Klara Miliç

Ivan Turgenyev
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

klara miliç..:
8/10
·100 syf.··
2023 61. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2023 00:00
"İstediğim gibi birine asla rastlayamayaca­ğım... Diğerleri ise bana lazım değil!" Klara Miliç - Ivan Turgenyev Turgenyev’in kaleme aldığı son eseridir Klara Miliç. Kitap ismini ses ve tiyatro sanatçısı olan genç bir kızdan alıyor. Karakter kitabın ilerleyen bölümlerinde intihar ediyor ve olaylar gelişiyor. Eser bize Aratov isimli bir gencin tanıtılmasıyla başlıyor: Ancak tembelliğinden değil, üniversitede evdekinden daha fazlasını öğrenemeyeceğini düşündüğünden birinci sınıfı dahi bitirmedi. Bir işe gir­me niyetinde olmadığından diplomayı da önemsemiyordu. Arkadaşlarıyla kaynaşmaz, yeni birileriyle tanışmaya yanaşmazdı, özellikle kadınlardan uzak dururdu, kitaplarına gömülü yalnız bir yaşam sürerdi. Arkadaşının zoru ile bir davete giden Aratov, orada şarkılar söyleyen Klara Miliç ile denk geliyor. İlk etapta Aratov, sıkılganlığının da etkisiyle kızdan etkilenmese de Klara açısından durum hiç öyle olmuyor. Aratov Klara’dan bir buluşmaya davet mektubu alıyor. Sırf merakından mı desem yoksa kabaran egosundan mıdır bilinmez, Aratov davete gitse de Klara’nın duygularına karşılık vermiyor. Ağlayarak uzaklaşan Klara’nın daha sonra intihar ettiği haberini alan Aratov ise bir anda farklı bir duyguya giderek kendini sorunlu hissediyor ve kendini bu intihar haberinin peşini kovalarken buluyor. Gerçek bir hayat öyküsünden ilham alındığı söylenen novella sonrakı zamanlarda Kürk Mantolu Madonna kitabında da kendine yer buluyor ve Raif efendi ile bütünleşiyor. Farklı bir aşk öyküsü deneyimlemek isteyenler için iyi gelebilecek; aşk, ölüm, ruhbilim gibi konularda yazarın farkındalıklarını sunduğu güzel bir izlenceye davetlisiniz. Kitapla kalın…
Edebiyat
Klara MiliçIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20183,489 okunma
Spiritüalizm Ekseninde Bir Aşk Öyküsü: Klara Miliç
9/10
·86 syf.··
Beğendi
·
2022 17. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2022 17:44
“Sevgi, kutsal ve sadık sevgi her şeye kadir değil midir?” (Babalar ve Oğullar, sayfa 252) 1.Yazarın Hayatına Dair: Büyük Rus romancılar arasında yer alan Ivan Turgenyev, 1818 yılında, Rusya’ya bağlı olan Ukrayna sınırları içinde dünyaya geldi. Aleksandr Puşkin ve Nikolay Gogol sonrası Rus Edebiyatı’nı sırtlayan isimlerden oldu. Moskova ve Petersbug Üniversitelerinin yanı sıra, Paris Üniversitesi’nde ve Almanya’da da öğrenim gören Turgenyev, Avrupalı bakış açısına sahip Rus yazarlar arasında gösterildi. Rus gerçekçilik akımının önemli temsilcileri arasında gösterilen yazar ayrıca Lev Tolstoy ve Fyodor Dostoyevski’nin de çağdaşı olarak bilinir. 1883’te öldüğünde ardında bıraktığı eserlerle mirasını kendisinden sonraki dünya edebiyatına aktardı ve Rus Edebiyatının en önemli figürleri arasında yer aldı. 2.Yaşadığı Dönem ve Diğer Yazarlarla İlişkisine Dair: "Neyse canım! Önümde koca bir hayat var! Herhalde hep böyle olmayacaktır!” Lev Tolstoy’dan 10 yaş büyük olan Turgenyev’in Tolstoy’la arasının açık olduğu bilinir genelde. Bu anlaşmazlıkta haklı olan tarafın kimi olduğunu net olarak bilemesek de, elimizdeki veriler ışığında Tolstoy’un sivri dilliliği ve keskin mizacının sebep olduğu çıkarımını yapabiliriz. Turgenyev’in ona karşı bir garezinin olmadığı bu bilgiden de anlaşılabilir: Tolstoy’un yazarlığı bırakma kararı aldığı bir dönemde, Turgenyev ona bir mektup yazarak yazarlık yeteneğinin Tanrı tarafından ona bizzat bağışlandığını ve kararını gözden geçirmesini ister. Tolstoy’un dini inancına bağlı biri olduğunu düşündüğümüzde, Turgenyev’in mektubu daha bir anlamlı hale geliyor tabii ki. Son olarak Tolstoy’un Turgenyev’in Batılı bakış açısına sahip olmasını onaylamadığını da belirtmek gerek. Muhtemelen Tolstoy bunu yanlış bir bakış açısıyla, “Batı hayranlığı” olarak yorumluyordu. Fyodor Dostoyevski ile de benzer sevgi-nefret
Edebiyat
Klara MiliçIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20183,489 okunma
Asosyal bir adamın aşkla imtihanı
7/10
·100 syf.··
2025 3. kitabı
Klara Miliç’in şahsında kendinden birçok şey gördüğünü söyleyen Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonnası’nı hakkıyla okumak için bahsi geçen eserle çapraz okuma yapmak sanıyorum okura bambaşka kavrayışlar hediye edecektir. Edebî mirasa neler kattığının tespiti için ise bunu yapmak neredeyse zaruri bir ihtiyaç. Turgenyev daha önceleri gerçekçi çizgide eserler vermiş bir yazar olmasına rağmen bu eserinde aşk ve ölümün ne olduğu ve birbirleriyle münasebetini irdelediği söylenmektedir. Olay örgüsü olabildiğince yalındır: Yakov Aratov, arkadaşı Kupfer’in ısrarıyla bir etkinliğe katılır. Şarkı söyleyip şiir okuyan bir genç sanatçıyı, Klara’yı dinler, gözler. Kadını da icrasını da beğenmez ve oradan ayrılır. Sonra sonra oradan ayrılmasının sebebi olarak kadını görmeye başlar. Bir süre sonra ondan bir pusula gelir. Değişik düşüncelerle (ne cüretle onu bu saçma buluşmaya davet eder) ve biraz da öfkeyle buluşmaya gider. Çünkü kendisiyle dalga geçtiğini düşünür. Aralarında dişe dokunur bir diyalog bile geçmeden kadını sorgular durur, kadın bu muameleyi gururuna yediremez ve ağlayarak orayı terk eder. Aradan aylar geçer ve Yakov, tesadüf eseri bir gazete haberinde kadının intihar ettiğini öğrenir. Öncesinde olduğu gibi onu düşünür durur, ölen birine âşık oluverir ve ölür. Bu kadar. Eserin ana kahramanı, kitabın adının aksine Yakov’dur. Hatta anca onun tetkikiyle öğrendiği kadarıyla Klara hakkında bir şeyler öğreniriz. Anlatının ana harcı da Yakov’un Klara’ya dair iç konuşmaları, monologları ve ruh tahlilleridir. Yazar, mistik bir şeyler yazıyor görünmek istemezmiş gibi Yakov’un başına gelecekleri kaderine işler: Vereme yatkın, zayıf, hassas, narin… Üniversiteye gitmesini gerektirmeyecek derecede zekidir. Hep evde takılır, ama yine de, nasıl olduysa Kupfer adlı bir arkadaşı
Edebiyat
Klara MiliçIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20233,489 okunma
Puan vermedi·100 syf.··
2021 3. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2021 01:40
Kitabın ismi Klara Miliç. Ne kadar da çekici bir isim değil mi? Dikkat! Sabahattin ali'nin atıfta bulunduğu mistik bir uzun öyküdür ;) Turgenyev'in 1882 yılında yaşanmış bir olaydan esinlenerek kaleme aldığı bu eser aynı zamanda onun son eseridir. Dostoyevski'nin ölümünden bir sene sonra yazılan bu öyküde sanki başlangıçtan sonsuzluğa uzanan bir keşkeler silsilesi vardır. Yarım kalan şeyler, Cevaplanmayan sorular, Doldurulması gereken boşluklar sizi bekliyordur. Öyle ki içinizi bir huzursuzluk kaplayacak. Olmamasını istediğiniz her şey olmuştur çünkü. Ama istenilen şeyler bu boşluklarda saklı olmasın mı? Kitabı bitirdiğinizde aklınız bu boşluklar arasında gidip gelecek. Sonra bu boşlukların içini cevaplarınız dolduracak. Zaten hayatta da insanoğlunun yapmaktan vazgeçemediği iş, boşlukları doldurmak üzerine değil midir? Canım Sabahattin Ali de Klara Miliç'in aşık olduğu Aratov karakterini raif efendi ile zirveye çıkartıp Turgenyev'in bu karakterdeki boşluklarını dolduruyor. Selam çakıyor usta Turgenyev'e. Turgenyev'in "Babalar ve Oğullar" ve "Lüzumsuz Bir Adamın Günlüğü" kitaplarından sonra okuduğum üçüncü kitabı. Turgenyev'in dilini severim, pek umursamaz, takmaz fazla. Anlatır geçer ustalığıyla ama o geçip gidince siz orada kalıyorsunuz. Ağır olacaksın beni okurken der gbi göz kırpar size. Belki de bunun için kısa ve öz yazıp biz okuyucuları cezbetmeyi başarıyor. Kahramanımız üzerine birkaç şey mırıldanmak gerekirse; okuyucuyu umursamaz, kafasının dikine gider, güçlü kişiliğini sergilerken oyununda zayıf tarafını da saklamak isteyen bir karakterdir Aratov. Tabi buna saklamak denirse! Hadi şuna daha fazla yüklenip kızdırmadan asil bir kişiliğinin olduğunu yadsıyamadığımı belirteyim. Bu kitabı okudun da ne anladın deseler hem hiçbir şey hem de çok şey derim. Bu
Klara MiliçIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20183,489 okunma
7/10
·100 syf.·
2023 21. kitabı
KİTAP HAKKINDA Klara Miliç, İvan Turgenyev’in yazdığı son romanı. 1882 yılında yazılmış, Ocak 1883’de yayımlanmıştır. Turgenyev 3 Eylül 1883’de ölmüştür. Turgenyev bu kitabında toplumsal meseleler yerine bireye odaklanmıştır. Mutluluk, yalnızlık, aşk, acı, ölüm, varoluş gibi insanlığın sonsuz meseleleri üzerinde durmuştur. KİTABIN KONUSU (SÜRPRİZBOZAN UYARISI) Halasıyla birlikte yaşayan öksüz Yakov Aratov çekingen, asosyal ve içedönük bir gençtir. Üniversiteyi yarım bırakmıştır, işi de yoktur. Amaçsızsa yaşayan biridir. Bir gün tek yakın arkadaşı olan Kupfer ile birlikte bir matineye giderler. Burada sahnedeki Klara Miliç’i izlerler. Klara Aratov’dan etkilenir. Aratov ise Klara Miliç’in ilgisinden habersizdir. Daha sonra Aratov Klara’dan mektup alır. İlk ve son kez görüşürler. Aratov yine Klara’ya karşılık veremez, pasif kalır. Bir daha görüşmezler. Aratov bir süre sonra genç kızın gizemli ölüm haberini alır. Derhal harekete geçer ve işin aslını öğrenmeye çalışır. Bundan sonra yaşananlar Aratov’un hayata bakışını tamamen değiştirir. KİTAP HAKKINDA EK BİLGİ Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna kitabında Turgenyev’in eserine atıfta bulunmuştur. Kitaptaki ilgili bölüm şöyledir; “İçimden geçenleri söyleyememek, en kuvvetli, en derin, en güzel taraflarını müthiş bir kıskançlık ve itimatsızlıkla saklamak cihetinden onu kendime benzetiyordum." İki kitabı da okumayanlar için önerim; önce Klara Miliç’i sonra Kürk Mantolu Madonna’yı okumaları yönündedir. YORUM VE GÖRÜŞLERİM Kitap heyecanlı ve akıcı bir şekilde başladı. Okurken sürekli bir şeyler olmasını bekledim. Bu bekleyişim kitabın sonuna kadar sürdü. Hiçbir şey olmadı. Özellikle kitabın ilk yarısından sonra biraz sıkıldım. Sanırım Turgenyev’in kitabı olduğu için beklentilerimi çok yüksek tutmuşum. O yüzden biraz
Edebiyat
Klara MiliçIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20183,489 okunma
Klara Miliç
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2020 17. kitabı
Çoğu zaman iki nefesin aşkına tanıklık ederiz kitapların dünyasında.. Yaşayan, gören, duyan, nefes alan aşklara seyirci kalırız ve eğer aşıkların biri ebediyete yolculuk ediyorsa o zaman biter seyir halimiz, işte o zaman kitabın arka kapağına gelmiştir sıra.. Ama Klara Miliç bu alışılmışın öylesine dışında bir eserdi ki, yaşam ve ölümün sınırlarını yok eden, ölümle başlayan ve ölümle biten bir eser.. Ömrü boyunca sadece tek bir kere aşık olan ve gördüğü o saygısız karşılık akabininde canına kıyan bir Klara.. Ölümün soğuk yüzüyle bir kez daha karşılaşan ve bu ölümün sebebi olduğunu acı bir tasavvur süreciyle anlayan Aratov.. Iki dünya arasında başlayan fısıltılar... Ölümle başladığı dünyada son bulup ölümle başladığı ahir hayatta devam edecek olan birliktelik... Kısacası sonsuz aşk.. Ne diyebilirim ki keşke okusanız Kitap kokusu ömrünüze sinsin Ivan Turgenyev
Edebiyat
Klara MiliçIvan Turgenyev · Yapı Kredi Yayınları · 20193,489 okunma
7/10
·100 syf.··
2026 22. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 15:55
Klara Miliç yalnızca melankolik bir aşk hikâyesi değil, ölüm ve ölümden sonraki yaşam üzerine psikolojik bir sorgulama sunan etkileyici bir eser. Ivan Turgenyev Klara’nın ölümünden sonra bile varlığını hissettirmesiyle okuyucuda gerçek ile hayal arasında rahatsız edici bir belirsizlik oluşturuyor. Özellikle Aratov karakteri üzerinden, insanın ölüm karşısındaki çaresizliği ve kaybettiklerine tutunma isteği başarılı şekilde yansıtılıyor. Eser bittikten sonra geriye yalnızca hüzün değil, ölümün gerçekten bir son olup olmadığına dair düşünceler de kalıyor.
Klara MiliçIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20183,489 okunma
Spoiler İçerir!
8/10
·94 syf.··
2021 340. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 09 Mart 2021 18:52
Aşkından ötürü, akli dengesini kaybedip intihar eden bir amcam varmış! Ben doğmadan sekiz ay evvel intihar etmiş. Ne kadar kolay söyledim, değil mi? Bu bahsettiğim olay gerçek. Ama söylendiği kadar kolay mı? Âşık oldu, kavuşamadı, akli dengesi yitti, intihar etti... Dört ifadede hayatını özetledim mi? Maalesef olmadı, özetleyemedim. Annemden, babamdan çok dinledim amcamın hikâyesini. Hatta cesaretlenip amcamın hayat hikâyesini romanlaştırmak için çalışmalara başladım. Bu amcamın hayat hikâyesi. Peki, Aratov'un hikâyesi? Turgenyev'in "İlk Aşk" hikâyesi, bu eserinden daha güzel, daha içten. Bu kitapta; ölüm, aşk ve ikircikli yapı gördüm. İkircikli yapı dediğim de gururdan başkası değil. İnsan, bir şeyin kıymetini ancak kaybettiği zaman anlar. Otuz dördüncü sayfada okuduğum bir pasaj, bu kıymet meselesini 'şak' diye vuruyor insanın suratına. Okurken içime bir ürperme geldi: "'Büyük bir üzüntüyle' diye yazıyordu Kazan'da yerel bir yazar, 'çalıştığı kısa süre zarfında titiz izleyicilerimizin gözdesi olmayı başaran yetenekli sanatçımız Klara Miliç'in ani vefat haberini tiyatro haberlerimizin arasına ekliyoruz. Bayan Miliç'in kısa ve daha çok şey vaat eden hayatını zehir içerek kendi isteği ile son vermesi üzüntümüzü derinleştirmektedir. Sanatçının zehri tiyatroda içmiş olması bu olayı daha dehşet verici kılıyor. Evine zor yetiştirilmiş ve burada ne yazık ki son nefesini vermiştir. Şehirde bu korkunç işi yapmaya onu karşılıksız bir aşkın ittiğine dair söylentiler dolaşıyor.'" İşte bu acı haber hem hayatta giden şeylerin bazen geri gelmeyeceğini anlatıyor hem de hikâyenin bel kemiği bu haberle oluşuyor. Bayan Miliç'in bu ölümü, ona yüz vermeyen Aratov'u ateş gibi sarıyor. Aşk içinde barut haldeyken bu haber bir henüz alev almış kav gibi düşüyor kucağına. Bundan sonra Nazan
Klara MiliçIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20233,489 okunma
Puan vermedi·100 syf.··
2025 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2025 22:58
Kitabın arka yüzünde şu ifadeyi görmem dikkatimi çekti ve kitaba başladım: Turgenyev dünyada olduğu gibi ülkemizde de pek çok yazarı etkilemiş, hatta Sabahattin Ali Kürk Mantolu Madonna eserinde Klara Miliç'e atıfta bulunmuştur. Dedim Sabahattin Ali'nin kitabında geçiyorsa bir şey var demek ki. Kürk Mantolu Madonna'da şu şekilde geçiyor: "“…Üzerimde en çok tesir yapan Rus muharrirleriydi. Turgenyev’in koskocaman hikâyelerini bir defada sonuna kadar okuduğum oluyordu. Hele bunlardan bir tanesi günlerce sarsmıştı. “Klara Miliç” ismindeki hikâyenin kahramanı olan kız, oldukça saf bir talebeye âşık oluyor, fakat buna dair hiç kimseye bir şey söylemeden, böyle bir aptalı sevmenin hicabıyla, müthiş iptilasının kurbanı olup gidiyordu. Bu kızı nedense kendime pek yakın bulmuştum. İçinden geçenleri söyleyememek, en kuvvetli, en derin, en güzel taraflarını müthiş bir kıskançlık ve itimatsızlıkla saklamak cihetinden onu kendime benzetiyordum.”(Sabahattin Ali (1943), Kürk Mantolu Madonna, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları. ). Kitaba gelecek olursak, Turgenyev kendisine anlatılan gerçek bir olaydan esinlenerek yazmış. Kendi içine kapanık bir genç ile onun zıttı toplum içine daha çok karışan bir kızın garip bir aşk hikâyesini anlatıyor. Kitap akıcı, kısa bir öykü. İki-üç saat içerisinde bitirilir. Güzel ama Sabahattin Ali'nin etkilendiği kadar etkilemedi beni. Tabi kişiden kişiye değişebilir. Belki farklı bir kültür olduğu içinde olabilir. İşin içine çeviri faktörü de giriyor. Kayıplar olabilir. Ama Kürk Mantolu Madonna bizim dilimizde yazıldığı için, bizim kültürden olduğu için etkileme kat sayısı artıyor olabilir. Bu ikisini kıyaslayan bir makale ile de karşılaştım merak eden
Klara MiliçIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20233,489 okunma
Puan vermedi·
Beğendi
Klara Miliç Ivan Turgenyev Klara miliç ismindeki bu hikayenin kahramanı olan kız, oldukça saf bir talebeye aşık oluyor, fakat buna dair hiç kimseye bir şey söylemeden, böyle bir aptalı sevmenin hicabıyla, müthiş iptilasının kurbanı olup gidiyordu. Bu kızı nedense kendime pek yakın bulmuştum, içinden geçenleri söyleyememek, en kuvvetli, en derin, en güzel taraflarını müthiş bir kıskançlık ve itimatsızlıkla saklamak cihetinden onu kendime benzetiyorum.
1000Kitap Gerçek Okurlar
Klara MiliçIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20183,489 okunma

Yazar Hakkında

Ivan TurgenyevYazar · 57 kitap
Ivan Sergeyeviç Turgenyev, 9 Kasım 1818 tarihinde Orel şehrinde varlıklı bir ailede doğmuştur. Annesi Varvara Petrovna Lutovina, babası Süvari albayı Sergei Nikoleviç Turgenyev’dir. Aile 1827'de Moskova'ya taşınır. Babası 1836 yılında vefat eder. Ivan Sergeyeviç Turgenyev, özel okullarda eğitim görüp, özel öğretmenlerden dersler alır. Henüz bir çocukken; Almanca, İngilizce ve Fransızca'yı anadili gibi konuşmaya başlar. Yüksek öğrenimi için önce Moskova’ya oradan da St. Petersburg’a geçen İvan, Rus dili ve edebiyatı eğitimini kendi ülkesinde tamamladıktan sonra Almanya’ya gider ve 1838-1841 yılları arasında Berlin Üniversitesi’nde felsefe okur. Daha sonra St. Petersburg’a geri dönüp iki yıl kadar bir devlet kurumunda çalışır. Ivan Sergeyeviç Turgenyev, Fransa’da tanıştığı “Gustave Flaubert” ile sıkı bir dostluk kurarak, daha sonraki yıllarda gerçekçilik akımının öncülerinden biri olmuştur. Ivan, ilk olarak 1850 yılında “Lüzumsuz bir Adamın Günlüğü” adını verdiği novellasıyla, ölümünden birkaç gün önce zihninden geçenleri not defterine aktaran bir yazarın hikâyesini anlatarak, yakın çevresine adını duyurur. Şöhretini ise 1852 yılında “Bir Avcının Notları” ile pekiştirir. İvan gençlik yıllarında özel eğitiminden geri kalan zamanları avcılıkla geçirmiştir. Yapıtlarındaki ince duygulu karakter çizimleri, lirik-müziksel dil onu Rus gerçekçiliğinin temsilcisi yapmakla kalmaz, dünya edebiyatının büyükleri arasına da sokar. Turgenyev, eserlerinde serflik ilişkilerinin insana aykırılığını, feodal-aristokrat Rusya'nın yıkılışını, yeni burjuva-demokratik güçlerin yükselişini gerçekçi biçimde yansıtmıştır. Batıyla Doğu arasında kendini sıkışmış hisseden yazarın Çarlık Dönemi’nin Rus entelektüellerini irdelediği “Asilzade Yuvası" adlı romanı 1859 yılında yayınlanır. 1859 yılında annesi de ölünce, geriye kalan topraklar serfler ( toprak ağası adına çalışan köylü) arasında dağıtılırken Turgenyev’e de tüm hayatını rahatça idame ettirebileceği yüklü bir miras kalmıştır. Böylece dünyevi sorunlardan kurtulan yazar başyapıtı, “Babalar ve Oğullar” üzerinde çalışmaya başlar. Gençliğinde köylü kızlara duyduğu ilgiyi ve bu ilişkilerden doğan bir gayrı meşru kızını saymazsak Turgenyev hiç evlenmemiş, babalığını üstlendiği bir çocuk sahibi olmamıştır. Özel hayatı, gönül maceraları pek bilinmeyen Turgenyev’in otuzlu yaşlarda tanıştığı Pauline Viardot ise umutsuz bir aşk macerası olarak yaşamına damga vurmuştur. Altı farklı dili konuşabilen, iyi bir piyanist ve şarkıcı olan sevgilisi evli olduğu için bu çiftin yarı fiziksel, yarı duygusal beraberliği kısa süreli ilişkiler şeklinde uzun yıllar devam eder. Bozkırda Bir Kral Lear (1870), Ham Toprak (1877) gibi eserleri eleştirmenlerden beklediği tepkiyi alamadı ve kendini mutsuz hisseden Turgenyev, son kez ülkesini terk edip hayatının son dönemini bir türlü vazgeçemediği kadının, Pauline Viardot’nun yakınlarında, Paris’te geçirdi. Ivan Sergeyeviç Turgenyev, 3 Eylül 1883 tarihinde Fransa'da Paris yakınlarındaki Bougival kasabasında öldü. Ölmeden önceki arzusu uyarınca naaşı Rusya'ya getirildi ve Belinski'nin mezarının yanına gömüldü.