Silahlar gördüm,
namlusu akla çevrilmiş sahra topları.
Mürekkebin utandığını gördüm basılı kâğıtlarda.
Tetiğe basan parmaklarda çare yok, gördüm mürekkebi:
Çare yok, radyoları kapatsam.
Çare yok, secde etsem anılarıma.
Bu bozulmuş yeminlerin bayrakları altında
olacak şeyini duymak portakal bahçelerini.
Mermiler araya girmeden anlayabilir miyiz artık
hangi kızlar hangi serin yerlerimize değdi?
Sanırdık saçlarımız kumrularla kaplanır bir çocuk. "İşte ırmak!" diyerek haykırınca o zaman belki çocuklar zabıtalardan daha çoktu, belki biz daha çok ağlardık bir aşk pıhtılanınca.
"Geçmiş artık baharımın bastıran üzüntüsü!
Geçmiş artık kötülüğün lapa lapa karları haziranda!
Yaz oldum hepten, bir yaz öğlesi oldum.
Serin pınarlarla, mutlu sessizlikle en yükseklerde bir yaz: gelin gönüldeşlerim,
gelin ki daha mutlu olsun bu sessizlik!"
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yakınları son hasretlerinden birinin, iyi olursa bir yaylaya çıkmak, orada artık yalnız serin kaynak suları ve süt içmek olduğunu söylemişlerdi. Rumeli yaylalarındaki koyun sürülerinin çan sesleri kulağında, bu vatan ve millet kurtarıcısı, bir gurbet ve sıla acısı içinde idi.
Serin rüzgarlara pencereni aç!
Seyret de ağaran rengini ufkun
Mahmur gözlerinde süzülsün uykun .
Bırak, saçlarınla oynasın rüzgar,
Gümüş çıplaklığı bir başka bahar
Olan vücudunu ondan gizleme ...
Ne varsa hepsini boyun, saç, meme,
Esirden dudaklar okşasın sevsin.
Mademki geceden daha güzelsin
Bu süzgün çehrenle bir hülya kadar.
O gece çay evinden nihayet çıktığında ay yassılaşmış kusursuz bir küre gibi alçakta ve yusyuvarlak göğe asılmış, serin ışığıyla onu yakıyordu. Başkası olsa bunu umudun, kurtuluşun ya da iyi bir şeylerin yaklaştığının alameti kabul ederdi. Başkası olsa başını kaldırıp bu apaçık ihtişamı seyre dalardı. Jujube işe gümüşi ayın o gece ve sonraki her gece, kimbilir ne tür yeni dehşetlere ışık tutacağını düşünüyordu.