Aşk Zannettiği
"...Ne zaman bir polen uçsa, bir yaprak rüzgâra teslim etsem kendisini, bir çift güzel göze takılsa bakışları sanki meteorlar çarpıyordu dünyasına..."
Sayfa 109 - Puslu Yayıncılık, 4. Baskı, Kasım 2025·Kitabı okudu
Alıntı
... Dünya bundan sadece beş yüz milyon yıl önce oluşmuş olmalıydı. Çamur deryasını andıran gezegen daha yeni oluşuyordu ve bitmek bilmeyen yıldırımlar yüzeyini dövmekteydi; Güneş sisli gökyüzündeki bulanık bir ışık topundan ibaretti, denizi kırmızı renge boyuyordu. Kısa aralıklarla farklı parlak gök cisimleri gökyüzünde beliriyor, arkalarında bıraktıkları ateşten izlerle denize iniyorlardı; bu meteorlar oluşturdukları tsunamilerin yarattığı devasa dalgalarla hâlâ lavla kaplı olan kıtaları dövüyorlardı, ateşin ve suyun oluşturduğu buhar bulutlarının yükselişi ise Güneş'in aydınlığını dindiriyordu... Bu cehennemsi fakat muhteşem manzaranın aksine, çamurlu sularda ise mikroskobik boyutlarda bir hikâye yaşanmaktaydı. Yıldırımların ve kozmik ışınların doğurduğu organik moleküller birbirine giriyor, birleşiyor ve tekrar ayrılıyorlardı - yapım oyuncaklarıyla oynanan ve beş yüz milyon yıl boyunca sürecek, uzun bir oyundu bu. Nihayetinde ise bir organik molekül zinciri ikiye ayrılacaktı. Oluşan zincirler orijinalinin tıpatıp aynı iki zincir oluşuncaya dek diğer molekülleri yanlarına çekecek, ardından yeniden ikiye ayrılarak kendilerini kopyalayacaklardı... Bu yapboz oyununun sonucunda ortaya kendi kendini kopyalayan bir organik molekülün zincirinin çıkması, tayfuna kapılan bir hurda metal yığınının yere yepyeni bir Mercedes-Benz araba olarak inmesine benzetilebilecek kadar ufak bir ihtimaldi. Fakat ufak da olsa gerçekleşmiş ve 3.5 milyar yıllık nefes kesici bir tarihin başlangıcı olmuştu.
Sayfa 225·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bari gökyüzünü rahat bırakın!
Gökyüzü­nü politik ve edebi meteorlar kaplamıştı.
Pdf
"Gençliğin düşünceleri gökyüzünü aydınlatan meteorlar gibi parlak ışıklardır, ama yaşlılığın bilgeliği duran yıldızlara benzer, pırıltıları hiç değişmediği için gemiciler yollarını bulmak için onlara güvenirler."
Sayfa 21
Türk-Tatarlar birçok başka halklar gibi gökkubbeyi bir çadır (yurt) gibi tasarlarlar. Samanyolu çadırın dikiş yeri, yıldızlar da ışık gelsin diye açılmış deliklerdir. Yakutlara göre yıldızlar "dünyanın pencereleri"dir; Göğün çeşitli katlarının (genellikle 9, fakat kimi yerlerde 12, 5 veya 7 kat) havalandırılması için açılmış deliklerdir. Zaman zaman tanrılar çadırın bir yerini açıp içine bakarlar; göktaşları, akanyıldızlar (meteorlar) bunun belirtisidir.
Alıntı
Gökyüzünün Koruyucu Özellikleri
Özetle uzaydaki gök taşlarının yçrüngeleri Dünya'nın yörüngesiyle kesişirse gök taşı büyük bir hızla (12-72 km/sn) atmosfere girer,sürtünmeyle ısınır,yanar ve ışık saçar. Bu olaya halk dilinde " yıldız kayması" denir.
Erdem Yayınları İstanbul, 2025·Kitabı okudu