Yalnızıq

Peyami Safa
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2024 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2024 23:46
Çok fazla yazarın kaleminden bahsetmem gerekse de, uzamaması için kısa değineceğim. Yaşadığı dönemde hak ettiği değeri göremeyen yazarlar vardır; bu dediğimde aklıma ilk Oğuz Atay gelir. Bence çoğumuzun aklına da ilk o gelir. Yaşamından sonra bile hak ettiği değeri göremeyen yazar olarak ise ne yazık ki Peyami Safa derim. Bu eserde, yapayalnız bir karakter bekliyordum; kalabalıklar içindeki yalnızlığı buldum. Müthiş kurgulanmış bir olay örgüsü ve hayatınızda iz bırakacak karakterlerle karşılaşacaksınız. Samim mesela… Dili ağır gelebilir, bilmediğiniz kelimeler olabilir, ki bende çok oldu. Ama kelimeleri bilmeseniz de, cümle bütünlüğünden anlam çıkarabiliyorsunuz; bu ilginçti. Yeni bir tabir edindim: Şüphenin psikolojisi, karaktere yapışmıştı. Tam bir psiko-dram. Kitapta bolca melankoli var. Bazen herkes Samim olur; iç sesiyle, zekâsıyla ve bitmeyen şüpheleriyle. İç sesinizde benzerlikler bulacağınız, severek okuyacağınız bir eser. İç sesim diyor ki: Bu incelemeyi okuyup kitabı okuyanlar, teşekkür edecek.
YalnızızPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202227,3bin okunma
Ey insan! Bu kitabı sana ithaf ediyorum! /OKUMADAN YAŞAMAYIN!
10/10
·416 syf.··
2026 21. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 15:30
“Ey bahtsız! Tarihin hiçbir devrinde kendine bu kadar yabancı, bu kadar hayran ve düşman olmadın. (…) Kendine dön, kendine bak, kendine gel! Aptalca bir konfor aşkından doğduğu halde her biri daha korkunç bir dünya harbi hazırlayan teknik mucizelerin yanında, senin iç zıtlıklarını elemeye yarayacak ve seni kendi kendinle boğuşmaktan kurtaracak ruh mucizelerini ara. İnan, manevilere ve mukaddeslere, inan!” “Kendi kendimden nefretimin çerçevelediği ve çirkinleştirdiği bir dünyada yalnızım.” Y A L N I Z S I N . Modern çağın modern insanı, sana sesleniyorum! En kalabalık göründüğün yerde yalnızsın. En tanıdık yerlerde kendine yabancı… Bu yüzden hep kaçma isteği, konfor alanında çıkma saçmalıkları, ölüm düşüncesi… Yalnızsın ve anlaşılmıyorsun. “Beni anlayacağı gün gelip çattığı zaman, korkarım ki, iş işten geçmiş olacak.” En büyük sıkıntıların gece başını yastığa koyduğun anda başlıyor. “Tavşan gibi korkak uykular vardır. En küçük bir endişe ruhta çıt çıkarsa dörtnala kaçarlar. Senin de uykuların öyledir, bilirim.” Ve hepsinden kötüsü, kendini bunların böyle olmadığına inandırmaya çalışıyorsun; bütün o mutluluk pozları, kalabalık ortamlar, arkadaş çevreleri hepsi bir yanılsama. Yalnızlık dışarıdan gelmez, insanın içindedir, der Özdemir Asaf, Tarık Tufan, “Yalnızlık insanın kendisiyle en uzak mesafesidir.” Bazı uzaklıklar ne kadar yakın değil mi? Bir yanlışlık olarak bakar yalnızlığa Ahmet Telli, “Yalnızlık yanlışlığın ilk adımıdır.” Olanca hüznüyle Nermin Yıldırım, “Boş durdukları vakit, evlerin içi bile çürüyor.” Bambaşka düşünüyor Arthur Schopenhauer, “Entelektüel açıdan yüksek bir insana, yalnızlık ikili bir yarar sağlar: Birincisi, kendi kendisiyle olmak ve ikincisi, başkalarıyla birlikte olmamak.” En büyük eserler de bu ruh hali eşliğinde meydana gelmiyor mu? Kalabalık bir Fyodor Dostoyevski
YalnızızPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202527,3bin okunma
Simeranya Kaşifi: Samim
10/10
·416 syf.··
2021 67. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2021 18:15
★ Peyami Safa'nın 1950 yılında Yeni İstanbul gazetesinde tefrika edilen ve üç ana bölümden oluşan Yalnızız; isminden anlaşılacağı üzere bir arada yaşamasına rağmen kendi içinde 'yalnız' kalan, baskı altında ve dar bir alana hapsolmuş roman kahramanlarının hikayesini anlatır. ★ Meral, gizlice görüştüğü Samim'in, ağabeyi Ferhat’ın ve sonunun annesi gibi olmaması için sürekli uyaran babasının baskıladığı çemberde hapsolmuş bir hayatı yaşar. Abisi Ferhat, nişanlısı Selmin’den ayrılmasının ve onunla dört aydır görüşmüyor olmanın açmazı içinde hapsolmuş bir hayatı yaşar. Karakterinde bağımsızlık inadı olan Selmin, Ferhat’tan ayrılmış olmasının yanında annesi Mefharet’in bitmek bilmeyen şüpheleri ve baskısı altındadır. En ince ruh meteorolojisi, neşe anları pek kısa süren Mefharet, kızı Selmin’in gayrimeşru ilişki sonucu hamile kaldığı şüphesiyle ve oğlu Aydın’ın hastalığı sebebiyle kendi kendine hayatı zindan eder. Her şeyden haz alan Besim rahat yaşama alanınında ablası Mefharet’in evhamlarından, kuruntularından, aşırıya kaçan şüphelerinden ablasının davranışlarını sürekli idare etmeye çalıştığı bir hayatı yaşamak zorunda kalır. ★ Kendi dünyalarına çekilmiş olan bu kişilerin yaşadıkları ruh çatışmaları beraberinde yalanı, şüpheyi, korkuyu, güvensizlliği ve aldatmayı getirir. Bu nedenle roman kahramanları içinde bulundukları durumdan daha iyi olan bir dünyaya kaçmayı düşünerek kurtuluşu ararlar. Meral ve Selmin daha iyi yaşam koşullarına sahip olacakları Paris'e gitmeyi arzularken; mutluluğu sadece maddede arayan insanların dünyasından memnun olmayan Samim ise kendine bir düşler ülkesi/ütopya inşa eder. Ve bu dünyaya 'Simeranya' adını verir. « Bir yerde yolunda gitmeyen bir şeyler varsa orada ütopik arayışlar ortaya çıkar. » ★ Peyami Safa da 'Yalnızız' romanında
Edebiyat
YalnızızPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202227,3bin okunma
YALNIZLIĞIN KİTABI!
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 29. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2025 22:25
Herkese selamlar sevgili kitap dostlarım! Bugün edebi lezzetten dört köşe olarak okuduğum, mükemmel bir psikolojik roman olan Yalnızız kitabını inceleyeceğim. Hazırsanız başlayalım… Peyami Safa ‘dan okuduğum ilk kitaptı. Ve kitaba başlar başlamaz neden bu yazarı daha önce okumaya başlamadım diye hayıflanıp durdum. Kitabı bitirince de kalemine hayran kaldım ve kısa zaman içinde diğer eserlerini de okuma isteği ile doldum… Peki neydi beni bu denli kitaba çeken ve hayran bırakan şey? En başta yazarın müthiş psikolojik tahlilleri ve karakterlerin olağanüstü güzel iç monologları diyebilirim, ki bunun detaylarına birazdan gireceğim. İkinci olarak Samim’in “Simeranya” adıyla kurduğu ve yazarın bunun üzerinden fikirlerini öğrendiğimiz hayali ütopik ülke. Eğitimden sağlık sistemine, bireylerin ruhi bunalımlarından tutun da aile ilişkilerine kadar hayat yolunda hem bireysel hem de toplumsal mesele ve sorunların en ufak ayrıntılarına kadar en ideal şekilde çözümünün olduğu, mükemmel bir ütopya olmuş. Sadece Simeranya’ya bakarak bile yazarın entelektüel yönünü, bilgi birikimini, felsefik tarafını çok net görebiliriz. Doğu-Batı karşılaştırması, ahlak anlayışının ve bu anlayıştaki cinsiyetçiliğin sorgulanması, mânâyı bir kenara itip maddeciliğe giden toplumun nasıl bir yalnızlık içine düştüğü vs vs… Kitap o kadar kapsamlı ve o kadar doyurucuydu ki bir Dünya Klasiği olabilecek potansiyele sahip, hatta birçok Dünya Klasiği’nden çok daha fazla hak ediyor bu kategoriyi diye düşünüyorum kendimce iyi bir klasik okuru olarak. Yazarın soy isminde “-ovski” eki olsaydı o kategoriye çoktan alınmıştı kesin. :))) Şüphe… Kitaba baştan sona şüphe duygusu hakim. İlk sayfadan son sayfaya kadar gerilim içinde bırakıyor okuru bu duygu. Şüphe duygusunun insan psikolojisini nasıl etkilediği, obsesyon
Edebiyat
YalnızızPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202527,3bin okunma
“YALNIZIZ”
8/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 40. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2025 00:00
Kitap, modernleşmenin etkisiyle kendisine yabancılaşan, kalabalıklar içinde yalnız hisseden ve iç çatışmalar yaşayan insanlardan bahseder. Şu anki toplumumuza ayna tutuyor.’50’li yıllarda yazılmış bir kitapta şimdiki zamanı yaşıyoruz gibi bir şey, eski yazarların ne güzel öngörüleri varmış.. Romanda; aynı evde yaşayan, birbirlerinden çok farklı düşünce ve davranışa sahip, hayatın amacını arayan 3 kardeş resmetmiş: Samim, Besim ve Mefaret. Bunlardan yola çıkarak doğu-batı, madde-mana, ruh-beden, idealizm-materyalizm gibi ikilemler ortaya çıkıyor ve hayat sorgulanıyor. Kitabın başkahramanlarından Samim, dünyayı daha yaşanır kılan, güzel hayaller içeren ‘Simeranya’ adında bir ütopya ülkesi yaratmak istemekte. Yazdığı ‘Simeranya’ adlı kitabında ideal bir eğitim sisteminin yeteneğe bağlı olduğundan da bahsetmeyi unutmamış, ki ben de bunu daima savunurum. Ayrıca Samim’e göre herkes iki kişilikte doğmuştur; birinci benliğimiz herkese gösterdiğimiz kimliğimizdir (vitrinlik), ikincisi de kendi içimizde var olan birinci benliğimizden bile gizlediğimiz kişiliğimiz (gizli benlik). Hangi benliğimiz hayatımızda ağır basıyor; 2. benliğimizi 1. benliğimizden gizlemeyi başarabiliyor muyuz, yoksa 2. benlik ağır basıp bizi farklı yollara doğru itiyor mu? Bu sorunun cevabını merak ediyorsanız kitabı okumanızı öneririm.. Son olarak kitaptan aklımda kalan düşünmelik bir söz: “Tecrübeden sonraki idrak, Evvelkinden çok daha pahalıdır.” (S. 134)
Edebiyat & Roman
YalnızızPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202227,3bin okunma
Simeranya Mühendisi
Puan vermedi·416 syf.·
2025 196. kitabı
Her şey, bir evde başlayan küçük bir huzursuzlukla açılıyor ve yavaş yavaş derin bir yalnızlığa sürüklüyor. Peyami Safa ’nın Yalnızız ’ında şüphe büyüdükçe, hayatın vadedemediklerini tamamlamak için zihin çoktan Simeranya’nın izine düşüyor. Romanın kapısını aralayan bu ilk sarsıntı, bizi doğrudan Mefharet Hanım’ın evindeki karanlık kuşku atmosferine götürüyor. Birinci bölümde aile içi kriz ve şüphenin doğuşuyla Samim’in ablası Mefharet’in evinde başlayan roman Mefharet, kızı Selmin’in birkaç gündür süren rahatsızlıklarından yola çıkarak hamilelik şüphesine kapılmasıyla ve bu ihtimalle evin şerefi, el alem ne der kaygılarıyla birlikte büyüyen bir olayların içine çekiyor. Roman, insanı ürperten sapık bir şüphe motifi ile başlayan birinci bölümüyle şüphenin aile içinde nasıl mayalandığını gösteren uzun bir sahne gibi okunuyor. Yazar kimden hamile kaldı?sorusuyla ilerleyen ortamda bir merakın fazlasını, herkesin herkes hakkında, hatta kendi hakkında bile kuşkuya düştüğü bir atmosfer kuruyor. Modern, geleneksel ahlak hesaplaşmasının evin içinden yansıyan karikatürüne dönüşen sahnelerle, namus, rezalet, aile şerefi üzerinden konuşulurken, beden özgürlüğü, evlilik kurumu gibi ironik çıkışlarla birlikte değerleri tersyüz ediyor. ilk bölümüyle Yalnızız temel ekseninde birey ve toplum, ahlak ve özgürlük temasını gerilimli atmosferiyle romanın başında masaya yatırıyor. Bu bölümde Samim sahnenin merkezinde görünmese de, herkesin konuştuğu ama kimsenin tam anlayamadığı bir Simeranya’ya sığınan, geceleri yazan, evin içinde biraz yabancı duran bir figür olarak kalıyor. Romandaki asıl derinliğin olaylardan ziyade Samim’in iç dünyasında yaşadıkları ve onun kurduğu ülkede saklı olduğunu ufaktan sezdiriyor. İkinci bölümünde yer alan metafizik sorgulamarı, Simeranya ve Meral ile
Düşünce
YalnızızPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202527,3bin okunma
--- Yalnızım, evet, herkes yalnızdır, yalnızız.---
10/10
·414 syf.·
2018 99. kitabı
TÜRK EDEBİYATI İÇERİSİNDE EN BEĞENDİĞİM İLK 10 ESER İÇİNDESİN Neden mi? Başlayalım o halde. Peyami Safa'yı herkes sevmez. Bunu hala anlayabilmiş değilim. O kadar dergi alıyorum yahu dedim ben neden hiç kapakta bir 'Peyami Safa' göremedim bugüne kadar? Nedir bu ön yargı? Hep aynı yüzler dönüp dolaşıp karşımıza çıkarken neden bu muhteşem yazar, bu muhteşem eser hiç dillendirilmiyor? Sağa yatkın oluşu, siyasi tercihleri ve ağır eleştirileri onun mükemmele yakın olan ( özellikle bu eserinde) yazarlığını nasıl gölgeleyebilmiştir? Ufak bir araştırma yaparsanız eğer yaşadığı dönemdeki söylemlerini bulabilirsiniz ve sanılanın aksine doğuyu da batıyı da gayet net anlamış bir insan olduğunu görebilirsiniz. Ben incelememi hiç hazzetmediğim bu konudan uzaklaşarak esere yoğunlaşmak istiyorum. YALNIZIZ ; yoğun melankoli, dram, trajikomik ve tabi ki yalnızlık içeren bir eser. Hah tam aradığımız. Ne kadar da biz! Samim, eserin baş kahramanı. " Simeranya " adlı ütopik bir şehir hayal ediyor ve kitabını yazıyor. Aşık. Çocuğu yaşındaki Meral'e. Belki de çocuğu. O da muamma. Adam bir göz kırpmadan, bir nefes alışından, diz oynatışından senin içini dışını, düşündüğünü düşünmediğini, yaptığını yapacağını anlayabiliyor. Allah'ım erkeğin fazla zekisi de başa bela. Zavallı Meral ne yalan söylese inandıramıyor. Bir örnek vereceğim. Meral kızımız aşırı Paris düşkünü. Toplum tarafından dışlanmış ve 'orospu' olarak yaftalanmış yakın arkadaşı Feriha tarafından kandırılıp, Paris'e götürülmek, zengin ve yaşlı bir koca bulup zevk-i sefa sürmek peşindeler. Samim durur mu? Ah içinde ne fırtınalar kopar bu Samim'in. Meral ona yaptığı bir kaçamak hakkında yalan söyledi ve bir yalanından bakın ne ihtimaller kurdu Simeranya Kral'ı: “Bazı incelikleri feda edilmesi pahasına, bu arzuları saymaya
Edebiyat
YalnızızPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202227,3bin okunma
Simeranya
9/10
·416 syf.··
2022 97. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2022 20:30
Kitap grubumda çok fazla övüldüğü ve kitap okuma grubunun 4 haftada bir olan rutin oylaması ile değilde, ortak istek ve arzularıyla seçilen ilk kitap #k:1245. Peyami Safa bence doğu-batı konusu ile alakalı olarak takıntılı bir insan. Fatih Harbiye kitabında da bu konuya girmişti.Yalnızız kitabı da bu temelin üzerine oturtulan bir eser. Kitapta ama doğu-batı muhabbeti hariç; idealizm-materyalizm, ruh-beden, madde-mana gibi konuları da önemli bir ölçüde kitabın temel yapısını oluşturan diğer önemli ögeler de mevcut. Peyami Safa bu romanı 1951 yılında tamamlamış ve yayınlanmıştır. Samim, Besim ve Mefharet aynı evde yaşayan 3 kardeştir. Ama sadece bedenen bu kişiler aynı evde yaşamaktadırlar. Çünkü kafa yapıları bu 3 kişinin tamamen farklıdır. Kendi toplumsal değerlerinden uzak bir hayatta kalabalıklar içinde dahi yalnızsındır mesajı verir Peyami Safa her sayfasında kitabın biz okurlara. Aralarında ciddi anlamda bu kişilerin iletişim kopukluğu da vardır. Kitaptaki tüm ilişkiler neredeyse birbirleri ile bağlantılı, yapay ve samimiyetsizdir. Kitabın sanırım Türk Edebiyat tarihi için önemi "Simeranya" dünyasını barındırıyor olmasıdır. Simeranya gerçekleşmesi mümkün o dönem için pek de olmayan durumları içeren dünyadır. Kötü giden bir ortamdan kaçmak için başvurulacak bir durak gibi de görülebilir. Samim bunu deftere not şeklinde almaktadır.Yani kitaba bir Ütopya gözü ile de bu anlamda bakmak mümkün. Bir Devlet modeli demek de yine aynı şekilde. Kitapta peki başka neler var : Güçlü Önseziler, Telekinezi(Düşünce Gücü ile Nesneleri Hareket ettirme), Kehanet, Polipsişizm(Kişinin kendi bulunmadığı ortamı geçmişte algılayabilmesi). Bu kavramları da çoğu kitapta görmeniz pek mümkün değil. Kitaptaki Meral karakterinde ise sosyal ben unsurunda ciddi anlamda psikolojik anlamda zarar
Edebiyat
YalnızızPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202227,3bin okunma
Hep birlikte, "Yalnızız"
10/10
·413 syf.·
2025 134. kitabı
“..büyük kalabalıkların ortasında, insan denilen sosyal mahluk kendi.. kendi iç dünyasının mahbusu hâlinde, şifasız bir yalnızlığa mahkûm. Anlatabiliyor muyum?”(s.392) -------------------------- Peyami Safa, insanın kaçamadığı yegane mevzularından biri olan yalnızlığına seslenerek dikkatimizi çekiyor. Umutsuz bir noktadan sesleniyor gibi görünse de, birbirine benzeyen yalnızlığımızı tanımamızı sağlıyor aslında. Sonda verdiği hakikatli seslenişle de sağlam ve ölümsüz bir eser armağan etmiş oluyor. İnsan, yaşadığı evde, bulunduğu çevrede, şehirde kendini bir türlü yerleşememiş, kök salamamış, hiçbir şeyle ve kimseyle yeterince derin bağlar kuramamışsa, kendini yetersiz ve aidiyetsiz hissediyor. Derin bağ kuramadığımız ne varsa bizi eksiltiyor. Kimi aklıyla dengesini bulmaya çalışırken kimileri de ruhu eksilerek yok olup gidiyor. Roman, işte bu zıtlığı gösterirken merkezine aldığı yalnızlığı, ön planda klasik bir aile tablosu ve yakın çevre ilişkileri üzerinden konu ediniyor. Konuya odaklanırsam çok bayağı yorumu getirebilirdim; lakin asıl anlatmak istediğini çok üst düzey işlemesi benim nezdimde eseri tam anlamıyla sağlam kılıyor. Klasik bir aile tablosu, o tabloda karmaşık ilişkiler ve çatışmalar; dönem itibariyle Doğu-Batı etkileşiminin doğal sonucu yaşanan çatışma; cinsiyet üzerinden ahlak kavramının işlenişi; farklı yakınlık dereceleri üzerinden ilişki modelleri ve onların analizleriyle derinleşen psikolojik yaklaşımlar konunun işlenirken şaha kalkışının göstergesi.. Peyami Safa bütün bunları öyle bir çift yönlü ele alıyor ki, “zıtlık” başlığı altında kavramları ve insan tabiatının da bu zıtlıklarla var olan mücadelesinin emsallerini okurken; diğer taraftan hem edebi zekasıyla mühendis gibi dizdiği cümleleriyle insan ruhunun inşasını seyrediyor; akılcı yaklaşımları
Edebiyat
YalnızızPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202527,3bin okunma
Her şey olabilmek için, kendine mahsus şartlara muhtaç. Syf.384
10/10
·416 syf.·
2026 25. kitabı
"Kendi kendimden nefretimin çerçevelediği ve çirkinleştirdiği bir dünyada yalnızım." İşte böyle diyordu Meral. Sevmenin ama en önce kendimizi sevmenin öneminden bahsederiz hep. Bazen değer verdiğimiz insanlar olur çevremizde. Uçuruma gittiğini farkeder ve yardım etmeye çalışırız. Lakin işbirliğine yanaşmadığı ve yalanlara başvurduğunda, ne zamana kadar ses çıkarmadan durabilirsiniz? Kandırılmaya devam ederken, kendi gururunuza ihanet ettiğinizi hissetmez misiniz? ​Peyami Safa’nın Yalnızız romanı tam olarak bu ince çizgide yürüyor. Meral’in kendi yalanlarında boğuluşunu izlerken, Samim’in insanın her hareketine ve duygusuna hakim, insan ruhunun en gizli dehlizlerine ustaca ayna tutan tavırları hem kendine hayran bırakıyor hem ürkütüyor. Peyami Safa, her karakteri alelâde değil, muntazam şekilde dahil ediyor, her biriyle farklı bir özelliğe vurgu yapıyor ve hepsinin ayrı ayrı tahlilini bizlere sunuyor. ​Peyami Safa’nın bu dev eserinde, sadece bir aşk hikayesi okumuyoruz; ahlâkın, vicdanın ve toplumsal baskının röntgenini inceliyoruz. Psikolojik roman olması bir yana, dilinin akıcılığı, hikâyenin gerçekçiliği, bizden oluşu ve hepimizin kendinden bir parça bulması sebebiyle oldukça kıymetli. Sürekli merak içinde olduğum, kimi zaman kızdığım kimi zaman gerildiğim, bazen de hüzünlendiğim çok duygulu, şahane bir kitap deneyimi oldu. Peyami Safa'nın kendinden izler taşıyan Simeranya düşüncesi Platon'un Devlet kitabını anımsattı. Her şeyin incelikle düşünüldüğü, Samim'in ütopik dünyası.. İnsanın iki hali üzerinde durulan kısımlarına da bayıldım. Mutluluğu dışarda değil kendi içimizde aramak lazım, diyor en nihayetinde. Kitapta bahsetmek istediğim çok şey var lakin bu kadarla kalsın. Ben böyle kıymetli bir eseri uzun uzun anlatmak değil merak uyandırmak ve okumayan
1000Kitap
YalnızızPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202527,3bin okunma

Yazar Hakkında

Peyami SafaYazar · 125 kitap
Peyami Safa, Türk hikâye ve romancısıdır. Server Bedi takma ismini de kullanan yazar romanlarının yanı sıra, düşünsel yapıtları, polemikleri, köşe yazarlığı ve gazeteciliği ile de tanınır. Servet-i Fünun dönemi şairlerinden İsmail Safa'nın oğludur. Sivas'a sürgüne gönderilen babasının orada ölmesi üzerine 1901 yılında iki yaşında yetim kalmış, bu yüzden "Yetim-i Safa" adıyla anılmıştır. Babasız büyümenin acılarının yanı sıra, sekiz dokuz yaşlarında yakalandığı bir kemik hastalığı dolayısıyla 17 yaşına kadar, bu hastalığın fiziksel ve ruhsal bunalımlarını yaşamıştır. Doktorlar kolunun kesilmesinde karar kılmış, fakat Safa bunu kabul etmemiştir. Daha sonraları bu günlerdeki tecrübelerini "9. Hariciye Koğuşu" adlı romanında okurlarıyla paylaşır. Hastalık ve savaşın yol açtığı maddi sıkıntılar dolayısıyla öğrenimini sürdürememiş, 13 yaşında hayatını kazanmak ve annesine bakmak için Vefa İdadisi'ndeki öğrenimini yarıda bırakmıştır. Karton Matbaası'nda bir süre çalışan Peyami Safa, Posta - Telgraf Nezareti'ne girmiş, I. Dünya Savaşı'nın başlamasına kadar orada çalışmıştır (1914). Daha sonra Boğaziçi'ndeki Rehber-i İttihat Mektebi'nde öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Dört yıl çalıştığı bu okulda, hem öğretmiş, hem de kendi çabasıyla Fransızca'sını ilerletmiştir. Buradaki izlenim ve deneyimlerini "Biz İnsanlar" adlı eserinde kullanmıştır 1918 yılında ağabeyi İlhami Safa'nın isteğine uyarak öğretmenlikten ayrılmış ve birlikte çıkardıkları "20. Asır" adlı akşam gazetesinde "Asrın Hikâyeleri" başlığı altında yazdığı öykülerle gazetecilik yaşamına başlamıştır. İmzasız olarak yazdığı bu hikâyelerin tutulması üzerine Server Bedi takma adını kullanmaya başlayan Peyami Safa, daha sonra 1921'de Son Telgraf gazetesinde yazmış, oradan da Tasvir-i Efkâr'a geçmiştir. Daha sonra Cumhuriyet gazetesine geçmiş, 1940 yılına kadar bu gazetede fıkra ve makalelerinin yanı sıra, roman da tefrika etmiştir. 1960'lı yıllara kadar başta Milliyet olmak üzere birçok gazete ve dergide yazan Peyami Safa 27 Mayıs'tan sonra Son Havadis gazetesinde yazmaya başlamıştır (1961). Aynı yıl Erzurum'da yedek subaylığını yapmakta olan oğlu Merve'nin ölümü üzerine büyük bir sarsıntı geçiren Peyami Safa, iki üç ay sonra İstanbul'da vefat etmiştir. Edebî hayatı İlk romanlarında sola yakın görüşler taşıyan Peyami Safa, bir hastanın psikolojisini anlattığı otobiyografik romanı Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'nu (1931) Nazım Hikmet'e ithaf etmişti. Bu roman hariç, 1922-1939 yılları arasında yazdığı Mahşer (1924), Şimşek (1928), Fatih-Harbiye (1931) ve Biz İnsanlar (1939) adlı romanlarında Doğu-Batı sorunsalını karakterlerde somutlaştırarak işledi. Safa, bu romanlarında, ruh hallerini çözümlemede, kurguda, dilinin kıvraklığında, anlatım tekniklerindeki denemelerde başarılı bulunurken romanlarında düşünceyi öne çıkarması dolayısıyla eleştiriler aldı. II. Dünya Savaşı sırasında Nasyonal Sosyalistlere yakınlaşmasıyla dikkat çeken Safa'nın gerçekçi roman çizgisi Matmazel Noraliya'nın Koltuğu (1949) ile mistisizme yöneldi. İlk uzun hikâyesi "Gençliğimiz"i 1922 yılında neşreden Peyami Safa, para kazanmak amacıyla yazdığı kitaplarında, ilk defa ağabeyi İlhami Safa'nın takma ad olarak kullandığı, annesi Server Bedia Hanım'ın adından uyarladığı Server Bedi müstear adını kullanmış, bu takma adla yüzlerce eser vermiştir. Bunlar arasında en sevilenler Cingöz Recai macera romanları ile Cumbadan Rumbaya adlı romanı olmuştur. Peyami Safa, Türk kültür yaşamında yayımlandığı yıllarda hayli etkili olmuş Hafta, Kültür Haftası (1936, 21 sayı) ve Türk Düşüncesi (1953-1960, 63 sayı) dergilerini çıkarmıştır. Asıl ününü romancı olarak yapan Peyami Safa, bazı uzun öyküleri ile de dikkati çekmiş, yazar Batılı kaynakların bir "Zalim" olarak tanıttıkları hun hükümdarı Attila'yı aklamak amacıyla aynı adda bir de tarihsel roman yazmıştır. Tüm bu üretkenliğine rağmen yeterince tanınmamış ve tanıtılmamıştır. Hakkında yapılan çalışmalar Prof. Dr. Mehmet Tekin, Doç Dr. Mehmet Önal ve Dr. Nan a Lee Peyami Safa hakkında birer doktora tezi vermişlerdir. Beşir Ayvazoğlu'nun yazar (Peyami Safa) hakkında Ötüken Yayınları'ndan çıkmış, biyografik bir eseri bulunmaktadır. Zülfikar Uğur Yıkan, 2004 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde "Peyami Safa'nın Server Bedi İmzalı Romanları" konulu Yüksek Lisans tezini hazırlamıştır. Yazar-çevirmen Sabri Kaliç 2011 yılında Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Hariciye Koğuşu" romanını "Exterior Diseases - Ward: 9" adıyla İngilizceye çevirmiştir. Ayrıca internet üzerinde Peyami Safa hakkındaki bilgilere ulaşabilceğiniz " peyamisafa.biz " şeklinde bir internet adresi mevcuttur.