TDK'nin kuruluş gününün benim doğum günüm olduğunu söylemiş miydim? Tabi sonum benzemesin bana sözlük alın tişikkirlir.

Keşke daha erken olsaymış ama Kafkaokur sayesinde tanıştım Didem Madak'la. Henüz yaşlanmadan gözlerini kapatmış hayata. Her yaşam günü geldiğinde sonlanır, her sonlanan yaşam üzer. Ancak şairlerin ölümü sadece üzmez bir o kadar da hüzünlüdür, bir de bu kadar erken olunca.

İki harfle ne çok şey anlatabiliyor insan.
"Bir zamanlar meydan okumak isterdim.
Kaç meydanını okudum da bu hayatın
Yalnızca iki harf öğrendim:
A
H! "

Ah...ünl. 1- Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme gibi duygular anlatır.
TDK Türkçe Sözlük

Bazı kitaplar keşke hiç bitmese. Şiirlerin sonu gelmesin diye kaç defa başa sardım okurken bilmiyorum. Tüm satırların altı çizilesi, ne dense eksik kalır bu şiirler hakkında. Okunmalı, okutulmalı.

PA, Ah'lar Ağacı'ı inceledi.
18 May 19:15 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

Ah...ünl. 1- Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme gibi duygular anlatır.
TDK Türkçe Sözlük

İlk sayfa böyle başlıyor ve 'ah' kelimesinin tam anlamını okudukça yaşatıyor insana. Melankolisini çok beğendim. Çevremdekileri de rahat bırakmadım, ya şurayı okusana bak burası çok güzel diye :) Didem Madak'ın okuduğum ilk kitabıydı, devamı gelecek. Herkese tavsiye ederim alın okuyun :) okutun :)

Gülcan Bülbül, Patron'u inceledi.
18 May 16:17 · Kitabı okudu · 14 günde · 5/10 puan

Yazara veya kurguya lafım yok. Yazarı sosyal içerikli mesajları çok hoşuma gitti ve takdir ettim.

Lakin gel gelelim edit kısmına. Editörün E si uğramamış kitaba. Valla yazık günahtır mis gibi ciltli, posterli yapmışsınız. Baskı süper de editör mü bulamadınız. Kitabı rezil ettiniz ya hu. Düşük anlamsız cümleler, noktalamalar vs tamam ben çok anlamam TDK da falan çalışmıyorum. Editörlüğü bilmem de, okuyoruz kardeşim aptal değiliz. Bir yerde bir yanlış var görüyoruz. Anlıyoruz.

Uğur Tuna Yayınları, elimde bir kitabınız daha var. Onda da böyle bir rezillik göreyim vay halinize :)))

Pelşîn, bir alıntı ekledi.
17 May 11:57

Türk Dil Kurumu’nun (TDK) internet üzerindeki Güncel Türkçe Sözlüğü’nde “bakire” sözcüğünü aradığımızda, karşımıza “cinsel ilişkide bulunmamış (dişi), kızoğlan, kızoğlankız” açıklaması, “bekâret” sözcüğüne baktığımızdaysa, “kızlık; saflık, temizlik, masumluk” gibi anlamlar çıkıyor karşımıza. Günlük dilde bekâret yerine daha çok kullanılan “kızlık” sözcüğünün anlamına baktığımızda da, “cinsel ilişkide bulunmamış bayanın durumu, bir kadının evlenmeden önceki yaşantısıyla ilgili” tanımlarını görürüz. Bu açıklamalara göre, cinsel ilişki ve/veya evlilik, Türkiye’de bekâretin ana ölçütlerini oluşturuyor.

Bekaretin ‘El Değmemiş’ Tarihi, Hanne BlankBekaretin ‘El Değmemiş’ Tarihi, Hanne Blank
Geyikli Gece, bir alıntı ekledi.
15 May 19:53

“Antoloji”, Türkçe’de “seçki” İle eşanlamlı: "Şairlerin, yazarla­rın, bestecilerin eserlerinden alınmış seçme parçalardan oluşan eser” olarak tanımlanıyor TDK sözlüğünde. “Seçki” de Türk­çe’deki seçmek eyleminden türetilmiş. Fransızca’da “antholo- gie”; Yunanca’da ise “anthos” sözcüğü “çiçek”, “legein" ise “seç­mek, toplamak” anlamında.

Son Çeyrek Yüzyıl Şiir Antolojisi, Yılmaz Odabaşı (Sayfa 12)Son Çeyrek Yüzyıl Şiir Antolojisi, Yılmaz Odabaşı (Sayfa 12)

Bilmediğim / Sık Kullanmadığım Kelimeler
1K da böyle bir olay var mı, muhtemelen vardır ancak hiç denk gelmedim. Okuduğum kitaplarda rast geldiğim ya anlamını hiç bilmediğim ya da anlamını bilip de sıklıkla kullanmadığım kelimeleri yazmayı düşündüm. (bu arada söylemek isterim ki belirli bir kelimede takılınca sürekli onu kullanma durumumum var belki pek çoğumuzun öyledir, aslında o durumu anlatabilecek pek çok kelime varken birinde takılı kalıyorum/kalıyoruz)


Yaşmak (TDK sözlüğü) : kadınların ferace ile birlikte kullandıkları, gözleri açıkta bırakan ince yüz örtüsü.
Kitaptaki Nasıl Geçiyordu : Yaşmağının altından çıkardığı siyah, çakmak gözleriyle hamaldan kendisini takip etmesini istemiş. (Binbir Gece Masalları- syf 71)
Cümle okunduğunda her ne kadar anlaşılsa da yine de bunu eklemek istedim.

*
Bir de başmak/ paşmak var. Bu da "ayakkabı, terlik, takunya" anlamlarını taşıyor.

Nephren Ka, Buzul Çağının Virüsü'ü inceledi.
11 May 08:12 · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · 8/10 puan

GEREKÇE VE KARAR

1K adına karar vermeye yetkili incelememiz romandaki mevcut delilleri inceledikten sonra takipçilerin beğeni ve yorumlarına arz edilmiş, kamu davası olmasına gerek duyulmayarak ............
Sanığa soruldu: Harp ve Sulh
okuyor musun?
-O halde komünistsin.

YOLDAŞLAR , ARŞ İLERİ!
1980’li yıllar, mekân Ankara. Annem yine tüm gece uyumamış ve cam kenarında bekliyor oğlunu, ağlayarak.
Çünkü abim yine nezarette, bu demek ki dün gece yine arkadaşlarıyla tüm duvarlara ............. yazmışlar. :))
O zamanlar sprey boya da yok, bunlar bildiğin kova ve fırçalarla badana yapar gibi duvarlara slogan yazıyorlar...
Manifestocular... :))
Babam küfrediyor anarşist oğluna, annem coplanan yerlere krem sürerken parkalardaki boyaları nasıl çıkaracağını düşünüyor. Abim birkaç gün sonra hangi duvara slogan yazacaklarının derdinde... :))

Romanın esas oğlanları da aynı yollardan geçmiş ve yıllar sonra flash back yöntemi ile can bulmuş; kendilerini, memleketi, aşklarını, arkadaşlıklarını sorgulayan karakterler.

YİNE POSTMODERN
Ve postmodernin olmazsa olmaz neyi varsa fazlasıyla var kitapta, hatta arka kapak okumadan önce KAPAK OLDU bana da:
“ Bu zorlu romanın konfeksiyon tipi okuru terleteceği açıktır.”
Bu aşağılamayı hak etmediğimi ispatlamak için özel dikime karar vererek gardımı almıştım zaten.
Bir postmodern okuyucunun başına gelmesi muhtemel her şey geldi başıma:
Belirsizliklerle dolu kurmacanın içine sürüklendim mi , evet. Yazar akışa ve kurmacaya dahil ederken metne yabancı kalmam için ben gariban okuyucuyu zorlayıpnve bana sürekli müdahale etti mi, hem de hiç acımadan.Gerçek hayatla aramdaki bağı koparmam için mantığımı devre dışı bırakmam için uğraştı mı, gözümün yaşına bakmadı. Yazık değil mi bu okuyucuya :)
Fakat ben zinhar pes etmedim, sadece zaman uzadı o kadar. :)

O lâ lâ! Comme-ci, Comme-çâ
Ve DİL...
TDK ( ka değil ke diye okunur) ‘nin görevlerinden biri dilimize türetme , birleştirme yoluyla yeni sözcükler kazandırmaktır. Bu sözcüklerden kimi beğenilir ve kullanılır kimi beğenilmez ve kullanılmaz. Ben ikinci gruba biraz örnek vereyim.
Hostes yerine : Gökkonuksal avrat
Otobüs: Çok oturgaçlı götürgeç
Restoran: Otlangaç
Milli Marş: Ulusal Düttürü
Duayen: Aksakal
Petrol: Yer yağı
Bunları neden hatırlattım? Vüs’at O. Bener de TDK’ ye rakip olabilir. ( Postmodernin bir özelliği de dili bilinen kalıpların dışında kullanmaktır.) Yazar yeni sözcük konusunda hayli cömert...
Zanzalak, uyargan, büklüntü, üzünç, kımılgın, bağışçıl, apaşılan, küsküçül, değgin...
Duymadık demeyin :)

GEREKÇELİ VE SON KARAR
Yargıtay yolu açık olmak üzere, 1947 yılının bilmem ne ayı, falanca gününde verilen karar okuyucuların, okuyacakların, okumayı düşünenlerin hazır bulunduğu son oturumda , konfeksiyon tipi okuyucular hariç legal ya da illegal herhangi bir örgüte üye olan ya da olmayan tüm üyelere okuma izni verildiği açıkça belirtilmiştir.

Yargıç - İmza
Konfeksiyon tipi okuyucu olmadığını ispatlamaya çalışan okuyucu. :)

HeRZe, bir alıntı ekledi.
10 May 01:13 · 5/10 puan

Sığda
Sokağı beğendim mi bir bakıp pencereden
Çıkıp gitmek olmalı özelliğim bu benim...

(1964, TDK Şiir Ödülü)

Toplu Şiirler 1, Gülten Akın (Sayfa 93 - YKY, Genişletilmiş İkinci Basım, 1995.)Toplu Şiirler 1, Gülten Akın (Sayfa 93 - YKY, Genişletilmiş İkinci Basım, 1995.)