Çevirmen:
Mustafa Bahar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·446 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2021 17:50
Paris'in kenar mahallerinde para karşılığında vücudunu satan Nana'nın hayatı bir tiyatroda sahneye çıkması ile değişir. Artık kalbur üstü tabir edilen aristokrat kesimin dikkatini çeken bir kadındır Nana. Özellikle erkeklerin. Saygın ünvanlara sahip, zengin erkeklerin onunla birlikte olmak istemelerini kullanarak para, lüks içinde yaşamaya başlayan Nana'nın ünü gittikçe artar. Onunla birlikte olmak, onunla yaşamak isteyen cebi dolu olan beyler, Nana'nın sadece kendisine ait olması için tüm servetlerini onun ayaklarının altına sermeye hazırdır ve öylede olur. Tam olarak yazarın söylemi ile Nana kendisine kul, köle olan aristokların iliğini, kemiğini sömürür ve paraları bittiğinde onlara tekmeyi basar. İşte bu çılgın kadının Paris 'te geçen hayatının anlatıldığı bir kitap Nana. Tabi bu arada toplumda ki yozlaşmayı, ustaca kaleme almış Zola. Zaten kendi aralarında da yaşadıkları ilişkilerdeki, görünenin ardında ki ahlaksızlığı, para için, saçma sapan zevkleri için, hiç kimseyi umursamadan yaşayan bir kadının yerle bir edişi çok güzel anlatılmış romanda. Şuraya kitapta en beğendiğim alıntıyı bırakıyorum  : "Kenar mahallerinin çöp yığınlarından uçan bir sinek, çürümüş topluma dejenere tohumunu aşılmış ve erkekleri, sadece üzerlerine konmakla zehirleyivermişti. Artık adalet de, hak da yerini bulmuştu. Böylece de Nana, içinden yetiştiği yoksulların, terkedilmişlerin intikamını almış bulunuyordu. Dişiliğini, yere serilen kurbanlarının arasında, bir savaş meydanını aydınlatan sabah güneşi gibi yükseliyordu. " Kadının da herkes tarafından Birey olarak kabul edilip, hak ve özgürlüğüne saygı duyulduğu bir Dünya diliyorum Sağlıcakla ve kitapla kalın.
Edebiyat
NanaEmile Zola · İskele Yayıncılık · 20185,5bin okunma
4/10
·446 syf.··
2020 33. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2020 23:52
Umarım linç yemem ama kitabı beğenemedim. Bırakmak da istemedim kitabı yarıda bırakmak gibi bir huyum hiç yok ama sıkıla sıkıla okudum. Kitapta kimin eli kimin cebinde belli değil. Kim dost, kim düşman, kim kiminle düşüp kalkmış, kim fahişe belli değil. Bence vasat bir kitap. Nerede Germinal kitabının güzelliği nerede bu kitap.
Edebiyat
NanaEmile Zola · İskele Yayıncılık · 20185,5bin okunma
Puan vermedi·446 syf.··
2023 11. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2023 21:36
Hayatımda böyle iğrenç bir karakter görmedim. Sırf spoiler vereceğim. Okumadiysan bil. Emile Zola nın edebiyatı ve anlatımı muhteşem. Kitabın su gibi akması lazımdı ama konu ve Nana nın iğrenç karakteri buna izin vermedi maalesef. Kont Mufa nın Nana'nın uğruna aşırı dindarken bunca rezillik yaşaması iğrenç. Tuhaf bir karakter. Nana için böyle köpek olmak da ne bileyim. Aşkından desem değil. Kadına ihtiyacı var. Bu arada kitapta kaldığım yeri bulmaya çalışırken kendi kendime spoiler verdim. Nana Bordonavin kızı imiş. Bana sert bir gelişme gibi gelse de yazar pek umursamamış. Konuya tekrar değinmemiş. Nana' nın fahişe olması yüzünden kitap çok kalabalık. Bir türlü odaklanamadım. Genel olarak kitabı sevmedim.
NanaEmile Zola · İskele Yayıncılık · 20185,5bin okunma
7/10
·488 syf.··
2023 164. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2023 10:15
Labordette,Bordenave,Estelle,Rose, ,Laure Piedefer ,Prulliere ,Steiner, Satin vb... isimlere çok takılmayın arkadaşlar 50. sayfadan sonra akmaya başlıyor zaten , akışına bırakın karekterler bir süre sonra oturuyor zaten. Yarımcı olsun diye karekter notlarımı yorumlara bırakıyorum.
NanaEmile Zola · İskele Yayıncılık · 20185,5bin okunma
6/10
·446 syf.··
2024 29. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2024 20:39
Kitabı bugün bitiririm ama şimdiden yazayım dedim. Kitabın ilk 40-50 sayfası işkence gibiydi bırakacaktım az daha ama devam ettim. Çünkü çok karakter var ve bazen diyaloglarda kimin konuştuğu anlaşılmıyor. Kitabın içeriğinde ise her türlü yozlaşmışlık, ahlaksızlık ve yasak ilişkiler vardı. Ama dili, çevirisi gerçekten çok kötüydü. Ve çok şükür bugün bitiricem kitabı. Ayrıca kitapta ahlaksızlık yapmayan ya da kötü niyetli düşünmeyen karakter yok gibi, herkesin içi pisti kitapta.
1000Kitap
NanaEmile Zola · İskele Yayıncılık · 20185,5bin okunma
Puan vermedi·446 syf.··
2020 52. kitabı
Yazar nitelikli bir dil kullanmış ve farklı bir konu seçmiş. Roman yazım ve teknik olarak romanların arasındaki yerini almış. Aynı zamanda akıcı ve sürükleyici. Fransız toplumunun bize nazaran ahlaki yozlaşmışlığının kanıtı gibidir. Naturaliszm bu romanda yüksek perdede işlenmiştir. Roman için fuhşun roman desek abartmış olmayacağımızı düşünüyorum. Herkesin okuması lazım değil.Yalnızca edebiyatla ilgilenenler okusun yeterli olacaktır kanısındayım.
NanaEmile Zola · İskele Yayıncılık · 20185,5bin okunma
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2024 97. kitabı
Emile Zola / Nana On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında ülkenin değişikliklere uğramasına sebep olan konulara değindiği yirmi kitaptan oluşan Rougon-Macquartlar serisinin dokuzuncu kitabı #Nana . Kitapları bağımsız okunabilecek konular içerse de ailenin fertleri üzerinden ilerlediği için bence sıralı okumak o dönemi ve karakterleri anlamak adına daha iyi olacaktır. Mesela serinin yedinci kitabı olan Meyhane’de Nana’nın doğumuna ve çocukluğuna eşlik etmek şu anda geldiği durumu anlamanıza katkı sağlayacaktır. İlk dört bölümde ülkenin sosyolojik durumuna ayna tutuyor. Karakterlerin çokluğu yüzünden okuma hızınızı düşüren yorucu bir başlangıç yapıyorsunuz. Devamında ise karakterlerin psikolojik gelgitleri ve ülkenin ahlaki yönden çöküşü okumayı daha akıcı hale getiriyor. Mekan tasvirleri o kadar detaylı anlatılmış ki gözünüzde canlanmaması imkansız duruma gelmiş. Kimin kiminle olduğu sürekli değişen ve dejenere olmuş ilişkilerin yansıtıldığı bir eser. Kadınların basitliği ve hırsları, erkeklerin midesizliği ve onursuzluğu okurken biraz yorsa da bu tarz ilişkilerin dünyanın her yerinde farklı zamanlarda farklı şekillerde yaşandığını bildiğiniz için daha çok nedenleri ile ilgilenmeye başlıyorsunuz. Görmek istediği saygıya erişmek için kendini Paris’in idolü haline getiren narsist bir karakter Nana. Saygıyı normal bir yaşamla elde edemeyeceği için kadınlığını ve güzelliğini kullanarak tüm erkekleri hatta kadınları da pervanesi yapan en alt kademeden en üst kademeye kadar çıkış sağlayan ama doyumsuzluğu yüzünden mutlu kalamayan biri. Geçmişteki ezilmişliklerinden doğan hırsıyla her erkeğin şu ya da bu sebeple yok olmasına sebep olarak hayatına devam etmesi ve bundan dolayı da hiçbir pişmanlık hissetmemesi okurken sinirlerinizi zorluyor. Bir tek Nana’nın değil diğer
NanaEmile Zola · İş Bankası Kültür Yayınları · 20215,5bin okunma
10/10
·533 syf.·
2017 20. kitabı
İnsanoğlu düzenli bir yaşam sürerse saygı görmekte. Peki, düzensiz bir yaşam sürerse, iffetli dahi olsa da saygıyı hak etmez mi? Erdem dediğimiz olgu, insanın yaşam tarzıyla sınırlı olabilir mi? Değer yargısı ve düzgün bir hayat sürme inancı, kişiden kişiye farklılık gösteren bir yaşam biçimidir. İnsanoğlunun tek gayesi, melekler kadar saf ve temiz olarak gözünü açtığı bu fani dünyadan, Allah'ın rızasını kazanmış olarak ve yine tertemiz olarak veda etmek değil midir? İnsan bazen hatalı seçimleri yüzünden, istemese de yanlış yollara sapabiliyor. Ne kadar vahim bir durum. Hatalı seçimlerimizin kurbanı olmak ve onları bir ilmek gibi, ölesiye dek boynumuzda taşımak. Biliyor musunuz, aslında hiç birimiz günahsız değiliz! Ama insan olarak, önem verdiğimiz bazı değerlerimiz vardır ki, onlardan biri de " Namus " kavramıdır. Evet, namus öyle iffetli ve öyle erdemli bir terimdir ki, kolay kolay ayaklar altında çiğnenmesine seyirci kalamayacağımız bir hasletimizdir. Özellikle biz kadınlar için, namus kavramı daha bir önem arz eder. Çünkü, fıtratımızdan gelen bir özelliğe sahibizdir ki, o da " Anne " olabilme kimliğine sahipliğimizdendir. Ne yazık ki biz kadınlar, iffetli olanları tenzih ederim ki, karşı cinsin üzerinde etkili olan, dişiliğimizi kullanarak kendimizle birlikte, karşı cinsi de günaha sürükleyebiliyoruz. En kolayıdır bir kadın için, bedenini satarak, para uğruna kendini güvenceye almak istemesi. Peki ya sonrası? Anlık geçici zevklerden sonra, insan ruhunun üzerinde bıraktığı, tamiri olunamaz hasarların yol açtığı yıkım. Bunları idrak edemez mi, insan? Ama kadına en büyük kötülüğü, yine bir kadın yapar, değerli okurlar. Sakın şaşırmayın! Ben de bir kadın ve bir anne olarak dile getiriyorum bu varsayımımı. Çünkü, biraz ağır olacak ama öyle arsız ve bencil
Din
NanaEmile Zola · İş Bankası Kültür Yayınları · 20215,5bin okunma
7/10
·480 syf.··
2023 19. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2023 21:28
Naturalizm akımının öncüsü olan fransız yazar Emile Zola” nın Nana adlı eseri yirmi kitaplık yayınlanan “Raugon Macquartlar” serisinin dokuzuncu kitabıdır. Daha önce yayınlanan yedinci kitabı olan Meyhane adlı eserinin devamı niteliğindedir. Yazar 18. Yüzyıl sonundaki ikinci imparatorluk dönemine tekabül eden ve o dönem aristokrasisi ve brujuvazisinin yozlaşmışlığını nana adlı bir hayat kadınının eliyle aktarmaktadır. Yürüyen felaket olarak adlandırılan nana, tabiri caizse dokunduğunu ve hayatına girdiği herkesi yok edip felaketine sebep olmaktadır. Ama yinede kendini dindar ve iyi yürekli bir kız olarak tabir etmektedir nedense. O dönem saygın aristokratların ve soylu kadınlarının ikiyüzlülüğünü taktıkları maskeler altında görünmeyen çürümüşlüklerini ve yozlaşmalarını sade ve olağanüstü tasvirleriyle aktarmayı iyi başarmıştır. Yazıldığı dönemde tutucu kesim tarafından çok fazla eleştirilmiş ve tepki almıştır. Edebi dilini ve kalitesini beğendiğim yazarın bu kitabını çokta severek okudum diyemem. Yer yer sıkıldım ve nana karakterine de çok kızdım. Ahh nana ahhh…. Sen nasıl doyumsuz ve tehlikeli bir kadınsın. Ama bu iyi bir eser olmadığı anlamına gelmez. Yine de okunmayı hak ediyo
NanaEmile Zola · İş Bankası Kültür Yayınları · 20215,5bin okunma
8/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2019 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2019 20:38
Emile Zola'nın yazdığı Rougon-Macquart serisinin 9 no'lu kitabı. Aynı zamanda Zola'nın hem ülkemizde hem de dünyada en tanınmış romanı. Yazar bu kitabında bizi Antoine Macquart'ın kızı Gervais'ten olma torunu, Nana'nın Paris'teki yaşantısına götürüyor. Nana'nın çok sıkıntılar içinde geçen çocukluğu, ergenliğe geçişi ve ilk genç kızlık yılları, serinin 7 no'lu kitabı olan ''Meyhane''de anlatıldığından dolayı burada yetişkinlik dönemi bizlere aktarılıyor. Nana'nın Paris'teki en dip ile en üst kademe arasında inişli çıkışlı olarak değişen ilginç ve bir o kadar da dramatik hayat hikayesi bize anlatılıyor. Bu inişler ve çıkışlar arasında tek değişmeyen şey ise Nana'nın her zaman vücudunu kullanmasıdır. Öyle ki en çok izlenen tiyatro oyuncusuyken bile halk, onun oyunculuğu ile değil de, sadece çıplak vücudu ile ilgilenmektedir. Zaten bozulmuş ve iyiden iyiye ahlak çöküntüsü içerisine girmiş olan dönemin Paris'indeki yaşantıda Nana'da hayata ayak uydurur ve vücudunu kullanma işini başarıyla yapar. Adeta bir erkek öğütme makinesine dönüşür ve deyim yerindeyse bir nemfomanyak haline gelir. Yazar burada her ne kadar Paris'in çöküntü içerisindeki ahlakını eleştirir gibi görünse de özellikle kadın erkek ilişkisi konularında da çok doğru mesajlar vermektedir. Örnek vermek gerekirse karşılıklı olmayan sevgilerde, gerçek sevenin her zaman kaybedeceği ve bu kaybın sadece sevgiliyle sınırlı kalmayacağı , maddi kayıplar, çekilen fiziksel ve ruhsal eziyetlerin yanında en önemli kaybın ise kişilik yitirilmesi olduğunun vurgulanması mesajı gibi. Örnekler sayfalar dolusu çoğaltılabilir ama spoilere gireceğinden dolayı burada yazmanın doğru olmayacağı kanaatindeyim. Zaten bunlardan birkaçını da alıntılar yoluyla paylaşmıştım. Kitabın baş tarafı özellikle de ilk üçte birlik
NanaEmile Zola · İş Bankası Kültür Yayınları · 20215,5bin okunma

Yazar Hakkında

Emile ZolaYazar · 56 kitap
Émile François Zola (2 Nisan 1840 – 29 Eylül 1902), Fransada natüralizm akımının öncüsü olan ünlü bir yazardır. Zolanın edebiyat dışındaki şöhreti ise, Dreyfus Davasında takındığı aydın tavrından kaynaklanmaktadır. 1897 yılında Fransız ordusunda Yahudi olması nedeniyle askeri yargının duyarsızlığına kurban giden yüzbaşı Dreyfus’u hükümetin bütün baskılarına rağmen savunan ve Fransa devlet başkanına hitaben “İtham Ediyorum” makalesini yayınlayan Zola, baskılardan dolayı Fransayı terkedip bir süre Londrada yaşamak zorunda kaldı. Çabaları sonucunda Dreyfus Davasının yeniden görülüp adaletin yerini bulması sonucu yurduna döndü. Émile Zola, 1902 sonbaharında,kaldığı otelin yatak odasında duman zehirlenmesinden öldü. “Nana”, “Germinal” ve “Meyhane” en tanınmış romanlarıdır.Tüm romanlarında,doğal ve gerçekçi bir tarzla,hayatın zorluklarından bahsedilir.Örneğin Nana adlı romanda yokluktan dolayı batağa sürüklenen bir genç kızın dramı,büyük bir gerçekçilik ve dramla anlatılır.