Yeni Dünya

Aldous Huxley
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·272 syf.··
2025 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2025 14:07
Kitapta anlatılan dünya ilk başta düzenli ve sorunsuz gibi görünüyor, ama aslında insanların tamamen robot gibi yaşadığı, duygularını bastırdığı bir sistem var. İnsanlar laboratuvarlarda üretiliyor, aile diye bir kavram yok, herkes küçük yaşlardan itibaren sisteme uygun şekilde şartlandırılıyor. Düşünmeleri, sorgulamaları engelleniyor; mutsuz hissettiklerinde de •soma• denilen bir hapla her şey unutuluyor. Kitapta dış dünyadan gelen John karakteri sayesinde bu sahte düzen daha net anlaşılıyor. O duyguları olan, aşkı ve acıyı hisseden biri; bu yüzden sistemin içinde çok yabancı kalıyor. Teknolojinin ve sistemin, insan olmanın özünü nasıl yok edebileceğini düşündürdü. Her şeyin yolunda gibi göründüğü ama aslında çok şeyin eksik olduğu bir dünya vardı, ve bu beni etkiledi { tavsiye ederim }
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2022 24. kitabı
1932 yılında yayınlanmış ve 600 yıl sonrasını hayal ederek oluşturulmuş, toplumsal istikrar ve barış arayışı içinde gerçek duygulardan yoksun kalmış bir distopik dünya tasavvurunun anlatıldığı bir roman. Romanın içeriğindeki fikrin, felsefenin gerçekleştiğinde oluşturacağı dünyaya geçmeden önce yazar hakkında konuşmayı faydalı buluyorum. Huxley ailesi İngiltere'nin entelijansiyası(aydınlar topluluğu) sayılan ailelerden birisidir. Ailenin her üyesi botanik, fizik vb. ilim alanlarıyla ilgili kişiler olduğu için Aldous Huxley de bu alanlarda kendisini geliştirmek istiyor. Fakat küçük yaşta yaşadığı körlük sebebiyle bu alanlarda derinleşemeyeceğini fark edince edebiyata ve felsefeye yönelim göstermiş. Özellikle felsefenin genel kriterlerinin sürekli farklı biçimlerle karşımıza çıkacağıyla ilgili fikri ve birinci dünya savaşına şahit olup insanların ölümünü sindirememesi, savaş içinde olan insanların birbirlerinden o kadar farklı olmadığını anlatma çabasını kitabı okumadan önce bilmemiz gerekir. Bu kitapta da devletlerin sosyolojik politikalarına eleştiri olduğunu görebiliriz. Batı medeniyetinin tahakkümünün insanın özgürlük ve estetik yönünü sınırladığını düşünen bir yazar ve bunu kitapta da bizlere gösteriyor. Huxley güzelliğin acının sonucu olduğunu düşünen bir felsefe ortaya atmıştır. Acıyı ortadan kaldırma isteğinin toplumun gelişmesini sınırlayacağına inanıyor. Acı çekme özgürlüğünün insandan alınması halinde edebiyatın yozlaşacağını düşünüyor.Bu kitapta yazar insanlığın ilerlemeye olan inancını da sorguluyor. Birinci dünya savaşında gözlemlediği askeri teknolojinin oluşturduğu yıkımın tüm bilimsel ilerlemelerde de olacağını öne sürüyor. Yazıldığı dönemde okurları ikiye bölen bir kitap olmuştur. Ciddi derecede destekçisi ve kitabın içeriğine karşı çıkan kesimler
1000Kitap
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma
Geniş Yeni Dünya(+18)
8/10
·272 syf.··
2022 85. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2022 21:59
Aldous Huxley, çok şanslı bir ailenin çocuğu idi. Huxley'in birçok akrabası bilim adamıdır.Kendini eğiten bir aileden gelmiş olması onun için gelecek için büyük bir avantaj olmuş ve bu avantajı kulanmasını da bilmiştir.Huxley, Bilimle ilgili insanların onu yanlış kullandığını söylemiştir. Parapsikoloji ve mistik temelli felsefe ile ilgilenmiştir. Cesur Yeni Dünya eseri tüm dünyaca tanınmasına vesile olmuştur.Ölüm günü Stephen King in romanında da bahsettiği Kennedy nin suikast sonucu öldüğü gün olan 22/11/63 olduğu için kimse tarafından ölümü önemsenmemiştir. Arada kaynamıştır da diyebiliriz. Cesur Yeni Dünya kitabını 1931 yılında yazan yazarımız, kitapta birden çok yeni dünya düzeni öngörüsünde bulunuyor. Bunlar neler derseniz; psikolojik, sosyolojik, hiyerarşik, bilimsel, doğumla alakalı, cinsellikle alakalı, aile hayatı ile alakalı,uykuda öğrenme, üreme şekli vs yeni birden çok konuda değişiklikler içermektedir. 1984 kitabı ile çok karşılaştırılan bir kitap. 1984 çok daha iyi bence. Dünya olarak Cesur Yeni Dünya nın dünyası daha kapsamlı, ama konu ve mesaj olarak kesinlikle 1984 çok çok daha üstündü. Aynı zamanda şundan da çok eminim ki : 1984 ü ömrümün sonuna kadar unutamayacağım. Cesur Yeni Dünya yı ise 2 3 aya unuturum büyük ihtimal. Bütün önemli en iyiler listesinde kendine yer bulan Cesur Yeni Dünya , en çokta yasaklanan eserlerden biridir. Kitap ismini William Shakespeare in bi kitabındaki cümleden almaktadır. Güzel yeni dünya diye çevirmekte mümkündür. "Ah merak! Burada kaç tane iyi yaratık var! İnsanlık ne güzel! Ey cesur yeni dünya, İçinde böyle insanlar yok." Aldous Huxley in 5.romanı ama ilk distopyasıdır Cesur Yeni Dünya. Peki kitabı yazarken kimlerden esindi diye sorarsanız : H. G. Wells den etkilenmiştir diyebilirim. Hatta Huxley direk bunu kendisi de dile getirmiştir. Kitaptaki Mustafa Mond gerçek hayatta Sir
Edebiyat
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma
10/10
·345 syf.··
Beğendi
·
2022 86. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2022 15:56
Özgürlük nedir? Mutlu olmak mıdır özgürlük? Nefes almak mıdır özgürlük? Ya da istediğin şeyi yapmak? Bu kitabı okumadan önce özgürlük hakkında pek düşünmezdim, mutluluğa takmıştım kafayı. Hep mutluluğun nerede olduğunu arardım. Herhalde, bana "özgürlük nedir?" diye sorsanız, rüzgarı anlatırdım size, veya mutluluğu.. Hadi, şimdi sorun bana, "özgürlük nedir?" diye. Cevabım "Özgürlük istediğin zaman mutsuz olmaktır," olur. "İstediğin zaman herkesten ve herşeyden uzaklaşıp kendi yuvana çekilmek, çocukken istediğin zaman (annenin ısrarlarına rağmen) zararlı olduğunu bile-bile, sadece canın istediği için aç kalmaktır özgürlük (bunu yaptım)." Neden mi? Diyelim ki, özgürlüğü mutlulukta aradık. Kendimizi bir kalıba sokmuş olmaz mıyız? Zaten, neredeyse tüm bilim insanları, filozoflar şu anda mutluluk iksirini aramıyor mu? Tamam, şimdi şöyle sorayım: "Mutluluk nerededir?" Daha uzun ömür? Veya daha sağlıklı hayat? Belki de, o yeni aldığın arabadır mutluluk. Aa, dışarda civciv öttü, çok mutlu olmalıyım (!) Benim cevabım, "Mutsuzluktadır." (Âşıkların yüzü mü güldü, yoksa bana mı öyle geldi. ;)) Evet, mutsuzluktadır. Buddha insanın mutlu olması için acıyı anlaması, güzel anları biteceğini düşünmeden yaşaması gerektiğini savunuyor. Bana soracak olursanız, insanın mutlu olması için üzülmesi gerekir, çünkü insan üzülünce anlar mutluluğun değerini. Kabul edersiniz ki, birden bire yaşanan sevinçler en güzelleridir. Az önce bir soru sormuştum, "Daha uzun (sonsuz) ömür?". Tarih boyunca bilim insanlarının en çok uğraştığı meselelerden birisi, uzun ömür. Bakalım, Harari bu konu hakkında ne diyor: "Tarih boyunca fakirler ve baskı altındakiler en azından ölümün eşitleyi­ci olduğunu, zenginin de fakirin de öleceğini düşünerek teselli buldular; fakat bu insanlar kendilerinin öleceğini,
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 201273,2bin okunma
8/10
·266 syf.·
2016 6. kitabı
Biraz argo bir giriş olacak ama "o nasıl bir öngörü arkadaş!" diyeceğim. Huxley bu romanı 1932'de yazmış yahu! Romanda Cesur Yeni Dünya'yı kurgulamış. Bu öyle bir dünya ki mutluluk ve tatmin üzerine dizayn edilmiştir. İstikrarlı bir toplum birinci önceliktir ve bunun için bir birinin tıpatıp aynı, düşünmeyen sorgulamayan, kritik etmeyen, endişe duymayan, üzülmeyen kısacası hissetmeyen bireyler üretilmektedir. Dolayısı bu yeni dünyada aile, bağlılık, sanat, edebiyat, felsefe hatta bilime dahi yer yoktur. Evet, toplum gerçekten mutludur. Çünkü bireyler hayatından memnun olması için şartlandırılarak üretilmiştir. Fakat, insani bir topluluktan ziyade robot toplumundan farksızdır. Dizayn edilmiş bu yeni dünyayı okurken ürpermekle birlikte günümüz dünyasından çok da farklı olmadığını düşündüğünüz noktalar farkediyorsunuz. Spoiler vermemek için detaya girmeyeceğim. Çok yakın (çok çok yakın) gelecekten sinyaller veriyor adeta. Hatta kitabı okumaya başladığım gün gördüğüm haberin linkini de bırakayım şuraya ilerihaber.org/icerik/bilim-in... (doğum olmadan dünyaya gelinmesini mümkün kılacak bir gelişmeden bahsediliyor) Sonuç olarak herkesin mutlu olduğu, tek düze, renksiz bir dünya mı ya da acının, kederin, heyacanın, endişenin, mutsuzluğun, mutluluğun olduğu fakat çeşitli, rengarenk bir dünya mı sorusunu sorduran keyifle okuduğum bir eserdi. Tavsiye ederim efenim, okuyunuz :) Not1: Yeni dünyadaki 10 önemli kişiden biri olan Batı Avrupa Dünya Denetçisi karakterinin ismi Mustafa Mond'dur. Ve karakterdeki "Mustafa" isminin Mustafa Kemal Atatürk'ten geldiği iddia edilmektedir. Not2: Romanın ismi (Brave New World), hikayenin içinde de geçen Shakespeare'in Fırtına isimli eserindeki bir sahneden alınmış ve
Teknoloji
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma
Uyanın, Kahramanın Şimdiki Zamanı Bizim Geleceğimiz Olabilir!
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2022 129. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2022 15:47
"Ben keyif aramıyorum. Tanrı'yı istiyorum, şiir istiyorum, gerçek tehlike istiyorum, özgürlük istiyorum, iyilik istiyorum. Günah istiyorum.’’ (s. 238) 1. Ütopya’dan Distopya’ya Geçiş Distopik bir eseri inceleyebilmek için öncelikle, hem distopyaların ortaya çıkmasında büyük payı olan ütopyayı hem de distopyayı tanımlamak gerekir. Ütopya kelimesi, Yunanca ‘’olmayan/yok/değil’’ anlamlarına gelen öneki ou (oú) ve ‘’yer/ülke’’ anlamındaki topos (τόπος) kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluşmuştur. Ütopya, kabaca herkesin mutlu mesut bir şekilde yaşadığı, kötü şeylerin gerçekleşmesinin pek mümkün olmadığı, refah seviyesinin üst sınırlara dayandığı toplum düzenine denir. Tam kelime karşılığı ise ironik bir şekilde ‘’olmayan-yer’’ (outopos) anlamına gelir. Ütopya kelimesini 1516 yılında literatürde ilk kullanan kişi Thomas More olarak bilinmektedir (Bkz: Ütopya). Devlet, İdeal Devlet, Güneş Ülkesi, Yeni Atlantis bu türe verebileceğimiz örneklerin en başında geliyor. Distopya kelimesinin etimolojik kökeni ise Yunanca ‘’kötü/hastalıklı’’ anlamındaki dsy/dis (δυσ) öneki ile yine topos kelimesinin birleştirilmesi sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu kelime ise ilk defa 1868 yılında John Stuart Mill tarafından ‘’kötü bir yer’’ anlamına gelecek şekilde kullanılmıştır. Distopya kelimesi, ütopyanın anti-tezi ve karşıtı olarak ele alınmasının yanında, karamsar duruşuyla toplumun gidişatına ve genellikle politik, ekonomik, teknolojik, sosyolojik ve dini problemlerine dikkat çekerek ayna tutmaktadır. Distopik toplumlarda ekseriyetle, baskıcı ve totaliter bir devlet modeli vardır ve bu yönetim biçiminin altında ezilen insanların mutsuzluklarına, bireyselliklerinin yok oluşuna ve özgürlüklerinin kısıtlanışına şahit oluruz. Distopyaya örnek olarak ise türün dört öncüsünü, nam-ı diğer
Edebiyat
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma
Dikkat spoiler içerebilir !
2/10
·272 syf.··
2023 288. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2023 18:00
·
Kitap George Orwell 1984 ile devamlı kıyaslanması ve çok okunması dikkatimi çekti. Sonuç kısımında söyleyeceğimi baştan söyleyeyim. George Orwell ve kitabına saygısızlık olarak görüyorum. Bu kitap pazarlaması için kullanıldığını ve başarılı kampanya yapıldığını görüyoruz. Kitap içeriğine gelince, burası daha vahim kehanet olarak pazarlanan fikir; okuyan ve takip edenler bilir ki Masonların “TEK DÜNYA DEVLETİ” amaçlarıdır. Yani fikir çalıntıdır. Mason olarak bu fikri benimsemiş dile getirmiş olabilir. Ama bu yazarın kehaneti değil. Ve ayrıca Ford ve Rothschild hanedanlarının ismini kitapta geçirmeside tesadüf olamaz. Kıyaslanan 1984 kitabında,algı yönetimi,kelime seçimi,zıtlıklar; savaş barıştır, özgürlük köleliktir gibi çiftdüşün düşüncesi,bugünün propaganda çeşitlerinden yönlendirme vb… alt yapısı sağlam örgüsü ve kurgusu olan distopik bir eser. Geçmiş yıllarda gerçekleşmiş ve hala yaşayan bir eser. Cesur Yeni Dünya öngörüsünde ise; psikolojik,sosyolojik,hiyerarşik,bilimsel,şartlanma yolu ile öğrenme,doğum,üreme şekli ve cinsellik üzerine gitmeye çalışmış. Ama hepsinin altı boş kalmış kurgusu ve örgüsü olmayan kitaba dönüşmüş. Veba gibi anne,baba yok,sevgili yok,çocuklar yok ve bol bol uyuşturucu var mutluluğun anahtarı olarak. Ve tabiki çok önemli olan ayinler. Bol bol sex var başka da kitapta bişey yok durup durup toplu sex hatırlatması yapıyor sevgili yazar. Bu kitabı okumak vakit kaybı. Tek dünya devleti ve alt basamakları ilgi çekici bir konu başka bir yazar müthiş işleyebilir. Bu kitap olmamış ilk defa emeğe saygıdan puanlama yapmayan ben 1 veriyorum.
Edebiyat
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma
Distopya mı? Ütopya mı?
Puan vermedi·272 syf.··
2023 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2023 10:04
Selam arkadaşlar Cesur Yeni Dünya'nın o beyin yakan atmosferinden çıkıp doğru bir şekilde kitabı anlatmaya çalışmak benim için oldukça zor. Şu şöyle bu böyle diye basitçe anlatamıyorum bu kitabı çünkü kendi içinde bile tezatlıklar barındıran birçok şeyi okura bırakan bir eser. Huxley bir dünya kurmuş ama bu ütopya mı yoksa distopya mı emin değilim, tıpkı bu eseri okuyan çoğu okuyucu gibi muallaktayım. En iyisi ben size anlatayım kitabı okuyanlar da bu konudaki yorumlarını yazsın. Huxley'in kurduğu dünyada insanlar belirli toplumsal rollere göre programlanmış. Herkesin mutlu olduğu duyguların göz ardı edilip, kontrol altına alındığı bir dünya. Düşünmeyen sorgulamayan,endişe duymayan, üzülmeyen kısacası hissetmeyen bireyler üretildiğini düşünün. Bu dünyada aile, aşk, arkadaşlık gibi kavramlar yok hatta kişisel kimlik de yok. Yaptığınız seks bile kontrol altında. Düşündüm de korkunç gerçekten. Bütün sistem, mutluluk üzerine kurulu, toplumun bütün parçaları 7/24 mutludur ve mutluluk ve haz duyguları dışındaki bir şey olur da hissedilirse 'Soma' adı verilen haplar, onları hayali, mutlu bir tatile çıkarır. Ancak biri vardır ki o farklıdır. Bernard max. İçinde yaşadığı dünyada mutlu değildir, ve bu dünyayı sorgular. Olaylar bu şekilde başlar ve zincirleme devam eder. Yer yer akıcı ilerleyen yer yer de ara vermemi gerektiren bir durağanlık olsa da genel olarak eseri sevdim. Distopik eser sevenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap. İçinde bizi sorgulamaya iten birçok konu var sizlerin hevesini kırmayayım diye spoiler vermeden anlatmaya çalıştım. Okuyanların da yorumlarını bekliyorum kitapla kalın sevgiler
Edebiyat & Roman
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma
Ütopik Bir Dünyada Distopik Yaşam...
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2024 52. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2024 22:08
Aldous Huxley tarafından kaleme alınan ve 1932'de yayımlanan Cesur Yeni Dünya distopya ve ütopya karışımı bir romandır. Kitap 26. yüzyılda teknolojisi çok gelişmiş, insanların laboratuvar ortamında klonlanarak çoğaltıldığı, insani duygularının olmadığı, herkesin 7/24 mutlu olduğu Londra'da geçiyor. Kimsenin annesi, babası ya da sevgilisi olmasına izin verilmeyen oldukça sıra dışı bir dünya. Hadi şimdi kitaba kısaca bir göz atalım... Teknolojik olarak gelişmiş bu dünyanın hemen yanı başında Vahşi Dünya olarak adlandırdıkları bir ülke daha vardır. Vahşi Dünyadaki insanlar eski geleneklerine bağlı, cahil, gelişmemiş bir toplumdur. Bu ülke ile çok nadir bağlantı kurarlar. Vahşi dünyadaki insanlar Cesur Yeni Dünyadaki insanların aksine her şeyde özgürler ama sefalet ve kötülük içerisinde yaşamaktalar. Kitabın yazarı Aldous Huxley hakkında ilginç bir bilgi paylaşayım. Huxley bir kolejde Fransızca öğretmenliği yaparken öğrencileri arasında daha sonra bir başka distopik roman olan 1984'ün yazarı olacak olan George Orwell'de yer alıyordu. Görünen o ki George Orwell distopik roman yazarken hocasından etkilenmiş. Distopik roman konusunda öğrenci, öğretmenini geçmiş mi? Bu sorunun cevabını okuyucuya bırakıyorum. Huxley'in kurguladığı bu dünya ütopya mı, distopya mı karar vermek zor her ikisi de var kitabın içinde. Ütopik bir dünyada distopik yaşam diyeyim ben en iyisi :D Ya da kitabı okuyanlar bu konudaki düşüncelerini yorumda belirtsinler. Kitaba 7.7/10 puan veriyorum. Herkese keyifli okumalar diliyorum...
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma
10/10
·266 syf.·
2018 28. kitabı
Müthiş bir kitap okudum. 1932'de yazıldığına inanamıyor insan. Bugünü bile aşan bir distopya ile karşı karşıya kaldım. Kitap, Londra Merkez Kuluçka ve Şartlandırma Merkezi'nde bir grup öğrencinin gezisiyle başlıyor. Burada birim müdürü öğrencilere nasıl insan üretimi yaptıklarını bölüm bölüm anlatıyor. İnsanlar istenilen şekilde üretiliyor, ileride ne yapacağı, ne düşüneceği, neyi seveceği, neye karşı güçlü olacağı yani insanı oluşturan bütün parametreler oluşturuluyor. Embriyolar için gerekli kuluçka şartları tamamlanıp ileride yapacağı mesleğe uygun şekilde şartlandırma yapılıyor. Müdür şartlandırmayı şu şekilde anlatıyor öğrencilere; "Mutluluk ve erdemin sırrıdır; yapmak zorunda olduğun şeyi sevmek. Tüm şartlandırmaların amacı budur: İnsanlar, kaçınılmaz toplumsal yazgılarını sevdirmek." Bu tesiste çocukların neyi sevip neyi sevmeyecekleri ait oldukları sınıfa göre belirleniyor. Mesela alt sınıf olan delta iseniz kitaplardan, çiçeklerden nefret edecek şekilde şartlandırmanız yapılıyor. Çünkü kitaplar, çiçekler size zaman kaybettirip yapmanız gereken işi aksatıyor. Farklı sınıfların birbirinden nefret etmesi de sağlanıyor ki toplum içinde yarattıkları düzen bozulmasın. Her sınıf kendi halinden memnun başka sınıftan olmak kesinlikle istemiyorlar. Alt sınıf olan, en çok çalışan deltalar bile iyi ki alfa değilim diyecek şekilde şartlı. Biraz düşününce bugün bile insanların çeşitli şekillerde şartlandırıldığını çok rahat görebiliyoruz. Biz buna algı diyoruz genelde. Aile yapısı tamamen bozulmuş, anne-baba kelimeleri duyulunca bile bir ürperme geliyor insanlara. Cinsellik serbest, tek eşlilik saçma bulunuyor. Dini inanç hala var. Ford adlı düzenin kurucusu bir tanrıya inanılıyor, adına ayinler yapılıyor. Böyle bir yaşam düzeni dışında ayrıkbölge dedikleri Amerikalı
Edebiyat
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma

Yazar Hakkında

Aldous HuxleyYazar · 25 kitap
Aldous Huxley; (d. 26 Temmuz 1894, Godalming, Surrey, İngiltere – ö. 22 Kasım 1963, Los Angeles, ABD), İngiliz yazar ve eleştirmen. Zarif ve yergili üslubuyla tanınmış, son dönemlerinde Doğu düşüncesine ve mistisizme yönelmiştir. Birçok ünlü bilim adamı ve sanatçı yetiştirmiş olan Huxley ailesinden geliyordu. 1908-11 arasında Oxford’daki Eton College’da okudu. Gözlerindeki bir rahatsızlık yüzünden kör olma tehlikesiyle karşılaşınca öğrenimine ara vermek zorunda kaldı. Sonradan Balliol College’ı bitirdi (1915). Daha 17 yaşındayken oldukça uzun bir roman yazmıştı; ama bu yapıtı hiç yayımlanmadı. I. Dünya Savaşı sırasında çeşitli gazete ve dergilerde çalışan Huxley, 1919’da Belçikalı Maria Nys’le evlendi. 1923-30 arasında ailesiyle birlikte İtalya’da yaşadı. Edebi inceliğini ve zekâsını olduğu kadar, insan ilişkilerine duyduğu ilgiyi de ortaya koyan Antic Hay (1923) ve Point Counter Point (1928; Ses Sese Karşı, 1961-62, 2 cilt, 1978) gibi ilk romanlarıyla başarı kazandı. Ses Sese Karşı’ nın kahramanını, İtalya’da dost olduğu D.H. Lawrence’tan esinlenerek yaratmıştı. Brave New World’de ise (1932; Yeni Dünya, 1945/Cesur Yeni Dünya, 1989), hiçbir bireyin bilimsel denetim ve koşullanmadan kaçamadığı gelecekteki bir dünyayı anlattı. Teknolojinin iktidarına karşı bir uyan niteliğindeki yapıt, karşı ütopya türünün de klasiklerinden sayılır. 1937’de ABD’ye yerleşen Huxley, roman ve denemelerinin yanı sıra Hollywood’da senaryo çalışmaları yaptı. Karısının ölümünden sonra 1956’da İtalyan kemancı Laura Aschera’yla evlendi. Bu dönem yapıtlarında, 1960’ların gençlik altkültürlerine de esin sağlayacak bazı temalar ağırlık kazandı; The Doors of Perception’da (1954; Sezgi Kapıları, 1975) halüsinojen ilaçlarla giriştiği denemeleri anlattı, Island’da (1962; Ada, 1983) algı uyarıcı ilaçlarla zenginleştirilmiş Doğu mistisizmi ile Batı bilimine dayanan bir ütopya yarattı. Deneme ve incelemelerini ise Collected Essays (1958; Denemeler, 1976), Literature and Science (1963; Edebiyat ve Bilim), The Politics of Ecology (1963; Ekoloji Politikası) gibi kitaplarda topladı. Huxley’nin öteki yapıtları arasında The Defeat of Youth (1918; Gençliğin Yenilgisi), Limbo (1920), Crome Yellow (1921; Krom Sarısı), Jesting Pilate (1926; Şakacı Pilate), Eyeless in Gaza (1936; Gazze’deki Kör), After Many a Summer Dies the Swan (1940; Nice Yazlardan Sonra, 1946), Grey Eminence (1941; Gölge Makam), The Perennial Philosophy (1946; Sonsuz Felsefe), Ape and Essence (1949; Maymun ve Öz) yer alır.