Gerçek anlamda sevgi, diğer insanları da kendimiz kadar sevebilmeyi içerir, kendimizden çok ya da kendi yerimize değil. Bir başka deyişle, sevgi, diğer insanların seçimlerini kendi seçimlerimiz gibi sevebildiğimizde gerçekleşir…
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsan kişiliği bu şekilde, tepeden tırnağa, tamamıyla dönüşebilir mi? Tanrı tarafından yaratılan insan, insan tarafından kötülüğe itilebilir mi? Ruh kader tarafından bütünüyle değiştirildiğinde kötülüğe meyilli hale getirilebilir mi, kader kötü olabilir mi? Korkunç bir felaketin baskısı altında kalan yürek, tıpkı alçak bir tonozun altında sıkışan omurilik gibi şekilsizleşip, bünyesinde çirkinlikleri ve onarılamaz hasarları barındırır hale gelebilir mi?
"Seçimlerimiz, düğmenin sunduğu seçeneklerle sınırlandırılmış. Düğmeye basmanın sonucu, ürünü imal eden firma tarafından garanti edilmiş durumda. Eylemlerimiz önceden belirlenmiş olmakla kalmıyor, bunların garantisi bile var. Aynı. Tutarlı. Asla değişmez. Yenilik ihtimali sıfır. Yaratıcılık sıfır. Özgürlük sıfır. Totalitarizm. Yaşamlanmız gitgide daha mekanik, gitgide daha düzenlenmiş, gitgide daha düşüncesiz ve duygusuz bir rutine tabi kılınıyor."
"Sence insanlar..." Durup bir anlığına gözlerimi kapattım. "Yani birileri, aynı şeyleri istedikleri zaman mı birbirlerine uygun olurlar."
"Bu çok sıkıcı olmaz mıydı?"
"Herkes kendi hayatı için farklı şeyler isteyebilir," diye mırıldandı. "Sanırım ortak bir noktada buluştukları zaman her şey daha iyi hale gelir." İlk kez kelimeleri seçerken bocaladığını gördüm ve konuşurken bizden, ikimizden de bahsettiğini düşündüm. Ateş ve Su. Birbirinden gece ve gündüz kadar farklı oluşumuz doğuştandı. Seçimlerimiz ya da isteklerimiz değil varoluşumuz bizi birbirinin zıttı yapmış olsa da gökyüzü belki de evrene bir şeyler anlatmak istemiş olmalıydı. Bizi birbirimize iliklemişti."