Therese Raquin

·
Okunma
·
Beğeni
·
8,3bin
Gösterim
Adı:
Therese Raquin
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
271
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Thérèse Raquin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sentez Yayınları
272 syf.
Therese Raquin, Emile Zola'nın henüz 26 yaşında yazdığı, yazıldığı dönemde oldukça ses getirmiş bir roman; o kadar ses getirmiş ki, 2. baskıya önsöz yazmış Zola. Bir de sonsöz var tabii, kitabın anlaşılmasını kolaylaştırıyor.

Az bilinen kitaplardan ve birçok klasik kitabın aksine, kolay okunan, akıcı ve içinde az karakter barındıran bir kitap.
İçinde aşk barındırmayan, kısmen fedakarlıkla gerçekleşen bir evlilikle başladığını varsayabileceğimiz hikaye, sonrasında yaşananlarla şaşırtıyor. Saşırmaktan kastım aslında olaylar değil; -çünkü neler yaşanacağını tahmin etmek zor değil- duyguların işlenişi. İnsan psikolojisi, suç ve suçlu psikolojisi, aşk uğruna girilen çıkmazlar, karakterlerin bunalımlarının anlatılışını çok beğendim.

Kitapta çıkarılacak ders: Başkalarının mutsuzluğu üzerine bir mutluluk inşa edemezsin!


İlk sayfadan içine çeken bir klasik kitap arıyorsanız okumanızı öneririm, ben çok severek okudum.
275 syf.
·Beğendi·9/10
Emile Zola bu kitabına da gerçekliğin aynasını kusursuzca tutmuş. Kitabı okurken olayların ve duyguların gerçekliğiyle dehşete düşmemek elde değil. Karakterlerin psikolojik ve fiziksel analizleri çok çarpıcı bir şekilde verilmiş.
Kitap özellikle "pişmanlık, suçluluk, ihtiras" duyguları üzerine kurulmuş. İlk başta ne kadar aşk kitabı gibi dursa da okudukça bu kitabın içindeki imgelerin, mesajların hayatın her alanındaki hırslara ve elde etme tutkusuna değindiğini anlıyorsunuz.
Birşeyleri ne kadar istesekte, gerçekleştirmek adına ne kadar zorlu, yanlış, kötü yollara girsekte onu elde edince o boşluk, hissizlik ve pişmanlık, hayal kırıklığı duygularının kaçınılmaz olduğunu anlatmak istemiş.
167 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Kitap, yazarın okuduğum ilk kitabıdır. Emile Zola okumaya neden daha çok bilinen Nana veya Germinal isimli eserlerinden biriyle başlamayıpta, daha az tanınan bu eserle başlamamın sebebi ise öncelikle yazarın uslubunu ve tekniğini görmek için kısa bir kitabını seçmek istememden kaynaklanmaktadır. Bilindiği gibi diğer kitapları genelde çok hacimli olduğundan olası bir okuma güçlüğü çekmemde yorulmamak için özellikle bu kitabını tercih ettim.

Kitabı büyük beğeniyle ve hiç sıkılmadan okudum. Yazarın muhteşem bir anlatım özelliği var. Bu durum daha kitabın ilk sayfasından başlayarak kendini gösteriyor. Harika bir yer ve kişi tasvirleri mevcut. Olayların anlatımı o kadar akıcı bir şekilde yazılmış ki , insanların iç dünya çatışmalarının felsefi yönünün ağırlıklı olarak anlatıldığı, kitabın ikinci yarısı bile, kesinlikle akıcılığından ve sürükleyiciliğinden hiçbir eksiklik hissedilmeden okunuyor.

Kitabın konusu, halası tarafından büyütülen ve yetişkin olduğunda da , beraber büyüdükleri halasının zayıf yapıdaki oğlu ile evlendirilen Therese Raquın ile beraber bu ailenin dramatik hikayesinin anlatımından ibarettir. Tabii ki kitaptaki esas konu bu evlilikten sonra gelişen olayların yansıtılmasıdır. Kitabın final kısmı hakkında ise herhangi bir yorum yapmak istemiyorum.

Ben bu kitabından sonra Emile Zola okumaya devam edeceğim. Özellikle yazarın, Yirmi yıldan fazla bir zamanda yazdığı, ülkemizde bir kaçı dışında diğerlerinin bulunmadığı veya çok zor temin edildiği toplamda yirmi kitaplık ''Rougon-Macquart serisi'' nden hiç olmazsa bulabildiklerimi okumayı düşünüyorum.

Müthiş bir beğeniyle okuduğum , aynı zamanda da yazarın meslek hayatının başlarında yayınladığı ve henüz ikinci kitabı olan bu eserin okunmasını kesinlikle tavsiye ederim.
288 syf.
·7/10
Therese Raquin ve Emile Zola
Her incelemenin klasik cümlesi olan Emile Zola natüralizm öncüsüdür gibi şeyler yazmayacağım. Bu romanın beğendiğim ve beğenmediğim yönlerinden bahsetmek istiyorum. Kitap konu itibariyle bir yeşilçam filmi tadında. İlk sayfalardan itibaren olay örgüsünün nasıl işleneceğini tahmin etmek hiç zor değil. Beğendiğim kısım ise yazarın roman karakterlerinin duygu, düşünce, hırs ve ihtiraslarını bu denli detaylı bir şekilde okuyucuya aktarabilmesidir.

Konu olarak epeyce vasat kalmış olsa da bir takım insani duyguların anlatım şekli kitabı okutturmayı başarıyor. Benim hatam ise yazarın Germinal kitabından hemen sonra bu kitabı okumak oldu. O mükemmel eserin üstüne bu kitap haliyle basit kaldı diyebilirim.
224 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Therese Raquin, yazarın az bilinen kitaplarından...
Ve utanarak söylüyorum; Emile Zola nın okuduğum ilk kitabı. Keşfetmek için çok geç kalmış olduğumu daha ilk sayfalarda anlamış olmama rağmen, başlamak için doğru kitabı seçtiğimi düşünüyorum...Her şeye rağmen sevebildiğim bir kitap oldu...

'Her şeye rağmen' kısmını açıyorum hemen: Çevirinin ve yayınevinin okuduğumuz kitaplar üzerindeki etkisinde hemfikirizdir. Kesin olarak söyleyebilirim ki kendi adıma en kötüsüydü. İnanılmaz zorlandım. Bu kadar çok yazım yanlışı olan bir kitapla ilk kez karşılaştım. Çoğu kez kendi cümlelerimi kurarak devam ettim. Bırakmamak için direnme nedenim, bunu çok nadir yapmam ve hikayenin anlatım şekli. Bu kadar basit bir hikayenin bu kadar güçlü anlatımına ilk kez şahit oluyorum...

Konu, aslında hergün karşılaştığımız üçüncü sayfa haberi gibi. Özgün olduğunu söyleyemeyeceğim, hiçbir yerinde sürpriz yok. Ama...Kişi ve yer tasvirleri olağanüstü.iç dünyanın, benlik ve duygu karmaşalarının analizi inanılmaz derecede güçlü. Karakterlerin azlığı daha anlaşılır kılmış. Kafanızda karakterleri, mekânı canlandırarak okuyorsanız , sizi en fazla tatmin edecek kitaplardan olacaktır...

Yazarın ilk kitaplarından. Henüz 26 yaşındayken kaleme almış bu eseri. Özellikle yolun başındayken yazdığı bir kitabı seçtim ve kendini daha da bulduktan sonra yazdıkları, beni gerçekten heyecanlandırdı...

Bitmeyen keşiflere.. :)))
247 syf.
Therese doğduğunda ailesini kaybeder. Varlıklı bir teyzesi vardır ve onu teyzesine getirirler.Teyzesinin kendi yaşlarında bir oğlu vardır ama bu çocuk hep hastalıklıdır ve bu yüzden ilaç içer sıska bir görünümü vardır Therese ondan ne kadar nefret etsede teyzesinin hatrı için kuzeniyle evlenir fakat hiç mutlu olmaz. Kocası bazen eve arkadaşlarını getirir bunlardan biri de Laurent adında çapkın ve yakışıklı biridir. Bir süre sonra Therese ve Laurent sevişmeye başlarlar iki sevgili Theresenin teyzeninin mirasını almak için plan yaparlar ve bir sandal gezisinde Theresenin kocasını öldürürler daha sonra da evlenirler.Fakat öldürdükleri kişinin hayali peşlerini bırakmaz ikisi de psikolojik olarak bitmiştir suçu birbirlerine atmaya başlarlar ... devamını okuyarak öğrenin akıcı bir kitaptır tavsiye edebilirim
301 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Emile Zola'nın anlatımı oldukça kuvvetli. Kişi ve yer tasvirleri çok iyi. Zola bu kitabında insanların iç çatışmalarını, felsefik bir şekilde aktarmayı başarmış. Böyle bir eseri sıkılmadan okuyabildiğine şaşırıyor insan.

Thérése Raquin halası tarafından büyütülen ve hastalıklı kuzeniyle evlenmek zorunda kalan karakterimizdir. Şehre taşınmaları ve yeni insanlarla tanışmalarıyla, eski bir tanıdığın da evin içine dahil olmasıyla gelişen olaylar gittikçe dramatik bir hal alacaktır.

"Siz siz olun başkalarının mutsuzluğu üzerine mutluluk kurmaya kalkmayın." diyerek kitabı okuyunca anlayacağınız bir vecizeyi de şuraya bırakayım.
167 syf.
·3 günde·8/10
Sürprizlerle dolu bir hikâyesi olmasa da, kitabı merakla okudum. Yetişkinliğine kadar hastalıklarla savaşan ve bu hastalıkların etkileriyle yaşamak zorunda kalan Camille, birlikte büyüdüğü kuzeni Thérése ile evlenir. Thérése, sürekli fedakarlık yapan, evde söylenen her şeyi kabul eden, hatta fikri bile alınmayan yetim bir kızdır. Hasta olan kuzeniyle olan evliliği onu mutlu etmez üstüne gittikçe bozulan bir psikolojiyle hayatını sürdürür. Laurent ile başlayan macerası ise onları bir çıkmaza sürükler.
Betimlemelerini ve karakterlerin iç dünyalarını anlatan kısımlarını çok beğendim. Beklentimin yüksek olmadığı bir kitaptı fakat okurken oldukça etkilendiğimi söylemeliyim. Karakterlerin yaşadıkları bunalımları çok iyi hissettirdiği için belki de olayların içindeymiş gibi okudum kitabı. Tavsiye ederim.Keyifli okumalar...
167 syf.
·4 günde
Kitap hakkında biraz Spoiler vereceğim o yüzden şimdiden uyarıyorum

Bir cinayet etrafında insanın psikolojik iç çekişmelerini ele alan bir kitap. Betimlemelerinin muazzamlığına zaten daha öncesinden değinmiştim. Özellikle de mekan tasvirleri çok güzel. Orta sınıf bir ailenin mutsuzluğunu da anlatıyor diyebiliriz.

Ana karakterimiz Therese. Kendisini mutlu etmeyen ve heyecanlandırmayan bir evlilik yaparak mecburiyetten halasının oğluyla evleniyor. Devamında kocasının arkadaşı Laurent ile tanışıp yasak aşk yaşıyor ve Laurent'leyken kendini buluyor. Devamında beraber is birliği ile kocasını öldürüp mutlu olmayı amaçlıyorlar ama kocasıyla beraber aralarındaki tutku ve sehvet kayboluyor.
167 syf.
Therese Çingene ruhlu bir kadındır. Dağlara, taşlara ve hatta yerindeyse doğaya aşık bir kadındır. Kelebekler gibi yerinde duramaz uçmak ister lakin halasının yanında köreltilmiş, içimdeki ateş köz olmaya mecbur tutulmuş uysal biri haline gelir küçüklükten bu yana. Hasta ve ilaç kokan kuzeniyle evlenip kurtulacağını sanır ama yok yani olmaz iyiden iyiye depresyonun eşiğine sürüklenir dalgalarla. Ta ki Laurent ile geçen o akşama kadar. Genç bir kadını yasak bir aşk ve tutku dalgası sarana kadar yaşadığını bilmez olduğunun farkına varır. Zola'nın kitaplarında beni sıkan o sıradanlıktan ziyade bu kitapta sürüklendim. Betimlemeler ve psikolojik anlatımlar açısından inanılmaz derecede doyurucu bir kitap olarak gördüm. Keyifli okumalar...
224 syf.
·1 günde
Anna Karenina ve Madam Bovary'den beri okuduğum en ihtiras, nefret, sevgi, intikam, entrika dolu kitaplardan biri haline geldi. Zihnimin uç noktalarındaki Therese Raquin...

Kitabı elime aldığımda Nilüfer hocam 'neden bunu derste okunacak kitaplardan biri olarak seçsin ki' diye düşünmüştüm. Adına bakarak yanılgıya teşvik etmiş olabilirim kendimi. Fakat itiraf etmeden geçemeyeceğim. Kesinlikle Karşılaştırmalı Edebiyat alanında okutulacak eserlerden.

Emile Zola... Önceki paylaşımlarımda belirtmiştim Meyhane kitabına vurgun olduğumu. Bu kitabında ise zihnimi delip geçti.

Kitap hakkında neler yazabilirim, ne yorum yapabilirim bilmiyorum. Bütün kelimeleri birbirine karıştırır haldeyim. Hatta kelimelerden birkaç yazı inşa edebilirsem bu kitap üzerinden bir şeyler yazabilirim diye düşünüyorum.

Fakat şu an için kısa bilgilerle değinmek isterim.

Hastalıklı bir bedene sahip olan oğul Camille... Oğlunun üstüne titreyen, onu bir bebek gibi itinayla yetiştiren Bayan Raquin... Bir anda ortaya çıkarak babası tarafından halasına bırakılan kadın karakterimiz Therese... Hırslı, tutkun ve gözü kara bir karaktere sahip olan memur Laurent...

Hikayemiz babası tarafından halasının yanına bırakılan Therese'nin çocukluğundan başlar. Ardından evliliği... Evliliğinin muhteşem olay örgüsüyle entrikalara bürünmesiyle devam eder.

Karakterimiz daima sessiz, suskun, mıymıntı, içinde fırtınalar kopan biri... İlk sayfalarda pasif bir rolü olsa da zamanla aktif bir role bürünüyor.

Perşembe toplantılarına gelen eski dostların yanı sıra Camille'nin çocukluk arkadaşı Laurent de gelir. Therese'nin bu toplantılar esnasında durgunluğu, Laurent karşısında kayıtsızlığı içinden çıkılmaz hal alır, Therese'nin kendince. Ve öte yanda dostumuz Laurent de kendi çıkarlarının uğruna o evden çıkmamaya devam eder.

Ve olaylar çorap söküğü gibi sökülmeye başlar. 'Bir kitapta betimleme olmazsa olmaz' diyen bir kafadan olduğum için Zola benim imdadıma koşuyor. Bu durum diğer Dünya edebiyatı yazarlarında da öyle.

Zola'nın betimlemelerini okurken ruhumu kitabın içine salıvermiş gibi hissettim. Böylesi ruh tahlili yapılmaz. Hele ki o ihtirasların, heveslerin, ruh sarsıntılarının dile getirilişini unutmayacağım. Kitabın son anına gelene kadar karakterlerin geçirdiği dönemlerin üzerimde bıraktığı etki, eminim ki sabaha kadar geçmeyecek.

Kaçamak bir aşkın tutku, şehvet ve entrika dolu hikayesinden adeta tımarhaneyi andıran evin içerisindeki delilik bunalımına sürüklenmesine şahit olmak. Biraz aklı zorluyor. Hele ki o beklenmedik bir biçimde sahnelenen son var ya o an hiç akla gelmez.

Zola’dan enfes bir roman... Madam Bovary’i, Anna Karenina’yı sevdiyseniz bu kitabı da sevebilirsiniz.
Kitabın bir yerinde Therese kısa bir zaman diliminde kitap okumaya ve okuduğu kitaplardaki esas karakterlere aşık olmaya, bir hülya içinde yaşamaya başlar, işte orada Therese Flaubert'in Bovarizm'ine yakalanmıştır. Metinlerarasılık diye buna derim.
Kitap okumak önünde daha önce bilmediği hayali ufuklar açtı; daha önce yalnızca kanıyla, teniyle sevmiş, şimdiyse beyniyle sevmeye başlamıştı.
Emile Zola
Sayfa 118 - Ayrıntı Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Therese Raquin
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
271
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Thérèse Raquin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sentez Yayınları

Kitabı okuyanlar 1.080 okur

  • Nameless

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0