Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·352 syf.··
2023 87. kitabı
Hangi yıl okuduğumu hatırlamadığım, Kafka’nın bitmemiş bir kitabı Şato... . Zor bir okuma, boğucu atmosfer, kimlik ve karakterlerin gizli olduğu oyuncular ve çözülmeyen, içinden çıkılmayan bir bürokrasi... . Esrarengiz bir kont, ona ait bir şato... Belirsizlikler, ikilemler... okudukça ellerinizin içinde kördüğüme dönüşecek bir kitap. Kafka adeta okuyucuyu içeriye hapsedip kendi beynini açıyor... . . . “İnsanların kalıplaşmış fikirleri var, ne yaparsanız yapın onları bu fikirden bütünüyle vazgeçiremezsiniz.”
Edebiyat
ŞatoFranz Kafka · Yason Yayıncılık · 201612,3bin okunma
İçeriğini pek hatırlamıyorum ama hiç sevmediğim için yarım bırakmıştım. Belkşde arka arkaya Franz Kafka okumaktan sıkıldığım için yarım bırakmıışımdır. En başta gerçekten de ortada bir şato vardı ilgi çekici geldi ama sonra niyeyse sıkıldım bıraktım
Edebiyat
ŞatoFranz Kafka · Yason Yayıncılık · 201612,3bin okunma
7/10
·352 syf.··
2020 21. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2020 06:43
Ulaşılmazın peşinde umutla bakan bir kitap. Diyaloglar ve hiyerarşinin yıkılmaz kalesi. Kitap sizi çok yoruyor konuşmaların derinlemesine anlamak lazım. Zor bitirdim. Yarıda bırakmak istedim. Ama şatoya ulaşmanın hırsı ve merakı kitabı yine de size bıraktırmıyor.
ŞatoFranz Kafka · Yason Yayıncılık · 201612,3bin okunma
7/10
·360 syf.··
2020 10. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2020 21:16
Kitap bana ağır diye tabir edebileceğim bir eser. Cümleler oldukça derin diyebilirim. Bazen ne demek istedi acaba deyip tekrar okuduğum cümleler çok oldu. Kitap yazılalı yüz yılı geçse de bürokraside ki işleyiş aynı mı acaba dedim. K. nın başına gelenler le. Toplum yapısı hakkında da düşenin dostu olmaz sözünü Olga nın ailesi ile hatırlamış oldum. Kitabı sakin kafayla okumanın faydalı olacağını düşünüyorum.
ŞatoFranz Kafka · Yason Yayıncılık · 201612,3bin okunma
Kafkaesk
8/10
·360 syf.··
2024 80. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2024 20:36
l Kafka'dan okumuş olduğum bu eser, Yarım kalmış bir kitap. Kafka'ya 1917 yılında Tüberküloz tanısı konur, Eseri 1921-22 yılları arasında yazmaya başlar. 1924 yılında vefat eder. Yarım
İnceleme
ŞatoFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201712,3bin okunma
Kafkaesk...
9/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2023 98. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2023 13:39
Karamsarlığı, yalnızlığı, varoluş sancıları, umutsuzluğu, yaşadığı topluma yabancılaşması, yahudi oluşu ve şanssızlığı ile Franz Kafka… Üç kız kardeşini nazi kamplarında kaybeden, aşktan yana şansız
Edebiyat
ŞatoFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201712,3bin okunma
7/10
·360 syf.··
2025 192. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2025 11:18
Şato – Franz Kafka Şato, Kafka’nın insanın sistem karşısındaki çaresizliğini en yoğun hissettiren romanlarından biri. K.’nın şatoya ulaşma çabası, baştan sona bir belirsizlik ve engellenmişlik hâliyle ilerliyor. Ne kurallar net, ne muhataplar gerçek anlamda ulaşılabilir. Bu da okurda sürekli bir tedirginlik duygusu yaratıyor. Roman boyunca asıl mesele şatoya varmak değil; varamamak. K. ne kadar çabalarsa çabalasın, her adımda daha karmaşık bir bürokrasinin içine çekiliyor. Kafka, burada bireyin kendini kanıtlama ihtiyacını ve sistemin buna nasıl kayıtsız kaldığını çok güçlü bir şekilde gösteriyor. Ancak Şato kolay okunan bir kitap değil. Tekrar eden diyaloglar, uzayan konuşmalar ve bitmeyen bekleyiş hissi zaman zaman yorucu olabiliyor. Yine de bu zorluk, anlatılan duygunun bir parçası gibi. Okur da tıpkı K. gibi sabırsızlanıyor, sıkışıyor ve bir türlü ilerleyemediğini hissediyor. Şato, bana insanın sürekli bir yere ait olma ve kabul edilme arzusuyla yaşadığını düşündürdü. Ama bu arzu, çoğu zaman karşılık bulmuyor. Kafka’nın dünyasında umut var gibi görünüyor ama hiçbir zaman tam olarak somutlaşmıyor. Bitirdiğimde içimde kalan şey, cevapsız sorular ve bitmeyen bir eksiklik hissi oldu.
ŞatoFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201712,3bin okunma
5/10
·320 syf.··
2025 52. kitabı
#278832149 Kitabı okurken hissettiğim tam da buydu. Belki Kafka severler bana kızacak ancak kitabın ana teması ( gereksiz yoğun bürokrasinin, kutsallaştırılmış kurumların ve liyakatsizliğin devlet mekanizmasını neredeyse işlevsiz hale getirmesi durumu) dışında neredeyse hiç beğenmediğim bir eser oldu. Aşırı yoğun ve sıkıcı gündelik diyaloglar sıradan oldukları halde önemli gösterilmeye çalışılmış gibiydi ve tarif edilen mekanlar ile beraber absürt bir görüntü canlandırıyordu kafamda. Bu hali ve baş karakterinin K şeklinde adlandırılması ile bana Orhan Pamuk'un KAR romanını anımsattı sık sık. Ayrıca anlatılıp anlatılmalıdığı bile belli olmayan hikaye ortasında ama hiç bir yerde bitiyor olması da eseri benim için tatmin edicilikten çok uzağa koyuyor. En nihayetinde okuduğum en yorucu ve sıkıcı eser olabilir.
ŞatoFranz Kafka · Felsefe Kulübü Yayınları · 201612,3bin okunma
Kitap bitmedi, bitemedi...
Puan vermedi·272 syf.·
2026 57. kitabı
Çünkü Şato’ya ulaşmak ya da o sistemi çözmek imkansızdı. Çünkü yarım kalmasının sebebi sadece Kafka’nın hastalığı veya ömrünün yetmemesi değildi; bu felsefi olarak da bitirilmeye mahkûm bir kitaptı.
Alıntı
ŞatoFranz Kafka · Yapı Kredi Yayınları · 201912,3bin okunma
#bürokrasi #otorite #sistemlemücadele
Puan vermedi·360 syf.··
2023 8. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2023 13:39
Şato
Şato
Franz Kafka
Franz Kafka
Franz Kafka’nın okunması kolay olmayan ve yarım kalmış romanlarından bir tanesi Şato. Ağustos 1917’de Kafka’ya tüberküloz tanısı konmuş, 27 Ocak 1922’de Şato’yu yazmaya başlamış fakat tamamlayamadan 3 Haziran 1924’te ölmüştür. Yarım kalmış bu roman ,1926 yılında Kafka’nın yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlanmıştır. Kafka bu romanında modern bürokrasi ve bunun toplum üzerindeki etkilerine farklı bir pencereden bakmaktadır. Roman K.’nın şato tarafından kadastrocu olarak atanmasıyla başlar. K.’nın istediği , işini yapabilmektir. Fakat daha ne olduğunu anlayamadan , şatonun bürokratik düzeneğinin dişlilerine takılıp kalır ve hiçbir ilerleme gösteremez. K. hiç durmadan ve usanmadan otoritenin merkezi şatoya ulaşmaya ve kendisini ifade edebilmeye çalışmaktadır; ancak roman boyunca bunu başaramayacaktır ne yazık ki. Aslında Kafka’nın romanlarındaki kahramanları , tıpkı kendisi gibi ikilemler ve belirsizlikler arasında yolunu bulmaya çalışan, umutsuzca bir yol arayışı içindedirler. Kafka kendi özel hayatında da birkaç kez nişanlanmış ancak bu nişanlılık dönemlerini evlilikle sonlandıramamıştır. Romanlarında da tıpkı kendi özel hayatında olduğu gibi hep bir çıkışsızlık hali vardır. Franz Kafka yaşadığı dönemi çok iyi analiz etmiş bir yazardır. Romanlarında ele aldığı sorunlar yalnızca yaşadığı dönemin sorunları değil, bugünün dünyasının da sorunlarıdır. İyi okumalar…
ŞatoFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201712,3bin okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.