Yeni Dünya

Sabahattin Ali
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·160 syf.·
2026 11. kitabı
Sabahattin Ali’nin bu kitabına bir öneriyle başladım aslında ancak ben diğer kitapları gibi bir hikaye üzerinden ilerlediğini sanarken elime ulaştığında kısa kısa öykülerden oluştuğunu gördüm. Bazı öykülerini gerçekten beğendim ama genel itibariyle kitabı zor bitirdiğimi ve beni tatmin etmediğini söylemeden geçemeyeceğim. Az önce son öyküyü okurken bir miktar ağlamışta olabilirim dediğim gibi etkili kısımlarıda var. Her şeye rağmen kapağına bayılarak aldığım bir kitap ve Sabahattin Ali’nin olduğu için iyi ki de okumuşum. Sonuçta her okuduğumuz kitap 10/10 olacak diye kendimizi şartlamamalıyız. 6/10
Yeni DünyaSabahattin Ali · İthaki Yayınları · 202233,8bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2023 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2023 00:00
Bu kitaba inceleme yazmamıştım. Kitabı görünce yazmak istedim. Sabahattin Ali’nin kısa öykülerinden oluşuyor. Ama olumsuz biten öyküler olduğundan okurken çoğu kez iç çektim.
1K
Yeni DünyaSabahattin Ali · İthaki Yayınları · 202233,8bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2025 48. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2025 13:45
Sabahattin Ali’nin "Yeni Dünya" adlı eseri, yazarın toplumcu gerçekçi bakış açısını en yalın ve sarsıcı şekilde sunduğu hikâye kitaplarından biridir. İlk kez 1943 yılında yayımlanan bu eser, 13 kısa öyküden oluşur. Kitaba adını veren "Yeni Dünya" hikâyesi, gezici bir çadır tiyatrosunda çalışan bir kadının dramını ele alırken; "Hasanboğuldu" hikâyesi, bugün bile efsaneleşmiş bir aşk ve töre trajedisini konu alır. "Yeni Dünya", Anadolu insanının iç dünyasını, toplumsal baskıları ve geçim derdini ustalıkla harmanlayan, Sabahattin Ali külliyatının en kıymetli parçalarından biridir.
Yeni DünyaSabahattin Ali · İthaki Yayınları · 202233,8bin okunma
7/10
·160 syf.··
2024 10. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2024 20:19
bayadır sabahattin ali okumuyordum, güzel oldu. okurken keyif aldım, yaptığı eleştiriler de gayet anlaşılırdı amaa en sevdiğim öykü kesinlikle ayran isimli olandı. kitabın ismini aldığı yeni dünya değildi. öykülere tek tek baktığımda pek ölüp bitmedim aslında. genel olarak baktığımda keyifli bi okuma süreci oldu benim için. zaten bilerek zamana yaydım, arada açıp açıp okudum
Yeni DünyaSabahattin Ali · İthaki Yayınları · 202233,8bin okunma
8/10
·160 syf.··
2023 29. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2023 17:03
Sabahattin Ali'nin kaleminden beklenecek şekilde bir hikaye en fazla ne kadar üzebilir dediğiniz anda olanca gücüyle sizi üzen anadoluyu ve gerçeklerini içinde barındıran birbirinden üzücü 13 hikayeden oluşuyor.
Yeni DünyaSabahattin Ali · İthaki Yayınları · 202233,8bin okunma
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 13:59
Türk Edebiyatı'nın güçlü kalemi Sabahattin Ali'nin on üç hikayeden oluşan mükemmel bir eseri. Sabahattin Ali bu hikayelerinde sert toplumsal gerçekçilik tarzının en güzel örneklerini vermiş.
2024 Okuma Raporları
Yeni DünyaSabahattin Ali · İthaki Yayınları · 202233,8bin okunma
Hayatın Sert Yüzü
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2026 239. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 00:00
Sabahattin Ali'nin 1943 yılında yayınlanan Yeni Dünya, yazarın dördüncü öykü kitabıdır. Kitap, 1936 ile 1942 yılları arasında çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanmış olan toplam 13 hikayeden oluşur. Bunlar: 1-Asfalt Yol 2-Hanende Melek 3-Çaydanlık 4-Ayran 5-Isıtmak için 6-Uyku 7-Selam 8-Bir Mesleğin Başlangıcı 9-Bir Konferans 10-Yeni Dünya 11-İki Kadın 12-Sulfata 13-Hasanboğuldu Kitabın en meşhur öyküsü olan Hasanboğuldu, aslında Edremit yöresinde anlatılan gerçek bir halk efsanesine dayanır. Sabahattin Ali, Kazdağları’ndaki (İda Dağı) bu yerel trajediyi o kadar etkileyici anlatmıştır ki, bugün bile bölgede "Hasanboğuldu Göleti" ve "Emine Çınarı" olarak bilinen yerler binlerce ziyaretçi çeker. Yazar, bu halk hikâyesini modernize ederek toplumsal sınıf farklarını (ovalı-dağlı çatışması) öykünün merkezine yerleştirmiştir. Kitaba adını veren öykünün "Yeni Dünya" olarak adlandırılması, hem gerçekçi bir ironi hem de karakterin dramatik dünyasıyla ilgili derin bir anlam taşır. Öykünün başkahramanı olan kadın karakterin lakabı “Yeni Dünya"dır. Kendisi gezgin bir kumpanyada çalışan, yaşlanmış ve hastalıklı bir dansözdür. Sabahattin Ali burada keskin bir ironi kullanmıştır. Sabahattin Ali’nin kalemi gerçekten çok güçlü. Eğer ömrü yetseydi, bizlere çok daha nitelikli eserler kazandıracağına inanıyorum. Özellikle toplumun görmezden gelinen kesimlerini son derece gerçekçi bir biçimde okuyucuya yansıtmıştır. Yaşadığı dönemin görünen yüzü ile gerçeği arasındaki farkı ustalıkla ortaya koyarak bunu okura etkileyici bir şekilde ulaştırmıştır. Aslında o dönemin renkli ve huzurlu sanılan hayatlarının ne kadar zorlu ve ağır olduğunu da derin bir şekilde hissettirmiştir. Özellikle yoksulluk, çaresizlik ve yalnızlık temalarını sade ama etkileyici bir dille işlemiştir. Dışarıdan
Alıntı
Yeni DünyaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202533,8bin okunma
Ah be Sabahattin Ali!
10/10
·128 syf.··
2023 35. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2023 00:00
"Kendi kendime: 'Başladığın işi yarıda bırakma iki gözüm, sana yakışmaz!' diyorum" (s.9). Sabahattin Ali'nin ne zaman bir şiirini, romanını ya da hikâyesini okusam, "Ah be Sabahattin Ali, biraz daha yaşasaydın ve bizler için bu şarkıyı yarıda bırakmayıp biraz daha yazsaydın olmaz mıydı?" demekten kendimi alamıyorum. Aynı duyguları "Yeni Dünya" adı altında toplanan hikâyelerini okurken de yaşadım. Gerçekten de her bir öyküsü döneminin ruhunu öyle güzel yansıtıyor ki, insan bugünlerden o günlere gidip aynı anda bir çok duyguyu hissedebiliyor. Sabahattin Ali, bu eşsiz öykülerinde Anadolu insanının olay ve hadiselere bakışından yoksulluğa, çaresizliğe, kimsesizliğe, vurdumduymazlığa, alışkanlıklara, acımasız rekabetlere, bürokratik ilişkilere, toplumsal cinsiyet rollerine, kadınların dünyasına, aşklara, sevdalara, bazen de insanı boğan gelenek ve göreneklere kadar birçok konuyu işliyor. Doğrusu bu öyküleri okurken insan, bir yandan uzun uzun düşünürken, bir yandan da derinden derine acı ve hüzün duyuyor. Bu kadar mı? Elbette bu kadar değil. Aynı zamanda her bir öykü, bugünden geçmişe doğru gittiğimizde toplum olarak yaşadığımız değişim ve dönüşümler ile sorunlarımızı bir aynada seyrediyor hissini yaşatıyor. Özcesi, okurken zaman zaman Stefan Zweig ve Anton Çehov'u hatırladığım, zaman zaman da "Ah be Sabahattin Ali!" diye diye okuduğum, dili harika ve akıcı, kimisinin filmi olan, "Yeni Dünya"daki acı ve hüzün dolu on üç hikâyeyi, tüm kitap dostlarına mutlaka okumalarını öneriyorum. Kitapta geçen  "Dünyada kendisi için hiçbir şeyi olmayan bir insanın bile başkalarına yardım edecek bir şeyi vardır... Hiç olmazsa bir tek sözü..." (s.45) ifadelerinin ne anlama geldiğini merak eden okurlara... Sağlıklı ve kitap dolu günler dilerim!
Edebiyat
Yeni DünyaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202533,8bin okunma
Yeni Dünya ince bir gönderme çok ince
10/10
·157 syf.·
2021 110. kitabı
" On beş günlük ömrü on beş seneye sığdıramazsın da, on beş senelik ömrü on beş günde yaşayıverirsin!" Sabahattin Ali Okumadım yaşadım. O kısacık ömrüne birbirinden güzel hikayeleri nasıl sığdırdın ? Ah ne yaptın gözlerimde okyanuslar. Köylüyü, yokluğu, devletin ne derece etkin olduğunu ne güzel dile getirmişsin.. Bu benim kitabı ikinci afiyetle tüketişim. O kadar akıcı, o kadar güzel bir dille anlatmıştı ki , tüketim çılgını ben acizin yapabildiği tek şey okumaktı/tüketmekti. Sırça köşkteki şehir hayatının çevresinde dönen öykülerin aksine, Yeni Dünya'da taşra var, bozkır var, Anadolu var, yokluk var. Ben de ciğer yok, kalmadı ,bırakmadı o apayrı bir mesele. Kitabımız 13 hikayeden oluşur. Birbirinden güzel..İçinde bulunan hikayeler sırasıyla Asfalt Yol Hanende Melek Çaydanlık Ayran Isıtmak İçin Uyku Selam Bir Mesleğin Başlangıcı Bir Konferans Yeni Dünya İki Kadın Sulfata Hasanboğuldu Dikkat Uyku öncesi okunması tavsiye edilmez. Zira uykularınızı kaçırır. Kitap başlı başına tüm hikayeleri bir baş yapıt ve şükür sebebidir. i.hizliresim.com/93ybvod.jpg ( Benim için Sabahattin ALI hep bu fotoğraftaki gibi sıcacık gülümsemesiyle.) Tüm yaşamı boyunca aklından ve kalbinden koparıp yazdıklarıyla bir Sabahattin Alı geçti bu dünyadan…
Edebiyat
Yeni DünyaSabahattin Ali · Can Yayınları · 201933,8bin okunma
8/10
·128 syf.··
2025 205. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2025 22:17
Yeni Dünya, Sabahattin Ali’nin insanı, özellikle de toplumun kenarında kalmış insanları ne kadar dikkatle ve şefkatle gözlemlediğini gösteren bir öykü kitabı. Hikâyelerde büyük kahramanlıklar ya da olağanüstü olaylar yok; ama tam da bu sade anlatımın içinde insanı derinden etkileyen bir gerçeklik var. Bu kitaptaki karakterler genellikle yoksul, yalnız ve hayata tutunmakta zorlanan insanlar. Sabahattin Ali onları acındırarak değil, olduğu gibi anlatarak güçlü kılıyor. En çok da insanların birbirine karşı gösterdiği kayıtsızlık dikkat çekiyor. Hikâyelerdeki acı çoğu zaman bağırarak değil, sessizlikle veriliyor. Kitaba adını veren “Yeni Dünya” öyküsü, umutla başlayan ama hayal kırıklığıyla sonuçlanan bir yolculuk hissi bırakıyor. Daha iyi bir hayat arayışı, çoğu zaman yeni bir dünyanın değil, aynı düzenin başka bir yüzünün kapısını açıyor. Bu da kitabın genel ruhunu belirliyor. Sabahattin Ali’nin dili çok sade ama etkisi güçlü. Gereksiz süslemeler yok; birkaç cümleyle koca bir hayat anlatılabiliyor. Bu sadelik, hikâyelerin ağırlığını daha da artırıyor. Okurken sık sık durup düşündüğümü fark ettim. Yeni Dünya, bana insanların çoğu zaman hayal ettikleri hayatlara değil, katlanabildikleri hayatlara razı olduklarını düşündürdü. Umudun bile sınıfsal ve koşullara bağlı olduğunu hissettiren, hüzünlü ama çok gerçek bir kitap.
Yeni DünyaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202533,8bin okunma

Yazar Hakkında

Sabahattin AliYazar · 103 kitap
Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907'de Edirne Vilayeti'nin Gümülcine Sancağı'na bağlı Eğridere kazasında doğmuştur. Babası piyade yüzbaşısı (Cihangirli) Selahattin Ali Bey'in görev yerlerinin sık sık değişmesi dolayısiyla, ilköğrenimini İstanbul, Çanakkale ve Edremit'in çeşitli okullarında tamamlamıştır. Edremit'e göçtüklerinde bölge Yunan işgalinde olduğu için emekli olan babası aylığını alamamış ve aile çok zor günler geçirmiştir. İlkokulu bitirdikten sonra parasız yatılı olarak Balıkesir Öğretmen Okulu'na giren Sabahattin Ali, beş yıl burada okumuş, daha sonra İstanbul Öğretmen Okulu'nda mezun olmuştur (1926). Bir yıl kadar Yozgat'ta ilkokul öğretmenliği yapmış, Millî Eğitim Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazanarak Almanya'ya giderek iki yıl orada okumuştur (1928 - 1930). Yurda döndükten sonra Sabahattin Ali, Orhaneli’nde ilkokul öğretmenliğine atandı. Aydın ve sonra Konya ortaokullarında Almanca öğretmenliği yapmıştır. Konya'da bulunduğu sırada, bir arkadaş toplantısında Atatürk'ü yeren bir şiir okuduğu iddiasıyla tutuklanmış (1932), bir yıla mahkûm olarak Konya ve Sinop cezaevlerinde yatmış, Cumhuriyetin onuncu yıldönümü dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla özgürlüğüne kavuşmuştur (1933). Cezaevinden çıktıktan sonra Ankara'ya giden Sabahattin Ali Millî Eğitim Bakanlığı'na başvurarak yeniden göreve alınmasını istemiştir. Dönemin bakanı Hikmet Bayur'un "eski düşüncelerinden vazgeçtiğini ispat etmesini" istemesi üzerine Varlık dergisinde "Benim Aşkım" adlı şiirini yayımlayarak (15 Ocak 1934) Atatürk'e bağlılığını göstermeye çalışmıştır. Aynı yıl Bakanlık Neşriyat Müdürlüğü'ne alınmış, Ankara II. Ortaokul'da öğretmenlik yapmıştır. 16 Mayıs 1935 günü Aliye Hanım ile evlenmiş, 1936'da askere alınmış, 1937 Eylülünde kızı Filiz Ali dünyaya gelmiştir. Yedek Subay olarak askerliğini Eskişehir'de tamamlamış, 10 Aralık 1938 de Musiki Muallim Mektebi'nde Türkçe öğretmeni olarak göreve başlamıştır. 1940 yılında tekrar askere alınmış, askerliğini yaptıktan sonra Ankara Devlet Konservatuarı'nda Almanca öğretmenliği yapmıştır (1941 - 1945). "İçimizdeki Şeytan" romanı milliyetçi kesimde büyük tepki toplamıştır. Nihal Atsız'ın hakkında yazdığı hakaret dolu bir yazıya karşılık dava açmış, dava sırasında çok sıkıntı çekmiştir. 1944 yılında davayı kazanmasına rağmen tepkilerden kurtulamamıştır. Olaylı duruşmalar sonunda bakanlıkça görevinden alınmış, İstanbul'a giderek gazetecilik yapmaya başlamıştır (1945). Ancak fıkra yazdığı La Turquie ve Yeni Dünya gazeteleri, Tan olayları sırasında tahrip edilince işsiz kalmış, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz'la Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Öküz Paşa gibi siyasal mizah dergilerini çıkarmıştır (1946 - 1947). Ancak, bu gazeteler tek parti iktidarının baskılarıyla karşılaşmış, dergilerin isimlerindeki Paşa ifadesiyle "Milli Şef" İsmet Paşa ile alay edildiği iddiası ile kapatılmış, yazılar ve yazarları hakkında kovuşturmalar açılmıştır. Sabahattin Ali dergilerde çıkan yazılarından dolayı üç ay hapis yatmış, karşılaştığı baskılardan bunalmıştır. Ali Baba dergisinde yayımladığı "Ne Zor Şeymiş" başlıklı yazıda, içinde bulunduğu durumu şöyle anlatmaktadır: "Çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi?" Bir başka dava nedeni ile 1948'de Paşakapısı cezaevinde üç ay yatmıştır. Çıktıktan sonra zor günler geçirmeye başlamış, işsiz kalıp, yazacak yer bulamamıştır. Yurt dışına gidebilmek için pasaport almak istemiş, alamamıştır. Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı da bulamayınca Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş fakat para karşılığı anlaştığı Ali Ertekin adlı kaçakçı tarafından Jandarma karakolunda katledilmiş daha sonra da cesedi 2 Nisan 1948 tarihinde Bulgaristan sınırında şaibeli bir şekilde bulunmuştur. Sabahattin Ali'yi öldürdüğünü itiraf eden ve Milli Emniyet mensubu olduğu iddia edilen Ali Ertekin, dört yıla hüküm giymiş; fakat birkaç hafta sonra çıkartılan aftan yararlanarak serbest kalmıştır. Bulgaristan’ın Eğridere (Ardino) kentinde, Sabahattin Ali’nin 100. doğum yılı kutlandı. 31 Mart 2007 günü gerçekleşen toplantıya, başta Bulgaristan Yazarlar Birliği Başkanı olmak üzere Sofya ve Bulgaristan’ın çeşitli kentlerinden Türk ve Bulgar yazarlar, şairler, okurlar ve Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali katıldı. Bütün eserleri 1950’li yıllardan beri Bulgaristan’daki tüm okullarda okutulduğundan, Sabahattin Ali bu ülkede çok tanınan bir yazardır. Sabahattin Ali yazı yaşamına şiirle başlamış, hece vezniyle yazdığı ve halk şiirinin açık izleri görülen bu ürünlerini Balıkesir'de çıkan ve Orhan Şaik Gökyay tarafından yönetilen Çağlayan dergisinde yayımlamıştır (1926). Servet-i Fünun, Güneş, Hayat, Meşale gibi dergilerde de yazan (1926 - 1928) Sabahattin Ali, bu arada öykü de yazmaya başlamış, ilk öyküsü "Bir Orman Hikayesi" Resimli Ay'da yayımlanmıştır (30 Eylül 1930). Toplumsal eğilimli bu öyküyü Nazım Hikmet, şu sözlerle okurlara sunmuştur: "Bu yazı bizde örneğine az tesadüf edilen cinsten bir eserdir. Köylü ruhiyatının bütün muhafazekâr ve ileri taraflarını, iptidaî sermaye terakümünü yapan sermayedarlığın inkişaf yolunda köylülüğü nasıl dağıttığını ve en nihayet, tabiatın deniz kadar muazzam bir unsuru olan ormanın muğlak, ihtiraslı hayatını, kımıldanışların zeki bir aydınlık içinde görüyoruz". Sabahattin Ali, af yasasından yararlanarak hapisten çıktıktan sonra, özellikle Varlık dergisinde yayımladığı "Kanal", "Kırlangıçlar", "Arap Hayri", "Pazarcı", "Kağnı" (1934 - 1936) gibi öyküleriyle dikkati çekmiştir. Sabahattin Ali Anadolu insanına yaklaşımıyla edebiyata yeni bir boyut kazandırmıştır. Ezilen insanların acılarını, sömürülmelerini dile getirmiş, aydınlar ve kentlilerin Anadolu insanına karşı takındıkları küçümseyici tavrı eleştirmiştir. 1937'de yayınlanan Kuyucaklı Yusuf romanı, gerçekçi Türk romanının en özgün örneklerinden biridir. Sabahattin Ali'nin halk şiirinden esinlenerek yazılmış şiirlerini içeren Dağlar ve Rüzgâr (1934) adlı kitabı yazın çevrelerinde ilgi uyandırmış, örneğin Yaşar Nabi, Hakimiyeti Milliye'de şu övücü satırları yazmıştır: "Bu kitabın mümeyyiz vasfı halk edebiyatı tarzında bir deneme teşkil etmesidir. Sabahattin Ali'nin tecrübeli muvaffak neticeler vermiş. Ve bize, şiirleri doğrudan doğruya bir halk şairi elinden çıkmamış olduklarını hissetirmekle beraber, o tanıdığımız ve sevdiğimiz samimi edayı tattırabiliyor. Komplike imajlardan kaçınılmış olması, bu şiirlere büyük bir sadelik vermiş." Ancak, Sabahattin Ali, bu kitabından sonra şiirle ilgilenmemiş, sadece öykü ve roman yazmıştır. 'Leylim Ley', 'Aldırma Gönül' gibi halk dilinden yararlanarak yazdığı şiirler herkes tarafından bilinir. Sabahattin Ali, Varlık'ta Esirler adlı üç perdelik bir oyun da yazmış (1936), ancak bu türü de bir daha denememiştir.