Çevirmen:
Funda Reşit
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2020 85. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2020 13:01
BİR KİBRİT IŞIĞI İÇİN KARANLIK DEHLİZLERDE KAYBOLMAYI GÖZE ALAN BİR ADAMIN KALEMİNDEN! "Her şeyim tastamam sadece biraz daha kendime ihtiyacım var,"demişti sevgili Kafka. Işte bu tüm yazdıkları kendi karanlığında kendi ışığını, KENDİSİNİ arayışının savaşından kalan yıkıntılar... Ve yarıda kalmış bir savaşı daha görmekteyiz. Ne çok savaşımız var bu hayatta silahsız kaldığımız! Kalkışı olmayan düşüşlerin, yalnızlıkların, yabancılıkların, riyakarlıkların ortasında boğuşurken kendi kimliğimize ters düştüğümüz savaşlar! Işte tüm bu savaşların en haklı ve en yaralı cengaveri sevgili Kafka! Kâbus içinde kabus gibi bir roman, çıkmazlar, dolambaçlar hep yerinde saymalar... tüm bu kaosu yaratabilen bir adam aynı anda bir yerlerde umut kırıntısı da biriktirmeyi nasıl becerebiliyor acaba? Olmak istediği değil olmasını istedikleri bir yaşamın koynunda debelenen; bürokrasiye, düzene, insanların korkaklıklarina, sessizliklerine baş kaldırmak isteyen bir adamın varlığı belli olmayan bir Şato'da varlığı belirsiz insanlara ulaşma yolundaki çırpınışları tasvir edilmekte! Okudukça sizler de çırpınacaksınız!
Edebiyat
ŞatoFranz Kafka · Varlık Yayınları · 201812,3bin okunma
7/10
·328 syf.··
2020 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2020 20:28
Şato, tamamlanmamış bir Kafka romanı. Son cümlenin orta yerinde bırakmış yazmayı, cümleyi bile tamamlamamış. Kafka, Şato'nun hakim olduğu bir köye kadastrocu olarak atanan, fakat bir türlü görevine başlayamayan K.'nın başından geçenleri anlatıyor. K. hikaye boyunca görevine başlamak, derdini anlatmak için Şato'dan bir bürokrata ulaşmaya çalışıyor. Fakat Şato bürokratlarının aşılamaz, ulaşılamaz, erişilemez yapıları, soğuk kış günlerinde çok çamur çiğnetiyor Bay K.'ya. Bu süreçte Bay K. köy ahalisi tarafından da sevilmeyen bir adam haline geliyor. Kafka'nın, kadastrocunun Şato'yla olan ilişkisi üzerinden bürokrasi eleştirisi yaptığı, köylülerle olan ilişkisi üzerinden yabancılaşma konusunu işlediği söylenebilir. Fakat bu net değil. Kafka her zaman olduğu gibi yine belirsiz. Ne anlatmak istediğini Tanrı bilir. Fakat şundan eminim ki, Bay K.'nın hikayede kadınlarla olan ilişkileri, kesinlikle Kafka'nın nişanlıları ve kaynanalarıyla ilgili. Bu kesin. Bence öyle. Sanırım. Olmayabilir de. İyi okumalar...
ŞatoFranz Kafka · Varlık Yayınları · 201812,3bin okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2023 19. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2023 00:05
Sevgili Kafkanın okuduğum son kitabı oldu.K. Kimsenin nasıl olduğunu tam olarak anlayamadığı bir atama ile görevlendiriliyor. Şatonun kurduğu sistemin belkide bir çok hatasından yalnızca biri bu atama. Bay kadastrocu atandığı köyde sistemin sıkıntılı olduğunun canlı bir örneği gibi dolanıyor. Dolayısıyla köylü pek hazzetmiyor kendisinden. Sorgulayan ve zorlayıcı sorular soran Bay K. Şatodan birilerine ulaşmaya çalışırken köyden bir çok kişiyle ilişki kuruyor. Ve karşılaştığı her kişi ya da olay adeta bir sembol. Olagelen durumları mantık zemininde düşününce kitap asıl amacından uzaklaşıyor. Kafka belliki bizi rahatsız etmek istemiş. Dar mekanlar karanlık ve havasız ortamlar. Soğuktan yenik düşen zihinler sizi o kadar rahatsız ediyor ki. Adeta uyuşmaya başlıyorsunuz. Ne acı ki kitap bitmemiş. Ve ne desem belki de gerçeğinden çok uzakta kalacak.
ŞatoFranz Kafka · Varlık Yayınları · 201812,3bin okunma
Puan vermedi·328 syf.·
2020 24. kitabı
Kafka kurgularımda insan zihninin labirentlerini gündelik dil içinde yeniden yaratır. Kafkanın şatosunda ilk sayfadan içeri girdiğiniz andan itibaren bir yandan sayfalarından peşinden koşar bir yandan da yazarın zihinsel kodlarının ardında yatanı keşfetmeye çalışısınız. Kafka dindar bir aileden gelir. Tevrat’ın tüm keskin çizgileri ürettiği hiyerarşi yarattığı gerçeküstü insan ve dünya yazarın tüm kitaplarında olduğu gibi şatoda da karşımıza çıkar. Bitmek tükenmek bilmeyen kalıplar yönetmelikler ve dizgesel kurallar ile insan doğası arasındaki gerilin çok sert bir şekilde cümleye dönüşür...
ŞatoFranz Kafka · Varlık Yayınları · 201812,3bin okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2021 25. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2021 02:36
ŞATO/ KAFKA Kafka , Şato'yu 1922 yilinda yazar. Yazma amacı bürokrasiyi, sistemi elestirmektir. Yil 2021 herhangi bir değişim var midir makam-burokrasi-halk uçlusunde sorgulanabilir?? Şato gibi gücü/makami temsil eden otoriteler arasinda köylülerin saygiyla karişik korku yüzünden gözü bağlanmıştır. Kadastrocu bu noktada ezberleri bozmaya gelir fakat ne derece basarili olur bilinmez. "Şato'dan lütuf değil, hakkimi istiyorum!" bence bu tümce kitabin özeti mahiyetindedir. Dava'dan sonra Sato'yu okunmanizi tavsiye ederim.
ŞatoFranz Kafka · Varlık Yayınları · 201812,3bin okunma
Kafkaesk
8/10
·360 syf.··
2024 80. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2024 20:36
l Kafka'dan okumuş olduğum bu eser, Yarım kalmış bir kitap. Kafka'ya 1917 yılında Tüberküloz tanısı konur, Eseri 1921-22 yılları arasında yazmaya başlar. 1924 yılında vefat eder. Yarım
İnceleme
ŞatoFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201712,3bin okunma
Kafkaesk...
9/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2023 98. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2023 13:39
Karamsarlığı, yalnızlığı, varoluş sancıları, umutsuzluğu, yaşadığı topluma yabancılaşması, yahudi oluşu ve şanssızlığı ile Franz Kafka… Üç kız kardeşini nazi kamplarında kaybeden, aşktan yana şansız
Edebiyat
ŞatoFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201712,3bin okunma
7/10
·360 syf.··
2025 192. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2025 11:18
Şato – Franz Kafka Şato, Kafka’nın insanın sistem karşısındaki çaresizliğini en yoğun hissettiren romanlarından biri. K.’nın şatoya ulaşma çabası, baştan sona bir belirsizlik ve engellenmişlik hâliyle ilerliyor. Ne kurallar net, ne muhataplar gerçek anlamda ulaşılabilir. Bu da okurda sürekli bir tedirginlik duygusu yaratıyor. Roman boyunca asıl mesele şatoya varmak değil; varamamak. K. ne kadar çabalarsa çabalasın, her adımda daha karmaşık bir bürokrasinin içine çekiliyor. Kafka, burada bireyin kendini kanıtlama ihtiyacını ve sistemin buna nasıl kayıtsız kaldığını çok güçlü bir şekilde gösteriyor. Ancak Şato kolay okunan bir kitap değil. Tekrar eden diyaloglar, uzayan konuşmalar ve bitmeyen bekleyiş hissi zaman zaman yorucu olabiliyor. Yine de bu zorluk, anlatılan duygunun bir parçası gibi. Okur da tıpkı K. gibi sabırsızlanıyor, sıkışıyor ve bir türlü ilerleyemediğini hissediyor. Şato, bana insanın sürekli bir yere ait olma ve kabul edilme arzusuyla yaşadığını düşündürdü. Ama bu arzu, çoğu zaman karşılık bulmuyor. Kafka’nın dünyasında umut var gibi görünüyor ama hiçbir zaman tam olarak somutlaşmıyor. Bitirdiğimde içimde kalan şey, cevapsız sorular ve bitmeyen bir eksiklik hissi oldu.
ŞatoFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201712,3bin okunma
5/10
·320 syf.··
2025 52. kitabı
#278832149 Kitabı okurken hissettiğim tam da buydu. Belki Kafka severler bana kızacak ancak kitabın ana teması ( gereksiz yoğun bürokrasinin, kutsallaştırılmış kurumların ve liyakatsizliğin devlet mekanizmasını neredeyse işlevsiz hale getirmesi durumu) dışında neredeyse hiç beğenmediğim bir eser oldu. Aşırı yoğun ve sıkıcı gündelik diyaloglar sıradan oldukları halde önemli gösterilmeye çalışılmış gibiydi ve tarif edilen mekanlar ile beraber absürt bir görüntü canlandırıyordu kafamda. Bu hali ve baş karakterinin K şeklinde adlandırılması ile bana Orhan Pamuk'un KAR romanını anımsattı sık sık. Ayrıca anlatılıp anlatılmalıdığı bile belli olmayan hikaye ortasında ama hiç bir yerde bitiyor olması da eseri benim için tatmin edicilikten çok uzağa koyuyor. En nihayetinde okuduğum en yorucu ve sıkıcı eser olabilir.
ŞatoFranz Kafka · Felsefe Kulübü Yayınları · 201612,3bin okunma
Kitap bitmedi, bitemedi...
Puan vermedi·272 syf.·
2026 57. kitabı
Çünkü Şato’ya ulaşmak ya da o sistemi çözmek imkansızdı. Çünkü yarım kalmasının sebebi sadece Kafka’nın hastalığı veya ömrünün yetmemesi değildi; bu felsefi olarak da bitirilmeye mahkûm bir kitaptı.
Alıntı
ŞatoFranz Kafka · Yapı Kredi Yayınları · 201912,3bin okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.