Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2025 179. kitabı
Platon… Adını bile beden eğitimi hocasının ona yakıştırdığı “alnı ve bağrı geniş” halinden alan bir gençken, yolunun Sokrates’le kesişmesi bir öğretmen-öğrenci karşılaşmasının ötesine geçerek; düşüncenin bambaşka bir yöne akması demekti. Politikayla ilgilenirken hocasının ölüme mahkûm edilişine tanıklık etmesi, onu geri dönülmez biçimde felsefeye bağladı. Ve ardından MÖ 387’de kurduğu Akademia… Batı düşüncesinin en uzun soluklu nefeslerinden, neferlerinden biri. Kapısına “Geometri bilmeyen girmesin” diye yazacak kadar bilginin sınırlarını ciddiye alan Platon’un öğrencileri arasında Aristoteles’in yer alması, aralarındaki yaş farkına rağmen düşüncenin nesiller ötesine nasıl taşındığının da bir kanıtı aslında. Platon, yaşamının son gününe dek ders vermekten, düşünmekten ve düşündürmekten vazgeçmedi, ve hatta maddi hayatta değilken bile bu eylemini sürdürüyor. Sofist ise onun geç döneminin en dikkat çekici metinlerinden biri. Bu kez sahnede alıştığımız gibi tartışmanın merkezinde Sokrates yok; adeta onun yerini alan bir “yabancı” var. Ve tartışma, görünenden çok daha derin: Sofist kimdir, filozof kimdir, hakikat nerede başlar, nerede kırılır? Platon burada, ikna etme gücünü araç edinenlerle, hakikati arayanları ince ince ayırıyor. Bir yanda söz sanatını manipülasyona dönüştürenler, diğer yanda doğru bilgiyi bulmaya ve paylaşmaya adanmış zihinler… Ve ister istemez bugünle göz göze geliyoruz. Günümüzün “sofistleri” arasında dolaşırken, gerçeğin yerini alan görüntülerle çevriliyken, bu diyalog hâlâ sormaya değer sorularla dolu. O dönem sofistler eleştirilirken bugünlerde nelere maruz kalıyoruz… Bunu birazcık düşünen insan için gerçekten çok acı. İkinci görselde ise Platon ve Sokrates’in o sarsılmaz öğretmen–öğrenci bağının izini taşıyan küçük bir düşüm var. Kuğuları
SofistPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025905 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 1. kitabı
Kitabı gerçekten sadece felsefi diyalogları sevenler okusun. Çok sorgulamalı diyaloglar var, bu biraz sıkabilir. Platon (Eflatun) şu zamana kadar yedi kitabını okudum. En çok hoşuma giden kitabı Sokrates'in Savunması olmuştu, onun diyalogları da sorgulayıcıydı fakat bu kitap bölüm bölüm olmadığı için de birazcık sıktı diyebilirim. Platon (Eflatun) kitaplarından birini okuyacak olursanız Sokrates'in Savunması ile başlamanızı öneririm, daha sonra diğer kitaplarından ilerlemenizi tavsiye ederim ama bu kitap en son tercihim. Araştırma ve sorgulamayla kalın kaliteli okuyucular. (:
Felsefe
SofistPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025905 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2025 359. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2025 07:13
Platon’un Sofist diyaloğu, yalnızca belli bir düşünce akımına eleştiri değil; gerçek, bilgi ve varlık üzerine yürütülmüş en keskin sorgulamalardan biridir. Sahneye çıkan figürler, birbirlerinin düşüncelerini çürütmeye değil, kavramların özündeki karanlığı aydınlatmaya çalışır. Karşımızda şu soru durur: “Sofist nedir?” — Bir bilge mi? — Bir öğretmen mi? — Yoksa insanların cehaletinden beslenen bir yanılsama tüccarı mı? Platon’un derdi sadece “kandıran” kişiyi tarif etmek değildir. Asıl derdi şudur: Yanılsamayı gerçekmiş gibi kabul eden toplum, kendi sofistlerini yaratır. Bu metin, hakikat ile görünüş arasındaki savaşın en eski ve en güncel kaydıdır. Platon burada zihinleri şu alanlara zorlar: - Ontoloji: “Varlık nedir? Yokluk bile varlığın bir biçimi sayılabilir mi?” - Dil ve Gerçeklik: “Sözle gerçek arasındaki bağ koparsa, düşünce nasıl ayakta kalır?” - Eğitim ve Manipülasyon: “Bilgi vermek mi, kılıfına uydurmak mı?”
1000Kitap
SofistPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025905 okunma
7/10
·135 syf.··
Beğendi
·
2024 25. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2024 00:00
kitap bitti fakat bu tarz felsefe kitaplarını eleştirebilecek düzeyde olduğumu düşünmüyorum yine de kendimce bir şey söylemem gerekseydi kitabın genelinde bir "sonuca düşünce yoluyla ulaşmayı" öğrenebilirsiniz. Kitap Elea ekolünden bir yabancı ve Theaetetus'un karşılıklı soru cevapla düşünmeleriyle ilerliyor bu arada. Ve kafanızın almadığı yerde mola verip belki de uyuyup sonrasında daha verimli bir okuma yapılabilir.
SofistPlaton (Eflatun) · Kapra Yayıncılık · 2021905 okunma
8/10
·135 syf.··
2024 42. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2024 17:38
Üniversite de en dikkat çeken Nietzsche den sonra bende Sofistler olmuştu...Bu yüzden Tez ödevini de onlardan aldım...daha çok şey öğrenmiş oldum...Ne eleştiriler aldılar!! Zaten filozof değil dendiler...Koskocaman Protogoras, Gorgias başta olmak üzere diğerleri...oysa ben çok şey öğrendim onlardan...her şey ücret karşılığında ders vermeleriyle başladı...Yoksa günümüz bilgi üzerinden ders veren herkes Sofist mi? Sizce? Sofistler ön planda tutularak... günümüzde hâlâ tartışma söz konusu olan paralı öğretim yöntemini sorguluyor. Felsefenin tanımını, filozofun ne olduğunu, teşbihlerle temellendirip gözlem yapıyor Platon.... Sofist diyaloğu, bende yeri ayrıdır. Evet eser beni içine pek almadı, bu doğru fakat böyle bilgi içerikli eserler, keyif vermese de okurken çok şey öğretir. Önemli olan da bu değil mi zaten... .........Herkese Keyifli Okumalar Dilerim..........
SofistPlaton (Eflatun) · Kapra Yayıncılık · 2021905 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2024 233. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2024 15:21
Sofist, iyi eser hoş eser ama bu sefer aklıma başka bir şey takıldı. Farkettiyseniz Platon’un varlık anlayışındaki dilsel nüansları zamanla Stoacı etik felsefesine sızmış ve daha sonra yine modern çeviri yorumlarını yönlendirmiş. İyi de bu nasıl olmuş? Platon’un felsefi lügatı, Antik Çağ’dan günümüze pek çok düşünce akımına yön verdi elbette. Ancak bu etkinin kendisi, sanıldığı kadar düz bir çizgide ilerlemedi. Özetle, metinsel sapmalar, anlam kaymaları ve spesifik olarak çeviri süreçlerinde ortaya çıkan küçük fakat etkili değişimler, felsefe tarihinde büyük epistemolojik sonuçlara yol açtı. Bu değişimler özellikle“to on” (τὸ ὄν, var olan) ve“to mē on” (τὸ μὴ ὄν, var olmayan) benzeri terimler ile Stoacılar’ın yeniden yorumlarında öne çıkıyor, dilde ve düşüncede kırılma yaratıyor ve nihayetinde modern etik yaklaşımları etkiliyor. Fakat en belirgin olarak Sophistes, Parmenides ve Devlet diyaloglarında geçen “to on” yalnızca “var olan” ya da “mevcut” anlamına gelmez. Bu terim, metafizik bir bağlama sahiptir ve eidos’lar (ideler) aracılığıyla “gerçeklik”in kendisine işaret eder. To on burada hem ontolojik hem de epistemolojik bir statü taşır. Hem “nedir?” sorusunun cevabı, hem de bilginin mümkün olduğu alandır. Bu kavram, Aristoteles ve ardından gelen Stoacılar ile birlikte daha nominal, daha işlevsel bir yapıya indirgenmeye başlar. Özellikle Solili Khrysippos’un felsefesinde logos ile özdeşleşerek evrensel akıl düzeninin bir bileşeni hâline gelir. Böylece “olan”, artık değişmeyen ide değil, kozmik rasyonalite içinde düzenli işleyen şeydir. Bunun yanında, Platon’un “to on” anlayışı soyut, aşkın ve çoğu zaman duyusal dünyanın ötesinde yer alırken, Stoacılar için “olan” hem maddî hem de etkin nedenlerle dolu bir evrenin parçasıdır. (Antik Yunan felsefesindeki “dört neden”
Edebiyat
SofistPlaton (Eflatun) · Say Yayınları · 2015905 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2017 392. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2017 18:14
Sofist, Platon'un temel eserlerinden birisidir. Dialog şeklinde düzenlenmiştir, Platon'un görüşleri dialoglarla açıklanmaya çalışılmıştır. Genel itibari ile sofist kimdir?, Sanat, sanatçı, varlık nedir? Yokluk nedir? gibi ana temalara değinir, metafizik meselelere Platon'cu bakış açısıyla önermeler sunar. Varlık ve yokluğun tanımına dair bölüm mutlaka okunmalı. Özellikle yokluğun da cins olduğuna dair görüş ilgi çekicidir. Felsefi sınıflandırmanın nasıl yapılacağına dair güzel örnekler de içermektedir. Keyifli okumalar dilerim.
SofistPlaton (Eflatun) · Say Yayınları · 2015905 okunma
Puan vermedi·136 syf.·
2020 3. kitabı
Platon'un geç dönem eserlerinden biri olan Sofist diyaloğunda, Theaitetos ve Yabancı bir filozof, analitik yöntem ile sofist'in ne olduğuna dair kanaat getirmeye çalışırlar. Aynı şekilde varlık-yokluk üzerine (içerisinde çokça doxograf barındıran) derin bir felsefî çözümleme gerçekleştirirler. Sofistlerin bildiğini değil sadece söylemeyi bildiğini, söylem ustaları olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca Platon, Sofist'i, kasaba kasaba gezip konuşan, tartışma eylemini ustaca gerçekleştirebilen, bilgiyi ve erdemi gençlere parayla satan kimse diye tanımlar. Platon ve Sokrates bilginin ve erdemliliğin bu şekilde öğretilemeyeceğini ya da öğrenilemeyeceğini savunur. Güzel, okunabilir kitap.
Felsefe
SofistPlaton (Eflatun) · Say Yayınları · 2015905 okunma
8/10
·121 syf.··
Beğendi
·
2021 338. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2021 21:57
Merhaba dostlar. Cümleten iyi akşamlar, iyi geceler. Adamlar bir önsöz yapmışlar, 45 sayfa. Maşallah yani. Kitaba da o kadar kalıyor zaten. Var olmayanın söylenemeyeceği veya düşünülemeyeceği üzerine çok sağlam bir felsefeyle ilerleyen kitap. Peki, var olmayandan kasıt ne? Misal, aklınızda olan gözünüzle göremediğiniz şeyler mi yoksa görebileceğiniz ama o an göremediğiniz mi? Yani bir Tanrı anlayışı üzerinden mi gidebiliriz yoksa daha maddesel mi ya da sevdiğiniz birinin o an yanınızda olmaması yahut ölümü sonrası mı? Aslında hepsinden bir parça alınıp birleştiriliyor desek yeridir. Platon’un geç dönem eserlerinden olduğu kabul ediliyor. Bu ayrıştırmada aslında sonuçsuz bırakılanların erken dönem, cevap verilenlerin geç dönem olarak lanse edilmesinde. Hani gençken yazdıklarında daha çok sorgulayıp belirsizlik yansıtırken biraz yaşlandığında daha (oturaklı mı desem ne desem) ayağı yere basan, ağır kitaplar yazacağı düşünülerek böyle bir sistem yapılmış. Olur bence de öyle gibi. Bu sefer eserin şaşırtıcı olarak Platon yerine başka biri ön plana çıkıyor. Buna şaşırdım. Sanat ve Sanatçı yaklaşımı da tatmin edebilecek seviyede bence. Yani bu aslında kötülüğünden değil yani kafamızdaki tanımlamaları değiştirmek kolay olmuyor hele belli bir yaşa gelince değişmesi zor geliyor ama 25 yaşından 20’e, 20’den 15’e geri döndüğümde farkı görebiliyorum. Anlık olmuyor yani. 50 yaşındaki adam da 25’ine baktığında benzer hislerde olur kanımca. Ayrıca Sofistler ile biraz dalga da geçilmiş ki gerçekten böyle şeyler yaşanmış mıdır yani bilemiyorum. Gereksiz bir Köpek konulu diyalog vardır ki kitapta, ben çok güldüm. İyi okumalar dilerim..
SofistPlaton (Eflatun) · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 1997905 okunma
9/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2018 5. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2018 23:29
Platon'un yaşlılık dönemi eserlerinden olan Sofist diyaloğu, inşacı eserlerinden birisidir. Ne demek inşacı eser? Platon ilk dönem diyaloglarında Sokrates aracılığıyla belirli bir konuyu derinlemesine analiz eder ve genellikle net bir uzlaşıya varmadan tartışmayı sonlandırır. Bu eserlerde temel amaç, "bilmediğini bilmeyenlere" "bilmediklerini" göstermektir. Ancak yaşlılık dönemi eserlerinde Platon artık bildiklerini dökmeye, felsefesini biçimlendirmeye başlar. Sofist diyaloğunda da Platon'un metodoloji, ontoloji ve epistemolojisine dair bilgiler elde etme imkanı buluruz. Eser bu nedenle felsefe tarihinde de oldukça önemli bir yere sahiptir. Sofistlerin gerçekte nasıl oldukları üzerine tartışmalar felsefe camiasınca bir nihayete erişmemiş olsa da, Platon'un kullandığı anlam bellidir. Platon sofistleri bir konuda derin malumatları olmamasına rağmen söz sanatlarını kullanarak gençleri kandıran; para karşılığında bilgi satan, halka açık alanlarda söylevlerle kendilerini öne çıkaran tipler olarak tanımlar. Sofistlerin bir diğer özelliği ise, her şeye kuşkuyla yaklaşarak rasyonalitenin temellerini yıkması, sahte ile gerçek bilgi arasındaki ayrımı yok etmeleridir. Tabi Platon gibi bir rasyonalistin bunlarla hesaplaşmadan felsefesini inşa etmesi düşünülemez. Aslında burada Platon'un kitaptaki metodoloji, epistemoloji ve ontolojisini anlatmayı düşünüyordum lakin o zaman incelemeyi okuyanlara kitaptan bir şey bırakmamış olurum. Dolayısıyla günümüzde de özellikle post-modernizm ile yeniden canlanan radikal şüphecilik ve görelilik dünyasında Platon'un düşüncelerini nasıl inşa ettiğini görmek oldukça öğretici bir deneyimdir diye düşünüyor ve incelemeyi kitabın temel tartışma konusuna gönderme yapan şu dizelerle bitiriyorum: Vara yok deyip de edemem inkar, Akarsu’yum bunu bilenim
SofistPlaton (Eflatun) · Say Yayınları · 2015905 okunma

Yazar Hakkında

Platon (Eflatun)Yazar · 59 kitap
Antik/klasik Yunan Filozofu, Matematikçi, Felsefi Diyaloglar Yazarı ve Batı Dünyasındaki İlk Yüksek Öğretim Kurumu Olan Atina Akademisinin Kurucusu Eski Yunan filozofu (Atina İ.Ö. 428-ay.y.İ.Ö. 348/347). Soylu bir ailenin oğlu olan Eflatun (ya da Platon), parlak bir Öğrenim görerek, sanatın her dalında kendini gösterdi (çok genç yaşta şiirler, trajediler yazdı); Kratilos'tan bilim dersleri aldı. Sokrates'le tanışınca (İ.Ö. 407) felsefeye yönelip, gerek beden, gerek kafa yapısı bakımından siyasete yatkın olmadığından, o karışık yıllarda siyasetten uzak kaldı. Demokrasiyi küçümserken, Otuzlar Meclisi'yle iktidara gelen dostlarının yönetimini daha da beter buldu. Sokrates'in Ölümünden sonra Megara'da Eukleides'in yanına çekildi; sonra yolculuklar yaparak Kyrene'de matematikçi Theodoros'la tanıştı. Mısır'a bir yolculuk yapıp, İtalya'ya giderek Tarento ve Lokroi'deki pyhthagorasçı çevrelerle ilişki kurdu. İ.Ö. 388'e doğru Dionysos'un kaynı Dion tarafından, Syrasos'u pek etkileyemedi. Atina'ya dönerek, Akademi Gymnasionu'nda Yunanistan'ın dört bir yanından gelen Öğrencilere ders verdi. İ.Ö. 367 ve İ.Ö. 361'de iki kez daha Sicilya'ya gittiyse de, Genç Dionysos'u da etkilemeyi başaramadı ve felsefe ile tiranlığı bağdaştırmaktan vazgeçti. Atina'ya dönüp, Akademi'de ders vermeyi sürdürerek, söylentiye göre bir şölen sırasında öldürüldü. Eflatun'un bütün yapıtları günümüze kalmıştır: Felsefe ve felsefeyle bağlantılı konularda yazılmış 26 diyalog. Karşılıklı konuşmalar biçiminde yazıldıkları için bunlara "diyalog" denirse de, tümünü diyalog diye adlandırmak belki doğru olmaz; çünkü, sözgelimi Sokrates'in mahkemede yaptığı konuşmayı içeren Savunma ve daha birkaç yapıtı, temelde monologdur. Gene de, tarihsel kişilere dayansın ya da dayanmasın, bütün yapıtlarını kişilerin ağzından yapılan konuşmalar biçiminde yazdığı için, tümü bu anlamda tiyatrovaridir. Birkaçı dışında, diyalogların tümünde, Sokrates odak kişidir. Platon olan isminin neden Türkçede "Eflatun" olduğu: - Arapçada [p] sesi yoktur. Yabancı dillerden alınan [p] Arapçada daima [f] oluyor. - Arapçada [o] sesi de yok. Bu da daima [u]ya dönüşüyor. - Arapçada kelime başında çift sessizi telaffuz etmek imkânsız. Türkçe ispor veya siteyşın gibi, ya başına ya arasına mutlaka bir sesli katıyorlar. Dolayısıyla filozofun Arapça adı "Felâtûn" veya "Eflâtûn". Türkçeye Arapçadan Eflatun olarak aktarılmış.