Çevremizdekilere karşı davranışlarımızda dikkatli olmamız gerek. Çünkü her ölüm geride kalan bir avuç kimseye öyle düşünceler miras bırakır ki yapılabilecekken yapılmamış, unutulmuş, boş verilmiş şeyler... Onarılabileceği halde onarılmamış kırgınlıklar, giderilmemiş eksiklikler... İnsan için bunlardan daha acı bir düşünce olamaz! Hiçbir pişmanlık, iş işten geçtikten sonra duyulan pişmanlık kadar acı değildir. Kendimizi acıdan korumak istiyorsak bütün bunları vaktinde anımsayalım...
Sayfa 334·Kitabı okudu
Yalnızca mal mülk, söz değil; hâl de miras kalıyor.
Sayfa 32
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir ebeveynin hayallerini miras almışsan onun gölgesinden çıkmak zordur
Sayfa 267·Kitabı okuyor
Kadınlar dirayetleri, cesaretleri ve türlü hasletleriyle evlerinin içine kapanıp kalmamalıydılar. Eğitildikleri takdirde onlar da sanattan siyasete her konuda fikir yürütebilecek bilgiye sahip, meslek sahibi genç kadınlar olacaklardı. Bir ülkenin ancak kadınların da eğitilmesi ve sosyal hayata katılmasıyla kalkınabileceğine olan inancıma sarılarak, yetki elime geçtiğinde, Türk nüfus kâğıdı taşıyan kız-erkek, her çocuğa ilkokul birden üniversite sona kadar bedava tahsil imkânı sağladım. Kızları yeni yasalarla sosyal hayatın her alanında erkeklerle eşitlemekle yetinmedim; miras paylaşımında kız çocuklara düşen üçte bir miras hakkını, kadın-erkek ayrımı yapmadan eşitledim. Yine yetinmedim, kademeli olarak başlayıp, sonuçta erkeklerle kadınların seçme ve seçilme haklarını da eşitledim. Kısacası Türkiye Cumhuriyeti'nin aile birliğinde, eğitim alanında, sosyal ve siyasi alanında kadınlarla erkekler arasında ayrım kalmadı.
Sayfa 137·Kitabı okudu
Fakat aynı zamanda Lamarckçı­ dır, yani bireyin ömründe ilk edindiği özelliklerin miras kalabileceğine inanır. O halde Bildung'a, yani kendini geliştirmenin biyolojik öne­mine inanmaktadır. Baba özdisiplin ve iyi eğitimle gelişip iyi bir insan olursa, erdemlerinin genetik olarak oğluna geçmesi mümkündür. Ama Bildung'dan yoksun kimselerin "çoğalması" tam da aktarılmaması ge­rekenlerin aktarılması sonucunu doğurur..
Jack London , yoksulluktan kurtulmak için Alaska’ya altın madeninde çalışmak için geldiğinde daha 21 yaşındaydı ve kaldığı kulübenin duvarına aynen şöyle yazmıştı “Jack London, Madenci ve yazar . “ Halbuki hayatında tek satır dahi yazmamışken kırk yaşında vefat ettiğinde günümüze büyük bir edebi miras bırakmıştı ..