Monte Cristo (Gençlik Klasikleri)Alexandre Dumas

·
Okunma
·
Beğeni
·
22.215
Gösterim
Adı:
Monte Cristo (Gençlik Klasikleri)
Baskı tarihi:
Mayıs 2003
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799753628197
Orijinal adı:
Le Comte de Monte-Cristo
Çeviri:
Melek Çe
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Aleksandre Dumas’ın ünlü klasiği. Romanın konusu Marsilya’da yaşanan aşk, ihtiras, kıskançlık, siyasi entrikalarla dolu bir mücadeledirRomanın kahramanı genç denizci Edmond Dantes bir tuzak sonucu haksız yere tutuklanarak Monte Kristo adasında hapsedilir. Genç adam burada Rahip Farya ile tanışır ve bütün hayatı değişir.
Uzun süre bekledim bu güzel kitabın basılmasını, iyi bir çeviriden okumak istedim hep... Sonunda İş Bankası yine beklentimi karşılayacak, neredeyse hatasız harika bir çeviriyle iki cilt olarak bastı Monte Cristo Kontu'nu...

Tam bir başyapıt okudum. Kalın, 1500 sayfalık kitap su gibi aktı. Sayfaları çevirdikçe heyecanım da merakım da artarak devam etti. Muazzam bir kurgu ve akıcı bir anlatımla büyülüyor okuyucuyu eser. (Ezel adlı dizi de konu olarak Monte Cristo Kontu'ndan esinlenmiş, araştırırken öğrendim bunu da ben.)

Konuyu kısaca anlatmak istiyorum. İçimdeki her şeyi yazsam buralarda yer kalmaz çünkü! :)
Edmond Dantes, Marsilya'lı genç bir denizcidir. Pharaon adlı bir ticari geminin de kaptanı olma yolundadır. O başarılıdır ve her başarılı insanın çevresinde onu çekemeyen birkaç insan vardır. Gemide muhasebe işlerini yapan Danglars da bunlardan biridir. Edmond'u, sevdiği kız (Mercedes) ve babası beklemektedir kasabada. Amacı bu gelişinde Mercedes ile evlenmek ve mutlu olmaktır Edmond'un. Fakat işler yolunda gitmeyecektir tabi ki! Mercedes de Edmond'a aşıktır ancak Mercedes'in kuzeni Fernand bunu bile bile onu kendisiyle evlenmeye ikna etmeye çalışır. (Kara kedi Fernand!) Bakar ki evliliğe doğru hızla gidiyor bu ilişki, entrika çevirmekten başka çaresi olmadığını anlar Fernand. Danglars ve Kadrus (Edmond'un komşusu) ile birleşerek büyük hem de çok büyük bir komplo kurarlar Edmond'a...

İşte böyle başlar Monte Kristo Kontu'nun öyküsü. Tabi ki bu kadarla kalmaz hiçbir şey. Suçsuz bir adamın başarısını ve aşkını kıskananları büyük bir intikam beklemektedir. Yolunda giden (!) hayatları, önlerine çıkan geçmişleri sayesinde altüst olacak mıdır? Edmond intikamını nasıl alacaktır? Elinden giden on dört yılın hesabını sorarken başından neler geçecektir? Okuyup görün bundan sonrasını dostlarım... :)

Fragman tadındaki özetim sonrası okuma isteğinizin arttığını görür gibiyim! :D Ana karakterleri yazsam da bana göre kitabın kilit karakterlerinden bahsetmedim yazarken. Sürprizler kaçsın, tatlar bozulsun istemem. Bir yandan bitmesini istemeyecek bir yandan da hızla sayfaları çevirip olacakları öğrenmek isteyeceksiniz. Gözünüzde büyütmeyin sayfaların çokluğunu ve alıp okuyun derim ben. Pişman olmayacaksınız... :)
Alexandre Dumas 'tan aşk, nefret, ihanet, kin, intikam, merhamet, dürüstlük, sahtekarlık, vefa ve ahde vefa temalarının muhteşem bir şekilde işlendiği harika bir eser.

Kitapta, büyük bir komployla hapse atılıp hayatı karartılan Edmond Dantes isimli kişinin, düştüğü bu durumdan kurtulup, kendisine bu oyunu oynayanlardan intikamını alması anlatılıyor. Nasıl ki kendisine kurulan komplo ince ince işlenerek kurgulanmışsa, bu durumdan kurtulması ve intikamını alması da sanki ilmik ilmik işlenmiş gibi en hassas noktasına kadar düşünülüp kurgulanarak okuyucuya sunuluyor.

Dünya üzerinde nerdeyse iki yüz yıla yakın bir süredir okunan, bu derece önemli bir dünya klasiği hakkında çok fazla şey yazmaya gerek olduğunu sanmıyorum. Kısaca mutlaka okunması gereken kitaplardan biridir diyerek incelememi bitiriyorum.
Çok etkileyici bir kitaptı. Daha sonra filmini de izledim ama kitaptakine göre çok daha zayıf kalmış. Filmi izlerken başından sonuna kadar hep kitaptaki gibi yakalar beni bir yerde diye bekledim ama pek olmadı. Hikaye sonderece güzel. İsmine bakınca daha basit çağrışımlar yapmıştı bende. Fakat klasiklere girmeyi neden hakettiğini okurken hemen anlıyorsunuz. Son derece keyifli, sürükleyici ve hoş bir anlatım. Çok beğenmiştim. Gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum.
Bir ihanetin ve bir intikamın kaneviçe gibi ince ince örülmüş, olaylarla dolu sayfaların su gibi akıp gittiği bir dünya klasiği. Okuması kolay ama zevkli bir kitap. Hani bazı güzel şeylere "roman tadında" derler ya işte o tadı alacağınız türden.
Okudukça kendini okutturan ve bir o kadar da az okuyayım da kitap hemen bitmesin dedirten bir kitap. Alın okuyun, insanların aşkları için neler yaptıklarını gördükçe yaptığımızın aslında hiç olduğunu anlıyoruz
Monte Cristo Kontu; her dönemde, her türlü okuyucunun ilgisini çekebilecek bir kitap. Zaten kıyısından köşesinden bu kitaba ya da kötü taklitlerine bulaşmayan yoktur diye tahmin ediyorum. Alexandre Dumas bana hep, dönemindeki halkın istediği türde, çok satan macera romanları yazan, belki günümüzün Dan Brown'ı gibi, birisi olarak gelmiştir. Ama; Da Vinci Şifresi'nin 200 yıl sonra hala aynı etkiyi yapmasının fazla olası olmadığı göz önüne alındığında, Alexandre Dumas'ın da hakkını vermek gerekir bence.
Şimdiye kadar okuduğum en kısa soluklu ve enguzel kitap dersem belkide yanilmam.Askin,acimasizligin,intikamin dibine vurduğu bir hayat hikayesi.Bir polisiye romanı gibi fazlaca surprize açık ve karakterlerin birbiriyle olan çok farklı kesişmeleri beni fazlasıyla sasirtip hayran bıraktı.


Mösyö morrelin Firavun adlı gemisinin 2.kaptani olan dantes yolculuk sırasında hastalanip ölum doseginde olan 1.kaptanin vasiyetini yerine getirerek elbe adasında sürgün cezası çeken Napolyon a bir paket vermesi için Mareşal le gorusmesini Ister.

Dantes bu görüşmeden sonra Mareşal dan bir mektup alarak krallığın bulunduğu marsilyadaki napolyonun önemli bir destekcisine verecektir.

Gemi yolculuğunu tamamladıktan sonra sevdiği kadın Mercedes ve babasını görmek üzere gemi sahibinden uzun süreli bir izin ister.
Bu süreçte mercedesle evlenme planları kuran dantes geminin 1.kaptanligina yukselmesinin ihtimali yükselir ve düşmanları cogalmaktadir.
Kötü bir komplonun içinde savcı tarafından soylu suclularin bulunduğu bir adaki Şatoda ölünceye dek mahkum edilir.Orada kendini defalarca öldürme planları yapsa da yaşamı için pes etmez birgün tekrar oradan çıkma umudu ve kendisini komploya dusurenlerden intikam alma umuduyla hergün Tanrıya yalvarir ve yemin eder.
Macera türü bir roman. Teması intikam.Karakterler çok başarılı yansıtılmış. Anlatımı yalın. Kalın bir kitap olduğundan 2-3 ciltlik olabilirdi diye düşünüyorum. Yazıldığı dönemden izler taşıyor ve Fransa’da yaşanan olaylar anlatılıyor . Roman yanılmıyorsam 1800 yıllarında yazılmış bir kitaptı ben 2012 yılında okumuştum , ama bugün bile keyifle okuyabileceğim bir roman . Çevirisi gayet güzeldi okurken hiç sıkılmadım . Soyluluk ünvanlarıyla biraz boğuşmuştum o kadar .
Yani şiddetle tavsiye edebileciğim bir kitap.
Bazı kitaplar vardır iz bırakan. Aradan yıllar geçse de siz o kitabı hep hayranlıkla anlatırsınız. İşte bu kitap da benim çocukluğumun kitabı. Ve en çok sevdiğim kitaplar arasında.
Hâlâ okumadıysanız eğer başlamak için geç değil. :) Her kitap farklı bir dünyadır.
Bir çok defa okuduğum ve 2 günde bitirdiğim , bana roman kültürünü aşılayan ve sevdiren bir kitaptır . Fazla bir şey anlatmaya gerek yok . Zaten olumsuz bir eleştiri göremezsiniz bu kitap hakkında
İnsanoğlunun olmuş, olabilecek ve olan hâllerini en iyi anlatan kitaplardan biri bence. Daha önce kurgusal romanlarda gördüğüm en iyi tasavvurlar Dostoyevski'nin eserlerinde vardı. Orada insanların aydınlık-karanlık, iyi-kötü, güzel-çirkin vb. tüm unsurları tam bir şeffaflık ile gözler önüne seriliyordu. Bu kitapta ise insanın hatta tüm insanların varabileceği en yüksek nokta ile düşebileceği en düşük nokta arasındaki bağlantıların işlendiğine tanık oldum. Yani, yaptıklarımız ve yapmadıklarımız ile olanlar ve olmayanlar biraraya gelerek bir insanı hem kendi içinde hem de hayattaki konumda yüceliğe erdirebilir ya da dibe vurdurabilir. Kitaptan anladığım çok fazla olgu var. Ama bir tanesi diğerlerini bir böcek gibi eziyor. O da; her birimizin kendi içinde sahip olduğu bir yap-boz var. Bu yap-bozu, kendi arzularımız ve karakterimizle tamamlıyoruz. Aynı zamanda, bizden daha yüce olan bir yap-bozun ufacık bir parçasıyız. Herhangi bir yap-bozdaki ufak bir değişimin yarattığı etkiye tanık olmak ve anlamak ise gerçekten büyük bir lütuf!
Öğretmenimin tavsiyesiyle okuduğum ve hayran kaldığım kitaplardan biri, hiçbir bölümünde sıkılmadım. Bence kitabın bize vermek istediği mesaj hayat iyilerin kullanıldığı ama sonunda yine iyilerin kazandığı bir oyundur olabilir :)
Her meyvenin bir kurdu olduğu gibi, her insanın da yüreğinin derinliklerini kemiren bir tutku vardır
- Sana paha biçilmez bir teklifim var.
+ Özgürlüğüm mü?
- Hayır, özgürlüğün senden alınabilir. Ben sana bilgi vaadediyorum.
Bence insan bu kadar kolayca mutlu olmak için yaratılmadı! Mutluluk, büyülü adalarda kapılarını ejderhaların beklediği saraylar gibidir. Onu elde etmek için savaşmak gerekir.
İnsanoğlu geleceği bilemediğinden, istediği şeyin kendisi için hayırlı olup olmadığını kavramaktan âcizdir... Kaderi zorlayan başını taşa vurur... Denediğimiz yol kapalı ise, zorlamanın anlamı yok.
Oturur başka bir yol deneriz...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Monte Cristo (Gençlik Klasikleri)
Baskı tarihi:
Mayıs 2003
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799753628197
Orijinal adı:
Le Comte de Monte-Cristo
Çeviri:
Melek Çe
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Aleksandre Dumas’ın ünlü klasiği. Romanın konusu Marsilya’da yaşanan aşk, ihtiras, kıskançlık, siyasi entrikalarla dolu bir mücadeledirRomanın kahramanı genç denizci Edmond Dantes bir tuzak sonucu haksız yere tutuklanarak Monte Kristo adasında hapsedilir. Genç adam burada Rahip Farya ile tanışır ve bütün hayatı değişir.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 3 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları