJack London · Yordam Edebiyat · 20191,833 okunma
7/10
·240 syf.··
2024 47. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2024 10:21
Jack London'ın John Barleycorn adlı eseri, yazarın otobiyografik bir çalışmasıdır ve onun alkolle olan mücadelesini ve alkolün hayatındaki etkilerini derinlemesine keşfeder. 1913 yılında yayımlanan bu kitap, London'ın kişisel deneyimlerini ve alkolizmle yüzleşmesini içeren bir hikâye sunar. Kitap, aynı zamanda London'ın felsefi bakış açılarını, toplum ve birey ilişkilerini de ortaya koyar. Eserin Genel Konusu "John Barleycorn", Jack London’ın alkolle olan ilişkisini ve bu bağımlılıkla mücadelesini anlattığı bir eserdir. Yazar, kitabın başında alkolü tanımlarken, "John Barleycorn"u bir "erkek" olarak betimler. John Barleycorn, İngiltere'de alkol için kullanılan bir halk figürüdür, bu nedenle yazar, alkolün insana olan çekiciliğini ve aynı zamanda zararlı etkilerini bir metafor aracılığıyla anlatmak ister. Kitapta, London’ın gençliğinden itibaren alkolle olan ilişkisi, içki içmenin toplumdaki yerini ve alkolün kişisel yaşamındaki etkilerini detaylandırır. Eserin Temaları 1. Alkolizmin Etkisi: London, alkolün vücudunu, zihnini ve ruhunu nasıl etkilediğini anlatırken, içkinin bir tür hastalık gibi hayatını nasıl ele geçirdiğini tasvir eder. Kitap, alkolün insan hayatındaki yok edici gücünü anlamak isteyen okurlar için derin bir içsel keşif sunar. 2. Toplum ve Birey: London, alkolün sadece bireysel bir problem olmadığını, aynı zamanda toplumun da bu sorunu nasıl ele aldığını ve alkol tüketiminin toplumsal kabul görme düzeyini tartışır. Çalışma, dönemin toplumsal yapısını ve bireysel seçimleri nasıl şekillendirdiğini de gözler önüne serer. 3. Otobiyografik Unsurlar: Jack London, kitabın tamamında kişisel deneyimlerini paylaşır. Bu açıdan eser, bir anlamda bir otobiyografi olarak değerlendirilebilir. Yazar, gençliğinden itibaren alkolle olan ilişkisini ve bu ilişkiden nasıl
Edebiyat
John BarleycornJack London · Yordam Edebiyat · 20191,833 okunma
John Barleycorn
9/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2023 52. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2023 22:24
Kitap ülkemizde John Barleycorn, Bir Alkoliğin Anıları, Alkollü Anılar gibi pek çok farklı isimle yayımlanmış. Herhalde “İntihar” diğer isimler arasında kitaba en yakışmayandır. Çünkü kitabın genel teması intihardan çok uzak. Jack London’un vefat etmeden üç sene önce kaleme aldığı son başyapıtı, bir otobiyografik roman. Kitapta London ağırlıklı olarak alkolün hayatındaki yerini, etkisini, özellikle kimlik ve varlık mücadelesindeki alkolün etkisini yazmış. Kişiyi erkeklik sıfatı için bile toplumun alkol kullanmaya baskılamasını anlattığı bölümleri özellikle çok beğendim. Bu kimlik baskısı sebebiyle istemeye istemeye alkolü neden kullanmak zorunda bırakıldığını anlattığı bölümler, aslında alkol ve sigara kullanmaya, bireylerin neden teşvik edildiğini anlatması açısından önemliydi. Bulunduğu ortama uyum sağlama zorunluğunu samimiyetle kaleme almış. Alkolden bir insanın neden vazgeçemediğini de çok güzel işlemiş.
İntiharJack London · Oda Yayınları · 19921,833 okunma

Yazar Hakkında

Jack LondonYazar · 120 kitap
12 Ocak 1876’da San Francisco’da doğdu. Gerçek adı John Griffith Chaney’dir. Evlilik dışı bir çocuk olarak dünyaya gelen Jack London, soyadını, henüz sekiz aylıkken annesinin evlendiği John London adlı savaş gazisinden aldı. Maddi sıkıntılar nedeniyle küçük yaşta okulu bırakıp gazete satıcılığı, tayfalık, balıkçılık, istiridye korsanlığı, gazetecilik, sahil koruma devriyeliği gibi çeşitli işlerde çalıştı ve Amerikan işçi sınıfını tanıdı. 1894’te serserilik suçlamasıyla otuz gün hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra hayatını değiştirmek arzusuyla liseye kayıt yaptırdı. Lise öğrenimini bir senede tamamlayarak 1896 yılında Kaliforniya Üniversitesi’ne girdi. Bir dönem okuyabildiği üniversiteden maddi zorluklar sebebiyle ayrıldı. 1897’de Klondike bölgesinde altın arayanlara katıldı ama bir yıl sonra yine yoksul ve işsiz olarak geri döndü. Yoğun bir çalışma programı hazırlayarak şansını yazarlıkta denemeye karar verdi. Soneler, baladlar, nükteli fıkralar, anekdotlar, korku ve serüven öyküleri yazmaya başladı. 1909’da yazdığı Martin Eden bu dönemi yansıtması bakımından otobiyografik izler taşır. İlk kitabı Kurt Dölü (1900) büyük ilgiyle karşılandı. Aynı yıl Elisabeth Maddern ile evlendi ve bu evlilikten iki kızı oldu. Ancak bu beraberlik uzun ömürlü olmadı ve 1904’te sona erdi. Charmian Kittredge ile ikinci evliliğin ardından 1916’da Kaliforniaya’daki çiftliğinde hayatını kaybetti. London yazarlık kariyeri boyunca elliye yakın kitap yazdı ve döneminin en çok okunan yazarlarından biri oldu. Yazdıkları, yaşadıkları etrafında şekillenmiş, sosyalizmin de etkisiyle toplumcu bir dünya görüşüne ulaşmıştır. Başlıca eserleri arasında Beyaz Diş, Martin Eden, Uçurum İnsanları, Vahşetin Çağrısı yer alır.