Adı:
Ölü Canlar
Baskı tarihi:
Ekim 2004
Sayfa sayısı:
488
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758994144
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Eflatun Yayıncılık
N... kentinin il merkezi otellerinden birinin avlu kapısı, oldukça güzel, küçücük yaylı bir arabaya, bekarların, komutanların ve emekliye ayrılmış yüzbaşıların, yüz canlı çift/çubuk sahiplerinin, kısacası orta halli bütün insanların kullandıkları arabalardan birine açıldı. Araba ne güzel, ne çirkin, ne şişman, ne zayıf, ne genç, ne de yaşlı bir bay tarafından olmadı; sadece, otelciğin karşısındakibir meyhanenin kapısı önünde duran, halktan iki adam, yolcudan çok araba üzerine biraz konuştular...
484 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Gogol, Gogol.. Dostum nasıl anlatmalı seni.. Yaptığın muzipliklerden mı bahsetmeli yoksa ince zekandan mı? Bu arada şundan da sitem etmeden geçemeyeceğim, sırf tasarladığın gibi olmadı diye yakmak zorunda mıydın bu güzel eserin ikinci cildini?

Ben Gogol okurken her zaman kendimi çok sevdiğim bir arkadaşımla vakit geçiriyormuşum gibi hissederim. Hani neredeyse hepimizin çevresinde bir arkadaş tipi vardır; size ağzına geleni söyler ama kızamazsınız, aksine o bunları söylerken gülmekten karnınıza ağrılar girer. Tabi ne demek istediğini anlarsınız ama söyleyişi o kadar komiktir ki, kızamazsanız. İşte benim için Gogol o dur.

Gogol’un her eseri ince bir zekanın ürünüdür. Sizi doyasıya eğlendirir, eğlendirirken de bir o kadar eleştirir. Eleştirinin de en kayda değeri budur herhalde. Kimseyi üzmeden, kızdırmadan, kimseyle tartışmaya girmeden yapılan. Ayrıca Gogol’un eserlerinde bir diğer unsurda; Dostoyevski, Tolstoy gibi tanınmış diğer Rus yazarlarından daha gerçekçi daha toplumsal olmasıdır. Örneğin Dostoyevski genel de düşünce üzerine yazar, eserlerinde işlediği alt tabakadan kişilerse Petersburg’un sarhoşları, ayyaşları ve faişeleridir, yer mekan genelde Petersburg’dur. Gogol ise Petersburg dışına da çıkmıştır eserlerinde. Mujikleri, memurları, toprak sahiplerini, subayları kısacası neredeyse tüm rus insanın işlemiş, adeta yaşadığı dönemin fotoğrafını çekmiştir.

Esere geçecek olursak, eser İlahi Komedya’ dan esinlenerek üç cilt olarak tasarlanmıştır. İlk ciltte Rusya’nın kötü yanları yazılmış ve yayımlanmıştır. İkinci ciltteyse olması gerekenler, iyiler düşünülmesine rağmen yazar bir türlü istediği karakterleri oluşturamamış ve geçirdiği bir bunalım esnasında ikinci cildini yakmıştır. Elimizde kalan ise birinci cilt ile ikinci cildin bazı parçalarıdır. Yani bu kitap tamamlanmış değildir. Yaklaşık 350. Sayfadan sonra eksikler başlar, bazı bölümler yarıda kesilirken bazı bölümler hiç yoktur. Eserde baş karakter Rus çiftlik sahiplerinin çiftliklerini gezerek onlardan ölü canlar satın almaktadır. Yazar böylece Rus toprak sahiplerini, köylülerini ve yaşadığı dönemin feodal sistemini tüm açıklığıyla anlatmış ve eleştirilerini yapmıştır. Ayrıca bütün eserlerinde olduğu gibi dönem memurlarının yozlaşmışlığını işlemeyi de eksik etmemiştir.

Eseri, benim gibi Gogol okumaktan hoşlananlar ve dönem Rusya’sının feodal yapısını görmek isteyenlere tavsiye ediyorum. İlk defa okuyacaklar içinse Gogol’a bu eserinden başlamamalarını öneririm. Öncelikle birkaç hikayesini okuyup tarzını görmeleri faydalarına olacaktır.

Herkese keyifli okumalar dilerim.
448 syf.
·21 günde·Beğendi·9/10
Ölü canlar, hayatta; ama hayatın güzelliğini yaşayamayan ruhu ölü; fakat bedeni canlı yaşamlar değil, hayır. Bildiğiniz terk-i hayat eylemiş, Allah'ın rahmetine kavuşmış gariban köylüler. Eeee, o zaman her şey bitmiş, bu neyin romanı ki? Her şey bu ölü canlar için bitmiş; ama kayıtlarda öldükleri geçmiyor ve dolayısıyla devlet bunların ölü olduğunu bilmiyor. İşte her şey böyle başlıyor. Uyanık kahramanımız Çiçikov bu zaafı fırsat bilerek ölü canlar ticaretine adım atıyor.

Farklı konusuyla dikkat çeken roman, Gogol'un usta kalemiyle buluşmuş ve böyle şahaser bir eser, yarım da olsa bizlere kalmış. Seneler hatta asırlar öncesinde yazılan, ağır eleştirilerden dolayı da devamı imha edilip yarım bırakılan bu kitapta neler mi bulabiliriz? Söyleyelim: Siyasetin çirkin gerçekliğini, insanların yani bizlerin ikiyüzlülüğünü, eğitim sisteminin yanlışlarını ve aslında bunu düzeltmenin ne kadar kolay olduğunu, her insanın hata yapabileceğini... Yazarın başarısında birkaç faktör var benim görebildiğim. Özgün bir konunun başarılı bir şekilde işlenmesinin yanında; yazarın, gördüğü gerçekleri ustaca dile getirmesi. Dürüst insanlar yalandan rahatsız olurlar, riyakarlar ise gerçeği susturmak ister. "Delikanlı güç bela amcasının torpili sayesinde bir bakanlığa kapılandı." Bırakın yıllar öncesini, şimdi bile ben bu cümleyi şuraya yazarken, korkuyorum bir sıkıntı yaşar mıyım diye. E Sayın Gogol sen nasıl bir cesaretle yazmışsın, inandığın gerçekleri haykırmışsın, tebrikler. Ve insan bir kere daha anlıyor ki asırlar geçse de bazı değişmeyen yanlışlar var. Ve bu yanlışlar bazı kesimin menfaatinde maalesef. O yüzden de bize doğruymuş gibi yansıtılıyor. Gerçekleri bu kadar cesurca yansıtan Gogol bile eserin tamamını yayınlayamıyor, bazı cümleleri değiştirmek zorunda kalıyor...

Usta yazarın okuduğum ilk eseri, sadece bu kitabı okuduğunuzda bile yazara usta demeniz için birçok nedeni rahatlıkla göreceksiniz. Kitapla ilgili tek tavsiyem kaliteli bir yayınevinden okumanız. Ölü Canlar gibi büyük bir kitabı basan yayınevi kötü bir basım yapmamalı diye düşünüyorum. Kitap siteden bir arkadaşımız Sherlock Holmes/Duvar/'nin hediyesi olduğu için yayıncıyı çok kötüleyemeyeceğim. Gerçi hediyeyi gönderen okur arkadaşımız şu an sitede; ama her an kaybolabilir de kendisi, sağı solu belli olmayabilir. Giderse belki daha çok olumsuz eleştiri yapabilirim. Ama yapmayabilirim de dönüp buna kızabilir. Çünkü kendisi bana kızdığı için tanıştık. Gördünüz, yazılı gibi başladı, sözlüye karar verdi, çok korkuyorum kendisinden. Şaka bir yana bu şaheseri okumama vesile olduğu için kendisine teşekkür ediyorum.
Sonuç olarak çok güzel bir hediyeyi kötü bir yayınevinden okudum. Her ayırma çizgisi yanlış yazılmış, kasıtlı mı yapılmış anlamadım.

Gogol zamanın yasaklarını, dost görünen hainleri, makam düşkünlerini yılar yıllar öncesinden mükemmel bir şekilde anlatmış. Geç veya erken, okunması gereken eserlerden...
  • Savaş ve Barış
    8.7/10 (1.141 Oy)1.372 beğeni4.818 okunma3.345 alıntı45.467 gösterim
  • Babalar ve Oğullar
    8.1/10 (2.127 Oy)2.063 beğeni8.098 okunma3.102 alıntı53.201 gösterim
  • Budala
    8.5/10 (1.161 Oy)1.375 beğeni4.489 okunma5.307 alıntı45.887 gösterim
  • Madame Bovary
    7.7/10 (1.321 Oy)1.205 beğeni6.444 okunma1.915 alıntı39.441 gösterim
  • Ana
    8.7/10 (1.902 Oy)2.081 beğeni7.450 okunma4.835 alıntı39.839 gösterim
  • Karamazov Kardeşler
    9.1/10 (1.778 Oy)2.100 beğeni5.598 okunma7.481 alıntı55.310 gösterim
  • Notre Dame'ın Kamburu
    8.8/10 (1.390 Oy)1.512 beğeni5.215 okunma2.380 alıntı98.830 gösterim
  • Vadideki Zambak
    7.9/10 (2.035 Oy)2.042 beğeni9.340 okunma5.797 alıntı58.232 gösterim
  • Anna Karenina
    8.8/10 (1.731 Oy)2.063 beğeni6.641 okunma4.492 alıntı53.164 gösterim
  • Yüzbaşının Kızı
    8.0/10 (1.274 Oy)1.182 beğeni5.160 okunma1.104 alıntı27.524 gösterim
484 syf.
·Beğendi·10/10
Beni epey zorlayan bir kitap.İlk sayfalarda kitabın içine girmekte zorlandım.sonra işler daha karmaşık bir hal aldı.Karakter ve olayların yoğunluğundan dolayı çok dikkat istiyor. Kitaptan çok kitabın yazılma sürecinden etkilendim diyebilirim.Gogol manik depresif psikoz hastasıymış.Birinci cildi yazdıktan sonra hastalığının krizlerini yaşamaya başlamış.Birinci ciltte hep olumsuz karakterler yazdığını düşünen yazar ikinci cilde olumlu karakterler üretmek istemiş ama olmamış.Bundan dolayı Ölü Canlar'ın ikinci cildi Gogol'u çok bunaltmış.Bu esnada hastalığı da devam ediyormuş.Hem ruhsal sıkıntılarına deva bulmak hem de Ölü Canlar'ın ikinci cildiyle ilgili kilitlenmişliğini aşmasına yardımcı olur umuduyla Hac'ca bile gitmiş yazar.Ancak bu durumda hayal kırıklığıyla sonuçlanmış.Üzerinde on yıldır çalıştığı ikinci cilde ait bütün el yazmalarını ateşe atmış.Ancak bir kısmı ateşten kurtarılabilmiş. Yanıp yok olan romanıyla birlikte yaşamın anlamı da yok olmuş Gogol için ve resmi belgelere göre kendini aç bırakarak öldürmüş.Bir nevi intihar.Benim okuduğum basımda birinci ve ikinci cilt aynı kitapta toplanmış.İkinci cildin bir kısmı yandığı için yanan ve tümüyle okunmaz hale gelen kimi sözcükler ve satırlar Rusça basım editörlerince tamamlanmış. Klasikler hep hüzün veriyor bana nedense ;) Okuyun derim...
484 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Ah Gogol..
Ah Ölü Canlar..
Ah Ahlarımın Ahı..

Bu kitabın bende yeri öyle ayrıdır ki hayatımın sonuna kadar unutmayacağım kadar değerlidir. Ölü Canım'ın bir göstergesidir bu kitap. Ruhumun ilacı, tek dayanağımdır. Hayatımın bir dönemine damgasını vurmuş kalanında da izini görebileceğim bir kitap.. Sizlerden belki bazılarınız, Merak ediyorsunuzdur, niye böyle yazdığımı. Bu kadar önemli ne olabilir ki diye soruyorsunuzdur belki.. Kusura bakmayın söyleyemeyeceğim.. Binbir tılsımla oluşturduğum bu sihrin, büyüsünü bozamam sizlere söyleyip. Ama bilin ki, dünyanın bir yerlerinde bir insan, belki bir insan daha bu eseri çok seviyor. Sizde sevin, en azından bir kere sevin, ve unutmayın sevgiyi. Yaşarken ölmeyi. Ölü can olmayı unutmayın.

Kitapla ilgili edebi bir inceleme yazmak için bir çok not almıştım, yorumlar yapıp hatta makaleler bile okumuştum, boşverdim sonra. Edebi olmayıversin dedim, varsın inceleme olmasın ne çıkar.. Duygularımı yazayım bir kerede.

Yine de kitapla ilgili önemli olduğunu düşündüğüm bir kaç cümle etmek isterim. Kitap Gogol'un açık bir şekilde en iyi kitabı olmakla beraber, Müfettiş oyunundan büyük diğer kitaplarından da küçük ama belirgin izler taşıyor. Kronolojik bir okuma yapmanın faydası olarak okurken oldukça fazla zevk aldığımı söyleyebilirim. Yine, döneminin belkide yazılmış en iyi 3 kitabından biri arasına girerdi, ta ki ikinci cildi yakılmamış ve güzel bir sonla tamamlanmış olsa idi.

Bir iki cümle de ne anlattığıyla ilgili konuşayım. Kitapta ne yaparsa yapsın hayata nasıl tutunmaya çalışırsa çalışsın, tüm zeki ve çevikliğine rağmen "kaybeden" bir adamın yaşama tutunma, hayallerini gerçekleştirme yolundaki yaşadıklarına, düşüncelerine, hissettiklerine tanık oluyoruz.

Ayrıca, bir çok yerde doyurucu öğütlerle bizlere de sesleniyor karakterleriyle Gogol. Herşeye rağmen yazdıkları için teşekkür ediyor;

Sizlere de iyi okumalar diliyorum.
484 syf.
·Puan vermedi
Sevgili Pavel İvanoviç Çiçikov, romanın baş kahramanı, iki yüzlü içten pazarlıklı küçük çaplı bir sahtekar. Roman Çiçikov'un çalışma hayatı boyunca yaptığı yolsuzluklar sahtekarlıklar yüzünden başına gelmeyen kalmadığı halde bundan ders çıkarmayıp ,köy köy gezerek toprak sahiplerinden köylülerinin ölmüş fakat henüz bunların öldüğü bildirilmemiş olanlarını yani ölü canları satın almak uğruna yaşadığı maceraları anlatıyor . Gogol yine samimi ve akıcı diliyle karşımızda. Geniş hayal gücü her zaman olduğu gibi etkileyici. Keşke bu harika romanın ikinci bölümünü yok etmeseymiş. İkinci bölüm tekrar derlendiği için bir miktar kopuk olmuş. Ama her şeye rağmen kesinlikle okunulması gereken bir yapıt.
484 syf.
·5 günde·6/10
Bir Delinin Anı Defteri'nden sonra heyecanla okumayı beklediğim ikinci Gogol kitabım Ölü Canlar'ı maalesef beğenemedim. Gogol'un anlatımı yalın, samimi, yer yer okurla muhabbet eder gibi o sıcaklığı hissettim. Ancak uzun mekan betimlemeleri, yan karakterleri bir hayli detaylı anlatması beni fazlaca sıktı ne yazık ki. Bazen ana karakter nerede, ona ne oldu diye düşünüp durduğum, hikayenin koptuğu zamanlar oldu bende, detaylar arasında kaldığımı hissettim, sıkıldım.

Ölü Canlar'da karakterimiz Çiçikov çiftlik çiftlik gezerek sahiplerinden ölü canlar satın almaktadır. Başlarda bu durum çok fazla ilgimi çekti, bende merak uyandırdı, açıklığa kavuşacak diye heyecanla bekledim. Çiçikov'un hayatının anlatıldığı bölümde öğreneceğimi düşünüyordum ancak okuduklarım beni tatmin etmedi. Hiçbir işte başarı sağlayamayan Çiçikov bir de bu işi deniyordu yalnızca. Bu konu üzerinden Gogol dönemin Rusya'sının toplum düzenini yansıtmış. Gezilen her çiftlikteki karakterlerle köylüye, toprak sahiplerine, memurlara, eleştirilerde bulunmuş.

Beni kitapta en çok etkileyen yer Gogol'un hayatından bahsedildiği "İkinci Ciltten Önce" bölümü oldu. Gogol'u tanıdım ve öğrendiklerim beni şaşırttı. Manik depresif psikozu olan Gogol yaşadığı bir kriz sonucu üzerinde on yıl çalıştığı Ölü Canlar'ın ikinci cildini ateşe atıyor. Böylece yaşamının anlamı da yok olup gidiyor ve bu durum özkıyım ile sonuçlanıyor. Bu hikaye beni çok fazla etkiledi. Bazen bazı kitaplara hazır olamıyoruz; Ölü Canlar'da bu durum geçerliydi benim için. İlerleyen yıllarda tekrar okusam belki farklı tatlar alırım farklı şeyler hissederim diye düşünüyorum. Ölü Canlar ilgimi çekemese de Gogol bunu sağlamayı başardı. Kendisi hakkında araştırma yapıp başka kitaplarını da okumayı düşünüyorum. Keyifli okumalar.
335 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
Ölü Canlar'ı Puşkin'in tavsiyesi üzerine yazdığını öğrendiğim yazara iyi ki yazmışsın demek istiyorum.
Araştırdığım bilgilere göre çok sevdiği Puşkin'in ölümüyle sıkıntılı dönemlere girmiş, Ölü Canlar'ın yazdığı diğer ciltlerini yakmıştır. Bir rivayete göre de dönem için dile getirdikleri, üzerinde büyük bir baskı yaratmış ve eserlerini yayınlamadan yok etmek durumunda kalmıştır.

Elimde ki baskının eski olması sebebiyle biraz zor okudum ve bu durum sıkıntı yaratsa da kitaba bayıldım.
Anlatım tarzı tamamen farklı, dönemini düşünürsek yazar fazlasıyla cesur. Özellikle okuyucuyla konuşurmuş hissi yarattığı bölümleri inanılmaz severek okudum. Bu yönüyle kendimi sohbet havası içinde buldum.
Kahraman hakkında yargılara varırken insana kendini de yargılattırıyor usta yazar.

Kitap...Rus toplum yapısını anlatırken; hilekarlığı, yalanları, düzenbazlıkları, devletin olumsuz yönlerini, yönetimin çürümüşlüğünü sert bir dille eleştirip gözler önüne seriyor.

Herşey mi olumsuz? Elbette değil, eser ile Rus toplumunun kültür yapısını, misafirperver oluşunu da görebilirsiniz.

Gelelim kahramanımıza, Pavel İvanoviç Çiçikof.
Bir çok devlet memurlukların da çalışan Çiçikof sonunda kendini ölü köleleri satın alırken bulur. Onun bu yola başvurması, gezdiği köyler, tanıştığı insanlar ve hikayeleri arasında kaybolacaksınız. Tarihi bir geziye, kültür araştırmasına evet diyorsanız bu ileri görüşlü naif yazarı okumanızı tavsiye ederim.
448 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10
Nikolay Vasilyeviç Gogol'un bu eseri XIX. Yüzyılın en iyi romanlarında biridir. Eserinde Rus bir taşra kasabasındaki yaşantıyı ince bir ironiyle yansıtırken yöneticilere de eleştiri ve sitemde bulunmaktadır. Kitap o dönemin Rusya 'sını en iyi, en sade, en akıcı ve mizah eşliğinde başarılı bir şekilde yansıtmıştır.

Kitabımızın kahramanı olan Çiçikov, zengin olma hayaliyle Rusyanın bütün bölgesini gezerek, ölü canları satın alır. Ve başında geçenler anlatılmaktadır. Buda Rusya' nın iç yüzünü, toplumsal yapısını, bozukluklarını gözler önüne seriyor.
484 syf.
Zengin olmak hayaliyle yaşayan Çiçikov amacı dogrultusunda Rusya'nın merkezden uzak bölgelerini gezer ve insanlardan ölü canları satın alır. Bu eserde Rusya'nın iç yüzü işlenmiş, toplumdaki bozukluklar, günlük hayat, çeşitli aksaklıklar ve kötülükler yer yer esprili bir dil ve hareketli sahnelerle işlenmiştir. Zor bitirdiğim kitaplardan biridir. Yine de tavsiye ederim....
304 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Öncelikli olarak kitabı bitirmenin gururu ve sevinciyle derin bi oh çekiyorum :D
Kitap bana göre iki kısımdan oluşuyordu. İlk kısmı ana karakterimiz olan Çiçikof'un bir köye gelip insanlardan ölmüş olan kolelerini satın almaya kalkmasini anlatıyor. Bunu yapmasinin nedeni ise ileriki sayfalarda anlatilacak.
Kitabın ismi de buradan gelmektedir ki çiçikof büyük bir ustalık ve iki yuzlulukle koydeki insanlarla samimi ve dost olmaya çalışıyor ve bunu da başarıyor. İlk kısmı bu ve bence biraz sıkıcı.
İkinci kısım ise foyasinin ortaya çıktığı kısım ki burada yasal olmayan bir iş yaptığı ve iki yüzlü oldugu ortaya çıkınca koyden kaçıyor ve baska bir yerde yasamaya çalışıyor. Bu kısmı 200. Sayfadan sonra basliyor ve gerçekten çok güzeldi.
Kitaba tam puan vermeme nedenim 2 tane
1. Si yazarın arada bi hikayeyi kesip bizlerle yani okuyucularla konuşması. Kitabin akiciligindan ve olay orgusunden beni bi anda kopardi.
2. Si ise yazarin yani Gogol'un durmadan Ruslari ovmesi. Tamam kardeşim iyi güzel sen de Rus olabilirsin de bu kadar da ovulmez ki :D
Son olarak ta kitap bitti ama Ölü Canlar 2 kitabi da varmış. Gogol'u etkileyip yazdıkların çok gunah hepsini yakmalisin diyip yaktirtan ve beni 2. Kitaptan mahrum bırakan ruhani liderin babaannesinin ellerinden öpüyorum(!)
Çocuklarını terbiye edecek baba önce kendisi görevlerini yerine getiren biri olmalı.
Nikolay Vasilyeviç Gogol
Sayfa 322 - İskele Yayınları
Hayatımız nedir? Çilelerle, dertlerle dolu bir vadi... Dünya nedir? Bir hissiz insanlar kalabalığı...
Nikolay Vasilyeviç Gogol
Sayfa 182 - Boyut Yayıncılık
"Hayat nedir? Acılar vadisi. Dünya nedir? Hissiz insan kalabalığı."
Nikolay Vasilyeviç Gogol
Sayfa 193 - İş Bankası Yayınları, çeviri - Mazlum BEYHAN
Yaşıyorsunuz, ama bunun yararı ne?
Ölüden ne farkınız var?
Nikolay Vasilyeviç Gogol
Sayfa 165 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 10.Basım
İnsanların uğrunda birbirlerini yedikleri her şey bir yana bırakılmadıkça,ruh zenginliğine kıymet verilmedikçe bu dünyada da zengin olunmaz.Beden ruhun yerini tutmaz.Doğru yolu bulmak için ölü canları değil,kendi canlı ruhunuzu düşünerek başka bir yolu:Tanrı yolunu seçin...
Nikolay Vasilyeviç Gogol
Sayfa 338 - İskele Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ölü Canlar
Baskı tarihi:
Ekim 2004
Sayfa sayısı:
488
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758994144
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Eflatun Yayıncılık
N... kentinin il merkezi otellerinden birinin avlu kapısı, oldukça güzel, küçücük yaylı bir arabaya, bekarların, komutanların ve emekliye ayrılmış yüzbaşıların, yüz canlı çift/çubuk sahiplerinin, kısacası orta halli bütün insanların kullandıkları arabalardan birine açıldı. Araba ne güzel, ne çirkin, ne şişman, ne zayıf, ne genç, ne de yaşlı bir bay tarafından olmadı; sadece, otelciğin karşısındakibir meyhanenin kapısı önünde duran, halktan iki adam, yolcudan çok araba üzerine biraz konuştular...

Kitabı okuyanlar 4.960 okur

  • Neşet ALTINOK
  • Rassvetinka
  • H.Ş
  • Cihat adıyaman
  • §ūM
  • Yasin
  • Serdar Tunçer
  • Tuğba DİNÇ
  • orhan lenger

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları